7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ekoyay Yayınları Sayfa 112
Merhaba sevgili öğrencilerim! Sosyal Bilgiler dersinde birlikteyiz. Bugün, elimizdeki görseldeki soruları inceleyip çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
Etkinlik Zamanı
Metni okuyunuz ve soruyu cevaplayınız.
Türkiye Nüfusu Yaşlanmaya Devam Edecektir
Ülkemizde yaşam süresi uzamakta ve yaşlı nüfus oranı artmaktadır. Bu durum, nüfusun yaş yapısının önemli bir göstergesi olan ortanca yaşa da yansımaktadır. Ortanca yaş, bir yerdeki nüfusu oluşturan kişilerin yaşları, küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşı olarak hesaplanır. Buna göre ülkemizdeki ortanca yaşın 2018 yılında 32, 2023’te 33,5, 2040’ta 38,5, 2060’ta 42,3, 2080’de ise 45 olması beklenmektedir.
Yaşlı nüfus olarak tanımlanan 65 yaş ve üzerindeki nüfusun oranının 2018 yılında %8,7, 2023’te %10,2, 2040’ta %16,3, 2060’ta %22,6 ve 2080’de %25,6 olacağı öngörülmektedir.
www.tuik.gov.tr
Bir ülkede nüfus kadar o ülkedeki yaşam standardı, insanların sağlığı, gelir düzeyi, çalışma ve eğitim durumu da önem taşımaktadır. Nüfusu sayarken kişilerin okuryazar olup olmadıklarına da bakılmaktadır. Okuryazar seviyesinin yüksek olduğu bir nüfusun önemini kavrayan devletimiz okuryazar oranını %100’e çıkarmak için eğitime büyük önem vermektedir. TÜİK 2017 yılı eğitim istatistiklerine göre Türkiye’de okuma yazma bilmeyenlerin oranı erkek nüfus-ta %1,0, kadın nüfusta %5,5 olmuştur. Aşağıdaki grafiklerde geçmiş yıllara ait okuryazarlık oranlarına yer verilmiştir.
Grafik 3.3
Etkinlik Zamanı
Yukarıdaki grafiklerden yararlanarak soruları cevaplayınız. Cevaplarınızı defterinize yazınız.
1. 2023 yılı okuryazarlık oranının nasıl olması beklenmelidir?
Bu sorunun cevabını metnin ilk paragrafında bulabiliriz. Metinde şöyle deniyor: “Buna göre ülkemizdeki ortanca yaşın 2018 yılında 32, 2023’te 33,5, 2040’ta 38,5, 2060’ta 42,3, 2080’de ise 45 olması beklenmektedir.” Ancak bu ortanca yaşla ilgili bir bilgi. Okuryazarlık oranıyla ilgili bilgi ise metnin sonunda yer alıyor: “TÜİK 2017 yılı eğitim istatistiklerine göre Türkiye’de okuma yazma bilmeyenlerin oranı erkek nüfus-ta %1,0, kadın nüfusta %5,5 olmuştur.” Bu bilgi 2017 yılına ait. Soruda 2023 yılı soruluyor. Metinde doğrudan 2023 yılı okuryazarlık oranı verilmemiş.
Peki, bu durumda ne yapmalıyız? Metnin ilk bölümünde yaşlı nüfus oranının arttığı belirtilmiş. Okuryazarlık oranının da genel olarak yükselmesi beklenir. Ancak verilen bilgilerle kesin bir rakam söylemek mümkün değil. Metindeki bilgilerden yola çıkarak, okuryazarlık oranının genel olarak artış eğiliminde olması beklenebilir diyebiliriz. Ancak metinde doğrudan 2023 yılı için bir okuryazarlık oranı belirtilmemiş.
2. Kadın nüfusun okuryazar olma oranının erkek nüfusa göre daha az olmasının sebepleri neler olabilir?
Bu soruya cevap verirken, tarihimizdeki toplumsal durumları ve gelenekleri göz önünde bulundurmalıyız. Eskiden, özellikle kız çocuklarının eğitimine erkek çocukları kadar önem verilmiyordu. Bu durum, kadınların okuryazar olma oranının erkeklere göre daha düşük olmasına neden oluyordu. Kadınların ev işleriyle ilgilenmesi, okula gönderilmemesi gibi nedenler bu oranın düşük olmasında etkiliydi.
Ayrıca, toplumdaki cinsiyet rolleri de bu durumu etkileyebiliyordu. Kadınların daha çok ev işlerine odaklanması gerektiği düşüncesi, onların eğitim hayatından uzaklaşmasına yol açabiliyordu.
Bugün bu durum büyük ölçüde değişmiş olsa da, geçmişten gelen bu etkiler hala görülebiliyor. Ancak unutmayalım ki, devletimiz okuryazarlık oranını %100’e çıkarmak için büyük çaba gösteriyor ve bu çabalar sayesinde kadınların eğitim seviyesi de giderek yükseliyor.
3. 1975 yılındaki grafiğe göre erkek ve kadın okuryazar oranının 2012 yılındaki daha düşük olmasının sebepleri nelerdir? Açıklayınız.
Sevgili gençler, bu soruda bize 1975 ve 2012 yıllarındaki okuryazarlık oranlarını karşılaştırmamız isteniyor. Ancak dikkatli baktığımızda, soruda bir yanlışlık olduğunu fark ediyoruz. Aslında 1975 yılındaki grafiklerde okuryazarlık oranları daha yüksek görünüyor. Örneğin, 1975’te erkek okuryazarlık oranı %76,2 iken, 2012’de %98,6 olmuş. Kadınlarda ise 1975’te %50,5 iken, 2012’de %93,0 olmuş. Yani oranlar aslında 2012’de daha yüksek!
Sanırım sorunun metninde bir hata var ve aslında 2012 yılındaki oranların 1975 yılındakinden daha yüksek olmasının sebepleri sorulmak istenmiş.
Eğer soru bu şekilde olsaydı, cevap şöyle olurdu:
Daha Yüksek Olmasının Sebepleri:
Bu durumun birden çok sebebi var:
-
Eğitime Verilen Önemin Artması: Zamanla devletimiz ve toplumumuz, eğitimin bireylerin gelişimi ve ülkenin kalkınması için ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladı. Bu nedenle eğitime daha fazla yatırım yapıldı.
-
Okul Sayılarının Artması: Daha fazla okula kavuşmamız, özellikle kız çocuklarının eğitimine erişimini kolaylaştırdı.
-
Zorunlu Eğitim: Zorunlu eğitim sayesinde daha çok çocuk okula gitmeye başladı.
-
Kadınların Toplumdaki Yerinin Değişmesi: Kadınlar artık daha çok iş hayatına atılıyor, toplumsal hayatta daha aktif rol alıyorlar. Bu da eğitimlerinin önemini daha çok hissetmelerini sağlıyor.
-
Teknolojik Gelişmeler: Teknolojinin gelişmesi, bilgiye ulaşımı kolaylaştırdı ve okumanın, öğrenmenin ne kadar değerli olduğunu gösterdi.
Yani özetle, toplumun eğitim konusundaki bilinçlenmesi ve yapılan yatırımlar sayesinde hem erkek hem de kadınların okuryazarlık oranları yıllar içinde önemli ölçüde artmıştır. Bu da ülkemizin daha aydınlık bir geleceğe yürüdüğünü gösterir.