6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 15
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, Türkçe kitabımızdaki bir değerlendirme ve anlama çalışmasını adım adım inceleyeceğiz. Haydi bakalım, hem kendimizi değerlendirelim hem de tahmin yeteneğimizi geliştirelim!
Öncelikle, sayfanın üst kısmındaki “Değerlendirelim” bölümüyle başlıyoruz. Bu bölüm, okuma becerilerimizi ne kadar iyi kullandığımızı anlamamızı sağlayacak.
a. Okuma sürecinizi aşağıdaki puan çizelgesini kullanarak değerlendiriniz. Ölçütteki her bir davranışı gerçekleştirme durumunuza göre puanınızı yay ayraç içine yazınız.
Bu soruda, metni okurken hangi davranışları ne kadar sıklıkla yaptığımızı düşünerek kendimize puan vermemiz isteniyor. Puanlarımız 1’den 5’e kadar değişiyor. Şöyle ki:
- 1: Gelişmeye Açık demek, “Bu konuda biraz daha çalışmam lazım.” demek.
- 2: Yeterli demek, “İdare eder, ama daha iyi olabilirim.” demek.
- 3: Kısmen Güçlü demek, “Bu konuda fena değilim, iyi sayılırım.” demek.
- 4: Güçlü demek, “Bu konuda oldukça iyiyim.” demek.
- 5: Çok Güçlü demek, “Harikayım! Bu konuda beni kimse tutamaz.” demek.
Şimdi, ben size örnek olması için hayali bir öğrencinin nasıl puan verebileceğini göstereyim. Siz kendi okuma alışkanlıklarınıza göre bu puanları değiştirebilirsiniz, tamam mı?
Adım 1: Her bir ölçüt için kendimize puan verelim.
-
( 4 ) Kitap ile göz arasındaki mesafemi doğru ayarladım.
(Bu öğrenci, göz sağlığına dikkat ettiğini ve mesafeyi iyi ayarladığını düşünüyor, bu yüzden ‘Güçlü’ yani 4 puan vermiş.) -
( 5 ) Dik ve rahat bir şekilde oturarak okudum.
(Bu öğrenci, okurken hep dik oturduğunu ve rahat olduğunu düşünüyor, bu yüzden ‘Çok Güçlü’ yani 5 puan vermiş.) -
( 3 ) Mırıldanmadan ya da fısıldamadan okudum.
(Bu öğrenci bazen mırıldanabildiğini, bazen de mırıldanmadığını düşünüyor, bu yüzden ‘Kısmen Güçlü’ yani 3 puan vermiş.) -
( 4 ) Metnin devamında yaşanabilecek olaylara yönelik tahminde bulundum.
(Bu öğrenci, okuduğu metinlerde tahmin yapma konusunda iyi olduğunu düşünüyor, bu yüzden ‘Güçlü’ yani 4 puan vermiş.)
b. Aldığınız toplam puanı hesaplayarak aşağıdaki değerlendirmelerden size uygun olanı inceleyiniz.
Şimdi sıra geldi, kendimize verdiğimiz puanları toplamaya. Bakalım bu hayali öğrencimiz kaç puan almış?
Adım 1: Puanları toplayalım.
4
5
3
+ 4
—–
16
Sonuç:
Aldığım toplam puan 16.
Adım 2: Toplam puana göre kendimizi değerlendirelim.
Toplam puanımız 16 oldu. Bu, 20 üzerinden iyi bir puan demek. Demek ki bu hayali öğrencimiz okuma alışkanlıkları konusunda bayağı başarılı! O zaman ona bir aferin diyelim.
Kendime söz: Sonraki çalışmalar için _______________________________________ gayret edeceğim.
Kendime aferin: Okuma alışkanlıklarımı sürdürme konusunda çok iyiyim.
Eğer sizin puanınız daha düşük olsaydı, örneğin 10 gibi, o zaman kendinize “Okuma hızımı artırmak için daha çok kitap okumaya gayret edeceğim.” gibi bir söz verebilirdiniz. Unutmayın, önemli olan kendimizi tanımak ve daha iyi olmak için çabalamak!
