7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 154
Merhaba canım öğrencim! Gel bakalım, bu sosyal bilgiler sorularını birlikte çözelim. Hiç merak etme, adım adım ilerleyerek hepsini anlayacağız. 😊
—
**Soru:** Ekonomik faaliyetlerin büyük oranda toprağa bağlı olduğu Orta Çağ’da Avrupa’da toprağın yönetimi senyör adı verilen soyluların elindeydi. Senyörlerin büyük sermayeleri ve toprakları vardı. Toprağın ekilip biçilmesi, arazilerin yönetilmesi için iki sistem uygulanıyordu. Birincisi işçi çalıştırmaktı. Bunun için ucuza çalışacak ve yeterli sayıda işçiye gereksinim duyuyorlardı. İkincisi büyük toprak parçalarından küçük bir kısmını kendilerine ayırırlardı. Geriye kalan kısımları ise buralara yerleştirdikleri kölelere ve kendilerine sığınan kişilere veriyorlardı. Bu kişiler kendilerine verilen araziyi kullanıyorlar ve toprağı ekip biçiyorlardı. Belirli zamanlarda senyörün hizmetine karşılık vergi ödüyorlardı. Bunun karşılığında ise senyör, çalışanların ihtiyaçlarını karşılıyor ve güvenliklerini sağlıyordu. Bu sistemde “serf” adı verilirdi. Daha sonraki yüzyıllarda kralların güçlenmesi, sarayının gelişmesi gibi gelişmeler sonucu feodal yapı zayıflamış, özel mülkiyetler küçülmüştür.
**Soru 1:** Yukarıdaki metinde bahsedilen, senyörlerin toprakları kölelere ve kendilerine sığınan kişilere vererek işlettiği sistemin adı nedir?
Bu soruda metni dikkatlice okuyarak senyörlerin toprakları nasıl işlettiğini bulmamız gerekiyor. Metinde şöyle bir ifade geçiyor:
- “İkincisi büyük toprak parçalarından küçük bir kısmını kendilerine ayırırlardı. Geriye kalan kısımları ise buralara yerleştirdikleri kölelere ve kendilerine sığınan kişilere veriyorlardı.”
- “Bu kişiler kendilerine verilen araziyi kullanıyorlar ve toprağı ekip biçiyorlardı. Belirli zamanlarda senyörün hizmetine karşılık vergi ödüyorlardı.”
- “Bu sistemde ‘serf’ adı verilirdi.”
İşte bu sistemin adı metinde açıkça belirtilmiş. Bu sistemde çalışan kişilere “serf” deniyormuş.
Cevap: Serf
—
**Soru 2:** Metne göre, Avrupa’da senyörlük sistemi zayıflayarak özel mülkiyetlerin küçülmesinin temel sebepleri nelerdir?
Bu sorunun cevabını da metinde arayacağız. Metnin son kısmına dikkat edelim:
- “Daha sonraki yüzyıllarda kralların güçlenmesi, sarayının gelişmesi gibi gelişmeler sonucu feodal yapı zayıflamış, özel mülkiyetler küçülmüştür.”
Burada zayıflamanın nedenleri açıkça sıralanmış.
Cevap: Kralların güçlenmesi ve sarayının gelişmesi.
—
**Soru 3:** Ekilebilir toprakların bir kişinin elinde toplanması hangi sorunlara yol açabilir? Tartışınız.
Bu soruya hem metinden hem de kendi düşüncelerimizden yola çıkarak cevap verebiliriz. Metin bize toprakların bir kişinin elinde toplanmasının sonuçları hakkında ipuçları veriyor. Ama asıl önemli olan, bu durumun günümüzde veya tarihte ne gibi sorunlara yol açabileceğini düşünmek.
Adım 1: Metni İnceleyelim
Metinde, toprakların senyörlerin elinde toplandığı bir sistem anlatılıyor. Bu sistemde senyörler hem toprakları yönetiyor hem de halktan vergi alıyorlar. Eğer topraklar sadece bir kişinin elindeyse, bu kişi hem çok zengin olur hem de gücü artar. Bu da diğer insanları ezmesine veya onlara baskı yapmasına neden olabilir.
Adım 2: Günümüzdeki Durumu Düşünelim
Günümüzde de bazı zengin insanların çok büyük arazilere sahip olduğunu görüyoruz. Bu durum bazen şunlara yol açabilir:
- Eşitsizlik: Topraklar az sayıda insanın elinde toplanırsa, diğer insanlar geçimlerini sağlamakta zorlanabilirler. Bu da toplumda büyük bir eşitsizlik yaratır.
- Tekel Oluşumu: Eğer bir kişi çok fazla tarım arazisine sahipse, tarım ürünlerinin fiyatlarını kendi istediği gibi belirleyebilir. Bu da tüketiciler için olumsuz bir durumdur.
- Siyasi Güç: Büyük topraklara sahip olan kişiler, bu güçlerini siyasi alanlarda da kullanabilirler. Bu da demokrasinin zedelenmesine yol açabilir.
- Sosyal Adaletsizlik: Toprakların sınırlı sayıda kişide toplanması, sosyal adaletsizliği artırabilir. İnsanlar arasında gelir ve yaşam standartları açısından büyük farklar oluşabilir.
- Çevresel Sorunlar: Toprakların tek bir kişinin kontrolünde olması, çevresel faktörlerin göz ardı edilmesine veya rant uğruna doğal güzelliklerin yok edilmesine neden olabilir.
Yani, ekilebilir toprakların bir kişinin elinde toplanması hem ekonomik hem de sosyal açıdan pek çok soruna yol açabilir.
