8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 130
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğiniz görseldeki soruları sizin için adım adım, tane tane çözeceğim. Hadi birlikte bu soruların üstesinden gelelim!
Soru 2: Kütahya-Eskişehir Muharebeleri’nden sonra TBMM’de hararetli tartışmalar yaşandı, ordunun başına Mustafa Kemal’in geçmesi istendi. Mustafa Kemal bu görevi kabul etti. 3 ay süreyle TBMM’nin yasama ve yürütme yetkileri kendisine verildi ve Mustafa Kemal başkomutan oldu.
Buna göre
I. Meclis güçler birliği sistemini uygulamıştır.
II. Mustafa Kemal’e süresiz yetkiler verilmiştir.
III. Verilen görev gerekli görülürse uzatılacaktır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) I, II ve III
Çözüm:
Haydi bu soruyu birlikte analiz edelim. Bize verilen metni dikkatlice okumalı ve yargıları bu metne göre değerlendirmeliyiz.
“…3 ay süreyle TBMM’nin yasama ve yürütme yetkileri kendisine verildi…”
Adım 1: Birinci yargıyı (I) inceleyelim. “Meclis güçler birliği sistemini uygulamıştır.” diyor. Normalde yasama (kanun yapma), yürütme (kanunları uygulama) ve yargı (uyuşmazlıkları çözme) farklı organlardadır. Buna güçler ayrılığı denir. Ancak metinde meclise ait olan yasama ve yürütme yetkilerinin Mustafa Kemal’e verildiğini görüyoruz. Yani iki önemli güç bir kişide toplanmış. Bu duruma güçler birliği ilkesi denir. Demek ki I. yargı doğrudur.
Adım 2: İkinci yargıya (II) bakalım. “Mustafa Kemal’e süresiz yetkiler verilmiştir.” diyor. Metinde açıkça bu yetkilerin “3 ay süreyle” verildiği yazıyor. Süresiz demek, zaman sınırı olmayan demektir. Ama burada bir zaman sınırı var. O zaman II. yargı yanlıştır. Bu yargıyı hemen eleyebiliriz.
Adım 3: Üçüncü yargıyı (III) inceleyelim. “Verilen görev gerekli görülürse uzatılacaktır.” diyor. Metinde yetkinin “3 ay süreyle” verilmesi, bu sürenin sonunda durumun tekrar gözden geçirileceği anlamına gelir. Yani bu yetki kalıcı değildir, geçicidir ve süresi dolunca uzatılıp uzatılmayacağına karar verilecektir. Nitekim tarihsel olarak da bu yetki uzatılmıştır. Bu yüzden bu yargıya da ulaşabiliriz. III. yargı da doğrudur.
Sonuç: Bu durumda I. ve III. yargılar doğru olduğu için cevabımız C seçeneğidir.
Doğru Cevap: C) I ve III
Soru 3: Mustafa Kemal, başkomutanlık yetkisini kullanarak 7-8 Ağustos 1921’de Tekalif-i Milliye Emirlerini yayımladı. Bu emirlere göre her ilçede birer komisyon kuruldu. Emirlerin yerine getirilmesinde yaşanabilecek sorunları çözmek için bazı illerde İstiklal Mahkemeleri kuruldu. Fakat bu mahkemelere çok da ihtiyaç duyulmadı. Türk milleti vatanı için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadı ve bu millî dayanışmaya seve seve katıldı.
Bu durum Türk milletinin;
I. vatanseverlik
II. fedakârlık
III. dayanışma
özelliklerinden hangilerini yansıtmaktadır?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) I, II ve III
Çözüm:
Sevgili gençler, bu soruda da yine metindeki ipuçlarını yakalamamız gerekiyor. Metnin son cümlesi aslında bize cevabı veriyor.
“Türk milleti vatanı için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadı ve bu millî dayanışmaya seve seve katıldı.”
