7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 20
Merhaba sevgili öğrencilerim! Sosyal Bilgiler dersimizin bu bölümünde, görseldeki soruları hep birlikte inceleyip çözeceğiz. Tıpkı Karagöz ve Hacivat gibi, biz de birbirimizi dinleyerek, anlayarak ve konuşarak bu soruların üstesinden geleceğiz. Hazırsanız başlayalım!
Ünlü gölge oyunu kahramanları Hacivat ve Karagöz’ün karşılıklı konuşmaları iletişim açısından kayda değerdir. Karagöz, Hacivat’ın söylediklerini yanlış anlar. Bu nedenle olumlu iletişim kuramazlar ve konuşmaları komik diyaloglara dönüşür.
Soru 1: Karagöz ile Hacivat arasındaki konuşmada, Karagöz’ün Hacivat’ı yanlış anlamasının nedenleri nelerdir?
Bu soruyu cevaplamak için metni dikkatlice okumamız gerekiyor. Karagöz’ün hangi kelimeleri yanlış anladığını bulmalıyız.
Adım 1: Metni baştan sona dikkatlice okuyalım.
Adım 2: Hacivat’ın söylediği bazı şeyler var ki Karagöz bunları bambaşka anlıyor. Örneğin Hacivat “Leylekler gelmiş” dediğinde, Karagöz bunu “Leylek” kelimesinin başka anlamlarına yoruyor. Yine “Kaz geliyor” dediğinde de benzer bir durum yaşanıyor.
Adım 3: Karagöz’ün “dediklerimi yanlış anlıyorsun” dediği yerler var. Bu da onun iletişimi doğru kuramadığını gösteriyor.
Adım 4: Sonuç olarak, Karagöz’ün kelimelerin anlamlarını tam olarak kavrayamaması veya farklı anlamlar yüklemesi, Hacivat’ı yanlış anlamasına neden oluyor. Bu da aralarında bir iletişim kopukluğu yaratıyor.
Çözüm: Karagöz’ün Hacivat’ı yanlış anlamasının temel nedeni, kelimeleri ve cümleleri farklı yorumlamasıdır. Örneğin, Hacivat’ın “leylekler gelmiş” demesini Karagöz, “leylek” kelimesinin farklı bir anlamıyla ilişkilendirerek yanlış anlıyor. Benzer şekilde “kaz geliyor” ifadesini de yanlış anlıyor. Bu durum, Karagöz’ün söylenenleri tam olarak anlamadığını ve kelimelere farklı anlamlar yüklediğini gösterir. Bu da aralarındaki iletişimin olumlu bir şekilde ilerlemesini engelliyor.
Soru 2: Hacivat’ın “Kaz geliyor” demesi üzerine Karagöz’ün verdiği tepkiyi ve bu tepkinin nedenini açıklayınız.
Bu soruda, Karagöz’ün “Kaz geliyor” sözüne nasıl tepki verdiğini ve neden böyle davrandığını anlamamız gerekiyor.
Adım 1: Metinde Hacivat’ın “Kaz geliyor” dediği yeri bulalım.
Adım 2: Hacivat’ın bu sözünden hemen sonra Karagöz’ün ne dediğine bakalım. Karagöz, “Kaz yazım ama ben yazı bilmem ki. Yaz demek kolay.” diyor.
Adım 3: Karagöz’ün bu tepkisinin nedenini düşünelim. Karagöz, Hacivat’ın “kaz” derken “yazmak” fiilini kastettiğini zannediyor. Çünkü Karagöz okuma yazma bilmiyor ve “kaz” kelimesini “yazmak” ile ilişkilendiriyor. Bu yüzden de “Kaz yazım ama ben yazı bilmem” diyerek kendi durumunu anlatıyor.
Adım 4: Demek ki Karagöz, Hacivat’ın söylediği “kaz” kelimesini, kendi bilmediği bir şeyle, yani yazmakla karıştırıyor. Bu da onun yanlış anlamasının bir başka örneği.
Çözüm: Hacivat “Kaz geliyor” dediğinde, Karagöz bunu “yazmak” fiiliyle karıştırıyor. Karagöz okuma yazma bilmediği için, Hacivat’ın “kaz” derken aslında “yaz” fiilini kastettiğini düşünerek, “Kaz yazım ama ben yazı bilmem ki. Yaz demek kolay.” şeklinde bir tepki veriyor. Bu, Karagöz’ün kelimeleri yanlış anladığının ve kendi bilgi düzeyine göre yorumladığının bir göstergesidir.
Soru 3: Karagöz’ün “Takırtı benden geliyor. Paltom yok da soğuktan dışlarım takırdıyor.” sözü, iletişimde hangi temel unsurlardan hangisinin eksikliğini göstermektedir?
Bu soruda, Karagöz’ün söylediği bu cümleyle, iletişimde nelerin eksik olduğunu anlamamız isteniyor.
Adım 1: Karagöz’ün söylediği cümlenin anlamına bakalım: “Takırtı benden geliyor. Paltom yok da soğuktan dışlarım takırdıyor.”
Adım 2: Karagöz burada ne anlatmaya çalışıyor? Kendi üşüdüğünü ve titrediğini söylüyor. Yani bir duygu ve durumunu ifade ediyor.
Adım 3: Acaba Hacivat, Karagöz’ün neden üşüdüğünü ve titrediğini anlıyor mu? Metne baktığımızda Hacivat’ın Karagöz’ün paltosunu kaybettiğini düşündüğünü görüyoruz. Bu da Hacivat’ın Karagöz’ün gerçek derdini anlamadığını gösteriyor.
Adım 4: İletişimde karşımızdaki kişiyi anlamak çok önemlidir. Eğer biz anlattığımız şeyi karşımızdaki kişi doğru anlamıyorsa, o zaman bir anlama sorunu var demektir. Karagöz’ün durumu da tam olarak bunu gösteriyor.
