8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 137
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğiniz görseldeki soruları ve etkinlikleri birlikte, adım adım inceleyelim ve çözelim. Atatürk’ün o güzel sözlerinin arkasındaki derin anlamları ve hangi ilkelerle ilgili olduğunu hep birlikte keşfedeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
Mustafa Kemal Atatürk’ün konuşma balonlarında yer alan sözlerinin hangi Atatürk ilkesiyle ilgili olduğunu kutulara yazınız.
Haydi, şimdi her bir konuşma balonunu sırayla ele alalım ve içindeki gizli ipuçlarını bularak doğru ilkeyle eşleştirelim.
1. Konuşma Balonu (Koyu Yeşil)
“…Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının sesine uymakta, uymamakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Hiçbir kimse hiçbir kimseyi ne bir dine, ne bir mezhebe girmeye mecbur edebilir…”
Çözüm: LAİKLİK
Açıklama:
Sevgili arkadaşlar, bu sözü analiz ederken anahtar kelimelere odaklanalım.
- Adım 1: Sözün içinde geçen “din”, “vicdan”, “serbesttir” ve “mecbur edemez” gibi ifadelere dikkat edelim.
- Adım 2: Atatürk burada din ve inanç özgürlüğünden bahsediyor. Herkesin istediği dine inanmakta veya inanmamakta özgür olduğunu, kimsenin bu konuda zorlanamayacağını vurguluyor.
- Adım 3: Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, din ve vicdan özgürlüğünün devlet tarafından güvence altına alınması hangi ilkemizin temelini oluşturuyordu? Elbette Laiklik ilkesinin! Bu yüzden bu söz doğrudan Laiklik ilkesiyle ilgilidir.
2. Konuşma Balonu (Açık Mavi)
“…Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir soyun evlâtları ve hep aynı cevherin damarlarıdır…”
Çözüm: MİLLİYETÇİLİK
Açıklama:
Haydi bu sözü birlikte yorumlayalım.
- Adım 1: Atatürk’ün Türkiye’nin farklı şehirlerinden (Diyarbakır, Van, Trabzon…) insanları saydığını görüyoruz.
- Adım 2: Sonra ne diyor? Bütün bu farklı yerlerden gelen insanların “hep bir soyun evlatları” ve “aynı cevherin damarları” olduğunu söylüyor.
- Adım 3: Bu ne demek oluyor? Coğrafi olarak nerede yaşarsak yaşayalım, hepimizin Türk milletinin bir parçası olduğumuzu, bizi birleştiren ortak bir kültür, tarih ve kader birliği olduğunu ifade ediyor. Bu birleştirici ve bütünleştirici anlayış, Milliyetçilik ilkesinin ta kendisidir. Unutmayın, Atatürk milliyetçiliği ırkçı değil, birleştiricidir.
3. Konuşma Balonu (Mor)
“…Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, kişisel ve sosyal hayat için iş bölümü itibariyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek esas prensiplerimizdendir…”
Çözüm: HALKÇILIK
Açıklama:
Bu sözü anlamak için dikkatlice okuyalım.
- Adım 1: Cümlenin en can alıcı kısmı “ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil” ifadesidir. Yani toplumda zengin, fakir, soylu gibi ayrıcalıklı sınıfların olmadığını söylüyor.
- Adım 2: Herkesin kanun önünde eşit olduğunu, toplumun bir bütün olduğunu ve insanların sadece yaptıkları işlere (mesleklere) göre farklılaştığını belirtiyor.
- Adım 3: Toplumda hiçbir kişiye, aileye veya sınıfa ayrıcalık tanınmamasını savunan, herkesi eşit kabul eden ilkemiz hangisiydi? Tabii ki Halkçılık! Bu ilke, sosyal adaleti ve eşitliği temel alır.
4. Konuşma Balonu (Açık Yeşil)
“…Medeniyet yolunda başarı, yenileşmeye bağlıdır. Sosyal hayatta, ekonomik hayatta, ilim ve fen sahasında başarılı olmak için tek gelişme ve ilerleme yolu budur. Hayat ve geçime egemen olan kuralların zaman ile değişme, gelişme ve yenilenmesi zorunludur…”
Çözüm: İNKILAPÇILIK
Açıklama:
Bu sözde geleceğe dönük çok önemli mesajlar var.
- Adım 1: Sözün içindeki “yenileşme”, “gelişme”, “ilerleme”, “değişme” ve “yenilenmesi zorunludur” gibi kelimeler hemen dikkatimizi çekiyor.
- Adım 2: Atatürk, çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmak için sürekli olarak kendimizi yenilememiz, eskiyen ve işe yaramayan kurumları değiştirip yerine modern olanları getirmemiz gerektiğini söylüyor.
