7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 149
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencileri! Sosyal Bilgiler dersimiz için gönderdiğiniz soruları birlikte adım adım inceleyelim ve çözelim. Hep birlikte harika bir öğrenme süreci yaşayacağız!
**22. Yukarıdaki bilimsel gelişmelerden hangisi 20. yüzyılda uzay alanındaki çalışmalara doğrudan katkı yapmıştır?**
* I. Matbaanın icadı
* II. Kütle Çekim Kanunu’nun keşfi
* III. Buhar makinesinin icadı
* IV. Dünya’nın yuvarlak olduğunun ispatı
Seçenekler:
A) I
B) II
C) III
D) IV
**Çözüm:**
Bu soruda bizden istenen, verilen bilimsel gelişmelerden hangisinin 20. yüzyılda uzay bilimiyle doğrudan ilişkili olduğudur. Gelin her bir seçeneği tek tek inceleyelim:
* I. Matbaanın icadı: Matbaa, bilginin yayılmasını hızlandıran çok önemli bir icattır. Ancak doğrudan uzay bilimiyle ilgili bir gelişme değildir. Bu icat daha çok bilginin çoğaltılması ve yayılmasıyla ilgilidir.
* II. Kütle Çekim Kanunu’nun keşfi: Bu kanun, Isaac Newton tarafından bulunmuştur ve genellikle 17. yüzyıla aittir. Kütle çekim kanunu, gezegenlerin hareketlerini ve uzaydaki cisimlerin birbirine uyguladığı çekim kuvvetini açıklar. Bu nedenle uzay bilimi için temel bir bilgidir ve 20. yüzyıldaki uzay çalışmalarına dolaylı olarak zemin hazırlamıştır. Ancak soruda “doğrudan katkı” deniyor ve bu kanun daha önceki yüzyıllarda keşfedilmiştir.
* III. Buhar makinesinin icadı: Buhar makinesi, sanayi devriminin önemli bir parçasıdır ve ulaşım, üretim gibi alanlarda büyük değişikliklere yol açmıştır. Ancak uzay bilimiyle doğrudan bir ilişkisi yoktur.
* IV. Dünya’nın yuvarlak olduğunun ispatı: Dünya’nın yuvarlak olduğunun anlaşılması, coğrafi keşiflerle ve astronomi çalışmalarıyla ilgilidir. Bu da doğrudan uzay alanındaki çalışmalara katkı sağlamaz.
Şimdi bir düşünelim, 20. yüzyılda uzay alanında ne gibi büyük gelişmeler yaşandı? Roket teknolojisi, uzaya insan gönderme, uydu sistemleri gibi pek çok yenilik bu yüzyılda oldu. Bu yeniliklerin temelinde ise bazı fiziksel prensipler yatar. Kütle çekim kanunu, bu prensiplerin en önemlilerinden biridir. Soruda “doğrudan katkı” ifadesi kullanılmış olsa da, verilen seçenekler arasında uzay bilimiyle en alakalı olan ve sonraki çalışmaları etkileyen gelişme Kütle Çekim Kanunu’nun keşfidir. Diğer seçeneklerin uzay bilimiyle bir ilgisi bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, 20. yüzyıldaki uzay çalışmalarına zemin hazırlayan ve bu alandaki ilerlemeleri mümkün kılan temel bilimsel prensiplerden biri Kütle Çekim Kanunu’dur. Bu kanun, uzaydaki hareketleri anlamamızı sağlamıştır.
Bu soruda bir yanlış anlaşılma olabilir, çünkü verilen seçenekler içerisinde 20. yüzyılda keşfedilmiş ve doğrudan uzay çalışmalarını etkilemiş bir gelişme bulunmuyor. Ancak, eğer bu seçenekler arasından birini seçmemiz gerekiyorsa, uzay bilimiyle en çok ilişkili olan ve temelini oluşturan gelişme Kütle Çekim Kanunu’dur.
Ancak, soruda “20. yüzyılda uzay alanındaki çalışmalara doğrudan katkı yapmıştır?” deniyor. Bu ifadeyi dikkatli incelediğimizde, Kütle Çekim Kanunu 17. yüzyılda keşfedildiği için 20. yüzyılın bir gelişmesi değildir. Belki de soruda bir hata vardır veya bizden 20. yüzyılda bu kanunun öneminin daha iyi anlaşıldığı veya yeni uzay çalışmalarıyla bu kanunun doğruluğunun tekrar kanıtlandığı gibi bir anlam kastedilmiştir.
