6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 111
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeniniz. Bugün birlikte çok önemli ve heyecanlı bir konuya, Millî Mücadele Dönemi’ne odaklanarak hem yazma becerilerimizi geliştireceğiz hem de o dönemi bir çocuğun gözünden anlamaya çalışacağız. Hazırsanız, görseldeki soruları adım adım inceleyelim ve birlikte çözelim.
a. Kendinizi Millî Mücadele Dönemi’ndeki bir çocuk olarak düşününüz ve o çocuğun gözünden o dönemle ilgili duygu ve düşüncelerinizi yazınız.
Sevgili öğrencilerim, bu soruda bizden istenen şey, zaman makinesine binip Millî Mücadele yıllarına gitmek ve orada yaşayan bir çocuk gibi düşünmek. O zamanlarda bir çocuk olsaydınız neler hissederdiniz, neler düşünürdünüz? İşte bunları hayal gücünüzü kullanarak yazacaksınız. Unutmayın, o dönemde ülkemiz çok zor zamanlardan geçiyordu. İnsanlar vatanlarını savunmak için büyük mücadeleler veriyordu. Bir çocuk olarak belki korkardınız, belki umutlu olurdunuz, belki de askerlerimize yardım etmek isterdiniz.
Şimdi ben de sizin için bir örnek vereyim:
Adım 1: Dönemi hayal et.
Millî Mücadele Dönemi’ni düşündüğümde, içimi hem bir hüzün hem de bir gurur kaplıyor. Hüzün, çünkü savaşın getirdiği acıları, kayıpları ve zorlukları hayal ediyorum. Gurur ise, o küçücük yaşlarına rağmen direnen, umudunu kaybetmeyen, vatanı için çabalayan insanları düşündüğümde geliyor.
Adım 2: Bir çocuk karakteri oluştur.
Ben o dönemde yaşayan küçük Ayşe olsaydım… Belki on bir yaşındaydım, köyümüzde yaşıyordum. Babam cephede, annemle birlikte tarlada çalışıp kardeşlerime bakıyordum. Her gün gökyüzüne bakıp babamın sağ salim dönmesi için dua ederdim.
Adım 3: Duygu ve düşünceleri yaz.
“Ben Ayşe, on bir yaşındayım. Köyümüzde yaşıyoruz. Her sabah uyandığımda içimde bir kuş uçar gibi oluyor, acaba bugün güzel haberler gelecek mi diye. Babam cephede, vatanımızı korumak için savaşıyor. Onu çok özlüyorum. Annem her gece uyumadan önce gözyaşlarını silerken görüyorum, ben de gizlice ağlıyorum bazen. Okula gidemiyoruz, tarlada anneme yardım ediyorum. Ama kalbimizde hep bir umut var. Komşumuz Ali amca, ‘Mustafa Kemal Paşa ve askerlerimiz vatanı kurtaracak!’ diyor. Ben de ona inanıyorum. Büyüyünce ben de vatanıma faydalı olmak istiyorum. Belki hemşire olurum, yaralı askerlerimize bakarım. Ya da öğretmen olurum, çocuklara vatan sevgisini anlatırım. Tek dileğim, bir an önce bu savaşın bitmesi ve babamın eve dönmesi. O zaman hep birlikte şarkılar söyleyeceğiz, oyunlar oynayacağız. Bu topraklarda özgürce yaşayacağız. Buna inanıyorum.”
b. Millî Mücadele Dönemi’ndeki bir çocuk olarak askerdeki bir yakınınıza yazacağınız bir mektubu planlayınız.
Şimdi sıra geldi, az önce hayal ettiğimiz o çocuk karakteriyle askerdeki bir yakınımıza mektup yazma planı yapmaya. Mektup yazmak, duygularımızı ve düşüncelerimizi uzaktaki sevdiklerimize ulaştırmanın en güzel yollarından biridir. Hadi bu planı adım adım oluşturalım:
Ben kimim, neredeyim, neler yapıyorum?
Adım 1: Kendimi tanıtma.
- Benim adım Elif, 10 yaşındayım.
- Şu an Ankara’nın Polatlı ilçesinde yaşıyorum.
- Annemle birlikte bahçede sebze yetiştiriyoruz, küçük kardeşime bakıyorum ve komşularımıza yardım ediyorum.
- Geceleri annemden dinlediğim hikâyelerle, gündüzleri ise uzaktan gelen top sesleriyle yaşıyorum.
Kime yazıyorum, yazdığım kişi nerede, görevi ne?
Adım 1: Mektubu yazacağım kişiyi belirleme.
- Mektubu dayıma yazıyorum.
- Dayım, Sakarya Cephesi’nde askerlik yapıyor.
- Görevi, cephede düşmana karşı vatanımızı savunmak.
Nelerden söz etmek istiyorum?
Adım 1: Mektubun içeriğini belirleme.
- Öncelikle onun sağlığını ve iyi olup olmadığını sormak istiyorum.
- Sonra kendi durumumuzdan, annemin ve kardeşimin nasıl olduğundan bahsetmek istiyorum.
- Köyümüzdeki son durumları, insanların umutlarını ve dayanışmasını anlatmak istiyorum.
- Ona moral vermek, güç vermek ve onu ne kadar çok sevdiğimizi, ona güvendiğimizi söylemek istiyorum.
- Bir an önce savaşın bitip evine dönmesini, hep birlikte eski güzel günlerimize kavuşmayı dilediğimi belirtmek istiyorum.
