6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 114
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim! Türkçe dersimize hoş geldin. Seninle birlikte gönderdiğin bu çok güzel soruları adım adım, tane tane inceleyip çözeceğiz. Hiç merak etme, anlamadığın hiçbir yer kalmayacak. Haydi başlayalım!
3. Aşağıdaki metni okuyup soruyu cevaplayınız.
O gün yılın ilk ayıydı. Paltom siyah olduğu için kısa bir an da olsa üzerime düşen kar tanelerinin eşsiz şekillerini inceleme fırsatı bulabiliyordum. Sonunda arkadaşım Kerem aşağı inebildi ve yola koyulduk. Karın şiddeti iyice azalmıştı. Bugün alt sokağımıza yeni taşınan Kıbrıs gazisi komşumuzuzu ziyaret edecektik. Parkın doğusundaki pastaneye uğrayıp ikramlık bir şeyler almaya karar verdik. Soğuk hava içimize işlerken içimizde tarifsiz bir sevinç vardı: Vatanımız için canını hiçe sayan bir kahraman asker ile tanışacaktık.
Bu kelimelerin yerine karşıt (zıt) anlamlılarını koyarak metni yeniden okuyunuz. Metni yeniden okuduğunuzda metnin anlam bütünlüğü hangi cümlelerde bozuldu? Sizce bu durumun sebebi ne olabilir? Açıklayınız.
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden önce metindeki bazı kelimelerin zıt anlamlılarını bulmamız, sonra bu zıt anlamlı kelimelerle metni yeniden yazıp okumamız ve en sonunda da anlam bütünlüğünün nerede bozulduğunu açıklamamız isteniyor. Hadi adım adım yapalım:
Adım 1: Zıt Anlamlı Kelimeleri Bulalım
- ilk kelimesinin zıt anlamlısı: son
- siyah kelimesinin zıt anlamlısı: beyaz
- azalmıştı kelimesinin zıt anlamlısı: çoğalmıştı (veya artmıştı)
- alt kelimesinin zıt anlamlısı: üst
- doğusundaki kelimesinin zıt anlamlısı: batısındaki (veya kuzeyindeki, güneyindeki de olabilir ama en doğrudan zıt yön `batısı` olur)
- Soğuk kelimesinin zıt anlamlısı: Sıcak
Adım 2: Metni Zıt Anlamlı Kelimelerle Yeniden Yazalım ve Okuyalım
O gün yılın son ayıydı. Paltom beyaz olduğu için kısa bir an da olsa üzerime düşen kar tanelerinin eşsiz şekillerini inceleme fırsatı bulabiliyordum. Sonunda arkadaşım Kerem aşağı inebildi ve yola koyulduk. Karın şiddeti iyice çoğalmıştı. Bugün üst sokağımıza yeni taşınan Kıbrıs gazisi komşumuzuzu ziyaret edecektik. Parkın batısındaki pastaneye uğrayıp ikramlık bir şeyler almaya karar verdik. Sıcak hava içimize işlerken içimizde tarifsiz bir sevinç vardı: Vatanımız için canını hiçe sayan bir kahraman asker ile tanışacaktık.
Adım 3: Metnin Anlam Bütünlüğünün Bozulduğu Cümleleri ve Sebebini Açıklayalım
Metni zıt anlamlı kelimelerle okuduğumuzda, bazı yerlerde sanki bir şeyler birbirine uymuyormuş gibi hissettin mi? İşte bu, anlam bütünlüğünün bozulduğu yerler demek.
-
İlk olarak, “O gün yılın son ayıydı. Paltom beyaz olduğu için kısa bir an da olsa üzerime düşen kar tanelerinin eşsiz şekillerini inceleme fırsatı bulabiliyordum.” cümlesi ve sonrasında gelen “Karın şiddeti iyice çoğalmıştı.” cümleleri kendi içinde tutarlı gibi duruyor. Yılın son ayı genellikle kış aylarına denk gelir ve kar yağışı artabilir. Beyaz palto da kış temasıyla uyumlu.
-
Fakat en büyük çelişki, “Sıcak hava içimize işlerken içimizde tarifsiz bir sevinç vardı…” cümlesinde ortaya çıkıyor.