Cevap: Ekilebilir toprakların bir kişinin elinde toplanması, toplumda büyük bir eşitsizliğe, sosyal adaletsizliğe, siyasi gücün tekelleşmesine ve hatta çevresel sorunlara yol açabilir. Bu durum, kaynakların adil dağılımını engeller ve toplumun genel refahını olumsuz etkiler.
—
**Soru 4:** Büyük Selçuklularda toprak, genel itibarıyla devlete aitti yani mîrî arazi idi. Şû veya bu hizmet dolayısıyla bir toprak parçası verildiyse bu toprağı işletenler vergilerini ona verir. Buna ikta sistemi denirdi. İkta sistemiyle, bir yandan kalabalık orduların ihtiyaçları devlete yük olmadan da temin ediliyor, öte taraftan da ikta sahibinin gelirini artırma çalışmaları imar ediliyor, bu arada üretim de artıyordu. İkta sahipleri belirli sayılarda asker beslemek, ayrıca bölgenin imarına katkıda bulunmak durumundaydı. Belirlenen esaslara uymayanların iktaları ellerinden alınırdı. Bu usûl, devletin askeri olduğu kadar, idari ve hukuki en sağlam temellerinden birini oluşturuyordu.
Soru 4.1: İkta sisteminde toprağı işleten kişiye ne denir?
Metni dikkatlice okuyalım. “Buna ikta sistemi denirdi.” cümlesinden sonra “bu toprağı işletenler vergilerini ona verir” deniliyor. Bu işletenlere ne dendiği metnin devamında açıklanıyor.
Cevap: İkta Sahibi
Soru 4.2: İkta sistemiyle devletin faydaları nelerdir?
Metinde ikta sisteminin devlet için ne gibi faydalar sağladığı açıkça belirtilmiş. Gelin birlikte bulalım:
- “bir yandan kalabalık orduların ihtiyaçları devlete yük olmadan da temin ediliyor”
- “öte taraftan da ikta sahibinin gelirini artırma çalışmaları imar ediliyor, bu arada üretim de artıyordu.”
Yani devletin yükü hafifliyor, ordunun ihtiyaçları karşılanıyor ve tarımsal üretim artıyor.
Cevap: İkta sistemi sayesinde devletin ordunun ihtiyaçlarını karşılama yükü hafifliyor, tarımsal üretim artıyor ve ülke imar ediliyor.
Soru 4.3: İkta sahiplerinin görevleri nelerdir?
Metnin devamında ikta sahiplerinin sorumlulukları da anlatılmış:
- “İkta sahipleri belirli sayılarda asker beslemek”
- “ayrıca bölgenin imarına katkıda bulunmak durumundaydı.”
Bu görevleri yerine getirmeyenlerin iktalarının ellerinden alınacağı da belirtilmiş.
Cevap: İkta sahipleri belirli sayıda asker beslemek ve bulundukları bölgenin imarına katkıda bulunmakla görevliydi.
—
**Soru 5:** İkta sistemi Osmanlı Devleti’nde tımar adını almıştır. Selçuklularda olduğu gibi Osmanlılarda da toprağın mülkiyeti genel olarak devletin elindeydi. Devlet bu topraklardan elde ettiği geliri dirlik adı ile devlete yaranan dokunanlara veriyordu. Dirlik gelirlerine göre has, zeamet ve tımar olmak üzere üçe ayrılıyordu. İkta’nın yerini alan tımar, işte bu üç ayrı dirlikten birinin adı idi. Tımar, geliri 3.000 ile 20.000 akçe arasında olan dirliklere verilen isimdi. Bu dirliklerin geliri sipahi denilen askerlere verilirdi. Kendisine tımar verilen sipahi ise bunun karşılığında savaşlara katılmak üzere cebeli adı verilen asker bulundurmak, toprağı işletmek, güvenliği sağlamak, üretimden elde edilen gelirden vergi toplamakla görevliydi. Tımar sistemi sayesinde toprakların boş kalması önlenmiş, üretimin devamı sağlanmıştır. Böylece halkın gıda ihtiyacı karşılanmış, dışarıdan tarım ürünü alma ihtiyacı duyulmamıştır.
Soru 5.1: Osmanlı Devleti’nde ikta sisteminin adı nedir?
Metnin ilk cümlesinde bu sorunun cevabı saklı:
- “İkta sistemi Osmanlı Devleti’nde tımar adını almıştır.”
Cevap: Tımar
Soru 5.2: Tımar sistemi sayesinde hangi faydalar sağlanmıştır?
Metnin son kısımlarına bakalım:
- “Böylece halkın gıda ihtiyacı karşılanmış, dışarıdan tarım ürünü alma ihtiyacı duyulmamıştır.”
- “Tımar sistemi sayesinde toprakların boş kalması önlenmiş, üretimin devamı sağlanmıştır.”
Bu cümleler tımar sisteminin sağladığı faydaları net bir şekilde ortaya koyuyor.
Cevap: Tımar sistemi sayesinde topraklar boş kalmamış, üretim devam etmiş, halkın gıda ihtiyacı karşılanmış ve dışarıdan tarım ürünü alma ihtiyacı ortadan kalkmıştır.
Soru 5.3: Tımar sisteminde sipahinin görevleri nelerdir?
Metinde sipahinin görevleri şöyle sıralanmış:
- “savaşlara katılmak üzere cebeli adı verilen asker bulundurmak”
- “toprağı işletmek”
- “güvenliği sağlamak”
- “üretimden elde edilen gelirden vergi toplamakla görevliydi.”
Cevap: Tımar sisteminde sipahinin görevleri; savaşlara katılmak üzere asker bulundurmak, toprağı işletmek, bölgenin güvenliğini sağlamak ve üretilen gelirlerden vergi toplamak idi.
Umarım bu açıklamalarım senin için faydalı olmuştur canım öğrencim. Anlamadığın bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin. 😊