7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 188
Merhaba sevgili öğrencilerim! Sosyal Bilgiler dersinde bugün Atatürk ve demokrasi konusunu işleyeceğiz. Bu konuda karşımıza çıkan soruları birlikte adım adım inceleyip, anlayacağımız şekilde çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
—
Soru 1: Atatürk’ün aşağıdaki sözünü okuyunuz. Atatürk, “demokrasinin bütün gerekleri” sözü ile ne demek istemiştir?
Çözüm:
Bu soruda Atatürk’ün “demokrasinin bütün gerekleri” ifadesiyle ne anlatmak istediğini anlamamız gerekiyor. Atatürk, bir ülkenin demokrasiyle yönetilebilmesi için bazı temel şartların olması gerektiğini vurgulamıştır. Bu şartlar şunlar olabilir:
- Halkın yönetime katılması: Demokraside söz hakkı halkındır. Halk seçimler yoluyla temsilcilerini belirler ve bu temsilciler aracılığıyla yönetime katılır.
- Hürriyet ve eşitlik: Her vatandaşın düşüncesini özgürce ifade edebilmesi, inançlarını yaşayabilmesi ve kanun önünde eşit olması demokrasinin temelidir.
- Hukukun üstünlüğü: Herkesin kanunlara uyması ve kanunların herkese eşit uygulanması gerekir.
- Seçme ve seçilme hakkı: Vatandaşların belirli aralıklarla yöneticilerini seçme ve kendilerinin de seçilme hakkına sahip olması demokrasinin olmazsa olmazıdır.
Atatürk’ün bu sözüyle, demokrasinin sadece bir yönetim şekli olmadığını, aynı zamanda bu ilkelerin eksiksiz bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini anlatmak istediğini anlıyoruz. Kısacası, demokrasi sadece isim olarak değil, ruhuyla da yaşamalıdır.
—
Soru 2: Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz cumhuriyeti kurduk; o, on yaşını doldururken demokrasinin bütün gereklerini sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır.
Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s. 186
Çözüm:
Sevgili gençler, bu metinde Atatürk, cumhuriyetin aslında demokrasinin bir şekli olduğunu ve amacının da demokrasiyi tam olarak uygulamak olduğunu söylüyor. Kendisi, cumhuriyeti kurduklarını ve bu sistemin olgunlaştıkça, yani 10 yaşına geldiğinde, demokrasinin tüm kurallarının uygulanacağını belirtiyor.
Buradan çıkaracağımız ders şudur:
- Cumhuriyet ve Demokrasi İlişkisi: Atatürk’e göre cumhuriyet, demokrasinin var olması için bir zemin hazırlayan yönetim biçimidir.
- Demokrasinin Aşamalı Uygulanması: Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında demokrasinin hemen tüm unsurlarını tam olarak uygulamanın zorluklarını görmüş olmalı ki, bu süreci aşamalı olarak ele almayı planlamış. Yani, önce cumhuriyetin temellerini atmış, sonra da zamanla demokrasinin tüm güzelliklerini ülkeye yerleştirmeyi hedeflemiş.
- Geleceğe Yönelik Vizyon: Bu söz, Atatürk’ün demokrasiye ne kadar önem verdiğini ve Türkiye’yi çağdaş bir demokrasiyle yönetme konusundaki kararlılığını gösteriyor.
Yani Atatürk, cumhuriyeti kurarken aslında eninde sonunda tam bir demokrasiyi hedeflediğini bu sözleriyle bizlere anlatıyor.
—
Soru 3: 1. Dünya Savaşı’nda yenilen Osmanlı Devleti’nin çöküşünü gören, ülkenin kurtuluşu için çareler arayan Mustafa Kemal Paşa, bir yandan da demokrasinin temel ilkelerine dayalı bir devlet kurmak için harekete geçti. Milli Mücadele yıllarında Erzurum’da, Sivas’ta kongreler yapan Mustafa Kemal Paşa, Ankara’ya geldiğinde demokratik ilkeleri hayata geçirmeye başlamıştı. Mustafa Kemal Paşa’nın bu girişimleri için bir hayli bilgi birikimi vardı. Fransız İhtilali’ni ve Avrupa’daki demokratik gelişmeleri yakından takip eden Mustafa Kemal Paşa, demokrasinin ne kadar önemli olduğu, bu bilgi birikimini hayata geçirmeye ve Türk demokrasisini geliştirmeye kararlıydı. Şimdi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk demokrasisinin gelişimine katkısı üç başlık altında inceleyelim.
