7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 84
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün birlikte sosyal bilgiler dersinde karşımıza çıkan bu ilginç metinleri ve görselleri inceleyeceğiz. Hazırsanız, ilk soruyla başlayalım!
**Soru 1:**
Metinde verilen bilgilerden yola çıkarak, Osmanlı Devleti’nde hamamların hangi amaçlarla kullanıldığı hakkında neler söyleyebiliriz?
**Çözüm:**
Sevgili arkadaşlar, metni dikkatlice okuduğumuzda Osmanlı Devleti’nde hamamların sadece temizlik ihtiyacını karşılamakla kalmadığını, aynı zamanda birer sosyalleşme mekanı olarak da kullanıldığını görüyoruz. Metinde şöyle deniyor:
“Osmanlı Devleti’nde şehir ve kasabalarda hamamlar bulunurdu. Günümüzdeki gibi evlerde her an sıcak suyun oldu-
ğu banyoların bulunmadığı o dönemde hamamlar halkın temizlik ihtiyacını karşılardı. Seyahatnamelerde hal-
kın temizliğe verdiği önemle birlikte hamamların mimari özelliklerine de yer verilmiştir. Aşağıdaki örnekleri inceleyelim.”
Burada açıkça belirtildiği gibi, hamamlar o dönemde temizlik için çok önemliydi. Günümüzdeki gibi her evde banyo olmadığı için insanlar temizlenmek için hamamlara giderdi. Ayrıca metin, hamamların mimari özelliklerine de değiniyor, bu da onların sadece işlevsel değil, aynı zamanda estetik açıdan da önemli olduğunu gösteriyor.
**Sonuç:**
Osmanlı Devleti’nde hamamlar hem temizlik ihtiyacını karşılamak hem de halkın sosyalleşebildiği mekanlar olarak kullanılmıştır.
—
**Soru 2:**
Metinde “Anadolu halkı kadar temizliğe düşkün bir halka hiç-
bir zaman rastlamadım.” diyen seyyahın adı ve hangi eserinden bu alıntı yapıldığı belirtilmiştir?
**Çözüm:**
Bu sorunun cevabını bulmak için metindeki ilgili bölümü dikkatlice okuyalım.
“Anadolu halkı kadar temizliğe düşkün bir halka hiç-
bir zaman rastlamadım. Bunu fark etmek için onu hamamda
görmek kâfidir. Elbiseli bir adam çıkagelir hamama, bir de
soyununca bakarsınız ki elbiseleri tertemizdir. Hamama git-
mek ve yıkanmak İslamiyet’in temellerinden biridir.”
Bu paragrafın hemen altında şu bilgi yer alıyor:
Ahmed Djevad, Yabancılara Göre Eski Türkler, s. 69
Burada alıntıyı yapan seyyahın adı Ahmed Djevad olarak belirtilmiş.
Şimdi de alıntının hangi eserden yapıldığına bakalım.
Ahmed Djevad, Yabancılara Göre Eski Türkler, s. 69
Bu ifade, alıntının “Yabancılara Göre Eski Türkler” adlı eserden yapıldığını ve kitabın 69. sayfasından alındığını gösteriyor.
**Sonuç:**
Metinde bu sözleri söyleyen seyyahın adı Ahmed Djevad‘dır. Alıntı ise “Yabancılara Göre Eski Türkler” adlı eserinden yapılmıştır.
—
**Soru 3:**
Jean Thevenot’nun Türkiye’yi anlattığı eserinde hamamlarla ilgili söylediği sözleri kendi cümlelerinizle açıklayınız.
**Çözüm:**
Sevgili öğrenciler, bu soruda Jean Thevenot adlı bir seyyahın hamamlar hakkındaki düşüncelerini anlayıp kendi kelimelerimizle anlatmamız isteniyor. Metnin ilgili kısmına bakalım:
“Türkler, vücudu temiz tutmak için olduğu kadar sağlık-
ları için de sık sık hamama giderler. Bu sebeple bu ülkede bir-
çok güzel hamam vardır. Hepsi de aynı tarzda yapılmışlardır,
bazılarının diğerlerinden daha büyük veya daha çok mermerle
süslü oluşundan başka aralarında hiçbir fark yoktur.”
