7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 62
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencileri! Sosyal bilgiler dersimizden bir soruyla karşınızdayız. Gelin şimdi bu görseldeki soruları birlikte adım adım inceleyip çözelim. Unutmayın, her soru bir hazine sandığı gibidir, içindeki bilgiyi keşfetmek bize keyif verecek.
—
**1. Haritada hangi kıtalar yer almaktadır?**
Bu sorunun cevabını bulmak için öncelikle görseldeki haritaya dikkatlice bakmalıyız. Haritanın genel görünümüne baktığımızda, üzerinde yer alan toprak parçalarının hangi kıtalara benzediğini tahmin etmeye çalışalım. Harita, özellikle Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarını göstermektedir. Bu kıtaların birbirleriyle olan konumlarını ve haritadaki yerlerini gözlemleyerek bu sonuca ulaşabiliriz.
Cevap: Avrupa, Asya ve Afrika
—
**2. Martellus hangi kıtaların varlığını bilmemektedir?**
Şimdi de ikinci sorumuza geçelim. Bu soruda bizden Martellus’un hangi kıtaların varlığından habersiz olduğunu bulmamız isteniyor. Haritaya tekrar baktığımızda, bilinen kıtaların dışında, özellikle günümüzde Amerika kıtası olarak bildiğimiz toprakların haritada yer almadığını görüyoruz. O dönemin coğrafi bilgisi göz önüne alındığında, Amerika kıtasının henüz keşfedilmemiş olması oldukça doğaldır.
Cevap: Amerika
—
**3. Haritada hangi kıtalar gerçek olduğundan çok farklı çizilmiştir? Neden?**
Bu sorunun cevabı için biraz daha dikkatli inceleme yapmamız gerekiyor. Haritanın genel şekline ve kıtaların çizilişine baktığımızda, özellikle haritanın alt kısımlarında yer alan ve günümüzdeki harita bilgimizle karşılaştırdığımızda, Afrika kıtasının çiziminin gerçek şeklinden oldukça farklı olduğunu fark edebiliriz. Bunun nedeni ise, o dönemde coğrafi keşiflerin henüz tam olarak tamamlanmamış olması ve kıtaların keşfedilmemiş bölgelerinin olmasıdır. Bilimsel ve teknolojik imkanların sınırlı olduğu bu dönemde, haritalar genellikle mevcut bilgilere ve tahminlere dayalı olarak çizilirdi. Bu nedenle, haritada yer alan bazı kıtalar, tam olarak keşfedilemediği için gerçek şekillerinden farklı çizilmiş olabilir.
Cevap: Afrika kıtası.
Neden: Çünkü o dönemde coğrafi keşifler henüz tam olarak tamamlanmamış olduğundan, kıtaların bazı bölgeleri hakkında yeterli bilgi bulunmuyordu. Bu da haritaların tam olarak doğru çizilmesini engelliyordu.
—
Şimdi de metin kısmındaki bilgilere göz atalım ve oradan da sorularımıza cevap bulalım.
**Osmanlı Devleti, 16. yüzyılda Asya, Avrupa ve Afrika’ya yayılmış topraklarıyla gücünün zirvesine ulaşmıştı. Siyasi ve askeri açıdan üstünlüğünü komşularına, Avrupa’ya kabul ettirmişti. İpek ve Baharat ticaret yollarının önemli bir bölümünü kontrol ediyordu. Mimari, bilim, sanat ve edebiyat gibi alanlarda dünyanın en önemli medeniyetlerinden biriydi. Buna karşılık Orta Çağ’da karanlık bir dönem yaşayan Avrupa, bilim, sanat ve ticaret gibi alanlarda Osmanlı Devleti’nin gerisinde kalmıştı. Ancak Avrupa 15. yüzyıldan itibaren önemli bir ilerleme sürecine girdi. Ekonomik olarak güçlenen Avrupa’da eğitim, bilim, sanat ve düşünce hayatında önemli gelişmeler yaşandı. Coğrafi keşifler ile başlayan ve Rönesans döneminde devam eden gelişmeler Osmanlı Devleti’ni de etkiledi. Avrupalı devletler karşısında 17. yüzyıldan itibaren üstünlüğünü kaybetmeye başlayan Osmanlı Devleti’ni Avrupa’daki gelişmelerde zorladı. Şimdi Avrupa’daki gelişmeleri ve bu gelişmelerin Osmanlı Devleti’ne etkilerini öğrenelim.**
Bu paragraf bize Osmanlı Devleti’nin 16. yüzyıldaki gücünden ve Avrupa ile olan ilişkisinden bahsediyor. Avrupa’nın da 15. yüzyıldan itibaren önemli gelişmeler yaşadığını ve bunun Osmanlı Devleti’ni de etkilediğini öğreniyoruz.
—
**Coğrafi Keşifler**
Asya’dan Avrupa’ya uzanan İpek ve Baharat yollarının İstanbul, Trabzon, İskenderiye gibi önemli limanları Osmanlı Devleti’nin elindeydi. Avrupalı tüccarlar bu limanlara gelen malları yüksek fiyatlarla ve vergi ödeyerek almak durumunda kalıyorlardı. Avrupalı denizciler, Müslüman tüccarların aracılığından kurtulmak ve doğrudan Hindistan ve Çin ile ticaret yapabilmek için yeni ticaret yolları aramaya başladılar. Bu amaçla okyanuslara açıldılar, yeni yerler ve yeni ticaret yolları keşfettiler. 15. yüzyılda başlayan bu keşiflere “coğrafi keşifler” adı verildi. Coğrafi keşiflerin nasıl başladığını Avrupalı bir denizciden dinleyelim.
*15. yüzyıl sonlarına kadar dünyanın pek çok yerini bilmiyorduk. Dünyayı kilisedeki papazların söylediği gibi düz zannediyorduk. Kuzeydeki denizlerin buzlarla, güneydekilerin kaynar sularla kaplı olduğunu ve buralarda korkunç canavarların bulunduğunu düşünüyorduk. Ancak Haçlı Seferleri sayesinde Müslüman coğrafyacılardan bu bilgilere doğru olmadığını öğrendik. Çinlilerin icat ettiği pusulayı Müslümanlardan alarak geliştirdik. Okyanuslara dayanıklı gemiler yaptık. Böylece korkmadan okyanuslara açılmaya başladık. Bu sayede Amerika’yı ve Afrika’nın güneyini keşfettik. Asya’dan aldığımız malları Avrupa’ya satmaya başladık ve gün geçtikçe zenginleştik.*
Metindeki bu bölüm ise coğrafi keşiflerin neden başladığını ve nasıl gerçekleştiğini Avrupalı bir denizcinin ağzından anlatıyor. İpek ve Baharat Yolları’nın Osmanlı hakimiyetinde olması ve Avrupalıların bu durumdan rahatsızlık duyması, yeni yollar aramalarına neden olmuş. Bu keşifler sonucunda Amerika ve Afrika’nın güneyinin keşfedildiğini de öğreniyoruz.
Umarım bu açıklamalar soruları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, bilgiyi öğrenmenin en güzel yolu merak etmek ve sorgulamaktır. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!