- Adım 3: Durağanlığa karşı olan, sürekli ilerlemeyi ve çağdaşlaşmayı hedefleyen, köklü değişiklikleri ve devrimleri ifade eden ilkemiz İnkılapçılık (Devrimcilik) ilkesidir.
5. Konuşma Balonu (Turuncu)
“…Prensip olarak, devlet ferdin yerine geçmelidir. Fakat ferdin gelişmesi için genel şartları göz önünde bulundurmalıdır…”
Çözüm: DEVLETÇİLİK
Açıklama:
Bu söz, özellikle ekonomik konularla ilgili önemli bir ipucu veriyor.
- Adım 1: “Devlet ferdin yerine geçmelidir” ifadesi, özellikle büyük yatırımların, fabrikaların kurulması gibi konularda, eğer özel sektörün (halkın) gücü yetmiyorsa, devletin bu işi üstlenmesi gerektiğini anlatır.
- Adım 2: Bu, özellikle yeni kurulan Cumhuriyet’in ekonomik olarak kalkınması için gerekli bir adımdı. Devlet, ülkenin kalkınması için ekonomiye doğrudan müdahale etmiştir.
- Adım 3: Devletin, özellikle ekonomik alanda, ülkenin kalkınması amacıyla yatırım yapmasını ve ekonomiyi yönlendirmesini öngören ilkemiz Devletçilik ilkesidir.
6. Konuşma Balonu (Kırmızı)
“…Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir…”
Çözüm: CUMHURİYETÇİLİK
Açıklama:
Bu söz, yönetim şeklimizle ilgili çok temel bir gerçeği vurguluyor.
- Adım 1: “Hükümet millet, millet hükümettir” sözü ne anlama geliyor? Yönetenlerle yönetilenlerin bir bütün olduğunu, aralarında bir fark olmadığını söylüyor.
- Adım 2: Yani, devleti yöneten gücün kaynağı doğrudan milletin kendisidir. Millet, kendi kendini yönetecek kişileri seçimle belirler.
- Adım 3: Egemenliğin, yani yönetme gücünün kayıtsız şartsız millete ait olduğu yönetim şekli Cumhuriyettir. Bu ilkeye de Cumhuriyetçilik diyoruz.
Alttaki Sorular ve Etkinlikler
1. Siz de Atatürk’ün ilkeleriyle ilgili farklı sözlerini bularak sınıfınızda arkadaşlarınızla paylaşınız.
Bu harika bir araştırma ödevi! Atatürk’ün Nutuk, söylevleri veya hatıralarından ilkelerle ilgili pek çok güzel söz bulabilirsiniz. Örneğin, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” sözü hem laiklik hem de inkılapçılıkla ilgilidir. Bulduğunuz sözleri sınıfta paylaşarak hem kendi bilginizi pekiştirir hem de arkadaşlarınıza katkıda bulunmuş olursunuz.
2. Atatürk ilkelerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaşlaşmasındaki etkileri neler olabilir? Yazınız.
Bu çok güzel ve kapsamlı bir soru. Atatürk ilkeleri, bir bütün olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin modern ve çağdaş bir devlet olmasının temelini atmıştır. Kısaca etkilerini şöyle özetleyebiliriz:
- Cumhuriyetçilik: Saltanatı kaldırıp egemenliği halka vererek en modern yönetim şekline geçmemizi sağlamıştır.
- Milliyetçilik: İmparatorluktan ulus-devlete geçişi sağlamış, Türk milletini ortak bir ideal etrafında birleştirerek milli bir bilinç oluşturmuştur.
- Halkçılık: Ayrıcalıkları kaldırıp herkesi kanun önünde eşit kılarak modern toplumların temelindeki eşitlik ilkesini yerleştirmiştir.
- Laiklik: Akıl ve bilimi rehber edinerek eğitim, hukuk gibi alanlarda modernleşmenin önünü açmış, toplumsal barışa katkı sağlamıştır.
- Devletçilik: Genç Cumhuriyet’in ekonomik olarak kendi kendine yetebilmesi ve sanayileşmesi için gerekli adımların atılmasını sağlamıştır.
- İnkılapçılık: Bütün bu ilkelerin hayata geçirilmesini sağlayan dinamik güç olmuştur. Sürekli ilerlemeyi ve çağın gereklerine uymayı hedefleyerek Türkiye’nin yüzünü daima ileriye, medeniyete çevirmiştir.
Kısacası, bu altı ilke birbirini tamamlayarak Türkiye Cumhuriyeti’ni her alanda çağdaşlaştıran bir yol haritası olmuştur.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Derslerinizde başarılar dilerim, sevgili öğrencilerim!