Şimdi de sayfamızın alt kısmındaki “1. ANLAYALIM” bölümüne geçelim. Burada bize bir metin verilmemiş ama metinle ilgili bazı sorular sorulmuş. Bu sorular, metni okumadan önce tahmin yürütme becerimizi ölçüyor. Hadi bakalım, tahmin gücümüzü kullanalım!
a. Metnin içeriğine yönelik tahminlerinizi ve tahminlerinizin gerekçelerini yazınız.
Bu bölümde, bize verilen ipuçlarından yola çıkarak metinde neler olabileceğini tahmin edeceğiz. Unutmayın, bunlar sadece tahmin, yani doğru olmak zorunda değiller. Önemli olan, mantıklı açıklamalar yapabilmek.
1. Sizce oyuna tepük adının verilmesinin sebebi ne olabilir?
Çözüm:
Adım 1: “Tepük” kelimesinin anlamını düşünelim.
“Tepük” kelimesi bize “tepmek”, yani ayakla vurmak eylemini çağrıştırıyor, değil mi? Ayakla vurulan bir şey, genellikle bir top ya da benzeri bir nesne olabilir.
Adım 2: Kelimenin çağrıştırdığı anlamdan yola çıkarak tahmin yapalım.
Oyuna tepük adının verilmesinin sebebi, bu oyunun ayakla oynanan, yani bir nesneye ayakla vurularak oynanan bir oyun olması olabilir. Belki de bir tür top oyunu ya da topa benzer bir şeye vurularak oynanan geleneksel bir oyundur.
2. Mahmut, odasına neden telaşlı bir şekilde girmiş olabilir?
Çözüm:
Adım 1: “Telaşlı” kelimesinin ne anlama geldiğini düşünelim.
“Telaşlı” demek, aceleci, endişeli veya heyecanlı olmak demek. Bir insan neden odasına telaşlı bir şekilde girer?
Adım 2: Olası senaryoları düşünelim.
Mahmut, odasına telaşlı bir şekilde girmiş olabilir çünkü:
- a) Dedesine anlatmak istediği çok heyecan verici bir şey olmuştur ve hemen onunla paylaşmak istiyordur.
- b) Bir şeyi unutmuş ve onu aceleyle arıyordur.
- c) Bir konuda yardım istiyordur veya bir sorun yaşamıştır.
- d) Belki de bir oyuna geç kalmıştır ve hemen hazırlanması gerekiyordur.
En güçlü tahmin, dedesine bir haber vermek ya da bir şey sormak için heyecanla geldiği yönünde olabilir.
3. Mahmut ve dedesi hangi konu hakkında konuşacaklar?
Çözüm:
Adım 1: Önceki sorulardaki ipuçlarını birleştirelim.
Önceki sorularda “tepük” adında bir oyundan bahsedildi ve Mahmut’un odasına “telaşlı” girdiği söylendi. Dedeler genellikle torunlarına eski oyunları, gelenekleri veya hayat tecrübelerini anlatırlar.
Adım 2: Bu ipuçlarından yola çıkarak bir tahmin yapalım.
Mahmut ve dedesi, büyük ihtimalle eski bir oyun olan tepük hakkında konuşacaklar. Belki Mahmut bu oyunu yeni öğrenmiştir ya da dedesine bu oyunla ilgili bir soru sormak için telaşla gelmiştir. Dedesi de ona oyunun nasıl oynandığını, kurallarını veya kendi gençliğinde bu oyunu nasıl oynadıklarını anlatacaktır. Belki de Mahmut, okulda veya arkadaşlarıyla oynamak için dedesinden yardım istiyordur.
Gördüğünüz gibi sevgili öğrencilerim, bir metni okumadan önce bile, bize verilen küçük ipuçlarıyla neler olabileceğini tahmin edebiliriz. Bu, okuma becerilerimizi geliştiren çok önemli bir adımdır. Hem eğlenceli hem de düşünme yeteneğimizi güçlendirir! Harikasınız!