7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 190
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün birlikte sosyal bilgiler dersinde çok önemli bir konuyu ele alacağız. Görseldeki metni dikkatlice okuyup, soruları adım adım çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
**Çok Partili Hayata Geçiş Denemeleri**
Atatürk’ün en büyük ideali ve özlemi, Mecliste iktidar partisinin yanında muhalefet partisinin de bulunmasıydı. O bir muhalefet partisinin çok şeyi değiştireceğine inanıyordu. Vatandaşlar egemenlik haklarını gerçek anlamda bu şekilde kullanabilecekti. Halkta milli egemenlik fikri ve bilinci gelişecek, iktidarın kusurları açıkça ortaya konabilecekti. Kısaca demokrasi gerçekten anlamda hayat bulacaktı.
Demokrasinin vazgeçilmezlerinden olan siyasi partiler Milli Mücadele’nin kazanılmasından sonra ortaya çıkmaya başladı. Bunlar; Halk Fırkası (Cumhuriyet Halk Fırkası), Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkasıdır. Mustafa Kemal, 1923’te gerçekleştirmek istediği inkılapları belli bir program içinde yapabilmek için genel başkanlığını üstlendiği Halk Fırkasını kurdu. Daha sonra parti, Cumhuriyet Halk Fırkası adını aldı. Cumhuriyet Halk Fırkası, 1950’de yapılan genel seçimlere kadar ülkeyi aralıksız yönetti. 1924’te Halk Fırkası’nda yer alan bazı milletvekilleri fikir ayrılığına düşerek partiden ayrıldılar ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kurdular. Genel başkanlığını Kazım Karabekir’in yaptığı parti kısa süre sonra ülke içinde çıkan bir ayaklanmayla ilişkili olduğu gerekçesiyle kapatıldı. 1930’da Mustafa Kemal, çok partili demokratik hayata geçiş için arkadaşı Fethi (Okyar) Bey’den yeni bir parti kurmasını istedi. Böylece Serbest Cumhuriyet Fırkası kuruldu. Ancak bu parti de Fethi Bey tarafından inkılaplara karşı olanların partiye girdiği gerekçesiyle kapatıldı. Atatürk’ün istediği çok partili demokratik hayat 1946’da başladı.
Görseldeki Fotoğrafın Açıklaması: Milli Mücadele’nin önemli hizmetleri olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kurucuları bir arada. Soldan sağa: Kâzım Karabekir, Refet Bele, Dr. Adnan Adıvar, H. Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy.
**Etkinlik Zamanı**
Atatürk’ün aşağıdaki sözünü okuyunuz ve soruları cevaplayınız.
Memlekette muhalif bir fırka teşkil etmek lazımdır. Böyle bir fırka vücuda gelirse Mecliste tartışma daha serbest olur. Mesela, siz böyle bir fırkanın başına geçerseniz bildiklerinizi serbestçe Mecliste söylersiniz. Bu suretle uygulamada görülen birçok hataların önü alınmış olur.
Osman Okyar, Mehmet Seyitdanlıoğlu, Fethi Okyar’ın Anıları, s. 96 (Düzenlenmiştir.)
—
**1. Atatürk bu sözü neden söylemiştir? Açıklayınız.**
Sevgili arkadaşlar, Atatürk bu sözü, demokrasinin daha sağlıklı işlemesi ve ülkenin daha iyi yönetilmesi için söylemiştir. Ona göre, Meclis’te farklı fikirlerin de dile getirilmesi, yani bir muhalefet partisinin olması çok önemliydi. Bu sayede hem daha özgür bir tartışma ortamı oluşacak hem de hükümetin yaptığı uygulamalardaki hatalar daha kolay fark edilip düzeltilebilecekti. Kısacası, Atatürk, çok partili sistemin, ülkenin gelişimi ve yönetimi için faydalı olacağına inanıyordu.
—
**2. Atatürk kendi partisine muhalefet yapacak bir başka partinin kurulmasını neden istiyor? Açıklayınız.**
Bunu şöyle düşünelim çocuklar: Tek bir fikir olduğunda, o fikir doğru olsa bile eksikleri ya da yanlışları gözden kaçabilir. Ama farklı fikirler bir araya geldiğinde, birbirini denetleyerek daha iyi sonuçlar elde edilir. Atatürk de kendi partisinin tek başına ülkeyi yönetmesi yerine, ona karşı eleştiriler yapacak, farklı öneriler getirecek bir parti olmasını istiyordu. Böylece hem kendi partisinin daha dikkatli olmasını sağlıyor hem de ülkenin daha iyi yönetilmesine zemin hazırlıyordu. Bu, aslında demokrasinin temel prensiplerinden biridir: Çoğulculuk ve denge.
—
**3. Siyasi partiler ile demokrasi arasında nasıl bir ilişki vardır? Açıklayınız.**
Çok basit bir ilişkisi var çocuklar. Siyasi partiler, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Demokraside halk egemenliği esastır, yani söz hakkı millettir. Siyasi partiler, halkın farklı görüşlerini, isteklerini ve beklentilerini temsil eden gruplardır. Halk, bu partiler aracılığıyla seçimlerde oy kullanarak kendi temsilcilerini meclise gönderir. Partiler, mecliste hem kendi politikalarını savunur hem de diğer partilerin politikalarını denetler, eleştirir. Bu sayede halkın iradesi yönetime yansır ve demokrasi güçlenir. Yani, siyasi partiler olmadan gerçek bir demokrasiden bahsetmek pek mümkün olmaz.