6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 28
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmenin. Bugün seninle birlikte görseldeki çok güzel soruları inceleyeceğiz ve adım adım, senin kolayca anlayabileceğin bir şekilde çözeceğiz. Hazır mısın? Başlayalım o zaman!
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, 5. ANLAYALIM bölümündeki ilk soruları doğru cevaplayabilmemiz için önceki sayfada yer alan metni okumamız gerekiyor. Görselde bu metin olmadığı için ben sana, sanki metni okumuşuz gibi, örnek cevaplar vereceğim ve bu cevapları neden verdiğimi açıklayacağım. Unutma, gerçek hayatta bu soruları cevaplarken mutlaka metni dikkatlice okumalısın!
5. ANLAYALIM
Okuduğunuz metindeki kahramanın çocukluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerin doğruluk durumunu değerlendiriniz ve örnekteki gibi ifade doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız. Bu cevaplara ulaşmanızı sağlayacak gerekçeleri metinden belirleyip söyleyiniz.
Sevgili öğrencim, şimdi bu bölümde metin olmadığı için ben sana varsayımsal (farazi) cevaplar ve açıklamalar sunacağım. Gerçek bir durumda metni okumamız şarttır.
-
Oyunlarını çoğunlukla evde oynamaktadır.
Cevap: Y
Açıklama: Metinde kahramanın, çocukluğunda genellikle dışarıda, arkadaşlarıyla veya doğayla iç içe oyunlar oynadığı anlatılıyor. Evde oynamayı pek sevmediği, enerjisini dışarıda atmayı tercih ettiği belirtilmiştir. Bu yüzden bu ifadeye “Y” (Yanlış) diyoruz.
-
Okuma ve yazmayı sevmektedir.
Cevap: D
Açıklama: Metinde kahramanın küçük yaşlardan itibaren kitaplarla arasının çok iyi olduğu, boş zamanlarında genellikle kitap okuduğu ve kendi küçük hikâyelerini yazmaya çalıştığı ifade edilmiştir. Bu da okuma ve yazmayı sevdiğini gösterir.
-
Doğada vakit geçirmekten hoşlanır.
Cevap: D
Açıklama: Kahramanın çocukluğunda en sevdiği şeylerden birinin ormanda yürüyüş yapmak, ağaçlara tırmanmak ve gölde taş sektirmek olduğu metinde açıkça belirtilmiştir. Bu da onun doğayı çok sevdiğini gösterir.
-
Aile bağları güçlü bir ortamda büyümüştür.
Cevap: D
Açıklama: Metinde kahramanın ailesiyle sık sık bir araya geldiği, hafta sonları hep birlikte piknik yaptıkları, akşam yemeklerinde sohbet ettikleri ve birbirlerine destek oldukları anlatılmaktadır. Bu durum, aile bağlarının çok güçlü olduğunu gösterir.
-
Oyunlarını genellikle yalnız oynar.
Cevap: Y
Açıklama: Metinde kahramanın mahalledeki arkadaşlarıyla sürekli bir arada olduğu, top oyunları, saklambaç gibi birçok oyunu hep birlikte oynadıkları belirtilmiştir. Yalnız oynamak yerine kalabalık oyunları tercih etmektedir.
-
Sahil, oyunlarının bir parçası olmuştur.
Cevap: D
Açıklama: Metinde kahramanın yaşadığı kasabanın denize kıyısı olduğu ve yaz aylarında sahilde kumdan kaleler yaptığı, denizde yüzdüğü ve deniz kabukları topladığı anlatılmıştır. Bu da sahilin onun oyun dünyasında önemli bir yer tuttuğunu gösterir.
Şimdi gelelim 6. ANLAYALIM bölümüne. Burada bir karekod görüyoruz.
6. ANLAYALIM
a. Yandaki karekodu okutarak “Lafla Peynir Gemisi Yürür mü?” adlı içeriğini izleyiniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu adımda bizden yandaki karekodu okutarak bir video izlememiz isteniyor. Ancak ben bir yapay zeka olduğum için bu karekodu tarayıp videoyu izleyemem. Bu yüzden, sonraki soruları cevaplayabilmek için bu videonun içeriğini, yani “Lafla Peynir Gemisi Yürür mü?” atasözünün anlamına uygun ve bir deniz kıyısı temalı bir hikaye olarak ben hayal edeceğim. Sen bu tarz bir soruyla karşılaştığında, videoyu mutlaka izlemelisin, tamam mı?
b. İzlediğiniz içerikteki hikâye unsurlarını belirleyerek yazınız.
Çözüm:
Haydi, şimdi seninle birlikte, “Lafla Peynir Gemisi Yürür mü?” atasözünden esinlenerek ve hikayenin deniz kıyısında geçtiğini düşünerek bir hikaye oluşturalım ve hikaye unsurlarını belirleyelim.
Hikayemizin özeti şöyle olsun:
Eski zamanlarda, deniz kenarında şirin bir kasabada yaşayan tembel ama çok konuşan bir balıkçı olan Ali vardı. Ali, sürekli büyük laflar eder, en büyük balıkları yakalayacağını, kasabaya en güzel peynirleri getireceğini söylerdi. Ama iş yapmaya gelince hep bahaneler uydururdu. Kasabanın çalışkan ve azimli genci Hasan ise Ali gibi boş laflar etmez, sessizce işini yapar, her gün erkenden denize açılır, hem balık tutar hem de komşu kasabadan peynir getirerek kasabalıların yüzünü güldürürdü. Bir gün, kasabaya büyük bir fırtına yaklaştığı haberi geldi. Kasabanın peynir ihtiyacı vardı ve fırtına öncesi son seferin yapılması gerekiyordu. Ali yine “Ben giderim, ben hallederim!” diye bas bas bağırdı ama limandan bile ayrılamadı. Hasan ise kimseye bir şey demeden, küçük ama sağlam teknesiyle denize açıldı, fırtınaya rağmen peynirleri getirip kasabayı büyük bir sıkıntıdan kurtardı. Ali ise sadece lafta kaldı, kimse ona güvenmedi. Bu olayla kasabalılar “Lafla peynir gemisi yürümez!” sözünün ne kadar doğru olduğunu bir kez daha anladılar.
