6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 87
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin 6. sınıf Türkçe öğretmeniniz. Bugün size çok güzel bir anlatım çalışması yapacağız. Görseldeki soruları birlikte adım adım inceleyip nasıl cevaplayacağımızı konuşacağız. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
***
Şimdi ilk olarak “2. ANLATALIM” bölümündeki yönergeye bakalım:
Öğretmeninizin rehberliğinde aşağıdaki başlangıç cümlelerinden birini seçiniz. Sınıf oturma düzeninize uygun şekilde sırayla söz alınız. Seçtiğiniz başlangıç cümlesine ya da bir önceki arkadaşınızın cümlesine örnekteki gibi uygun geçiş ve bağlantı ifadeleri kullanarak cümlenizi ekleyiniz. Yeni bir cümle ekleyemediğinizde farklı bir başlangıç cümlesine geçiniz.
- Tüm Türkiye’yi gezmek istiyordum.
- Daima yanında bir harita taşır.
- Türkiye’nin en sevdiğim şehri Hatay’dır.
- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “Yavru Vatan” olarak bilinir.
ÖRNEK: Tüm Türkiye’yi gezmek istiyordum yalnız hangi şehirden başlayacağıma karar veremiyorum çünkü ülkemizin her yeri çok güzel fakat doğduğum yer bir başka.
Sevgili çocuklar, bu bölümde bizden istenen şey, verilen başlangıç cümlelerinden birini seçerek, onu kendi düşüncelerimizle devam ettirmek. Bunu yaparken de geçiş ve bağlantı ifadeleri kullanmak çok önemli. Hatırlayın, bu ifadeler cümlelerimizi ve düşüncelerimizi birbirine bağlamamızı sağlar, böylece anlatımımız daha akıcı ve anlaşılır olur.
Şimdi ben size bir örnekle nasıl yapacağınızı göstereyim. Diyelim ki ben “Daima yanında bir harita taşır.” cümlesini seçtim. Bakalım nasıl devam ettirebilirim:
Adım 1: Başlangıç cümlesini seç.
Daima yanında bir harita taşır.
Adım 2: Geçiş ve bağlantı ifadeleri kullanarak cümleyi devam ettir.
Daima yanında bir harita taşır çünkü yeni yerler keşfetmeyi sever ama bazen yönünü şaşırır bu yüzden harita ona hep rehberlik eder.
Gördünüz mü? “Çünkü”, “ama”, “bu yüzden” gibi ifadelerle cümlemi uzattım ve anlamlı bir bütün oluşturdum. Siz de sınıfta sırayla söz alıp kendi cümlelerinizi bu şekilde uzatabilirsiniz. Takıldığınız yerde farklı bir başlangıç cümlesi seçmekten çekinmeyin.
***
Şimdi gelelim “3. ANLATALIM” bölümündeki sorulara. Bu kısım biraz daha yaratıcılığımızı kullanacağımız bir bölüm. Hadi başlayalım!
a. Aşağıdaki şahıs veya varlıklardan birini seçiniz.
- Millî Mücadele yıllarında cephede bir asker
- Vatan şiirinin şairi
- 2923 yılında yaşayan bir genç
- Türk Bayrağı
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, bu soruda bize dört farklı seçenek sunulmuş. Her biriyle ilgili çok güzel ve özgün hikayeler ya da konuşmalar yazabiliriz. Ben bu seçeneklerden “Türk Bayrağı”nı seçmek istiyorum. Neden mi? Çünkü bayrağımız, vatanımızın bağımsızlığını, kahramanlıklarını ve birliğini temsil eden çok önemli bir sembol. Onun gözünden yaşananları anlatmak bence çok etkileyici olurdu.
Seçimim: Türk Bayrağı
***
b. Seçtiğiniz şahıs veya varlığın bakış açısından temaya uygun bir konuşma yapınız (Askerin cephede yaşadıkları, 2923 yılında yaşayan gencin bakış açısından günümüze yönelik öneriler, şairin bu şiiri yazma sebebi, bayrağın vatanını anlatışı vb.).
Çözüm:
Şimdi seçtiğim “Türk Bayrağı”nın bakış açısından, vatanımızı anlatan bir konuşma hazırlayalım. Unutmayın, bir bayrak gibi düşünmeye çalışacağız. Ne görmüştür, ne hissetmiştir, bize ne anlatmak ister?
Konuşma:
“Ey nazlı rüzgarların okşadığı, gökyüzünün kucakladığı vatan evlatları!
Ben, Türk Bayrağı. Yıllardır şanlı tarihinize sessiz bir tanık oldum. Kırmızı rengimde, toprağa düşen şehitlerimizin kanını taşırım. Beyaz rengimde, onların tertemiz vicdanlarını ve bağımsızlık aşkını. Hilalim ve yıldızım ise, karanlıkları aydınlatan umudu ve inancı simgeler.
Düşün ki, ben nice savaşlar gördüm, nice zaferlere şahitlik ettim. Cephelerde askerlerin sırtında dalgalandım, onların son nefeslerinde bile gözlerinde parlayan umut oldum. Çocukların gözlerinde sevinçle, yaşlıların gözlerinde gururla dalgalandım. Bazen bir annenin yavrusuna sarılışı gibi şefkatli, bazen bir babanın kararlılığı gibi güçlü oldum.
Ben sadece bir kumaş parçası değilim, ben bu milletin ruhuyum. Ben, sizin özgürlüğünüzün, birliğinizin ve beraberliğinizin en güçlü nişanıyım. Beni göklere çekerken hissettiğiniz o gurur, benim en büyük armağanım. Unutmayın, ben var oldukça, bu vatan da var olacaktır. Beni daima yüksekte tutun, çünkü ben, sizin vatanınızın ta kendisiyim!”