- Belki ona küçük bir çizimimi veya annemin yaptığı yiyeceklerden göndermek istediğimi de yazabilirim.
c. Etkinliğin “a” ve “b” maddelerinde yazdıklarınızdan hareketle yönergelere dikkat ederek mektubunuzu defterinize yazınız.
Şimdi gelelim en keyifli kısma! Hem “a” maddesinde yazdığımız o dönemin duygularını hem de “b” maddesinde yaptığımız mektup planını birleştirerek defterimize gerçek bir mektup yazacağız. Bu mektubu yazarken de bize verilen yönergelere dikkat edeceğiz:
- Mektubunuza bir hitap ifadesiyle başlayınız.
- Duygu ve düşüncelerinizi anlaşılır biçimde ifade ediniz.
- Mektubunuzu uygun sonlandırma ifadesiyle bitiriniz.
Mektubun en başında kime yazdığımızı belirten bir hitap olmalı. Örneğin, “Canım Dayıcığım,” veya “Sevgili Dayım,” gibi içten bir başlangıç yapmalıyız. Bu, mektubun kime ait olduğunu ve samimiyetimizi gösterir.
Mektubun içinde, “a” maddesinde hissettiğimiz o çocuğun duygularını ve “b” maddesindeki planımızı kullanarak açık ve net cümlelerle anlatmalıyız. Dayımıza olan özlemimizi, ona duyduğumuz sevgiyi, köydeki durumu, hepimizin ona nasıl destek olduğunu içten bir dille yazmalıyız. Cümlelerimizin herkes tarafından kolayca anlaşılır olmasına özen göstermeliyiz. Duygularımızı abartmadan, içimizden geldiği gibi anlatmalıyız. Mesela, “Seni çok merak ediyoruz, her gece rüyalarıma giriyorsun,” gibi ifadeler kullanabiliriz.
Mektubu bitirirken de tıpkı başlarken olduğu gibi sıcak ve uygun bir kapanış yapmalıyız. “Seni çok seviyoruz, kendine iyi bak,” ya da “En kısa zamanda görüşmek dileğiyle,” gibi ifadelerle bitirebiliriz. Sonra da adımızı yazarak mektubu tamamlamalıyız. Mesela, “Küçük Yeğenin Elif” gibi.
Unutmayın, bu bir hayalî mektup olsa da, o dönemin ruhunu yansıtması çok önemli. Yazım ve noktalama kurallarına da dikkat ederek harika bir mektup yazacağınıza eminim!
ç. Yazınızı aşağıdaki puan çizelgesini kullanarak değerlendiriniz. Ölçütteki her bir göstergeyi gerçekleştirme durumunuza göre puanınızı (1-5) yay ayraç içine yazınız.
Şimdi sıra geldi kendi yazdığımız mektubu değerlendirmeye. Bu bölüm, kendi hatalarımızı görüp daha iyi olmamız için bize yardımcı olacak. Her bir maddeyi okuyup, yazdığımız mektupta ne kadar başarılı olduğumuzu 1’den 5’e kadar bir puanla belirleyeceğiz. 1 en düşük, 5 ise en yüksek puan demek.
- Uygun selam ve hitap ifadelerini kullandım.
- Yazma amacıma uygun metin yapısını (bilgilendirici) seçtim.
- Yazım kurallarına uydum, noktalama işaretlerini uygun biçimde kullandım.
- Yazma sürecimdeki güçlü ve geliştirmem gereken yönleri belirleyerek gelecek çalışmalarım için kendime hedefler koydum.
Mektubuma “Canım Dayıcığım,” gibi içten ve doğru bir ifadeyle mi başladım? Yoksa alelade bir giriş mi yaptım? Eğer çok uygun ve içten bir hitap kullandıysam (5) puan veririm. Eğer biraz eksik kaldıysa daha düşük bir puan.
Mektubumda hem dayıma olan duygularımı anlattım hem de köydeki durum, bizlerin iyi olduğu gibi bilgiler verdim mi? Mektup formatına uygun bir şekilde mi yazdım? Yani, amacıma uygun bir yazı tipi mi oldu? Eğer evet ise (5), hayırsa daha düşük bir puan.
Bu çok önemli! Mektubumu yazarken kelimeleri doğru yazdım mı? Büyük harf kullanmam gereken yerlerde kullandım mı? Nokta, virgül, soru işareti gibi noktalama işaretlerini doğru yerlerde ve doğru amaçla kullandım mı? Örneğin, “Dayım nasılsın?” diye sorarken sonuna soru işareti koydum mu? Eğer çok dikkat ettiysem (4) veya (5) veririm. Eğer bazı hatalar yaptıysam daha düşük bir puan.
Mektubumu yazdıktan sonra, “Ben bu mektupta şunları çok güzel yaptım,” veya “Şu konuda biraz daha dikkatli olmalıyım,” diye düşündüm mü? Mesela, “Duygularımı çok iyi anlattım ama yazım hatalarım oldu, bir dahaki sefere daha dikkatli okuyacağım,” gibi. Eğer böyle bir değerlendirme yapıp kendime hedefler koyduysam (5), yoksa daha düşük bir puan.
İşte bu şekilde, kendi yazdığınız mektubu adil bir şekilde değerlendirerek puanlarınızı yazacaksınız. Unutmayın, bu değerlendirme sizin daha iyi bir yazar olmanız için bir fırsat!