6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 122
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim! Türkçe dersinde bugün seninle birlikte çok güzel ve düşündürücü soruları cevaplayacağız. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
5. ANLAYALIM
Sevgili öğrencim, bu bölümdeki soruları cevaplarken, daha önce izlediğin bir video ya da okuduğun bir metin olduğunu varsayarak genel bilgilerle ve mantık çerçevesinde ilerleyeceğim. Çünkü o video ya da metin şu an elimizde yok, ama biz yine de soruları en güzel şekilde cevaplayabiliriz.
a. “4. ANLAYALIM” etkinliğinden ve ön bilgilerinizden hareketle aşağıdaki ifadeyi tamamlayınız.
Özür dilemek benim için hatamı fark edip karşımdakine saygı duyduğumu göstermek demektir.
Adım 1: Öncelikle “özür dilemek” ne anlama geliyor, bir düşünelim. Özür dilemek, bir hata yaptığımızda, birini üzdüğümüzde ya da istemeden de olsa birine zarar verdiğimizde, bu durumdan dolayı pişmanlık duyduğumuzu ve karşıdaki kişiden anlayış beklediğimizi gösteren bir davranıştır.
Adım 2: Bu davranışı kendi içimizde nasıl tanımladığımızı ifade etmeliyiz. Benim için özür dilemek, bir zayıflık değil, aksine bir erdemdir. Hatanın farkına varmak ve bunu dile getirmek, hem kendi iç huzurumuz hem de ilişkilerimiz için çok önemlidir.
Sonuç: Özür dilemek benim için hatamı fark edip karşımdakine saygı duyduğumu ve empati kurduğumu göstermek demektir.
b. Aşağıdaki soruları izlediğiniz içerikten hareketle sözlü olarak cevaplayınız.
Hangi durumlarda özür dilenmelidir?
Çözüm:
Adım 1: Özür dilemenin temel amacı, bir yanlışı kabul etmek ve olumsuz bir durumu düzeltmektir. Bu yüzden, bir başkasını bilerek veya bilmeyerek üzdüğümüzde, kırdığımızda, hakkına girdiğimizde ya da bir hataya sebep olduğumuzda özür dilemeliyiz.
Adım 2: Örneğin, bir arkadaşının kalemini izinsiz alıp kaybettiğinde, bir söz verip tutamadığında, bir randevuya geç kaldığında veya yanlışlıkla birinin eşyasına zarar verdiğinde özür dilemen gerekir. Bu, karşındaki kişiye değer verdiğini ve hatanı anladığını gösterir.
Sonuç:
- Birini incittiğimizde veya üzdüğümüzde,
- Yanlış bir şey söylediğimizde veya yaptığımızda,
- Sözümüzü tutamadığımızda veya bir taahhüdümüzü yerine getiremediğimizde,
- Bir hataya sebep olduğumuzda özür dilenmelidir.
Japonların özür diledikleri konular, onların yaşam tarzları hakkında nasıl bilgiler veriyor?
Çözüm:
Adım 1: Sevgili öğrencim, bu soru için Japon kültürü hakkında biraz bilgimiz olması gerekiyor. Japon kültüründe toplumsal uyum ve karşılıklı saygı çok önemlidir. Bu yüzden onlar için özür dilemek, sadece bir hatayı kabul etmekten çok daha fazlasıdır.
Adım 2: Japonlar, bazen hata yapmasalar bile, bir durumun olumsuz sonuçlarından dolayı “sorumluluk” hissederek özür dileyebilirler. Örneğin, toplu taşımada yer kapladıkları için, birine rahatsızlık verdikleri için ya da başkasının işini aksattıkları için özür dileyebilirler. Bu durum, onların ne kadar ince düşünceli, saygılı ve toplumsal düzeni önemseyen insanlar olduğunu gösterir.
Sonuç: Japonların özür diledikleri konular, onların toplumsal uyuma, karşılıklı saygıya, başkalarını rahatsız etmeme ve sorumluluk bilincine ne kadar önem verdiklerini gösterir. Bu da onların disiplinli, nazik ve düşünceli bir yaşam tarzına sahip oldukları hakkında bilgi verir.
c. İçerikteki karakterler, etkinliğin “a” maddesinde belirlediğiniz norma uygun davranışlar sergiliyorlar mı? İçeriğin tamamından hareketle değerlendiriniz.
Çözüm:
Adım 1: Sevgili öğrencim, bu soruyu cevaplayabilmemiz için o içeriği (videoyu veya metni) görmemiz gerekiyor. Ancak genel bir varsayımla ilerleyebiliriz.
Adım 2: Eğer içerikteki karakterler, hata yaptıklarında veya birini üzdüklerinde bunu fark edip içtenlikle özür diliyorlarsa, bu durumda etkinliğin “a” maddesinde belirlediğimiz “hatayı fark edip karşımdakine saygı duyduğumu göstermek” normuna uygun davranıyorlardır diyebiliriz. Eğer özür dilemekten kaçınıyorlar, hatalarını kabul etmiyorlar veya başkalarını suçluyorlarsa, o zaman bu norma uygun davranmıyorlardır.
Sonuç: (İçeriği görmediğimiz için genel bir cevap veriyorum.) Eğer içerikteki karakterler, yaptıkları hataların farkına varıp başkalarına saygı göstererek özür diliyorlarsa, evet, belirlediğimiz norma uygun davranışlar sergiliyorlardır. Bu, onların olgun ve sorumluluk sahibi bireyler olduğunu gösterir. Eğer tam tersi davranışlar sergiliyorlarsa, o zaman bu konuda kendilerini geliştirmeleri gerektiğini düşünebiliriz.
