6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 12
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün sizlerle çok güzel ve düşündürücü sorularla dolu bir etkinliğe başlayacağız. Hazırsanız kalemlerinizi, defterlerinizi hazırlayın ve benimle birlikte bu soruların cevaplarını bulmaya çalışalım. Unutmayın, önemli olan doğru cevabı bulmak kadar, o cevaba nasıl ulaştığımızı anlamaktır.
1. Anlamını beğendiğiniz ya da söylemekten hoşlandığınız kelimeleri bir hazine sandığında saklayacak olsaydınız bu kelimeler neler olurdu? Söyleyiniz.
Bu soru tamamen sizin hayal gücünüze ve duygularınıza bağlı bir soru, sevgili çocuklar. Herkesin kalbinde özel bir yeri olan kelimeler vardır. Benim için bu kelimelerden bazıları şunlar olurdu:
- Umut: Çünkü umut etmek, bizi her zaman daha iyiye yöneltir, zorlukların üstesinden gelmemizi sağlar.
- Sevgi: Çünkü sevgi, insanları bir araya getiren, dünyayı güzelleştiren en güçlü duygudur.
- Merak: Çünkü merak, öğrenmenin başlangıcıdır. Yeni şeyler keşfetmemizi, dünyayı anlamamızı sağlar. Kaşgarlı Mahmut gibi!
- Kitap: Çünkü kitaplar, bize bilginin kapılarını açar, farklı dünyalara götürür.
Siz de kendi kelimelerinizi düşünün, bakalım sizin hazine sandığınızda hangi kelimeler olurdu?
2. “Sözlük” kelimesi yerine yeni bir kelime bulmanız gerekseydi o kelime ne olurdu? Arkadaşlarınızla paylaşınız.
Düşünelim bakalım, “sözlük” kelimesi bize ne anlatır? Kelimelerin anlamlarını, nasıl yazıldıklarını, kökenlerini bulduğumuz bir yer. Yani bir nevi kelime hazinesi, kelime rehberi. Ben olsam şöyle bir kelime bulurdum:
- Kelime Kılavuzu: Çünkü bize kelimeler hakkında yol gösteriyor, onları anlamamıza yardımcı oluyor.
- Anlam Kutusu: Çünkü her kelimenin anlamını bir kutu gibi içinde saklıyor.
- Dil Bilgesi: Çünkü dilin tüm bilgilerini içinde barındıran bilge bir kitap gibi.
Siz ne düşünüyorsunuz? Sizin bulduğunuz kelimeler neler olurdu? Eminim çok yaratıcı fikirleriniz vardır!
3. Yandaki bulmacayı Türkçenin köklü ve zengin yapısını yansıtan kelime/kelime gruplarından hareketle örnekteki gibi tamamlayınız.
Haydi şimdi küçük bir bulmaca çözelim! Resimde bize bazı harfler verilmiş ve bazı kelimelerin başlangıçları ya da bitişleri gösterilmiş. Bizden istenen, bu kelimeleri tamamlamak.
Adım 1: Dikey kelimeyi bulalım.
Resimde dikey olarak yazılmış harflere dikkatlice bakalım:
- D
- İ
- L
- L
- E
- M
- İ
- Z
Bu harfler yan yana geldiğinde DİLLEMİZ kelimesini oluşturuyor. Belki bu kelime kulağınıza çok tanıdık gelmeyebilir ama bulmacanın bize verdiği harfler bu yönde. Türkçe’nin zenginliğini anlatan bir kelime aradığımızda “Dilimiz” (yani bizim dilimiz) kelimesi çok uygun olurdu, ancak görseldeki harfler DİLLEMİZ şeklinde. Biz görseldeki harflere göre ilerleyelim.
Adım 2: Yatay kelimeleri tamamlayalım.
Şimdi de yatay kelimelere bakalım. Bu kelimeler dikey kelimeyle kesişiyor.
İlk yatay kelime: TÜRKÜ _ _ ER
- Dikey kelimemiz DİLLEMİZ’in 5. harfi olan ‘E’, bu yatay kelimeyle kesişiyor.
- Yani TÜRKÜ kelimesinden sonra gelen harflerle birlikte ‘E’ harfini de kullanarak bir kelime oluşturmalıyız.
- “TÜRKÜ” ile başlayan ve ‘ER’ ile biten, arada ‘E’ harfi olan hangi kelime olabilir? Tabii ki TÜRKÜLER.
- TÜRKÜLER kelimesindeki ‘E’ harfi, DİLLEMİZ kelimesinin 5. harfi olan ‘E’ ile tam olarak eşleşiyor.
İkinci yatay kelime: _ _ _ _ _ _ ENGINLIK
- Dikey kelimemiz DİLLEMİZ’in 7. harfi olan ‘İ’, bu yatay kelimeyle kesişiyor.
- Yani ENGINLIK kelimesinden önce gelen harflerle birlikte ‘İ’ harfini de kullanarak bir kelime oluşturmalıyız.
- Türkçenin zenginliğini anlatan kelime gruplarından “ENGİNLİK” kelimesiyle birleşen, içinde ‘İ’ harfi olan ne olabilir? Kelimenin kendisi ZENGİNLİK.
- ZENGİNLİK kelimesindeki ‘İ’ harfi, DİLLEMİZ kelimesinin 7. harfi olan ‘İ’ ile tam olarak eşleşiyor.
Sonuç:
Bulmacayı tamamladığımızda ortaya çıkan kelimeler şunlardır:
- Dikey kelime: DİLLEMİZ
- Yatay kelimeler: TÜRKÜLER ve ZENGİNLİK
Metinle ilgili soruya geçelim:
1. Bu oyuna neden tepük denmiş olabilirdi?
Şimdi Kaşgarlı Mahmut’un hikayesine geri dönelim. Mahmut ve arkadaşları “tepük” oynuyorlardı. Hikayede topun Mahmut’a doğru geldiği ve arkadaşlarının ona “Haydi Mahmut vursana! Haydi vur, vur!” diye bağırdığı yazıyor. Bu da bize oyunun topa vurmakla, yani tekme atmakla ilgili olduğunu gösteriyor.
Adım 1: Kelimenin kökenini düşünelim.
Türkçede “ayakla vurmak” anlamına gelen fiil “tepmek”tir. Mesela, topu tekmek, kapıyı tekmek gibi.
Adım 2: Oyunun içeriğiyle ilişkilendirelim.
Hikayede Mahmut’un topa vurması isteniyor. Demek ki “tepük” oyunu, topa ayakla vurma, yani “tepme” eylemi üzerine kurulu bir oyun.
Sonuç:
Bu oyuna tepük denmiş olmasının nedeni, oyunun temel hareketinin topa ayakla vurmak, yani “tepmek” eylemi olmasıdır. Muhtemelen o dönemde bu eylemi anlatan “tepmek” fiilinden türetilmiş bir isimdir. Tıpkı şimdiki futbol gibi, ayağımızla topa vurduğumuz için bu tür oyunlara o dönemde “tepük” denmiş olabilir.
Umarım bu açıklamalar sizin için faydalı olmuştur sevgili öğrencilerim! Gördüğünüz gibi, soruları adım adım inceleyerek ve dikkatlice düşünerek her sorunun üstesinden gelebiliriz. Devam edin, merak etmeye ve öğrenmeye devam edin!