7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 117
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün birlikte bu metni okuyup soruları cevaplandıracağız. Hazırsanız başlayalım!
—
Etkinlik Zamanı
Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız.
Osmanlı Devleti hızla çözülüyordu. Doğu ve Orta Balkanlar’da Bulgarlar ve Rus orduları sürekli ilerlemekteydi. Osmanlı’nın zararına, ortalığı en çok karıştıranların başında Sırplar geliyordu. Bosna vilayetinde ise işler uzun zamandan beri iyi gitmiyordu ve Ali Sabir’e göre göç kapıdaydı.
Göçmeye kesin olarak karar vermişti. Bu kararın Hasret’e zor geldiğini biliyordu. Burada doğmuştu. Burada evlenmişlerdi. Burada çocukları olmuştu. Çocukları için de burası çok önemliydi. Göz açıp gördükleri, gönül verip sevdikleri bu geniş vadi, sonradan onlar için cennet bahçesi gibi özlenen bir yer olacaktı. Anılarının hoş tadı giderek açılacak, zaman zaman canlarını yakacaktı. Göçün yaklaştığı bu günlerde karısı da çocukları da korku içindeydi. Nihayet yola koyuldular.
Göç çileli bir yolculuktu. Acı ve hüzün dolu. Hastalık başlangıcı gibi gelen baş dönmesinin ardından, gitgide bedenlerini ve ince yerlerini titreten anılarına dalıp hüzünlendiler. Sonra yine toparlandılar, göçün yarattığı yalnızlık duygusunun gününü dertlerinin ardına itip huzur bulmak için seçtikleri şehre doğru yürüdüler. Saraybosna’dan Üsküp’e! Bu yolculuk daha sonra Selânik, Edirne, İstanbul ve İzmir’e kadar devam edecektir.
Tren yolu vardı artık. Ama çok daha zahmetli olan eski yolu kullanmak zorundaydılar. Ali Sabir’in işi gereği ata da ihtiyacı vardı öküzlere, onların çektiği yaylı arabaya da. Ayrıca, Sacide’nin omzuyla boynu arasında başka yerde uyumayan kedisine, Alemdar’ın yavrularına da sahip çıktığı köpeğe vermeleri gereken sevgileri vardı. Bunlara engel olsalar çocuklar daha çok ayrılık acısı yaşayacaklardı.
Ayla Kutla, Yedinci Bayrak – Urumeli’den İzmir’e, s. 50- 52, 71, 97 (Düzenlenmiştir.)
—
Şimdi sorulara geçelim:
**1. Metindeki göç, hangi tür göçtür? Neden?**
Bu metindeki göç, zorunlu göçtür.
Bunu anlamamızın nedeni, metinde “Osmanlı Devleti hızla çözülüyordu. Doğu ve Orta Balkanlar’da Bulgarlar ve Rus orduları sürekli ilerlemekteydi.” ve “Bu kararın Hasret’e zor geldiğini biliyordu.” gibi ifadelerin yer almasıdır. Bu ifadeler, göçün kişilerin kendi istekleriyle değil, savaş gibi dış etkenler nedeniyle gerçekleştiğini gösteriyor.
—
**2. Ali Sabir ve Hasret neden göç etmek zorunda kalmıştır?**
Ali Sabir ve Hasret, Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu siyasi durum ve ilerleyen ordular nedeniyle göç etmek zorunda kalmışlardır.
Metinde belirtildiği gibi, Doğu ve Orta Balkanlar’da Bulgarlar ve Rus orduları ilerliyordu. Bu durum, Osmanlı Devleti’nin topraklarının kaybedilmesine ve halkın güvenlik endişesi yaşamasına neden oluyordu. Bu olumsuz gelişmeler, Ali Sabir ve ailesini göçe zorlamıştır.
—
**3. Ali Sabir ve ailesi göç sırasında hangi zorlukları yaşamışlardır?**
Ali Sabir ve ailesi göç sırasında çeşitli zorluklar yaşamışlardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Yolculuğun zahmetli olması: Metinde “Tren yolu vardı artık. Ama çok daha zahmetli olan eski yolu kullanmak zorundaydılar.” denilerek yolculuğun kolay olmadığı belirtilmiştir.
- Hayvanlara ve eşyalara bakma zorunluluğu: Ali Sabir’in öküzlere, yaylı arabaya ve hatta köpeğe bakmak zorunda kalması, yolculuğun yükünü artırmıştır.
- Duygusal zorluklar: Göçün “acı ve hüzün dolu” olduğu, “gitgide bedenlerini ve ince yerlerini titreten anılarına dalıp hüzünlendiler” ifadesiyle anlatılmıştır. Bu da yolculuğun ruhsal olarak da zorlayıcı olduğunu gösteriyor.
- Çocukların ayrılık acısı: Metinde “Bunlara engel olsalar çocuklar daha çok ayrılık acısı yaşayacaklardı.” ifadesi, çocukların sevdiklerinden ve alıştıkları yerlerden ayrılmanın getirdiği üzüntüyü vurgulamaktadır.
—
**4. Bu göçün sonuçları nelerdir?**
Metinde bu göçün doğrudan “sonuçları” hakkında detaylı bilgi verilmemiştir. Ancak göçün nedenleri ve yaşanan zorluklar üzerinden bazı çıkarımlar yapabiliriz:
- Yeni yerlere yerleşme: Metnin sonunda “Bu yolculuk daha sonra Selânik, Edirne, İstanbul ve İzmir’e kadar devam edecektir.” ifadesi, ailenin yeni yerlere göç ettiğini ve göçün bir başlangıç olduğunu gösteriyor.
- Belirsizlik ve güvenlik arayışı: Göçün temel nedeni güvenlik endişesi olduğu için, göçün sonucunda ailenin daha güvenli bir yaşam kurma umudu taşıdığı söylenebilir.
- Alışkanlıkların ve bağların kopması: Göç, ailenin doğup büyüdüğü, evlendiği ve çocuklarının olduğu yerden ayrılması anlamına geliyor. Bu da eski hayatlarından ve bağlarından kopmalarına neden olmuştur.
Umarım bu açıklamalar anlaşılır olmuştur. Başka sorularınız olursa çekinmeden sorun lütfen!