7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 38
Merhaba sevgili öğrencilerim! Sosyal bilgiler dersimizin bu bölümünde karşımıza çıkan soruları birlikte adım adım inceleyip çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
***
**Soru 1:**
Osmanlı Devleti’nin ne zaman ve hangi olaydan sonra kurulduğu konusunda farklı görüşler bulunmak- tadır. Âşık Paşazâde Tarihi’ne göre Türkiye Selçuklu Devleti’nin tamamen Moğolların hâkimiyeti altına girmesinden sonra Osman Bey, 1299’da Karacahisar’da adına hutbe okutarak bağımsızlığını ilân etmiştir. Os- manlı Devleti’nin kuruluşu ile ilgili farklı bir görüşe sahip olan tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık ise devletin 1302’de Koyunhisar Savaşı’ndan sonra kurulduğunu kabul etmektedir.
Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. Cevaplarınızı defterinize yazınız.
Osman Bey’in bağımsızlığını ilânı Âşık Paşazâde Tarihi’nde şöyle anlatılmaktadır:
Osman Bey’in Karacahisar’ı almasından sonra çok sayıda insanın gelip yerleşmesiyle Karacahisar kı- sa zamanda mamur oldu. Halk, Dursun Fakih’ten buraya kadı tayin etmesini ve cuma namazı kılınmasını istedi. Dursun Fakih, bu isteği Osman Bey’e iletti. Osman Bey “Ne gerekiyorsa yapalım.” deyince Dursun Fakih: “Hanım! Sultandan izin almak gerektir.” dedi. Bunun üzerine Osman Bey:
“Bu şehri kendi kılıcımla aldım, sultanın bunda ne dahli var ki ondan izin alalım, ona sultanlık veren Allah bana da hanlık verdi. Eğer minneti şu sancaksa ben, kendi sancağımı kaldırarak düşmanlarla uğraş- tım. Eğer o, ben Selçuk hanedanındanım derse ben de Gökalp nesliyim. Eğer bu vilayete ben onlardan on- ce geldim derse Süleyman Şah dedem onlardan daha önce geldi.” dedi. Halk, bu sözlerden razı oldu. Kadı- lık ve hatiplik Dursun Fakih’e verildi. Cuma hutbesi Karacahisar’da okundu.
Âşık Paşazâde Derviş Ahmed Aşıkî, Âşık Paşazâde Tarihi, s.59-60 (Düzenlenmiştir.)
Tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık devletin 1302’de Koyunhisar Savaşı’ndan sonra kurulduğunu şöyle açıkla- maktadır:
Bir imparatorluk ordusuna karşı kazanılan Koyunhisar Savaşı, Osman’ı bölgede karizmatik bir bey durumuna getirmiştir. Çağdaş kaynak Pachymeres (Pakimeres) onun bu zaferle şöhretinin Kastamonu bölgesine kadar yayıldığını ve gazilerin onun bayrağı altına koşuştuklarını kaydeder. Bu zafer Osman’a bir hanedanı kurucusu karizması kazandırmış, kendisinden sonra oğlu Orhan itirazsız beylik tahtına geç- miştir. Biz 1302 tarihini Osmanlı hanedanının, dolayısıyla Osmanlı Devleti’nin kesin kuruluş tarihi ola- rak kabul edebiliriz.
Halil İnalcık, Devlet-i Aliyye Osmanlı Tarihi Üzerine Araştırmalar I, s.17 (Düzenlenmiştir.)
1. İlk metinde geçen “sultan” ifadesiyle hangi devletin hükümdarından bahsedilmektedir?
Çözüm:
Adım 1: İlk metinde, Osman Bey’in Karacahisar’ı aldıktan sonra izin istediği kişinin kim olduğu soruluyor.
Adım 2: Metinde, Osman Bey’in “Sultandan izin almak gerektir.” dediği belirtiliyor. Bu sultan, o dönemde Anadolu’daki en büyük Türk devletinin başında bulunan kişidir.