Neden mi? Çünkü metnin başında “kar taneleri” düşüyor, hatta “karın şiddeti iyice çoğalmıştı” deniyor. Kar yağışı ve karın artması, havanın soğuk olduğunu gösterir. Ama birdenbire “sıcak hava” denmesi, metnin genelindeki kış ve soğuk hava atmosferiyle tamamen çelişiyor. Sıcak havada kar yağmaz, karın şiddeti artmaz, değil mi? İşte bu yüzden, bu cümledeki “sıcak hava” ifadesi metnin başındaki “kar taneleri” ve “karın şiddeti çoğalmıştı” ifadeleriyle uyuşmuyor ve metnin anlam bütünlüğünü bozuyor.
Sonuç: Metnin anlam bütünlüğü özellikle “Sıcak hava içimize işlerken içimizde tarifsiz bir sevinç vardı…” cümlesinde bozulmuştur. Bunun sebebi, metnin genelindeki kış ve kar yağışı atmosferiyle “sıcak hava” ifadesinin çelişmesidir. Zıt anlamlı kelimeler, metnin vermek istediği ana duygu ve durumu tamamen değiştirmiştir.
***
4. Aşağıdaki metni okuyup soruları cevaplayınız.
Türk milletinin düşmana karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin zaferle sonuçlanmasının ardından yeni ve çok önemli bir mücadele daha başlar. Mustafa Kemal ATATÜRK bu mücadeleyi “En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır.” ve “Toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanı öğretmendir.” sözleriyle vurgulamıştır.
a. Metinde sözü edilen “öğretmenlerin cehaletle mücadelesi” ile “Türk milletinin düşmanla olan bağımsızlık mücadelesi”ni karşılaştırınız. Tema boyunca öğrendiklerinizden ve ön bilgilerinizden yararlanarak ulaştığınız benzerlik ve farklılıkları aşağıya listeleyiniz.
Sevgili öğrencim, bu soruda iki farklı mücadeleyi karşılaştırmamız isteniyor: Birincisi, Türk milletinin vatanını kurtarmak için düşmanla yaptığı bağımsızlık mücadelesi; ikincisi ise öğretmenlerin, Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, cahillikle yaptığı mücadele. Hadi bu iki önemli mücadeleyi benzerlikleri ve farklılıklarıyla listeleyelim:
Benzerlikler
- İkisi de Birer Mücadeledir: Her iki durum da kolay olmayan, büyük çaba ve fedakarlık gerektiren birer savaştır. Birinde düşmanla, diğerinde cahillikle savaşılır.
- Amacı Milletin Geleceğidir: Her iki mücadelenin de temel amacı, Türk milletinin daha iyi, daha güçlü ve daha aydınlık bir geleceğe sahip olmasını sağlamaktır. Bağımsızlık vatanın varlığı için, cehaletle mücadele ise milletin gelişimi için şarttır.
- Büyük Fedakarlıklar Gerektirir: Bağımsızlık mücadelesinde askerler canlarını feda etmiştir. Cehaletle mücadelede ise öğretmenler, çoğu zaman zor şartlarda, büyük bir özveriyle çalışarak ömürlerini eğitime adarlar.
- Düşmana Karşı Yapılır: Bağımsızlık mücadelesinde düşman, vatanı işgal edenlerdir. Cehaletle mücadelede ise düşman, Atatürk’ün de belirttiği gibi, “cehalet” yani bilgisizlik ve okumaz yazmazlıktır.
- Özgürleşmeyi Amaçlar: Bağımsızlık mücadelesi vatanı düşman işgalinden kurtarıp özgürleştirmeyi amaçlar. Cehaletle mücadele ise insanları bilgisizliğin ve ön yargıların esaretinden kurtararak düşüncede özgürleşmeyi hedefler.
Farklılıklar
-
Düşmanın Niteliği:
- Bağımsızlık Mücadelesi: Düşmanlar genellikle somut, görünür ordular ve işgalci güçlerdir.
- Cehaletle Mücadele: Düşman olan cehalet, soyut bir kavramdır; bilgisizlik, yanlış inanışlar ve ön yargılardır.
-
Kullanılan Araçlar/Silahlar:
- Bağımsızlık Mücadelesi: Silahlar, askerler, cepheler ve askeri stratejiler kullanılır.
- Cehaletle Mücadele: Bilgi, kitaplar, kalem, okullar, öğretmenler ve eğitim kullanılır.
-
Mücadele Alanı:
- Bağımsızlık Mücadelesi: Savaş meydanları, cepheler ve coğrafi bölgelerdir.
- Cehaletle Mücadele: Okul sıraları, sınıflar, insan zihinleri ve tüm toplumdur.
-
Sonuçları:
- Bağımsızlık Mücadelesi: Siyasi bağımsızlık, vatanın kurtuluşu ve yeni bir devletin kuruluşu gibi somut sonuçlar doğurur.