ç. Sizce bu video aracılığıyla verilmek istenen mesaj, insanların özür dileme alışkanlığı geliştirmesine yardımcı olabilir mi? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Adım 1: Bir video veya hikaye, bize birçok şeyi öğretebilir, değil mi? Özellikle de doğru davranışları gösteren, düşündürücü içerikler. Özür dilemenin önemi üzerine bir video da tam olarak böyle bir etki yaratabilir.
Adım 2: Böyle bir video, insanlara özür dilemenin neden önemli olduğunu, nasıl yapılması gerektiğini ve bu davranışın ilişkilerimizi nasıl güçlendirdiğini gösterebilir. İnsanlar, videodaki karakterlerin yaşadıklarından ders çıkararak, kendi hayatlarında da benzer durumlarda daha kolay özür dileme alışkanlığı kazanabilirler. Özellikle çocuklar ve gençler için bu tür eğitici içerikler, doğru davranış modellerini öğrenmeleri açısından çok değerli olabilir.
Sonuç: Evet, kesinlikle yardımcı olabilir. Bu tür eğitici videolar, insanlara özür dilemenin önemini ve faydalarını görerek öğrenme imkânı sunar. İzleyiciler, videodaki karakterlerin yaşadıklarından ilham alarak veya ders çıkararak, özür dilemeyi bir zayıflık değil, aksine ilişkileri güçlendiren, saygıyı artıran ve iç huzur sağlayan bir erdem olarak görmeye başlayabilirler. Bu da onların özür dileme alışkanlığını geliştirmelerine büyük katkı sağlar.
6. ANLAYALIM
a. Şiirde yer alan yandaki bölümü okuyunuz. Bu bölümdeki altı çizili kelimeleri duyu organlarıyla algılanma durumuna göre inceleyiniz.
Yandaki Bölüm: “Çocuk barışı gibidir Bayramlarımız”
Çözüm:
Adım 1: Sevgili öğrencim, önce duyu organlarımızı hatırlayalım: görme, işitme, koklama, tatma ve dokunma. Bir kelimenin duyu organlarımızla algılanıp algılanmadığını anlamak için, o kelimenin ifade ettiği şeyi bu organlarımızla doğrudan algılayıp algılayamadığımıza bakarız.
Adım 2: Yandaki bölümde altı çizili kelime “barışı”. “Barış” kelimesini düşünelim. Barışı doğrudan görebilir miyiz? Hayır. Dokunabilir miyiz? Hayır. Koklayabilir, tadabilir veya işitebilir miyiz? Hayır. Barış, bir durumdur, bir duygu durumudur, bir kavramdır. Onu duyu organlarımızla direkt olarak algılayamayız. Ancak barışın sonuçlarını veya belirtilerini duyu organlarımızla algılayabiliriz. Örneğin, barış içinde yaşayan insanların gülen yüzlerini görebiliriz, neşeli seslerini işitebiliriz.
Sonuç: Altı çizili “barışı” kelimesi, soyut bir kavramdır. Duyu organlarımızdan hiçbiriyle doğrudan algılanamaz. Biz barışı ancak sonuçları ve etkileri üzerinden (örneğin, insanların huzurlu yüzleri, kavgasız ortamlar gibi) dolaylı yoldan hissedebiliriz.
b. Etkinliğin “a” maddesinde belirtilen özelliğe göre okuduğunuz şiirden kelimeler seçiniz. Seçtiğiniz kelimeleri iki gruba ayırıp yelpazeler üzerine yazınız.
Yandaki Bölüm: “Çocuk barışı gibidir Bayramlarımız”
Çözüm:
Adım 1: “a” maddesinde kelimeleri duyu organlarımızla algılanma durumuna göre inceledik. Yani kelimelerin somut mu yoksa soyut mu olduğuna baktık. Somut kelimeler, duyu organlarımızla algılayabildiğimiz şeylerdir (masa, ses, çiçek gibi). Soyut kelimeler ise duyu organlarımızla algılayamadığımız, zihnimizde oluşan kavramlardır (sevgi, özgürlük, barış gibi).
Adım 2: Şimdi verilen kısa şiir bölümündeki kelimeleri bu özelliğe göre iki gruba ayıralım:
- Somut Kelimeler (Duyu Organlarımızla Algılayabildiklerimiz):
- Çocuk: Çocuğu görebiliriz, sesini duyabiliriz, dokunabiliriz.
- Bayramlarımız: Bayramlarda gördüğümüz insanları, süslemeleri, duyduğumuz müzikleri, tattığımız yemekleri, kokladığımız çiçekleri düşünebiliriz. Yani bayram kelimesi, birçok somut algıyı içinde barındırır.
- Soyut Kelimeler (Duyu Organlarımızla Algılayamadıklarımız):
- Barış: Daha önce de incelediğimiz gibi, barış bir kavramdır, bir durumdur. Onu doğrudan duyu organlarımızla algılayamayız.
Sonuç: Yelpazeler üzerine yazılacak kelimeler:
Yelpaze 1: Somut Kelimeler
- Çocuk
- Bayramlarımız
Yelpaze 2: Soyut Kelimeler
- Barış
c. Bu yelpazeleri belirlediğiniz ölçüte göre adlandırınız.
Çözüm:
Adım 1: “b” maddesinde kelimeleri duyu organlarımızla algılanma durumuna göre iki gruba ayırmıştık: Somut olanlar ve soyut olanlar.
Adım 2: Yelpazeleri de bu ayırdığımız grupların isimleriyle adlandırmalıyız.
Sonuç:
Birinci yelpazenin adı: Somut Kelimeler
İkinci yelpazenin adı: Soyut Kelimeler