***
c. Anlatımınızda bir olay ya da duruma, ana karaktere ve belirlediğiniz bakış açısına yer vermeye özen gösteriniz. Oluşturduğunuz karakterin ve konuşmanızın özgün olmasına dikkat ediniz.
Çözüm:
Bu soru aslında az önce yaptığımız konuşmayı nasıl daha iyi hale getirebileceğimizle ilgili bir hatırlatma. Bakalım benim “Türk Bayrağı” konuşmam bu maddelere uyuyor mu?
- Bir olay ya da durum: Konuşmamda Millî Mücadele yıllarından, cephelerden, zaferlerden ve bağımsızlık mücadelesinden bahsettim. Bunlar bayrağın tanık olduğu önemli olaylar ve durumlar.
- Ana karakter: Ana karakterim tabii ki “Türk Bayrağı”. Onun duygularını, gördüklerini ve hissettiklerini aktardım.
- Belirlenen bakış açısı: Konuşmamı tamamen bayrağın “ben” dilinden, onun gözünden yaptım. Yani bakış açısı bayrağın kendi bakış açısıydı.
- Özgünlük: Kendi kelimelerimle, bayrağın sembolik anlamlarını ve hislerini bir araya getirmeye çalıştım. Bu da konuşmama özgün bir hava kattı.
Siz de kendi konuşmalarınızı hazırlarken bu noktalara dikkat etmeyi unutmayın. Ne kadar çok kendi duygunuzu ve düşüncenizi katarsanız, o kadar özgün ve etkileyici bir çalışma ortaya çıkar.
***
ç. Okuduğunuz metinlerden hareketle edindiğiniz deneyimlerinizi hayal gücünüzle birleştirerek anlatımınızı zenginleştiriniz. Aşağıdaki örnekten yola çıkabilirsiniz.
- Gerçek Deneyim: Cepheye Koşan At metnini okuyup farklı etkinliklerle işlediniz.
- Hayal Gücü ve Gerçek Deneyim: Eğer Gülcemâl’i cepheye götüren asker ben olsaydım ne hissederdim?
Çözüm:
Burada bize çok önemli bir ipucu veriliyor çocuklar: gerçek deneyimlerimizi (yani okuduklarımızı, öğrendiklerimizi) hayal gücümüzle birleştirmek!
Örnekte “Cepheye Koşan At” metni verilmiş. Diyelim ki bu metni okudunuz ve Gülcemâl adında bir atın cepheye mühimmat taşıdığını öğrendiniz. Bu bir gerçek deneyim veya bilgi. Şimdi bunu hayal gücümüzle nasıl birleştiririz?
Örnekteki gibi düşünebiliriz: “Eğer Gülcemâl’i cepheye götüren asker ben olsaydım ne hissederdim?”
Bu soruyu kendimize sorduğumuzda, asker olarak o atla birlikte yürümenin zorluklarını, atın sadakatini, cephenin dehşetini ve bir yandan da vatan aşkıyla dolu bir görevi yerine getirmenin verdiği gururu hayal edebiliriz. Belki soğuktan titrerdim, belki yorgunluktan dizlerim bağımı çözülürdü, ama Gülcemâl’e bakıp onunla birlikte devam etme gücü bulurdum. Bu birleşme, anlatımımızı çok daha canlı, duygusal ve etkileyici hale getirir.
Benim “Türk Bayrağı” konuşmamda da bunu yapmaya çalıştım. Bayrağın rengindeki kan, temiz vicdan, umut gibi kavramlar aslında bizim tarihimizden ve değerlerimizden gelen gerçek bilgiler. Bunları bayrağın ağzından anlatarak hayal gücümle birleştirdim.
***
d. Konuşmanızı istediğiniz bir anlatı biçiminde (haber metni, masal, hikâye vb.) sunabileceğiniz gibi bu türleri bir arada da kullanabilirsiniz.
Çözüm:
Bu son madde bize özgürlük veriyor çocuklar! Bir konuşma veya anlatım hazırlarken tek bir kalıba bağlı kalmak zorunda değiliz. İstersek haber metni gibi nesnel ve bilgilendirici bir dille yazabiliriz. İstersek bir masal gibi hayal ürünü, öğretici ve eğlenceli olabilir. Ya da bir hikâye gibi olay örgüsü olan, karakterleri ve duyguları barındıran bir metin oluşturabiliriz.
Daha da güzeli, bu türleri bir arada kullanabiliriz! Mesela, konuşmamıza masalsı bir giriş yapıp, sonra bir hikâyeden alıntı yaparak devam edebiliriz. Veya bir haber metni formatında başlayıp, araya kişisel bir anı (hikâye) sıkıştırabiliriz. Bu, anlatımımızı daha zengin, çeşitli ve dinleyicinin ilgisini çeken bir hale getirir.
Benim “Türk Bayrağı” konuşmamda biraz daha hikâye anlatıcılığı ve şiirsel bir dil kullandım. Ancak siz isterseniz, bayrağın tarihiyle ilgili kısa bir haber metni gibi başlayıp, sonra bir masal kahramanı gibi yaşadıklarını anlatabilirsiniz.
Unutmayın, Türkçe derslerinde en önemli şeylerden biri de kendinizi ifade etme biçimlerinizin zenginliğidir. Bu tür çalışmalarla hem düşünme becerilerinizi geliştirir hem de kelimelerle aranızdaki bağı güçlendirirsiniz. Harika iş çıkardınız!