Verilen seçenekler arasında 20. yüzyılda uzay çalışmalarıyla doğrudan ilgili bir gelişme bulunmadığı için, soruyu yeniden gözden geçirmek gerekebilir. Ancak, eğer bu seçenekler arasında bir seçim yapmak zorundaysak, uzay bilimiyle en çok ilgili olanı seçmeliyiz.
Tekrar düşünelim: 20. yüzyıl, uzay yarışının başladığı, roketlerin icat edildiği, Ay’a gidildiği bir dönemdir. Bu gelişmelerin temelinde yerçekimi bilimi yatar. Kütle çekim kanunu, uzaydaki hareketleri anlamamızın anahtarıdır. Bu nedenle, dolaylı da olsa, bu kanun 20. yüzyıldaki uzay çalışmalarına temel oluşturmuştur.
Eğer soruda listede olmayan ama 20. yüzyıla ait uzay çalışmaları ile ilgili bir şey olsaydı, onu seçerdik. Mevcut seçenekler arasında, uzay bilimine en yakın olan Kütle Çekim Kanunu’dur.
**Bu sorunun cevabı, verilen seçenekler ve soru metni arasındaki tutarsızlık nedeniyle net olarak belirlenememektedir. Ancak, eğer zorunlu olarak bir seçim yapılacaksa, uzay bilimiyle en çok ilişkili olan ve sonraki çalışmaları etkileyen gelişme olarak Kütle Çekim Kanunu (II) öne çıkmaktadır.**
**23. Aşağıdakilerden hangisi Abbasiler Dönemi’nde özgür bir düşünce ortamı olduğunu göstermektedir?**
A) Farklı dinden dinlerin değiştirilmeye zorlanmadan çalışması
B) Yabancı dillerden Arapçaya tercümeler yapılması
C) Çok sayıda kitabın yer aldığı Darü’l-Hikme’nin açılması
D) Darü’l-Hikme’de her bilim dalı için ayrı bölümlerin olması
**Çözüm:**
Sevgili gençler, bu soruda Abbasiler Dönemi’nde nasıl bir düşünce ortamı olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Yani, o dönemde insanlar ne kadar özgürce düşünebiliyor, fikirlerini ifade edebiliyorlardı? Gelin şıkları inceleyelim:
* A) Farklı dinden dinlerin değiştirilmeye zorlanmadan çalışması: Bu seçenek, hoşgörü ve farklı inançlara saygı duyulduğunu gösterir. Bu da özgür bir düşünce ortamının varlığına işaret edebilir.
* B) Yabancı dillerden Arapçaya tercümeler yapılması: Bu durum, farklı kültürlerden bilgilerin alındığını ve bilginin yayılmasına önem verildiğini gösterir. Bu da entelektüel bir faaliyet olup, özgür düşünce ortamını destekler.
* C) Çok sayıda kitabın yer aldığı Darü’l-Hikme’nin açılması: Darü’l-Hikme, bir bilgi evi, bir kütüphane ve araştırma merkezi gibidir. Burada çok sayıda kitap olması, bilginin birikimini ve ulaşılabilirliğini gösterir. Bu da bilime ve öğrenmeye verilen önemi vurgular.
* D) Darü’l-Hikme’de her bilim dalı için ayrı bölümlerin olması: Bu seçenek, bilimin farklı alanlarının sistematik bir şekilde incelendiğini ve organize edildiğini gösterir. Bu da bilimin geliştiği ve çeşitli alanlarda çalışmalar yapıldığı anlamına gelir.
Şimdi düşünelim, bu şıkların hepsi Abbasiler Dönemi’nde bilimin ve kültürün ne kadar geliştiğini gösteriyor. Ancak soruda bizden “özgür bir düşünce ortamı”nı gösteren bir durum isteniyor.
* A şıkkı doğrudan din özgürlüğünden bahsediyor. Bu da düşünce özgürlüğünün bir parçasıdır.
* B ve C şıkları bilginin yayılması ve birikimi ile ilgili. Bu da dolaylı olarak özgür düşünceyi destekler.
