6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 29
Sevgili öğrencim, 6. sınıf Türkçe dersimiz için harika bir metin ve üzerine kurulmuş sorularla karşı karşıyayız. Dilimizin zenginliğini keşfedeceğimiz bu yolculukta, soruları dikkatlice okuyup metinden yola çıkarak adım adım cevaplayalım. Hazır mısın? Başlayalım!
1. ANLATALIM
1.a. Metinde geçen “Soran dağlar aşmış, sormayan ovada yolunu şaşmış.” ifadesi ile anlatılmak istenen ne olabilir? Aşağıdaki sorulardan hareketle tartışınız.
Sevgili öğrencim, bu güzel atasözü bize hayatımızda ne kadar önemli bir şeyi hatırlatıyor, değil mi? Metinde de geçtiği gibi, “Soran dağlar aşmış, sormayan ovada yolunu şaşmış.” sözü, danışmanın ve başkalarının görüşlerini almanın ne kadar değerli olduğunu anlatıyor. Yani, bir şeyi bilmediğimizde veya bir konuda kararsız kaldığımızda, bilenlere sormak, akıl danışmak bizi doğru yola götürür, zorlukların üstesinden gelmemizi sağlar. Tıpkı metinde yazarın da dediği gibi, “istişare edip ortak akılla iş yapmanın değerini” gösterir. Eğer sormazsak, kendi başımıza her şeyi çözmeye çalışırız ve bu da bizi yanlış yollara sürükleyebilir, tıpkı yolda kalmış gibi oluruz.
1.b. Etkinliğin “a” maddesindeki sözü bir dörtlüğe dönüştürmek için iki dize daha yazınız.
Harika bir etkinlik! İlk iki dize verilmiş, biz de bu dizelere uygun, anlamlı ve uyumlu iki dize daha ekleyerek bir dörtlük oluşturalım. Bakalım nasıl olacak:
- Soran dağlar aşmış,
- Sormayan ovada yolunu şaşmış.
- Akıl yolu gösterir,
- Danışmak hep iyidir.
Ne dersin, böylece soran kişinin akıllı davrandığını ve danışmanın her zaman iyi olduğunu vurgulamış olduk, değil mi?
1.c. Yazdığınız dörtlüğü aşağıdaki yönergelerden birini seçerek uygun şekilde seslendiriniz.
Bu madde, yazdığımız dörtlüğü sesli olarak okuma etkinliği olduğu için yazılı olarak bir çözüm sunmam mümkün değil sevgili öğrencim. Ama sen mutlaka kendine en uygun gelen yönergeyi seçerek (mesela heyecanlı bir şekilde veya şarkı gibi) dörtlüğünü seslendirmeyi dene. Eminim çok güzel olacaktır!
2. ANLATALIM
2.a. Aşağıdaki görselleri inceleyiniz. Bu görseller birer ses ile ifade edildiyse bu sesler neler olurdu? Dilimizde bu seslerle ilgili kelime/kelime grupları var mı? Tartışınız.
Şimdi de görselleri inceleyip onlardan çıkan sesleri hayal edelim ve bu seslerle ilgili kelimeleri bulalım. Bu, dilimizin ne kadar zengin olduğunu gösteren çok güzel bir çalışma:
- 1. Görsel (Arılar):
- Ses: Arıların uçarken çıkardığı o ince ve sürekli sese “vız vız” deriz.
- İlgili Kelime/Kelime Grubu: Bu sesle ilgili dilimizde “vızıldamak” fiili var. Arılar vızıldar, sinekler vızıldar.
- 2. Görsel (Çatlamış Cam):
- Ses: Bir şeyin aniden kırıldığında, çatladığında çıkan ses “çat” veya “çıt” şeklindedir.
- İlgili Kelime/Kelime Grubu: Bu sesle ilgili “çatlamak”, “çıtırdamak” (odun çıtırdar gibi) kelimelerini kullanırız.
- 3. Görsel (Balon):
- Ses: Bir balonun aniden patlamasıyla çıkan ses “pat” diye ifade edilir.
- İlgili Kelime/Kelime Grubu: Bu sesle ilgili en çok kullandığımız kelime “patlamak”tır.
- 4. Görsel (Su Sıçraması):
- Ses: Suyun bir yere çarpıp dağılmasıyla çıkan ses “şap şap” veya “şırıl şırıl” (akan su için) olabilir.
- İlgili Kelime/Kelime Grubu: Su “sıçrar”, dere “çağlar” veya su “fışkırır” gibi kelimeler kullanırız.
- 5. Görsel (Kaynayan Tencere):
- Ses: Suyun veya sütün kaynarken çıkardığı ses “fokur fokur” diye tanımlanır.
- İlgili Kelime/Kelime Grubu: Bu sesle ilgili dilimizde “fokurdamak” fiili bulunur. Tenceredeki yemek fokurduyor deriz.
2.b. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili ifadeler yerine hangi kelime/kelime grupları getirilebilir? Etkinliğin “a” maddesinden hareketle ifadeleri düzenleyip söyleyiniz.
Şimdi de yukarıdaki ses ve kelime çalışmalarımızdan yola çıkarak, cümlelerde altı çizili kelimelerin yerine daha uygun ve sesle ilgili ifadeler koyalım:
-
Top cama vurunca cam tuzla buz oldu.
Bu cümlede altı çizili ifade yerine, camın aniden kırılmasını anlatan bir kelime getirebiliriz. Tıpkı camın çatlaması gibi bir ses çıkacağı için:
Top cama vurunca cam çatladı. (Veya kırıldı)
-
Tencereden kaynayan sütün sesi geliyordu.
Kaynayan süt veya su için hangi kelimeyi kullanıyorduk hatırlıyor musun? Evet, “fokurdamak”! O zaman cümlemizi şöyle değiştirebiliriz:
Tencereden kaynayan süt fokurduyordu.
-
Karların erimesiyle beslenen dere coşkuyla akıyordu.
Bir derenin coşkuyla akması genellikle hızlı ve sesli bir şekilde olur. Tıpkı suyun şırıl şırıl akması gibi, daha güçlü bir ifadeyle:
Karların erimesiyle beslenen dere gürül gürül akıyordu. (Veya çağlıyordu)
Gördün mü sevgili öğrencim, dilimiz seslerle, anlamlarla ne kadar iç içe! Bu güzel çalışmalarla hem okuduğumuzu daha iyi anladık hem de kelime bilgimizi zenginleştirdik. Başka sorularda görüşmek üzere!