8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 81
Harika bir etkinlik! Sevgili öğrencilerim, gelin hep birlikte kitabımızdaki bu önemli soruları analiz edelim ve cevaplayalım. İnkılap Tarihi dersimizin en heyecanlı konularından birindeyiz. Mustafa Kemal’in liderliğini ve kararlılığını bu olaylarda çok net bir şekilde göreceğiz.
Soru 1: Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’un işgali karşısında aldığı tedbirlerle neyi amaçlamıştır? Açıklayınız.
Arkadaşlar, İstanbul’un 16 Mart 1920’de İtilaf Devletleri tarafından resmen işgal edilmesi, Milli Mücadele için bir dönüm noktasıydı. Mustafa Kemal, bu işgal karşısında sessiz kalmamış ve bir dizi kararlı tedbir almıştır. Gelin bu tedbirlerin arkasındaki amaçları adım adım inceleyelim.
Mustafa Kemal’in temel amacı, işgali hem yurtiçinde hem de yurtdışında protesto etmek, işgalcilerin Anadolu’daki hareket kabiliyetini kısıtlamak ve en önemlisi, milletin iradesinin İstanbul’da değil, Anadolu’da olduğunu göstermekti.
Adım 1: İstanbul Hükûmeti’ni Yok Saymak
Mustafa Kemal, ilk iş olarak işgal altındaki bir hükûmetin vereceği emirlerin özgür olmayacağını biliyordu. Bu yüzden İstanbul Hükûmeti ile tüm resmî haberleşmeyi kesti. Buradaki amaç şuydu: Artık Anadolu’daki yönetimin tek meşru gücü, Sivas Kongresi’nde seçilen Heyet-i Temsiliye‘dir. İstanbul’dan gelen emirlere uyulmayacaktır. Böylece Anadolu’daki Milli Mücadele hareketinin kontrolünü tamamen eline almayı hedeflemiştir.
Adım 2: Milli Bilinci Harekete Geçirmek ve Kamuoyu Oluşturmak
Halkın bu işgale tepkisiz kalmaması çok önemliydi. Bu nedenle yurdun her yerinde mitingler düzenlenmesini ve işgalin protesto telgraflarıyla kınanmasını istedi. Buradaki amaç, Türk milletinin işgali kabul etmediğini hem kendi içimizde hem de bütün dünyaya göstermekti. Bu, Milli Mücadele’ye olan halk desteğini artırmak için atılmış çok zekice bir adımdı.
Adım 3: İşgalcilerin Gücünü Kırmak
Mustafa Kemal sadece protesto ile yetinmedi, aynı zamanda işgal güçlerine somut zorluklar da çıkardı.
- Askerî sevkiyatı önlemek: İşgal kuvvetlerinin İstanbul ve Adana’dan Anadolu’nun içlerine asker ve malzeme göndermesini engellemek için Geyve ve Ulukışla civarındaki demir yollarının tahrip edilmesini emretti. Bu, Milli Mücadele’nin askerî olarak güçlenmesi için zaman kazanmak demekti.
- Ekonomik kaynakları korumak: Anadolu’daki resmî kurumların para ve kıymetli eşyalarının İstanbul’a gönderilmesini yasakladı. Böylece Milli Mücadele’nin finansal kaynaklarını koruma altına almayı ve işgal altındaki hükûmetin bu kaynakları kullanmasını engellemeyi amaçladı.
Kısacası, Mustafa Kemal bu tedbirlerle İstanbul’daki otoriteyi tanımadığını, milletin gerçek temsilcisinin Anadolu’da olduğunu ve işgale karşı her alanda (siyasi, askeri, ekonomik) mücadele edileceğini net bir şekilde ortaya koymuştur.
Soru 2: Mustafa Kemal, İstanbul’un işgali sırasında yapılan tutuklamalar karşısında Anadolu’da nasıl bir tutum izlemiştir? Açıklayınız.
Bu soru da çok önemli, çünkü Mustafa Kemal’in ne kadar kararlı ve gözü pek bir lider olduğunu gösteriyor. İtilaf Devletleri, İstanbul’u işgal edince Mebusan Meclisi’ni basmış ve aralarında Rauf (Orbay) Bey’in de bulunduğu pek çok vatansever aydını ve milletvekilini tutuklayıp Malta’ya sürgüne göndermişti.
Adım 1: “Mütekabiliyet” İlkesini Uygulamak
Mustafa Kemal, bu haksız tutuklamalara karşı sessiz kalmadı. Uluslararası ilişkilerde “mütekabiliyet” yani “karşılıklılık” denen bir ilke vardır. Basitçe, “bana nasıl davranırsan, ben de sana öyle davranırım” demektir. Mustafa Kemal de tam olarak bunu yaptı.
Adım 2: Karşı Hamle Yapmak
İtilaf Devletleri’nin İstanbul’daki vatanseverleri tutuklamasına misilleme olarak, Anadolu’da bulunan İtilaf Devletleri subaylarının tutuklanması emrini verdi. Metinde de belirtildiği gibi, Erzurum’da görevli İngiliz Yarbay Rawlinson başta olmak üzere, Anadolu’daki pek çok yabancı subay tutuklandı.
Adım 3: Verilen Mesaj
Bu tutumun amacı çok netti:
- İtilaf Devletleri’ne, “Anadolu’da sizin gücünüz geçmez. Burada bizim kurallarımız geçer.” mesajını vermek.
- Yaptığınız her haksızlığın bir karşılığı olacaktır diyerek onları caydırmaya çalışmak.
- Anadolu’daki Milli Mücadele hareketinin sahipsiz olmadığını ve kendi vatandaşlarını koruyacak güçte olduğunu göstermek.
Sonuç olarak, Mustafa Kemal’in bu tutumu, onun pasif bir direniş yerine aktif, kararlı ve dişe diş bir mücadele yürüteceğini gösteren önemli bir kanıttır. Bu olay, Anadolu’daki hareketin ciddiyetini ve gücünü tüm dünyaya ilan etmiştir.