* D şıkkı ise bilimin organize edilmesiyle ilgili. Bu da bilimin geliştiğini gösterir ama doğrudan düşünce özgürlüğünü vurgulamaz.
Soruda “özgür bir düşünce ortamı” vurgusu yapıldığı için, farklı inançlara sahip insanların zorlanmadan kendi dinlerini yaşaması, en doğrudan özgür düşünce ve vicdan özgürlüğünü gösteren bir durumdur. Bilgiye ulaşmak ve bilginin yayılması da özgür düşünceyi destekler ancak din özgürlüğü kadar doğrudan bir ifade değildir.
**Bu nedenle, Abbasiler Dönemi’nde özgür bir düşünce ortamı olduğunu en net gösteren ifade, farklı dinlere mensup kişilerin inançlarını serbestçe yaşayabilmesidir.**
Sonuç: **A**
—
**D. Aşağıdaki soruların cevaplarını defterinize yazınız.**
**24. Bilginin korunması, yaygınlaştırılması ve aktarılmasında zaman içinde farklı yöntem ve araçların kullanılmasına sebep nelerdir?**
Sevgili öğrenciler, bu soruda bize bilginin nesilden nesile aktarılmasının neden değiştiğini soruyor. Yani zamanla insanlar bilgiyi saklamak, yaymak ve anlatmak için neden farklı yollar bulmuşlar?
* Teknolojinin Gelişmesi: En önemli sebeplerden biri teknolojidir. İlk insanlar bilgiyi sözlü olarak aktarıyorlardı. Sonra yazı icat edildi, kağıt yapıldı, matbaa çıktı, bilgisayarlar ve internet geldi. Her yeni teknoloji, bilginin daha kolay, daha hızlı ve daha çok insana ulaşmasını sağladı.
* Nüfus Artışı: Dünya nüfusu arttıkça, daha çok insana ulaşmak için daha etkili yöntemlere ihtiyaç duyuldu. Tek bir kişinin anlatmasıyla herkese ulaşmak mümkün olmazdı.
* Bilginin Artması ve Karmaşıklaşması: Zamanla bilim, sanat, felsefe gibi alanlarda bilgi birikimi arttı. Bu kadar çok bilgiyi sadece sözle aktarmak zorlaştı. Yazı ve diğer araçlar, bu karmaşık bilgileri düzenlemeye ve korumaya yardımcı oldu.
* İhtiyaçlar: Farklı toplumsal ve ekonomik ihtiyaçlar, bilginin aktarılma şeklini de etkiledi. Örneğin, ticaretin gelişmesiyle muhasebe gibi bilgilerin yazılı olarak kaydedilmesi gerekti.
* Ulaşım ve İletişimin Kolaylaşması: Yeni ulaşım ve iletişim araçları, bilginin coğrafi sınırları aşmasını kolaylaştırdı.
Kısacası, bilgiye daha fazla insanın ulaşması, bilginin daha doğru ve eksiksiz aktarılması, bilginin korunması ve daha hızlı yayılması gibi nedenlerle zaman içinde farklı yöntemler ve araçlar kullanılmıştır.
**25. Bilginin korunmasında, yaygınlaştırılmasında ve aktarılmasında yaşanan değişim ve sürekliliğe örnekler veriniz.**
Bu soruda da bilginin aktarılmasındaki hem değişiklikleri hem de değişmeyen şeyleri göstereceğiz.
Değişim Örnekleri:
* Sözlü Anlatımdan Yazıya: Eskiden insanlar bilgiyi sadece dinleyerek öğrenirdi. Şimdi ise yazı sayesinde okuyarak öğreniyoruz.
* El Yazmasından Matbaaya: Önceleri kitaplar tek tek elle yazılırdı, bu da çok zaman alırdı ve az sayıda kitap olurdu. Matbaanın icadıyla kitaplar seri olarak basılmaya başlandı, bu da bilginin daha çok kişiye ulaşmasını sağladı.
* Sınırlı Kütüphanelerden İnternete: Eskiden bilgiye ulaşmak için sadece kütüphanelere giderdik ve orada bulunan kitaplarla sınırlıydık. Şimdi ise internet sayesinde dünyanın her yerindeki bilgilere anında ulaşabiliyoruz.