Adım 1: Vatanseverlik (I) özelliğine bakalım. Milletin “vatanı için” harekete geçmesi, elindekini avucundakini orduya vermesi, vatanını ne kadar çok sevdiğini, yani vatansever olduğunu gösterir. Bu yargı doğrudur.
Adım 2: Fedakârlık (II) özelliğini inceleyelim. Metinde milletin “hiçbir fedakârlıktan kaçınmadığı” açıkça belirtiliyor. Bu da bu yargının doğru olduğunu kanıtlar.
Adım 3: Dayanışma (III) özelliğine bakalım. Tekalif-i Milliye Emirleri, milletin ordu için topyekûn bir yardımlaşma içine girmesidir. Zaten metinde de “millî dayanışmaya seve seve katıldı” ifadesi geçiyor. Bu da doğrudur.
Sonuç: Gördüğünüz gibi metin, Türk milletinin vatansever, fedakâr ve dayanışma içinde olduğunu bize açıkça söylüyor. Bu yüzden her üç özellik de doğrudur.
Doğru Cevap: D) I, II ve III
Soru 4: Güney Cephesi’nde işgalci Fransızlar ve işbirlikçileri Ermenilere karşı bölge halkı düzenli bir ordudan yoksun olarak kahramanca yörelerini savunmuştur. Bağımsızlıklarını elde etmek için kanlarını döken, canlarını feda eden bölge halkının gösterdiği bu fedakârlık ve kahramanlıklar üzerine TBMM tarafından 6 Şubat 1921’de Antep’e “Gazi”, 7 Şubat 1973’te Maraş’a “Kahraman” ve 12 Haziran 1984’te Urfa’ya “Şanlı” unvanı verilmiştir.
Verilen bilgilere göre Güney Cephesi’nde yer alan illerde yaşayan halk ile ilgili,
I. Vatanı için özveride bulunmuştur.
II. Bağımsızlığı için mücadele etmiştir.
III. Teslimiyetçi bir tutum sergilemiştir.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) I, II ve III
Çözüm:
Bu soruda Güney Cephesi’ndeki kahraman halkımızın mücadelesi anlatılıyor. Paragrafı dikkatle okuyup yargıları değerlendirelim.
Adım 1: Birinci yargı (I) “Vatanı için özveride bulunmuştur.” diyor. Metinde halkın “canlarını feda eden” ve “kanlarını döken” ifadeleriyle büyük bir özveride bulunduğu anlatılıyor. Dolayısıyla I. yargı doğrudur.
Adım 2: İkinci yargı (II) “Bağımsızlığı için mücadele etmiştir.” diyor. Paragrafta halkın bu mücadeleyi “Bağımsızlıklarını elde etmek için” yaptığı net bir şekilde yazıyor. O halde II. yargı da doğrudur.
Adım 3: Üçüncü yargı (III) “Teslimiyetçi bir tutum sergilemiştir.” diyor. Teslimiyetçi olmak, mücadele etmeden boyun eğmek demektir. Oysa metinde halkın “kahramanca” savaştığı anlatılıyor. Yani teslimiyetçi tutumun tam tersi bir davranış sergilemişlerdir. Bu nedenle III. yargı kesinlikle yanlıştır.
Sonuç: I ve II numaralı yargılara ulaşabiliyoruz ama III’e ulaşamıyoruz. Bu yüzden doğru cevabımız B seçeneği olmalı.
Doğru Cevap: B) I ve II
Soru 5: Mustafa Kemal Paşa, II. İnönü Savaşı’ndan sonra gönderdiği telgrafta, “Siz orada yalnız düşmanı değil milletin makûs talihini de yendiniz.” sözleriyle İsmet Paşa’yı tebrik etmiştir.
Buna göre
I. İkinci İnönü Savaşı zaferle sonuçlanmıştır.
II. Türk milletinin kurtuluşa olan inancı artmıştır.
III. Millî Mücadele başarıyla tamamlanmıştır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) I ve II
B) I ve III
C) II ve III
D) I, II ve III
Çözüm:
Mustafa Kemal’in bu meşhur sözünü yorumlayarak doğru yargılara ulaşacağız. Hadi başlayalım!
