8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 95
Harika bir soru! Gel, bu konuyu birlikte, adım adım inceleyerek anlayalım. Ben senin İnkılap Tarihi öğretmeninim ve bu soruyu en net şekilde kavramana yardımcı olacağım.
Soru: General Harbord Raporu’nun uluslararası kamuoyunda Millî Mücadele lehine olabilecek etkileri nelerdir? Açıklayınız.
Sevgili öğrencim, bu soruyu cevaplamadan önce, olayın temelini bir hatırlayalım. O dönemde İtilaf Devletleri ve Ermeniler, Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti kurmak istiyorlardı. Gerekçe olarak da bölgede Ermeni nüfusunun çoğunlukta olduğunu iddia ediyorlardı. Türk Milleti ise Millî Mücadele’yi başlatarak vatanını savunuyordu. İşte tam bu sırada, ABD Başkanı, General Harbord’u bölgeye göndererek “Burada gerçekte neler oluyor, bir araştır.” demiştir. Harbord’un hazırladığı rapor, işte bu yüzden çok önemlidir.
Şimdi gelelim raporun Millî Mücadele’miz için olumlu etkilerine:
Adım 1: Millî Mücadele’nin Haklılığını Kanıtlaması
General Harbord, tarafsız bir gözlemciydi. Yani ne Türk ne de Ermeni tarafındaydı. Onun raporu, dünya kamuoyuna Millî Mücadele’nin bir isyan ya da başkaldırı olmadığını, tam tersine işgalcilere karşı vatanı savunmak için yapılmış haklı bir direniş olduğunu göstermiştir. Bu, uluslararası alanda bize karşı olan olumsuz algıyı kırmak için çok değerli bir kanıttı.
Adım 2: Ermeni İddialarını Çürütmesi
Ermenilerin en büyük tezi, “Doğu Anadolu’da biz çoğunluktayız, burası bizim hakkımız.” şeklindeydi. General Harbord, bölgede yaptığı incelemeler sonucunda raporuna tam tersini yazdı: “Bölgede Ermeniler nüfus olarak çoğunlukta değildir.” Bu madde, Ermenilerin en güçlü dayanağını ortadan kaldırmış ve Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti kurulması fikrini zayıflatmıştır.
Şöyle düşünelim: Birisi, bir pastanın en büyük dilimini, “çünkü masadaki en kalabalık aile biziz” diyerek istiyor. Ama sonra tarafsız bir görevli gelip sayım yapıyor ve aslında o ailenin en kalabalık olmadığını söylüyor. Artık o ailenin pastanın en büyük dilimini istemeye hakkı kalır mı? İşte Harbord Raporu da tam olarak bunu yaptı.
Adım 3: Bölgedeki Sorunun Kaynağını Doğru Tespit Etmesi
Rapor, bölgedeki kargaşanın ve zulmün sorumlusunun Türkler olmadığını, aksine işgalci güçler ve onlardan destek alan çeteler olduğunu belirtmiştir. Özellikle İzmir’in işgalinde Yunanlıların ve onları destekleyen İngilizlerin rolüne dikkat çekmiştir. Bu durum, “Barbar Türkler” propagandası yapan İtilaf Devletleri’nin yalanlarını ortaya çıkarmış ve dünya kamuoyunda onların itibarını sarsmıştır.
Sonuç olarak;
General Harbord Raporu, Millî Mücadele’mizin uluslararası alandaki ilk haklılık belgesi gibidir. Tarafsız bir kaynaktan geldiği için çok etkili olmuştur. Bu rapor sayesinde;
- Türklerin haklı davası dünya kamuoyuna duyurulmuştur.
- Ermenilerin Doğu Anadolu üzerindeki iddiaları boşa çıkmıştır.
- İşgalci devletlerin gerçek yüzü ortaya serilmiştir.
Bu yüzden Harbord Raporu, silahlı mücadelemiz kadar önemli olan diplomatik mücadelemizde elimizi güçlendiren çok önemli bir gelişmedir.