* Harita ve Pusuladan GPS’e: Yön bulmak ve yer bildirmek için eskiden harita ve pusula kullanılırdı. Şimdi ise GPS sayesinde çok daha hassas bir şekilde konumumuzu belirleyebiliyoruz.
Süreklilik Örnekleri:
* Öğretmen-Öğrenci İlişkisi: Bilgi aktarımında öğretmenlerin rolü her zaman önemli olmuştur. Eskiden de öğretmenler vardı, şimdi de. Sadece öğretme yöntemleri değişti.
* Deney ve Gözlem: Bilimsel bilgiyi elde etmenin temel yollarından biri olan deney ve gözlem, zaman içinde değişmemiştir.
* Yazılı Kayıtların Önemi: Bilginin kalıcı hale gelmesi için yazılı kayıt tutma geleneği her zaman devam etmiştir. İster kil tabletler olsun, ister dijital veriler, bilginin kaydedilmesi önemlidir.
* Öğrenme İsteği: İnsanların öğrenme ve kendini geliştirme isteği, zamanın değişmeyen bir unsurudur.
**26. Türk-İslam medeniyetinde yetişen bilgilerin bilimsel gelişmelere katkıları nelerdir?**
Türk-İslam dünyası, bilimin altın çağını yaşadığı dönemlerde pek çok önemli bilim insanı yetiştirmiştir. Bu bilim insanlarının katkıları saymakla bitmez!
* Matematik: Harezmî gibi bilim insanları, cebirin temellerini atmış, ondalık sayı sistemini kullanmışlardır. Bu, matematik alanında devrim niteliğinde bir gelişmeydi.
* Astronomi: El-Battani, Uluğ Bey gibi astronomlar, yıldızların hareketlerini incelemiş, hassas gözlemler yapmış ve gök haritaları hazırlamışlardır. Bu çalışmalar, sonraki dönemlerdeki astronomi çalışmalarına ışık tutmuştur.
* Tıp: İbn-i Sina’nın “Kanun” adlı eseri, yüzyıllarca Avrupa’da tıp alanında temel kaynak olarak kullanılmıştır. Cerrahlık, eczacılık gibi alanlarda da önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
* Kimya ve Fizik: Cabir bin Hayyan gibi bilim insanları, deney yöntemlerini kullanarak kimya alanında önemli buluşlar yapmıştır.
* Felsefe ve Sosyoloji: Farabi, İbn Haldun gibi düşünürler, felsefe, siyaset bilimi ve sosyoloji gibi alanlarda çığır açan fikirler ortaya koymuşlardır. İbn Haldun’un “Mukaddime” adlı eseri, sosyolojinin temellerini atmıştır.
Bu bilim insanları, sadece kendi dönemlerinde değil, sonraki yüzyıllarda da bilimin gelişmesine büyük katkılar sağlamışlardır. Onların çalışmaları, Avrupa’daki Rönesans hareketini de etkilemiştir.
**27. 15-20. yüzyıllar arasında Avrupa’da yaşanan bilimsel gelişmelerin günümüzde insan yaşamına etkileri nelerdir?**
Bu dönem, Avrupa’da bilim devriminin yaşandığı ve modern bilimin temellerinin atıldığı bir dönemdir. Bu gelişmelerin günümüzdeki etkileri inanılmaz büyüktür:
* Bilimsel Düşünce Yöntemi: Gözlem, deney ve mantık yürütme gibi bilimsel düşünce yöntemleri bu dönemde yaygınlaşmıştır. Bu yöntemler sayesinde insanlar artık doğayı daha iyi anlamaya başlamışlardır.
* Teknolojik Gelişmeler: Buhar makinesinin icadı, elektrik enerjisinin keşfi, sanayi devrimi gibi gelişmeler, ulaşım, üretim ve iletişimde büyük devrimler yaratmıştır. Bugün kullandığımız pek çok teknoloji bu dönemdeki buluşların üzerine kuruludur.
* Sağlık Alanındaki İlerlemeler: Aşıların bulunması, hijyen anlayışının gelişmesi, hastalıkların nedenlerinin anlaşılması gibi gelişmeler, insanların daha uzun ve sağlıklı yaşamasına olanak sağlamıştır.