Bu paragraftan anladığımız şu:
* Türkler temizliğe çok önem veriyorlar: Metinde “Türkler, vücudu temiz tutmak için olduğu kadar sağlıkları için de sık sık hamama giderler” deniyor. Bu da Türklerin hem sağlıkları hem de temizlikleri için hamamlara çok önem verdiklerini gösteriyor.
* Güzel ve çok sayıda hamam var: Seyyah, Türkiye’de “birçok güzel hamam” olduğunu söylüyor. Bu da o dönemde hamamların yaygın ve estetik olarak da güzel yapıldığını ima ediyor.
* Hamamların mimari özellikleri benzer: Thevenot, hamamların “aynı tarzda yapıldığını” belirtiyor. Yani hamamların genel bir yapısı var.
* Tek fark büyüklük ve süslemeler: Bazı hamamlar diğerlerinden daha büyük olabiliyor veya daha fazla mermerle süslenmiş olabiliyor. Ama genel olarak aralarında büyük bir fark yok.
Kısacası, Jean Thevenot’ya göre Türkler temizliğe çok düşkünler ve bu yüzden çok güzel hamamları var. Bu hamamların çoğu birbirine benziyor, sadece bazıları daha büyük veya daha süslü olabiliyor.
**Sonuç:**
Jean Thevenot’ya göre Türkler temizliğe çok önem verdikleri için ülkelerinde çok sayıda güzel hamam bulunmaktadır. Bu hamamların mimari tarzları birbirine benzer olup, aralarındaki temel fark büyüklükleri ve süslemeleridir.
—
**Soru 4:**
Hollandalı bir elçinin, Sultan Süleyman döneminde Osmanlı Devleti’nde lale ve sümbül gibi çiçeklere olan düşkünlüğüyle ilgili gözlemlerini özetleyiniz.
**Çözüm:**
Şimdi de Hollandalı bir elçinin gözlemlerini okuyalım. Metin bize şöyle diyor:
“Günümüzde Hollanda’nın sembollerinden biri olan lale, Osmanlı Devleti’nden Avrupa’ya götürülmüştür. Kanu-
ni Sultan Süleyman Dönemi’nde ülkemize gelen Avusturya elçisi Busbecq (Busbek), dönüşünde götürmek üzere çok
sayıda lale soğanma almıştır. Busbecq, Türklerin çiçeklere olan düşkünlüğüne de hayran kalmış ve seyahatnamesinde bu-
nu şöyle açıklamıştır:”
Bu bilgilerden yola çıkarak şu çıkarımları yapabiliriz:
* Lale aslında Osmanlı’ya ait: Metin, Hollanda’nın sembolü olan lalenin aslında Osmanlı Devleti’nden Avrupa’ya gittiğini söylüyor. Bu ilginç bir bilgi, değil mi?
* Sultan Süleyman zamanında önemli: Bu olay, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşanmış. Demek ki o dönemde çiçeklere, özellikle de laleye verilen önem artmış.
* Elçinin ilgisi ve hayranlığı: Avusturya elçisi Busbecq, sadece lale soğanı almakla kalmamış, aynı zamanda Türklerin çiçeklere olan sevgisine de hayran kalmış.
* Seyahatnamesine yazmış: Busbecq, bu hayranlığını ve gözlemlerini seyahatnamesine kaydetmiş. Bu da onun bu konuyu önemsediğini gösteriyor.
Şimdi de altta verilen açıklamaya bakalım:
“İstanbul’a doğru ilerlediğimiz sırada, mevsim kış ol-
masına rağmen lale, sümbül, nergis gibi çiçeklerin açmış
olduğunu hayretle gördük. Lalelerin fazla bir kokusu ol-
mamakla beraber görünüşlerinin güzelliği ve renklerinin
çeşitliliğine hayran olmamak mümkün değildir. Türkler
çiçeğe aşırı derecede düşkündürler. Güzel bir çiçek için
büyük miktarda para vermekten çekinmezler. Bunları ço-
ğu defa bana hediye ediyorlardı.”
Busbecq’un bu açıklaması da Türklerin çiçek sevgisini daha detaylı anlatıyor:
* Kış ortasında çiçekler: Elçi, kış mevsiminde bile İstanbul’da laleler, sümbüller ve nergisler görmesine şaşırmış. Bu, Osmanlı’da çiçek yetiştiriciliğinin ne kadar ileri olduğunu gösteriyor.
