6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 149
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim! Bugün seninle çok keyifli ve farklı bir ders yapacağız. Görseldeki soruları birlikte analiz edip, adım adım, senin kolayca anlayabileceğin bir şekilde çözeceğiz. Hazırsan başlayalım!
c. Tanık gösterme, metne hangi yönden katkıda bulunmuş olabilir? İşaretleyiniz.
Şimdi bu soruya bakalım. Öncelikle “tanık gösterme” ne demek, onu hatırlayalım. Tanık gösterme, bir metinde anlattığımız şeyleri daha güçlü kılmak, okuyucuyu veya dinleyiciyi ikna etmek için, o konuda söz sahibi, uzman bir kişinin sözlerini alıntılamaktır. Yani, “Ben böyle düşünüyorum ama bak falanca uzman da benim gibi düşünüyor” demek gibi düşünebilirsin. Bu, söylediklerimizi daha sağlam ve inandırıcı yapar.
Şimdi şıklara bakalım:
- Güvenilirlik: Bir şeyin doğru ve inanılır olması.
- İnandırıcılık: Okuyucuyu veya dinleyiciyi, anlatılan şeyin doğru olduğuna ikna etme gücü.
- Sağlamlık: Bir şeyin dayanıklı, güçlü olması.
- Zenginlik: Bir metnin içerik veya anlatım açısından çeşitli ve dolu olması.
Tanık gösterme, bir düşünceyi veya bilgiyi desteklemek için başkasının sözünü kullandığımızda, o bilginin doğruluğunu ve gücünü artırırız. Bu da okuyucunun ya da dinleyicinin o bilgiye inanmasını kolaylaştırır. Yani, anlatılanların daha gerçekçi ve ikna edici olmasını sağlar.
Bu yüzden doğru cevap “İnandırıcılık” olacaktır.
Sonuç:
☑ İnandırıcılık
***
1. ANLATALIM
Aşağıdaki uçak biletlerinde ülkelere özgü gelenekler anlatılmıştır. İstediğiniz biletten başlayarak okları takip ediniz ve okul numaranızın ilk ya da son rakamı kadar ilerleyiniz. Durduğunuz bileteki geleneğin Türkiye’deki karşılığını arkadaşınıza anlatınız.
Bu kısım çok eğlenceli! Şimdi ben sana örnek olması için kendime hayali bir okul numarası ve başlangıç noktası seçeceğim. Sen de kendi numaranla istediğin biletten başlayarak bu etkinliği yapabilirsin.
Örnek senaryo:
Ben, okul numaramın son rakamının 3 olduğunu varsayıyorum. Başlangıç biletim olarak da İspanya biletini seçiyorum.
Adım 1: Başlangıç noktamız İspanya biletindeki gelenek:
“Büyük küçük herkes öğle vakti “siesta” adı verilen bir uykuya yatar.”
Adım 2: Ok işaretini takip ediyorum. İspanya’dan Tayland biletine geldim. (1. ilerleme)
“Bazı insanlar haftanın günlerine özel renklerde giysiler giyer.”
Adım 3: Ok işaretini takip ediyorum. Tayland’dan Meksika biletine geldim. (2. ilerleme)
“Geleneksel kuru fasulye ziyafetine söylenen zamandan bir saat geç gitmeniz nazik ve gerekli bir davranıştır.”
Adım 4: Ok işaretini takip ediyorum. Meksika’dan Brezilya biletine geldim. (3. ilerleme)
“İnsanlar, saygı göstermek için kendilerinden büyüklerin elini alınlarına koyarak selamlaşır.”
Benim okul numaramın son rakamı 3 olduğu için, 3 adım ilerledim ve Brezilya biletinde durdum. Şimdi bu Brezilya geleneğinin Türkiye’deki karşılığını veya benzerini anlatacağım:
Brezilya’daki Gelenek: İnsanlar, saygı göstermek için kendilerinden büyüklerin elini alınlarına koyarak selamlaşır.