- Cehaletle Mücadele: Aydınlanma, ilerleme, toplumsal refahın artması ve bireylerin bilinçlenmesi gibi daha uzun vadeli ve manevi sonuçlar doğurur.
***
b. Millî Mücadele sonrasında bir köy okulunda öğretmen olduğunuzu düşününüz. Köyde okuma seferberliği başlatmak istiyorsunuz. Etkinliğin “a” maddesindeki listeden hareketle amacınızı yansıtan bir konuşma yapınız.
Harika bir hayal! Şimdi kendini Milli Mücadele’den yeni çıkmış, vatanın her köşesinde yeni bir başlangıcın heyecanının yaşandığı bir döneme ışınla. Sen de bir köy öğretmenisin ve köyüne ışık saçmak istiyorsun. İşte o an yapacağın konuşma:
Sevgili köy halkım, değerli çocuklar, kıymetli büyüklerim!
Biliyorsunuz, yakın zamanda çok büyük bir mücadeleden çıktık. Vatanımızı düşmanlardan kurtardık, bağımsızlığımızı kazandık. Mehmetçiklerimiz cephede canlarını hiçe sayarak savaştılar. Onların sayesinde bugün özgürce nefes alıyoruz.
Ama Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün de dediği gibi, bizim için savaş henüz bitmedi. Şimdi önümüzde yepyeni, belki de çok daha önemli bir savaş var: Cehaletle savaş! Tıpkı düşman askerlerinin vatanımızı ele geçirmeye çalışması gibi, cahillik de zihinlerimizi, geleceğimizi ele geçirmeye çalışıyor. Eğer biz okumaz, öğrenmezsek, bağımsızlığımız da yarım kalır.
İşte bu yüzden, ben köyünüze geldim. Elimizde silah yerine kalemimiz, tüfek yerine kitabımız olacak. Tıpkı cephede omuz omuza savaşan askerlerimiz gibi, şimdi de hep birlikte cehalete karşı omuz omuza duracağız. Okuma yazma bilmeyen kalmayacak! Küçükten büyüğe herkes, harflerin sihirli dünyasına adım atacak.
Okumak demek, dünyayı tanımak demek. Okumak demek, düşünmek, sorgulamak, doğruyu yanlışı ayırt etmek demek. Okumak demek, bizi kimsenin kandıramaması, kendi ayaklarımızın üzerinde durabilmemiz demek. Okumak, sadece bu köyün değil, tüm yurdumuzun aydınlık yarınları demek!
Sizden ricam, bana destek olun. Çocuklarımızı okula gönderin, kendiniz de akşamları gelin, birlikte harfleri tanıyalım. Gelin, bu okuma seferberliğini hep birlikte başlatalım. Unutmayın, cehaletin düşmanı öğretmendir, ama en büyük silahımız da kitaplarımızdır. Bu mücadelede de tıpkı bağımsızlık mücadelesinde olduğu gibi, azimle, kararlılıkla ve inançla zafere ulaşacağız.
Hep birlikte, aydınlık yarınlara!
***
c. Konuşmanızı elektronik bir cihaz ile kaydedebilir, ayna karşısında yapabilir ya da aile fertlerinize sunabilirsiniz. Böylece farklı şekillerde dönüt alabilir ve konuşma performansınızı değerlendirebilirsiniz.
Sevgili öğrencim, bu madde aslında senin için bir etkinlik önerisi. Yukarıda yazdığımız konuşmayı (veya kendi hazırladığın konuşmayı) sesli bir şekilde okuyarak kendini denemeni istiyor.
- Eğer bir telefonun veya tabletin varsa, konuşmanı kaydedebilirsin. Sonra dinleyip nereleri daha iyi söyleyebileceğini düşünebilirsin.
- Ayna karşısında yapmak da çok faydalı olur. Kendine bakar gibi konuşmak, beden dilini, jest ve mimiklerini nasıl kullandığını görmeni sağlar.
- Ya da en güzeli, evdeki aile fertlerine bu konuşmayı yapabilirsin. Onlar da sana “Şurası çok güzeldi”, “Burada biraz daha vurgulu söyleyebilirsin” gibi geri bildirimler verebilirler.
Bu tür pratikler, sadece Türkçe dersinde değil, hayatın her alanında kendini daha iyi ifade etmene, daha özgüvenli konuşmalar yapmana yardımcı olur. Sakın çekinme, dene ve kendini geliştir!
Umarım tüm bu açıklamalar senin için anlaşılır ve öğretici olmuştur. Başarılar dilerim!