* Güzellik ve renk çeşitliliği: Lalelerin kokusu çok olmasa da, elçi onların güzelliğine ve renklerinin ne kadar çeşitli olduğuna hayran kalmış.
* Çiçeğe aşırı düşkünlük ve hediyeleşme: Türklerin çiçeklere “aşırı derecede düşkün” olduğunu belirtiyor. Hatta güzel bir çiçek için “büyük miktarda para” harcamaktan çekinmediklerini ve bu çiçekleri birbirlerine “hediye” ettiklerini söylüyor.
**Sonuç:**
Hollandalı elçi Busbecq, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı Devleti’nde kış ortasında bile çiçeklerin açtığını görmüş ve Türklerin çiçeklere, özellikle de lalelere olan büyük sevgisine ve düşkünlüğüne hayran kalmıştır. Onların bu çiçekler için para harcamaktan çekinmediklerini ve bu güzellikleri birbirlerine hediye ettiklerini belirtmiştir.
—
**Soru 5:**
Metinde Seyahatnamelerden yapılan alıntılarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
a) Seyahatnameler, Osmanlı Devleti’nin sadece mimari yapısı hakkında bilgi verir.
b) Seyahatnameler, Osmanlı Devleti’nin sosyal ve kültürel hayatı hakkında bilgi verir.
c) Seyahatnameler, sadece devlet büyüklerinin yaşamlarını anlatır.
**Çözüm:**
Bu soruyu cevaplamak için metindeki tüm alıntıları ve verilen bilgileri dikkatlice gözden geçirmemiz gerekiyor.
* İlk alıntı (Ahmed Djevad’dan) hamamların mimari özelliklerinden ve halkın temizlik anlayışından bahsediyor. Bu, hem mimari hem de sosyal hayatla ilgili.
* İkinci alıntı (Jean Thevenot’dan) hamamların ne kadar sık kullanıldığından, mimarisinin benzerliğinden ve süslemelerinden bahsediyor. Bu da sosyal hayat ve mimariyle ilgili.
* Üçüncü alıntı (Busbecq’tan) ise Türklerin çiçeklere olan düşkünlüğünden, kışın bile çiçek açtığından ve bu çiçeklerin hediyeleşmede kullanıldığından bahsediyor. Bu, kesinlikle sosyal ve kültürel hayatla ilgili.
* Son olarak, metnin sonunda yer alan alıntı (İbn Battuta’dan) ise Bursa’da hastaların tedavi edildiği yerlerden ve geleneklerden bahsediyor. Bu da sosyal ve kültürel hayatla ilgili.
Şimdi şıklara tek tek bakalım:
a) Seyahatnameler, Osmanlı Devleti’nin sadece mimari yapısı hakkında bilgi verir.
Bu şık doğru değil. Çünkü gördüğümüz gibi seyahatnameler mimarinin yanı sıra insanların yaşam tarzları, gelenekleri, sevdikleri şeyler gibi birçok konuda bilgi veriyor.
b) Seyahatnameler, Osmanlı Devleti’nin sosyal ve kültürel hayatı hakkında bilgi verir.
Bu şık doğru görünüyor. Çünkü metindeki tüm örnekler, insanların günlük yaşamları, alışkanlıkları, neye değer verdikleri gibi konulara ışık tutuyor.
c) Seyahatnameler, sadece devlet büyüklerinin yaşamlarını anlatır.
Bu şık da doğru değil. Metinde bahsedilen seyyahlar, halkın yaşamından, geleneklerinden bahsediyorlar. Elçilerin bile halkın yaşamına dair gözlemleri aktarılıyor. Sadece devlet büyüklerinin hayatları anlatılmıyor.
**Sonuç:**
Metinde verilen bilgiler ışığında, seyahatnamelerin Osmanlı Devleti’nin sosyal ve kültürel hayatı hakkında da önemli bilgiler sunduğu anlaşılmaktadır.
—
Umarım bu çözümler ve açıklamalar sizler için faydalı olmuştur. Anlamadığınız yerleri lütfen çekinmeden sorun!