Adım 3: O dönemde Anadolu’daki en büyük Türk devleti Türkiye Selçuklu Devleti’dir ve bu devletin hükümdarına “sultan” denir.
Sonuç: İlk metinde geçen “sultan” ifadesiyle Türkiye Selçuklu Devleti sultanından bahsedilmektedir.
2. İlk metne göre hükümdarlık sembolleri nelerdir?
Çözüm:
Adım 1: İlk metinde, Osman Bey’in otoritesini ve hakkını savunurken kullandığı ifadeler incelenmelidir.
Adım 2: Osman Bey, “Bu şehri kendi kılıcımla aldım” diyerek fethi ve gücü bir sembol olarak öne çıkarıyor. Bu, kılıcın fetih gücünü ve egemenliği temsil ettiğini gösterir.
Adım 3: Ayrıca, “kendi sancağımı kaldırarak düşmanlarla uğraştım” ifadesiyle de sancağın bir başka hükümdarlık sembolü olduğunu anlıyoruz. Sancak, bağımsızlık ve orduyu temsil eder.
Sonuç: İlk metne göre hükümdarlık sembolleri kılıç ve sancaktır.
3. Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ile ilgili farklı görüşlerin olmasının sebebi nedir?
Çözüm:
Adım 1: Soruda, Osmanlı Devleti’nin kuruluş tarihiyle ilgili farklı görüşlerin nedenlerine odaklanmamız isteniyor.
Adım 2: İlk paragrafta, “Osmanlı Devleti’nin ne zaman ve hangi olaydan sonra kurulduğu konusunda farklı görüşler bulunmaktadır.” deniliyor. Ardından iki farklı görüş ve bu görüşleri savunan tarihçiler belirtiliyor.
Adım 3: Bu durumun temel nedeni, geçmişteki olayların kaynaklarının farklı olması, yorumlanmasının değişebilmesi veya elimizdeki belgelerin eksik olabilmesidir. Farklı tarihçilerin farklı kaynaklara dayanarak veya aynı kaynakları farklı yorumlayarak sonuca ulaşması bu farklı görüşlere yol açar.
Sonuç: Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ile ilgili farklı görüşlerin olmasının sebebi, tarihçilerin farklı kaynaklara dayanması ve olayları farklı şekillerde yorumlamasıdır.
4. Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ile ilgili hangi görüşü benimsediniz? Neden?
Çözüm:
Bu soru, kişisel bir yorum gerektirdiği için farklı cevaplar verilebilir. Ancak bir Sosyal Bilgiler öğretmeni olarak, her iki görüşün de değerli olduğunu ve konunun anlaşılmasına katkı sağladığını belirtmek isterim.
Örnek Bir Cevap:
Ben, her iki görüşü de değerli buluyorum. Âşık Paşazâde’nin anlatısı, Osman Bey’in bağımsızlık ruhunu ve halkın ona olan güvenini gösteriyor. Bu, devletin kuruluşunda manevi ve toplumsal bir zeminin de olduğunu düşündürüyor. Prof. Dr. Halil İnalcık’ın Koyunhisar Savaşı’nı milat olarak alması ise, devletin kuruluşunda askeri ve siyasi bir dönüm noktasının önemini vurguluyor. Bu iki görüş birleştiğinde, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun hem bir irade beyanı hem de bir askeri ve siyasi başarıyla taçlandığını daha iyi anlayabiliriz. Bu nedenle, her iki görüşün de Osmanlı Devleti’nin kuruluş sürecini anlamak için önemli olduğunu düşünüyorum.
Neden bu görüşü benimsediğimi açıklarken şunları düşünebilirsiniz:
- Hangi görüş size daha mantıklı geldi?
- Hangi görüş, olayların gelişimini daha iyi açıklıyor?
- Tarihi olayların sadece tek bir açıdan değil, farklı açılardan değerlendirilmesinin önemi nedir?
***
Umarım bu çözümler ve açıklamalar soruları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, tarih sadece ezberlemek değil, anlamak ve yorumlamaktır!