* Eğitim ve Bilim Kurumları: Üniversitelerin ve bilim akademilerinin yaygınlaşması, bilginin daha sistematik bir şekilde üretilmesini ve paylaşılmasını sağlamıştır.
* Modern Bilim Dalları: Fizik, kimya, biyoloji gibi modern bilim dallarının temelleri bu dönemde atılmıştır.
Kısacası, bu dönemdeki bilimsel gelişmeler, sadece Avrupa’yı değil, tüm dünyayı etkilemiş ve günümüzdeki modern yaşamın temelini oluşturmuştur.
**28. Günümüzdeki bilimsel birikimin oluşmasında Avrupa’da bilim alanındaki gelişmelerin etkisini açıklayınız.**
Bu soru, bir önceki soruyla çok benzer. Günümüzdeki bilimsel bilgimizin büyük bir kısmı, aslında Avrupa’da 15-20. yüzyıllar arasında yaşanan bilimsel devrimin bir sonucudur.
* Temel Bilimlerin Kurulması: Newton’un fizik yasaları, Lavoisier’in kimya prensipleri, Darwin’in evrim teorisi gibi temel bilimsel teoriler bu dönemde ortaya çıkmıştır. Bu teoriler, sonraki tüm bilimsel çalışmaları şekillendirmiştir.
* Deney ve Gözlemin Önceliği: Avrupa’da bilim insanları, sadece kitaplardaki bilgilere bağlı kalmak yerine, deneyler yaparak ve gözlemlerle doğruluğunu kanıtlayarak ilerlemişlerdir. Bu “deneyci” yaklaşım, bilimin gelişmesinde çok önemli bir rol oynamıştır.
* Bilginin Yayılması ve Uluslararasılaşması: Avrupa’daki bilimsel gelişmeler, matbaa sayesinde daha hızlı yayılmış ve diğer ülkelere ulaşmıştır. Bu da küresel bir bilimsel işbirliğinin başlangıcı olmuştur.
* Teknolojik Devrimler: Sanayi devrimi ve sonrasındaki teknolojik gelişmeler, bilimsel bilgilerin pratik uygulamalarını ortaya koymuş ve bilimin toplumsal yaşama etkisini artırmıştır.
Yani, Avrupa’daki bilimsel gelişmeler, sadece o kıtayı değil, tüm dünyayı etkileyerek günümüzdeki modern bilimsel birikimin oluşmasında kilit rol oynamıştır. Bizim bugün bildiğimiz pek çok şeyin kökeni bu dönemdeki Avrupa bilim dünyasına dayanmaktadır.
**29. Bilimsel gelişmelerin daha çok demokrasi ile yönetilen ülkelerde olmasının sebepleri nelerdir?**
Bu soru, bilimin gelişmesi ile yönetiliş biçimi arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde bilimin neden daha hızlı geliştiğini düşünelim:
* Düşünce ve İfade Özgürlüğü: Demokrasilerde insanlar düşüncelerini özgürce ifade edebilirler. Bu, bilim insanlarının yeni fikirler ortaya atmasını, eleştirel düşünmesini ve fikirlerini tartışmasını kolaylaştırır. Baskıcı rejimlerde ise bu özgürlük kısıtlı olabilir.
* Bilgiye Erişim Kolaylığı: Demokratik ülkelerde genellikle bilgiye erişim daha kolaydır. Kütüphaneler, üniversiteler, internet gibi kaynaklar daha serbestçe kullanılabilir.
* Eğitim Sisteminin Gelişmişliği: Demokrasilerde eğitime daha fazla önem verilir. İyi eğitim almış, sorgulayan, araştıran bir neslin yetişmesi, bilimsel gelişmeleri destekler.
* Bilimsel Araştırmalara Destek: Demokratik yönetimler, genellikle bilimsel araştırmalara daha fazla bütçe ayırır ve bilim insanlarını destekler. Bu da yeni buluşların ortaya çıkmasını teşvik eder.
* Farklı Fikirlerin Çatışması ve Ortaya Çıkan Sonuçlar: Demokrasilerde farklı fikirlerin bir arada bulunması ve tartışılması, daha iyi çözümlerin üretilmesine yol açar. Bilim de bu şekilde ilerler.