Büyük Millet Meclisinin Açılması
Türk demokrasi tarihinde 23 Nisan 1920’de Ankara’da Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde açılan Büyük Millet Meclisinin önemi büyüktür. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması gerektiğini düşünen Mustafa Kemal Paşa, meclisin açılmasıyla sağlayarak demokratik değerlere uygun bir devletin ilk adımlarını atılmasına öncülük etmiştir.
Büyük Millet Meclisindeki milletvekilleri kendi bölgelerinde yapılan seçimle göreve geldiler. Bu Meclis, millet iradesine dayandığı ve millet egemenliği ilkesini esas aldığı için demokratik yapıya sahip bir meclistir.
Çözüm:
Arkadaşlar, bu paragraf bize Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele döneminde bile demokrasiyi ne kadar önemsediğini anlatıyor. Savaşın ortasında bile daha iyi bir gelecek için demokratik bir devlet kurmayı hedeflemiş.
Şimdi bu paragraftaki önemli noktaları birlikte görelim:
- Milli Mücadele ve Demokrasi: Mustafa Kemal Paşa, vatanın kurtuluşu için mücadele ederken aynı zamanda halkın egemenliğine dayanan bir devlet kurmayı da hedefliyordu. Yani, sadece düşmanı yenmekle kalmayıp, ülkeyi daha iyi bir sisteme kavuşturmak istiyordu.
- Erzurum ve Sivas Kongreleri: Bu kongreler, milli birlik ve beraberliğin sağlandığı, halkın kendi kaderini belirleme yolunda ilk adımların atıldığı önemli olaylardır.
- Büyük Millet Meclisinin Açılması (23 Nisan 1920): Bu, demokrasinin Türkiye’deki en önemli adımlarından biridir.
- Egemenlik Millette: Atatürk, en başından beri gücün kayıtsız şartsız millete ait olması gerektiğine inanıyordu. Bu ilke, demokrasinin temel taşıdır.
- Seçimle Gelen Milletvekilleri: Meclise giren milletvekillerinin halk tarafından seçilmiş olması, bu meclisi demokratik yapan en önemli unsurlardan biridir.
- Demokratik Yapı: Bu meclis, milletin iradesini temsil ettiği ve millet egemenliğine dayandığı için tam anlamıyla demokratik bir yapıya sahipti.
Kısacası, Büyük Millet Meclisi’nin açılması, Türk halkının kendi kendini yönetme yolunda attığı en büyük ve en önemli adımdır ve bu, Mustafa Kemal Atatürk’ün demokrasiye verdiği önemin en somut kanıtıdır.
—
Görseldeki Metin: 11 Ocak 1921’de Mustafa Kemal Paşa, Büyük Millet Meclisinin ilk milletvekilleri ile birlikte
Çözüm:
Bu görsel, sevgili gençler, 11 Ocak 1921 tarihinde çekilmiş bir fotoğraf. Fotoğrafta, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk milletvekilleriyle birlikte Mustafa Kemal Paşa’yı görüyoruz. Bu fotoğraf, Türk demokrasisi için ne kadar önemli bir dönüm noktasında çekildiğini bizlere hatırlatıyor. Meclisin açılmasıyla başlayan demokrasi yolculuğunda, o dönemin liderlerinin ve temsilcilerinin bir arada olması, halkın egemenliğine dayanan bir devletin kuruluş sürecini simgeliyor.
—
Umarım bu açıklamalar soruları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, demokrasiyi anlamak, ülkemizin geleceğini anlamaktır! Başka sorularınız olursa çekinmeden sorabilirsiniz.