7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 135
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencileri! Bugünkü dersimizde sosyal bilgiler dersinde karşımıza çıkan bu harika etkinliği birlikte çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. Cevaplarınızı defterinize yazınız.
Metin, Avrupa’da bilimsel çalışmaların ve Müslümanların bu alandaki katkılarının ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Özellikle bilginin nasıl yayıldığına ve Müslüman bilim insanlarının bu yayılmadaki rolüne dikkat çekiyor. Tarih boyunca bilginin sınırları aşarak nasıl geliştiğini görüyoruz.
Soru 1:
Orta Çağ’da Avrupa medeniyeti ile Türk-İslam medeniyeti arasındaki farklılıklar nelerdir? Tartışınız?
Bu soruyu cevaplamak için metni dikkatlice okuyalım. Metin, Avrupa’da bilimin nasıl geliştiğini ve bu gelişmede Müslümanların etkisini anlatıyor. Avrupa’da bilimin daha çok “deneyerek ve gözlemleyerek” ilerlediğini, Müslümanların ise “kütüphaneler kurarak” bilgiyi topladığını ve yaydığını görüyoruz. Farklılıklar şunlar olabilir:
- Avrupa’da Bilim: Deney ve gözleme dayalı, daha çok yeni keşiflere odaklı bir gelişim göstermiştir.
- Türk-İslam Medeniyeti’nde Bilim: Bilgiyi toplama, derleme ve yayma konusunda daha ileri gitmiş, kütüphaneler kurmuş ve mevcut bilgileri geliştirmiştir.
Bu iki medeniyetin birbirini nasıl etkilediğini de düşünerek tartışma yapabiliriz.
Soru 2:
Müslümanlar bilimsel gelişme sürecine hangi katkıları yapmışlardır? Tartışınız?
Metne göre Müslümanlar, bilimsel gelişme sürecine pek çok önemli katkı yapmışlardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Bilimsel çalışmaları yaparak ve bilgiyi yayarak Avrupa’daki bilimsel gelişmelere öncülük etmişlerdir.
- Kütüphaneler kurarak bilginin toplanmasını ve korunmasını sağlamışlardır.
- Avrupa’ya yaptıkları bilimsel çalışmalarla yeni bilgiler aktarmışlardır.
- Özellikle astronomi, matematik ve tıp gibi alanlarda önemli çalışmalar yapmışlardır.
Bu katkıları daha detaylı düşünerek tartışabiliriz.
Soru 3:
“İnandığım ispatla!” ifadesi ne anlama gelmektedir? Tartışınız?
Bu ifade, metinde geçen bir söz. Bu söz, bilimsel çalışmaların nasıl yapıldığına dair bir anlayışı yansıtıyor. “İnandığım ispatla!” demek, bir şeyi sadece inanmakla kalmayıp, onu deneylerle, gözlemlerle veya mantıksal çıkarımlarla kanıtlamak anlamına gelir. Yani, bilimin temelinde yatan “doğruluğu kanıtlama” ilkesini ifade eder. Bilim insanları bir fikre inanır ama o fikrin doğru olduğunu göstermek için ispatlamaya çalışırlar.
Soru 4:
Avrupa’da bilimin gelişmesinde Müslümanların rolü nedir?
Metin bu konuya çok net değiniyor. Avrupa’da bilimin gelişmesinde Müslümanların rolü çok büyük. Şöyle ki:
- Müslüman bilim insanları, Antik Yunan’dan gelen bilgileri hem korumuşlar hem de üzerine yenilerini eklemişlerdir.
- Bu bilgileri Avrupalılara aktararak, Avrupa’da bilimsel uyanışın başlamasına zemin hazırlamışlardır.
- Kütüphaneler aracılığıyla bilginin yayılmasını sağlamışlardır.
- Yeni bilimsel metotlar ve keşiflerle Avrupa’daki bilim insanlarını etkilemişlerdir.
Yani Müslümanlar, adeta bir köprü görevi görerek Avrupa’nın bilimsel olarak ilerlemesine yardımcı olmuşlardır.
Şimdi de metnin alt kısmında yer alan bilgileri inceleyelim.
Türk-İslam medeniyetinde yetişen bilgilerden bazılarını daha yakından tanıyalım.
Burada iki önemli bilim insanı hakkında kısa bilgiler verilmiş:
- el-Harezmî (ö. 863 ?)
Coğrafya, astronomi ve matematik alanında çalışmalar yaparak kitaplar yazmıştır. Özellikle cebir bilimi üzerine yaptığı çalışmalarla “cebirin babası” olarak tanınmıştır. Hint rakamlarını inceleyerek “0” (sıfır) rakamını ilk defa kullanmıştır. Günümüzde de kullandığımız onlu sayı sistemi onun çalışmaları sayesinde ortaya çıkmıştır. Ayrıca enlem ve boylam daireleriyle ilgili ölçümler yapmıştır. Güneş, Ay ve gezegenlerin hareketlerini gözlemlemiştir.
- İbn-i Firnas (ö. 887 ?)
Astronomi, müzik, mühendislik alanlarında çalışmalar yapmıştır. En bilinen çalışması ise ilk planör denemesidir. İlk denemesinde başarısız olmasına rağmen, ikinci denemede daha başarılı olup daha uzun süre havada kalmayı başarmıştır. Bu, havacılık alanında önemli bir adımdır.
Bu iki değerli bilim insanının yaptıkları çalışmalar, Türk-İslam medeniyetinin bilim alanındaki zenginliğini ve öncülüğünü göstermektedir.