Türkiye’deki Karşılığı: Bu gelenek bize hiç de yabancı değil, değil mi? Bizde de özellikle dini bayramlarda veya büyükler ziyaret edildiğinde, küçüklere ve gençlere büyüklerin elini öpüp başımıza koymaları öğretilir. Bu, saygının ve sevginin çok önemli bir göstergesidir. Tıpkı Brezilya’daki gibi, bizde de bu hareket büyüklerimize duyduğumuz hürmeti ve onlara verdiğimiz değeri anlatır. Brezilya’da elin alına konulması, bizde ise el öpülüp başa götürülmesi şeklinde farklılık gösterse de, temelinde yatan saygı duygusu aynıdır.
***
2. ANLATALIM
a. “Olmayan Ülke” adında bir yere gittiğinizi hayal ediniz. Aşağıdaki sorulardan hareketle bu hayalî gezinizi anlatan bir konuşma yapınız.
- Burada insanlar nasıl iletişim kuruyor?
- Seni burada kimler karşıladı?
- Seni neler şaşırttı?
- Nasıl bir dil konuşuluyor?
- Burada günlük hayat nasıl?
- Buradaki çocuklar nerede, nasıl eğitim alıyor?
b. Konuşmanızda okuduğunuz kitaplardan, izlediğiniz filmlerden ya da günlük hayatta denk geldiğiniz durumlardan esinlenebilirsiniz. Hikâye, masal gibi farklı anlatı yapılarını tercih edebilirsiniz.
Ah, ne kadar güzel bir görev! “Olmayan Ülke”ye bir gezi hayal etmek… Hadi gel, ben de seninle bu hayali gezimi paylaşayım. Bakalım benim “Olmayan Ülkem” nasıl bir yer:
Sevgili arkadaşlarım,
Bugün size hayatımın en ilginç ve en unutulmaz yolculuğunu anlatacağım. Bir gün kendimi, haritalarda yeri olmayan, adı sadece “Olmayan Ülke” olan bir yerde buldum. Sanki bir masalın içine düşmüştüm!
Bu ülkeye vardığımda beni ilk olarak, rengarenk giysileri içinde, saçlarında parıldayan çiçekler olan “Gülümseyenler” adını verdikleri insanlar karşıladı. Onların dili mi? İşte burası çok şaşırtıcıydı! Onlar kelimelerle konuşmuyorlardı. İletişimleri tamamen müzikleydi! Her duygu, her düşünce farklı bir melodi ve ritimle ifade ediliyordu. Mesela “merhaba” demek için kısa, neşeli bir melodi çalıyorlardı, “yardım et” demek içinse hüzünlü ve yavaş bir ezgi… İlk başta anlamakta zorlandım ama sonra yavaş yavaş melodileri çözmeye başladım.
Beni en çok şaşırtan şeylerden biri de onların evleriydi. Ağaçların dallarına kurulmuş, pamuk gibi yumuşak bulutlardan yapılmış, sürekli şekil değiştiren evlerde yaşıyorlardı. Günlük hayatları ise tam bir şölen gibiydi. Sabahları kuş sesleriyle uyanıp, gün batımına kadar bahçelerde şarkı söyleyip dans ediyorlar, hikayeler anlatıyorlardı. Hiç acele etmiyor, hiçbir şeye yetişme telaşı yaşamıyorlardı. Her anın tadını çıkarıyorlardı adeta.
Peki ya çocuklar? Buradaki çocuklar, bizim gibi okullara gitmiyorlardı. Onların okulu doğaydı. Ağaçların fısıltılarını dinleyerek bilgelik öğreniyor, yıldızları izleyerek bilimi keşfediyor, çiçeklerin renklerinden resim yapmayı öğreniyorlardı. En büyük dersleri ise birbirlerine ve tüm canlılara karşı sevgi ve saygı göstermekti. Her çocuk, kendi içindeki özel sesi bulup, o sesle ülkenin büyük orkestrasına katılıyor, böylece hem kendini ifade ediyor hem de toplumla bir bütün oluyordu.
Olmayan Ülke, bana hayatın ne kadar farklı ve güzel yaşanabileceğini gösterdi. Müziğin, doğanın ve sevginin bir araya geldiği bu yer, kalbimde unutulmaz bir iz bıraktı. Belki bir gün siz de kendi “Olmayan Ülke”nizi hayal edersiniz ve kim bilir, belki bir gün o ülkeye giden bir yolu buluruz!
Umarım bu hayali gezim sana da ilham vermiştir sevgili öğrencim. Kendi hayallerinle harika konuşmalar hazırlayacağına eminim!