Adım 1: Birinci yargı (I) diyor ki: “İkinci İnönü Savaşı zaferle sonuçlanmıştır.” Mustafa Kemal’in İsmet Paşa’yı tebrik etmesi ve “düşmanı… yendiniz” demesi, savaşın bir zaferle bittiğini açıkça gösterir. I. yargı doğrudur.
Adım 2: İkinci yargı (II) şöyledir: “Türk milletinin kurtuluşa olan inancı artmıştır.” Mustafa Kemal’in “milletin makûs (kötü) talihini de yendiniz” sözü çok anlamlıdır. Bu zafer sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda milletin üzerindeki umutsuzluğu, karamsarlığı da yenmiştir. Bu da halkın morale ve kurtuluşa olan inancını artırmıştır. II. yargı da doğrudur.
Adım 3: Üçüncü yargıya (III) dikkat edelim: “Millî Mücadele başarıyla tamamlanmıştır.” II. İnönü Savaşı, Kurtuluş Savaşı’nın önemli bir aşamasıdır ama sonu değildir. Bu savaştan sonra Kütahya-Eskişehir Savaşları, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz gibi çok önemli savaşlar daha yapılmıştır. Yani bu zaferle Milli Mücadele henüz bitmemiştir. Bu yüzden III. yargı yanlıştır.
Sonuç: Ulaşabildiğimiz yargılar I ve II’dir. Bu da bizi A seçeneğine götürür.
Doğru Cevap: A) I ve II
Soru 6: Başkomutan Mustafa Kemal’in, “Milletimizi esir etmek isteyen düşmanları her koşulda yeneceğimize dair güvenim bir dakika olsun sarsılmamıştır.” sözü onun kişilik özelliklerinden hangisini yansıtmaz?
A) Vatanseverlik
B) Teşkilatçılık
C) Kararlılık
D) Bağımsızlığa düşkünlük
Çözüm:
Bu soruda dikkat etmemiz gereken kelime “yansıtmaz“. Yani Mustafa Kemal’in bu sözünde hangi özelliğini göremiyoruz, onu bulacağız.
Adım 1: Seçenekleri tek tek sözle ilişkilendirelim.
- A) Vatanseverlik: “Milletimizi esir etmek isteyen düşmanlar” ifadesi, milletine ve vatanına duyduğu sevgiyi ve onu koruma isteğini gösterir. Bu, vatanseverliktir. Bu özellik yansıtılıyor.
- C) Kararlılık: “güvenim bir dakika olsun sarsılmamıştır” ve “her koşulda yeneceğimize dair” ifadeleri, onun ne kadar azimli ve kararlı olduğunu gösterir. Bu özellik de yansıtılıyor.
- D) Bağımsızlığa düşkünlük: Milletin “esir” edilmesine karşı çıkması, onun bağımsızlığa ne kadar düşkün olduğunu gösterir. Bu özellik de yansıtılıyor.
Adım 2: Geriye B seçeneği kaldı.
- B) Teşkilatçılık: Teşkilatçılık; insanları bir araya getirme, örgütleme, bir amaç için birleştirme yeteneğidir. Mustafa Kemal çok büyük bir teşkilatçıdır, ancak bu sözünde teşkilatçılık özelliğine dair bir ipucu yoktur. Sözü daha çok inancı, kararlılığı ve vatan sevgisi üzerinedir.
Sonuç: Mustafa Kemal’in bu sözü vatanseverliğini, kararlılığını ve bağımsızlığa düşkünlüğünü yansıtırken, teşkilatçılık özelliğini yansıtmaz.
Doğru Cevap: B) Teşkilatçılık
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Unutmayın, İnkılap Tarihi dersi sadece geçmişi öğrenmek değil, aynı zamanda o günkü zorlukları ve mücadele ruhunu anlamaktır. Başarılar dilerim!