7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 87
Merhaba sevgili öğrencilerim! Sosyal Bilgiler dersinde bugün birlikte görsellerle desteklenmiş ilginç bir konuyu ele alacağız. Elimizdeki metinleri ve görselleri inceleyerek geçmişteki yaşam tarzları hakkında bilgi edineceğiz. Haydi başlayalım!
Osmanlı’daki yemekler, içecekler, sofra düzeni ve yemek adabı ile ilgili kalın seyahatnamelerde hangi örneklere yer verilmiş?
Bu soru, bize Osmanlı dönemindeki yemek kültürü, sofranın nasıl kurulduğu ve yemek yerken nelere dikkat edildiği hakkında bilgi veren seyahatnamelerdeki örneklere odaklanmamızı istiyor. Şimdi metni okuyarak bu bilgilere ulaşalım.
Çözüm:
Metinde, Osmanlı Türklerinin yemek alışkanlıkları hakkında şu bilgiler veriliyor:
- Türkler obur değillerdir, az yerler.
- Sofra zevkine düşkündürler.
- Ekmekle birlikte tuz, soğan ve yoğurt bulurlarsa başka bir şey aramazlar.
- Yoğurt çok ekşimiş olsa bile yerler.
- Yemekleri harareti teskin etmek (vücudu serinletmek) için yerler.
- Hem hazmı kolay olduğu için hem de yoğurdun her sofrada bulunması nedeniyle tercih edilir.
- Kervansaraylarda yoğurt mutlaka bulunur.
- Üzüm, vişne gibi kuru yemişleri sıcak suda kaynatıp toprak tabaklara koyarlar.
- Pirincinden yapılan yemekler vardır.
- Üzerine koyun ve kuzu eti koyarlar.
Bu bilgilerden yola çıkarak, Osmanlı’daki yemeklerin daha hafif, taze ve doğal malzemelerle hazırlandığını, yoğurdun önemli bir besin maddesi olduğunu ve sofrada basit ama lezzetli ürünlerin yer aldığını söyleyebiliriz. Ayrıca, yemeklerin hem besleyici hem de sağlık açısından faydalı olmasına dikkat edildiği anlaşılıyor.
Metinde geçen “Ogler Ghislain De Busbecq, Türkiye’yi Böyle Gördüm, s. 59” ifadesi, bu bilgilerin hangi kaynağa ait olduğunu göstermektedir.
Soframıza önce üzerinden buharları yükselen büyük bir tencere içinde bezelyeli tavuk çorbası geliyor. Ardından kabak dolması sunuluyor ama bu yemeğin yanında herkes için üç ayrı peçete de veriliyor. El-ginç olan bu peçetelerin hamurdan ve yenilebilir olması! Türklerin bazlama dedikleri bu hamur işi ürünü, dağ köylülerinde ekmek yerine geçiyor. Bazlamadan koparılan bir parçayı üç parmağımız arasına alıp eti ve-ya yemeğin katı kısmını bununla tutabiliyorsunuz. Sofraya gelen leziz ve baharatlı et yemeği küçük et parçalarından yapılmıştı. En son sofraya konulan pilav da bazlamayla yenilebiliyor. Yanında ise sulandırılmış sarımsaklı yoğurdun içinde yüzen salatalık parçaları sunuluyor.
Bu metin, daha önceki metinden farklı olarak daha detaylı bir sofra tasvirini ve yemeklerin nasıl tüketildiğini anlatıyor. Şimdi bu metni inceleyerek sorulara cevap verelim.
Metinlerde söz edilen yemek ve içeceklerin hangileri günümüzde de tüketilmektedir?
Çözüm:
Metinleri dikkatlice okuduğumuzda, günümüzde de sıkça tükettiğimiz bazı yiyecek ve içeceklerin Osmanlı döneminde de sofralarda yer aldığını görüyoruz. Bunlar:
- Yoğurt: Her iki metinde de yoğurdun önemi vurgulanıyor. Günümüzde de yoğurt, kahvaltıların vazgeçilmezi ve birçok yemeğin yanında tüketilen besleyici bir gıda.
- Et Yemeği: Metinde geçen et yemeği, tavuk çorbası ve et yemeği gibi ifadeler, etin o dönemde de sofralarda yer aldığını gösteriyor. Günümüzde de et, çeşitli yemeklerde temel besin maddelerinden biri.
- Pilav: Metinde pilavın da sofrada olduğu belirtiliyor. Pilav, Türk mutfağının en önemli lezzetlerinden biri ve günümüzde de her sofrada kolayca bulabileceğimiz bir yemek.
- Salatalık: Metinde salatalık parçalarından bahsediliyor. Salatalık da günümüzde salatalarda ve çeşitli yemeklerde kullandığımız sevilen bir sebze.
- Ekmek: Metinde “bazlama” olarak bahsedilen ekmek türü, günümüzdeki ekmek geleneğinin bir parçasıdır.
Peki, günümüzde tüketilmeyen veya farklılık gösteren neler var?
- Bezelyeli tavuk çorbası: Çorba türleri günümüzde de olsa, bezelyeli tavuk çorbasının o dönemdeki hazırlanış şekli veya içeriği farklılık gösterebilir.
- Kabak dolması: Dolma kültürü günümüzde de devam etse de, kabak dolmasının o dönemdeki yapılış şekli veya kullanılan malzemeler farklı olabilir.
- Sıcak suda kaynatılmış kuru yemişler: Kuru yemişler günümüzde de tüketiliyor ancak bu şekilde hazırlanışı daha az yaygın.
- “Hamurdan ve yenilebilir” peçeteler ve bazlama ile yemek yeme adabı: Bu, günümüzdeki sofra düzeninden ve yemek yeme alışkanlıklarımızdan oldukça farklı bir uygulama. Günümüzde peçeteler genellikle kumaştan veya kağıttan yapılır ve yemekleri temiz tutmak için kullanılır, yemeğin kendisiyle birlikte tüketilmez. Bazlama ile yemek yeme adabı da günümüzdeki çatal, bıçak, kaşık kullanımından farklıdır.
Gördüğünüz gibi, geçmişten günümüze pek çok lezzet sofralarımızda yerini korurken, bazı uygulamalar ve alışkanlıklar da değişmiş.
Sonuç:
Bu metinlerden anladığımız kadarıyla, günümüzde de tükettiğimiz yoğurt, et yemekleri, pilav, salatalık ve ekmek gibi temel gıdalar Osmanlı döneminde de sofralarda önemli bir yere sahipti. Ancak, yemeklerin sunumu, hazırlanışı ve tüketiliş biçimi gibi konularda bazı farklılıklar bulunmaktadır. Özellikle yemek yeme adabı ve kullanılan malzemeler açısından günümüzle belirgin farklar olduğunu söyleyebiliriz.