Şimdi bu hikayenin unsurlarını dolduralım:
1. Zaman:
Eski zamanlarda, bir yaz mevsiminde. (Fırtına öncesi bir gün)
2. Kahramanlar:
- Ali: Tembel, boşboğaz ve sadece laf eden balıkçı.
- Hasan: Çalışkan, azimli, sözünün eri genç balıkçı.
- Kasaba Halkı: Olaylara şahit olan ve ders çıkaran insanlar.
3. Yer:
Deniz kenarında şirin bir kasaba, kasabanın limanı ve deniz.
4. Olay:
Kasabanın peynir ihtiyacı olduğu bir zamanda, tembel Ali’nin sadece lafla iş yapmaya çalışması ama başaramaması; çalışkan Hasan’ın ise söz vermeden, sessizce işini yaparak kasabayı fırtına öncesi peynirsiz kalmaktan kurtarması. Bu durumla “Lafla peynir gemisi yürümez” atasözünün doğruluğunun anlaşılması.
c. İzlediğiniz içerikte yer alan kahramanlar arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Çözüm:
Hikayemizde iki ana kahramanımız var: Ali ve Hasan.
- Ali ve Hasan arasındaki ilişki, aslında bir zıtlık ve rekabet ilişkisidir. İkisi de aynı kasabada yaşayan, aynı mesleği (balıkçılığı) yapan gençlerdir. Ancak karakterleri ve çalışma biçimleri tamamen farklıdır. Ali, sözleriyle ön plana çıkmaya çalışırken, Hasan icraatlarıyla, yani yaptığı işlerle ön plana çıkar. Bu durum, onların birbirine rakip olmasalar da, farklı yaşam felsefelerine sahip iki insan olduğunu gösterir.
- Ali ve Hasan’ın Kasaba Halkı ile ilişkisi de farklıdır. Ali, başlarda belki kasaba halkını boş laflarıyla etkilemeye çalışsa da, sonunda güvenlerini kaybeder. Hasan ise çalışkanlığı ve dürüstlüğü sayesinde kasaba halkının güvenini ve sevgisini kazanır.
ç. Hikâyenin geçtiği şehir deniz kıyısında yer almasaydı olay örgüsü bu durumdan nasıl etkilenirdi?
Çözüm:
Bu çok güzel bir soru sevgili öğrencim! Hadi seninle birlikte düşünelim:
Adım 1: Temel Olayı Hatırlayalım
Hikayemizin en önemli noktası, peynirlerin “gemiyle” taşınması ve “Lafla Peynir Gemisi Yürür mü?” atasözünün üzerine kurulu olmasıydı. “Gemi” kelimesi doğrudan denizle, suyla ilgili bir taşıt demek, değil mi?
Adım 2: Deniz Olmasaydı Ne Olurdu?
Eğer hikaye deniz kıyısında geçmeseydi, yani kasabamız karasal bir yerde olsaydı:
- Öncelikle, “peynir gemisi” diye bir şey olmazdı. Peynirler belki at arabalarıyla, kamyonlarla ya da başka kara taşıtlarıyla taşınırdı.
- O zaman atasözünün kendisi de “Lafla peynir kamyonu yürür mü?” gibi bir şeye dönüşmek zorunda kalırdı ki bu da pek yaygın bir atasözü değil. Hikayenin başlığı ve ana teması zayıflardı.
- Kahramanlarımızın mesleği olan balıkçılık da olmazdı. Ali ve Hasan balıkçı yerine çiftçi, tüccar veya başka bir meslekten olurlardı.
- Fırtına gibi denizle ilgili doğal olaylar da hikayenin akışını etkilemezdi. Fırtına yerine belki yoğun kar yağışı ya da çamurlu yollar gibi engeller olabilirdi.
Adım 3: Olay Örgüsünün Etkilenmesi
Sonuç olarak, hikaye deniz kıyısında geçmeseydi, olay örgüsü çok büyük ölçüde değişirdi.
-
Hikayenin ana konusu olan “peynir gemisi” ve dolayısıyla “deniz yoluyla taşımacılık” ortadan kalkardı.
-
Kahramanların meslekleri ve yaşam biçimleri farklı olurdu. Balıkçılık yerine başka bir uğraşları olurdu.
-
Hikayenin mekanı değişirdi, bu da olaylara farklı bir atmosfer katardı.
-
En önemlisi, “Lafla Peynir Gemisi Yürür mü?” atasözünün anlamı ve hikayeyle bağlantısı bu kadar güçlü olmazdı. Belki de bu atasözünü anlatmak için tamamen farklı bir kurgu oluşturmak gerekirdi.
Yani anlayacağın, hikayenin geçtiği yer, hikayenin kendisini, kahramanlarını ve vermek istediği mesajı çok derinden etkiler. Bu yüzden yazar, hikayesini kurgularken mekanı da çok dikkatli seçer.
Umarım verdiğim bu örnek cevaplar ve açıklamalar senin için faydalı olmuştur. Unutma, Türkçe dersinde bol bol okumak, dinlemek ve yazmak çok önemli! Başarılar dilerim!