* Uluslararası İşbirliği: Demokratik ülkeler genellikle uluslararası bilimsel işbirliklerine daha açıktır. Bu da bilginin küresel olarak paylaşılmasını ve hızla gelişmesini sağlar.
Özetle, demokrasi, insanların özgürce düşünmesini, bilgiye ulaşmasını, eğitim almasını ve fikirlerini paylaşmasını sağlayan bir ortam yarattığı için bilimsel gelişmelerin daha hızlı ve verimli olmasına zemin hazırlar.
—
**E. Aşağıdaki bulmacayı çözünüz.**
Şimdi de bulmacayı birlikte dolduralım!
1. Tarihte bilinen ilk kütüphaneyi kuran medeniyet.
Bu soru için biraz tarih bilgisine ihtiyacımız var. Tarihte bilinen ilk büyük kütüphanelerden biri Mezopotamya’da, Asur İmparatorluğu döneminde kurulmuştur. Bu kütüphanenin kurucusu Asurbanipal’dir. Ancak soruda “medeniyet” denildiği için Mezopotamya medeniyeti veya Sümerler akla gelebilir. Ancak en bilinen ve organize kütüphane Asurbanipal Kütüphanesi’dir. Eğer bulmacada tek kelime gerekiyorsa ve Sümer veya Asur gibi seçenekler yoksa, bu soruyu tekrar gözden geçirmek gerekebilir. Ancak genel kabul gören ilk büyük kütüphanelerden biri Asurbanipal’dir.
Çözüm: ASURBANİPAL (Eğer tek kelime gerekiyorsa, bu soruyu bulmacada yer alan kelimeye göre ayarlamak gerekebilir.)
*Eğer bulmacada kısa bir kelime gerekiyorsa, bu soru için daha kısa bir cevap da olabilir. Ancak ilk büyük kütüphane denince akla Asurbanipal gelir.*
2. Mısır medeniyetinde kullanılan yazı türü.
Mısır medeniyetiyle özdeşleşen yazı türü nedir? Tabii ki hiyeroglifler! Bu yazılar, genellikle dini metinlerde ve anıtlarda kullanılırdı.
Çözüm: HİYEROGLİF
3. Marconi’nin icadında önemli pay sahibi olduğu buluş.
Marconi, radyonun babası olarak bilinir. Radyonun icadında en önemli buluşlardan biri, sinyalleri uzak mesafelere gönderebilen telgraf teknolojisidir. Marconi, bu teknolojiyi geliştirerek kablosuz iletişimi sağlamıştır.
Çözüm: RADYO (veya TELGRAF teknolojisi, ancak bulmacada daha çok “Radyo” kelimesi beklenebilir.)
4. İslam dünyasında “ikinci öğretmen” olarak tanınan bilgin.
İslam dünyasında pek çok büyük alim yetişmiştir. Ancak “ikinci öğretmen” unvanı, Aristo’nun fikirlerini İslam dünyasına tanıtan ve felsefeye büyük katkıları olan bir bilim insanına verilmiştir. Bu kişi Farabi’dir.
Çözüm: FARABİ
5. İbn-i Haldun’un bir eseri.
İbn Haldun, sosyolojinin kurucusu olarak kabul edilir. Onun en meşhur ve önemli eseri, toplumların yapısını, gelişimini ve çöküşünü incelediği “Mukaddime”dir.
Çözüm: MUKADDİME
6. Galilei’nin düşüncelerinden dolayı yargılandığı mahkeme.
Galileo Galilei, evrenin Güneş etrafında döndüğünü söylediği için Kilise tarafından yargılanmıştır. Bu yargılamayı yapan ve onu mahkum eden kurum Kutsal Engizisyon Mahkemesi’dir.
Çözüm: ENGİZİSYON
7. Galilei’nin geliştirdiği astronomik gözlem aracı.
Galileo Galilei, teleskopu geliştirerek astronomi alanında devrim yaratmıştır. Onun geliştirdiği teleskop sayesinde gökyüzünü daha yakından inceleyebilmiş ve pek çok yeni keşif yapmıştır.
Çözüm: TELESKOP
Umarım bu açıklamalar, soruları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Başka sorularınız olursa çekinmeden sorun! Hepinize derslerinizde başarılar dilerim!