7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 66
Merhaba sevgili öğrencilerim! Sosyal bilgiler dersimiz için hazırladığım bu sorularda, bilgimizi tazeleyip pekiştireceğiz. Hazırsanız hemen başlayalım!
**Soru 1:**
İtalyan Leonardo da Vinci (Leonardo da Vinci, 1452-1519) Rönesans döneminde yetişen sanatçılar içinde özel bir yere sahiptir. Da Vinci; ressam, heykeltıraş, mucit, müzisyen ve mimardı. İnsan bedeni üzerinde incelemeler yapan Da Vinci, uçma makinesi, denizaltı, helikopter gibi pek çok araç tasarımı gerçekleştirdi. Bu tasarımlar uzun süre çizim defterlerinde kaldı ve yüzyıllar sonra çizimlerde yer alan bazı araçlar yapılabildi. Da Vinci İstanbul’da Haliç üzerine bir köprü projesi de çizerek padişah II. Bayezid’e sundu. Ancak Da Vinci’nin bu projesi hayata geçirilemedi.
Bu metne göre, Leonardo da Vinci’nin en çok hangi alanda çalışmalar yaptığı söylenebilir?
* a) Müzik
* b) Tıp
* c) Sanat ve Bilim
* d) Mimari
Çözüm:
Sevgili gençler, bu soruda metni dikkatlice okuyup Leonardo da Vinci’nin hangi alanlarda öne çıktığını bulmamız gerekiyor. Metinde “ressam, heykeltıraş, mucit, müzisyen ve mimardı” ifadeleri geçiyor. Ayrıca “uçma makinesi, denizaltı, helikopter gibi pek çok araç tasarımı gerçekleştirdi” diyerek bilimsel ve teknik çalışmalarına da değinilmiş. Bu da onun hem sanatla hem de bilimle iç içe olduğunu gösteriyor.
* Adım 1: Metinde Da Vinci’nin meslekleri listelenmiş: ressam, heykeltıraş, mucit, müzisyen, mimar. Bu meslekler sanat ve bilim alanlarına girer.
* Adım 2: Metin, Da Vinci’nin “araç tasarımı” yaptığından bahsediyor. Bu da onun bilimsel ve mühendislik yönünü gösterir.
* Adım 3: Seçeneklere baktığımızda, a) müzik sadece bir yönünü kapsıyor. b) tıp metinde geçmiyor. d) mimari de yine sadece bir yönü. Ancak c) sanat ve bilim, onun hem sanatsal hem de bilimsel çalışmalarını kapsıyor.
Bu yüzden doğru cevap c) Sanat ve Bilim seçeneğidir.
**Soru 2:**
Osmanlı Devleti, 15 ve 16. yüzyıllarda bilim, sanat ve mimaride oldukça gelişmişti. Bu nedenle Avrupa’da bu alanlardaki gelişmelerden yararlanma ihtiyacı duymadı. 17. yüzyılda Avrupa özellikle bilim alanında Osmanlı Devleti’ni geride bıraktı ve Osmanlı Devleti bu gelişmeleri yeterince ve zamanında takip edemedi.
Bu metne göre, Osmanlı Devleti’nin 17. yüzyılda bilim alanında Avrupa’nın gerisinde kalmasının temel sebebi nedir?
* a) Avrupa’da bilimin gelişmemiş olması
* b) Osmanlı Devleti’nin bilim alanında yeterli yatırımı yapmaması
* c) Avrupa’daki gelişmeleri takip etme ihtiyacı duymaması
* d) Avrupa’nın bilimde Osmanlı’yı geçebilecek teknolojiye sahip olmaması
Çözüm:
Bu soruda da metni iyi anlamamız gerekiyor. Osmanlı’nın neden bilimde geri kaldığını bulacağız.
* Adım 1: Metnin ilk cümlesinde “Osmanlı Devleti, 15 ve 16. yüzyıllarda bilim, sanat ve mimaride oldukça gelişmişti.” deniyor. Bu, geçmişte güçlü olduklarını gösteriyor.
* Adım 2: Sonraki cümlede ise “Bu nedenle Avrupa’da bu alanlardaki gelişmelerden yararlanma ihtiyacı duymadı.” ifadesiyle Avrupa’daki gelişmeleri takip etmediklerini belirtiyor.
* Adım 3: En sonunda “17. yüzyılda Avrupa özellikle bilim alanında Osmanlı Devleti’ni geride bıraktı ve Osmanlı Devleti bu gelişmeleri yeterince ve zamanında takip edemedi.” denerek geri kalmalarının sebebi olarak gelişmeleri takip edememeleri gösteriliyor.
Seçeneklere baktığımızda:
* a) Avrupa’da bilimin gelişmediği doğru değil, tam tersi geliştiği için Osmanlı geride kalmış.
* b) Yatırım yapıp yapmadığı metinde açıkça belirtilmiyor.
* c) Metin tam da bunu söylüyor; “yararlanma ihtiyacı duymadı” ve “takip edemedi”.
