7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 51
Harika bir istek! 7. Sınıf Sosyal Bilgiler öğretmeni olarak, görseldeki soruları senin için adım adım ve anlaşılır bir dille çözeceğim. Hazırsan başlayalım!
Gaza ve gaziliğe verilen önem Osmanlı Devleti’nden günümüze devam etmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milli Mücadele’de Fransızlara karşı gösterdiği kahramanca direniş nedeniyle Antep’e 1921’de “Gazi” unvanını vermiş, şehrin adı Gaziantep olmuştur. Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milli Mücadele’de Yunan ordusuna karşı Sakarya Meydan Muharebesi’nde Türk ordusunun başkomutanlığını yapan Mustafa Kemal’e 1921’de “Gazi” unvanını vermiştir.
? Günümüzde gazi unvanı kimler için kullanılmaktadır? Neden?
Osmanlı Devleti, gaza ve cihat anlayışına dayalı fetih siyasetinde planlı bir şekilde hareket etmiştir. Bu fetihlerin her aşaması planlanmış, fetih için en uygun zaman ve şartlar beklenirdi. Fethedilen yerlerde hâkimiyet kurulduktan sonra bu bölgelerin nüfus ve gelir durumları tespit edilirdi. Buralara gönderilen devlet görevlileri ve askerler sayesinde en kalabalık yerleşim merkezlerinden, en tenha köylere kadar bölge rahatlıkla kontrol edilir-di. Fethedilen yerlerde yaşayan bazı kişilerden asker ve yönetici olarak yararlanılırdı.
Osmanlı fetih siyasetinin başarılı olmasında istimâlet politikasının önemli bir yeri vardır. İstimâlet politikası, müsamaha ve tolerans göstererek fethedilen yerlerdeki gayrimüslim (Müslüman olmayan) halkı Osmanlı yönetimine ısımdırmak anlamın-dadır. Nitekim fethedilen yerlerde yaşayan halka karşı müsamaha ile yaklaşılmış, din ve irk ayrımı yapılmaksızın herkese adil ve eşit davranılmıştır. Osmanlı yönetimi onları Müslüman olmaları için zorlamamış dil, din ve yaşam biçimlerine karışmamıştır. Böylece fethedilen yerlerde yaşayan halkın Osmanlı yöneti-mini kabulü kolaylaşmıştır. Örneğin, Fetret Devri’nde Osmanlı Devleti, Anadolu’daki topraklarını büyük ölçüde yiti-rirken Rumeli’de de büyük toprak kaybı yaşanmaması istimâlet politikasının sonucudur. Osmanlı Devleti’nin uyguladığı istimâlet politikası ile ilgili örnekleri inceleyelim.
Müslüman ve gayrimüslim Osmanlı halkı
(Gravür, Antoine Melling, 19. yüzyıl)
2.44
Bursa’nın fethinden sonra Orhan Bey ile Bursa tekfurunun veziri arasında şu konuşma geçmiştir:
Orhan Bey, vezire, “Neden bunaldınız da hisarı ver-diniz?” dedi. Vezir, “Sizin devletinizin günden güne bü-yüdüğünü, bizim devletimizin zayıfladığını gördük ve anladık. Babamız Bursa üzerine hisar yaptı gitti. Onun devleti köylerimizi zapt etti. Size itaatle bağlandılar, bizi hiç anmaz oldular. Biz de onların huzura kavuştuklarını, bu huzur ve rahatlık sebebiyle bizi anmadıklarını, anma-yacaklarını öğrendik. Biz de rahatlığa heves ettik.” dedi.
Aşık Paşazâde Derviş Ahmed Aşıkı, Aşık Paşazâde Tarihi, s.74 (Düzenlenmiştir.)
Bursa Kalesi
2.45
? Vezir, “Biz de rahatlığa heves ettik.” sözüyle ne demek istemiştir? Açıklayınız.
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için öncelikle metni dikkatlice okumalıyız. Vezirin söylediği “Biz de rahatlığa heves ettik.” sözü, aslında Bursa’nın fethinin nedenlerini ve Osmanlı Devleti’nin üstünlüğünü kabul ettiklerini ifade ediyor.
Adım 1: Vezirin sözlerini bağlamı içinde değerlendirelim. Vezir, Orhan Bey’in “Neden hisarı verdiniz?” sorusuna karşılık bu cevabı veriyor. Bu da gösteriyor ki, hisarı vermek bir zorunluluktan veya bir pazarlıktan ziyade, bir kabullenmenin sonucudur.
Adım 2: Vezirin devamındaki açıklamayı inceleyelim. Vezir, Osmanlı Devleti’nin her geçen gün büyüdüğünü, kendi devletlerinin ise zayıfladığını belirtiyor. Bu durum, kendi yöneticilerinin başarısız olduğunu ve halkın artık Osmanlı idaresini daha iyi bulduğunu gösteriyor.
Adım 3: Vezir, halkın artık Osmanlı’yı anmaz olduğunu ve onların huzuruna kavuştuğunu söylüyor. Bu, Osmanlı Devleti’nin adil yönetimi, halka sağladığı güvenlik ve refah gibi unsurların, Bizans yönetiminden daha iyi olduğunu vurguluyor. Yani, “rahatlığa heves etmek” deyimi, daha iyi bir yönetime, daha huzurlu bir yaşama ve daha güvenli bir geleceğe ulaşma isteğini ifade ediyor.
Sonuç: Vezir, “Biz de rahatlığa heves ettik.” sözüyle, Osmanlı Devleti’nin gücünü, adil yönetimini ve halka sağladığı huzur ve güvenliği gördüklerini, bu nedenle kendi yönetimleri altında yaşamak yerine Osmanlı idaresini tercih ettiklerini anlatmak istemiştir. Kısacası, daha iyi bir yaşam umuduyla Osmanlı’ya teslim olduklarını belirtmiştir.