Çözüm: Karagöz’ün “Takırtı benden geliyor. Paltom yok da soğuktan dışlarım takırdıyor.” sözü, iletişimde anlama unsurunun eksikliğini göstermektedir. Karagöz, soğuktan üşüdüğünü ve titrediğini anlatmaya çalışırken, Hacivat bunu yanlış anlayıp Karagöz’ün paltosunu kaybettiğini düşünüyor. Bu da mesajın alıcı tarafından doğru bir şekilde alınmadığını ve anlaşılamadığını gösterir.
Etkinlik Zamanı
Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Çevrenizdeki insanlarla olumlu iletişim kurmak için nelere dikkat ediyorsunuz?
Bu soru, kendi deneyimlerimize ve gözlemlerimize dayanarak cevaplanacak bir soru. Düşünelim bakalım, birisiyle konuşurken nasıl daha iyi anlaşabiliriz?
Adım 1: Öncelikle, karşımızdaki kişiyi dinlemeyi öğrenmeliyiz. Sözünü kesmeden, dikkatle dinlemeliyiz.
Adım 2: Konuşurken saygılı olmalıyız. Kaba, kırıcı kelimeler kullanmamalıyız.
Adım 3: Anlaşılır ve net konuşmalıyız. Karmaşık cümleler yerine basit ve açık ifadeler kullanmalıyız.
Adım 4: Karşımızdaki kişinin duygularını da göz önünde bulundurmalıyız. Onu anlamaya çalışmalıyız.
Adım 5: Göz teması kurmak da iletişimi güçlendirir.
Çözüm: Çevremizdeki insanlarla olumlu iletişim kurmak için şu noktalara dikkat edebiliriz:
- Dikkatli Dinleme: Karşımızdaki kişinin söylediklerini sabırla ve dikkatle dinlemek.
- Saygı ve Nezaket: Konuşurken nazik ve saygılı bir dil kullanmak.
- Anlaşılır İfade: Düşüncelerimizi açık ve net bir şekilde ifade etmek.
- Empati Kurma: Karşımızdaki kişinin duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışmak.
- Göz Teması: Konuşurken karşımızdaki kişiyle göz teması kurmak.
- Beden Dilini Kullanma: Gülümsemek, başıyla onaylamak gibi beden dilini olumlu kullanmak.
2. Çevrenizdeki insanlarla iletişim kurarken kullandığınız kelime ve cümlelere örnek veriniz. Bu ifadelerden hangileri iletişimi olumlu, hangileri olumsuz etkilemektedir? Belirtiniz.
Bu soruda da hem olumlu hem de olumsuz iletişim kurduğumuz kelime ve cümlelere örnekler vereceğiz.
Adım 1: Önce olumlu iletişim kurmamızı sağlayan kelime ve cümleleri düşünelim.
- Örneğin, “Merhaba”, “Nasılsın?”, “Teşekkür ederim”, “Rica ederim”, “Lütfen”, “Anladım”, “Yardımcı olabilir miyim?” gibi ifadeler
- Bir arkadaşımız hata yaptığında, onu kırmadan “Bir dahaki sefere daha dikkatli olabilirsin” demek de olumludur.
Adım 2: Şimdi de olumsuz iletişim kurmamıza neden olabilecek kelime ve cümlelere bakalım.
- “Sen hep böylesin!”, “Hiçbir şeyi doğru yapamazsın!”, “Bana ne!”, “Sen karışma!” gibi genelleme yapan, yargılayan veya ilgisizlikle karşıdaki kişiyi uzaklaştıran ifadeler.
- Bağırarak konuşmak, alaycı bir ton kullanmak da olumsuz etkiler.
Adım 3: Bu örnekleri gruplandıralım.
Çözüm:
Olumlu Etkileyen Kelime ve Cümlelere Örnekler:
- “Merhaba, nasılsın?” – Karşılama ve hal hatır sorma, iletişimi başlatır ve olumlu bir başlangıç sağlar.
- “Teşekkür ederim.” – Yapılan bir iyiliğe karşılık verme, karşıdaki kişiyi değerli hissettirir.
- “Lütfen bana yardım eder misin?” – Kibar bir rica, isteğin olumlu karşılanma olasılığını artırır.
- “Anladım, bu konuyu böyle çözebiliriz.” – Anlama ve çözüm önerisi sunma, işbirliğini teşvik eder.
- “Seninle konuşmak güzeldi.” – Sohbetin sonunda söylenen olumlu bir geri bildirim, ilişkiyi güçlendirir.
Olumsuz Etkileyen Kelime ve Cümlelere Örnekler:
- “Sen hep böylesin!” – Genelleme yapan ve yargılayan bir ifade, karşıdaki kişiyi savunmaya iter ve iletişimi zedeler.
- “Bu çok saçma!” – Karşıdaki kişinin fikrini direkt reddeden, aşağılayıcı bir ifade.
- “Bana ne!” – İlgisizlik ve umursamazlık belirten bir ifade, karşıdaki kişiyi değersiz hissettirir.
- “Sen zaten anlamazsın.” – Ön yargılı ve küçümseyici bir ifade, iletişimi tamamen kesebilir.
- Bağırarak konuşmak veya alaycı bir ses tonu kullanmak – Bu tür ses tonları, kelimelerin kendisi olmasa bile iletişimi olumsuz etkiler.
Umarım bu çözümler ve açıklamalar sizler için faydalı olmuştur. İletişim, hayatımızın her alanında çok önemli bir yer tutuyor. Bu yüzden birbirimizi iyi dinlemeli, anlamalı ve saygılı olmalıyız. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!