* d) Teknolojiyle ilgili bir bilgi verilmemiş.
Dolayısıyla, en doğru sebep c) Avrupa’daki gelişmeleri takip etme ihtiyacı duymaması olarak özetlenebilir.
**Soru 3:**
Reform
Orta Çağ’dan 16. yüzyıla kadar Avrupa’da Katolik Kilisesi, siyasi ve ekonomik olarak önemli bir güç haline gelmişti. Katolik Kilisesi’nin başındaki papalar kendi kendilerini Hz. İsa’nın yeryüzündeki vekili olarak görüyor ve diri görevlilerinden çok bir kral gibi hareket ediyorlardı. Papalar, kiliseler aracılığıyla topladıkları paralarla zenginlik içinde yaşıyorlardı. İnsanlara para karşılığında “endüljans” adıyla bir belge vererek onların günahlarını bağışlıyor, aforoz yetkisiyle de istediği kişileri dinden çıkarıyorlardı. Krallar kendilerine taç giydiren ve krallığını onaylayan papadan çekiniyor, onun sözünden çıkmıyorlardı.
Katolik Kilisesi’nin ve papanın bu durumu birçok aydın ve din görevlisinin tepkisini çekmiş ve Reform hareketlerine yol açmıştır. Yeniden düzenlenmek anlamına gelen Reform, Katolik Kilisesi’ndeki yozlaşmaya karşı başlamış dinî bir harekettir. Reform hareketleri Almanya’da başlamış ve Avrupa’ya yayılmıştır. Reform hareketlerinin önderi Alman bir papazı olan Martin Luther’dir (Martin Luther, 1483-1546). Luther, şu sözlerle Katolik Kilisesi’nin uygulamalarına karşı çıkmıştır:
“Tanrı ile kul arasına kimse giremez. Endüljans satışının Hristiyanlıkta yeri yoktur. Günahları ancak Tanrı bağışlar. Fakirlik içinde yaşayan halk, Latinceden Almancaya tercüme ettiğim İncil’i artık kendisi okuyup anlayabilecek ve papazların aracılığından kurtulacak. Böylece herkes Hristiyanlığını Katolik Kilisesi’nin açıkladığı gibi bir din olmadıüğını görecek.”
Bu metne göre, Martin Luther’in Reform hareketini başlatmasındaki temel neden aşağıdakilerden hangisidir?
a) Katolik Kilisesi’nin halkı Hristiyanlık konusunda yeterince aydınlatamaması.
b) Katolik Kilisesi’nin siyasi ve ekonomik gücünün zayıflaması.
c) Papaların halktan para karşılığı endüljans satarak zenginleşmesi ve kilise uygulamalarındaki bozulmalar.
d) Kralların Katolik Kilisesi’ne karşı çıkmaya başlaması.
Çözüm:
Şimdi de Reform hareketinin neden başladığını ve Martin Luther’in bu konudaki rolünü anlayacağımız bir soruya geldik.
* Adım 1: Metinde Orta Çağ’da Katolik Kilisesi’nin çok güçlü olduğu ve papaların kendilerini İsa’nın vekili olarak gördükleri anlatılıyor.
* Adım 2: Papaların halktan para karşılığı “endüljans” denen belgelerle günahlarını bağışladıkları ve bu yolla zenginleştikleri belirtiliyor. Bu, kilisenin uygulamalarındaki en önemli bozulmalardan biri olarak gösteriliyor.
* Adım 3: Martin Luther’in sözlerine baktığımızda, “Tanrı ile kul arasına kimse giremez”, “Endüljans satışının Hristiyanlıkta yeri yoktur”, “Günahları ancak Tanrı bağışlar” gibi ifadelerle doğrudan endüljans satışına ve papaların aracı olma durumuna karşı çıktığını görüyoruz.
* Adım 4: Metin, “Katolik Kilisesi’nin bu durumu birçok aydın ve din görevlisinin tepkisini çekmiş ve Reform hareketlerine yol açmıştır.” diyerek Luther’in tepkisinin bu genel duruma bir tepki olduğunu vurguluyor.
Şimdi seçeneklere bakalım:
* a) Aydınlatma konusunda bir sorun olduğu ima edilse de, temel neden bu değil.
* b) Kilisenin gücünün zayıflaması Reform’un sonucu olabilir, nedeni değil.
* c) Metin, papaların zenginleşmesinden ve endüljans satışından açıkça bahsediyor ve Luther de bu duruma karşı çıkıyor. Bu, Reform’un ana sebeplerinden biri.
* d) Kralların karşı çıkması metinde bahsedilen bir durum değil, tam tersine kralların papalara bağlılığından bahsediliyor.
Bu nedenlerle, Martin Luther’in Reform hareketini başlatmasındaki en temel neden c) Katolik Kilisesi’nin papalarından halktan para karşılığı endüljans satarak zenginleşmesi ve kilise uygulamalarındaki bozulmalar seçeneğidir.
Umarım bu çözümler sizler için anlaşılır olmuştur. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere, hepinizi öpüyorum!