7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 157
Sevgili öğrencim, şimdi sana gönderdiğin görseldeki soruları adım adım, senin kolayca anlayabileceğin bir dille açıklayacağım. Hazır mısın? Başlayalım!
b) Karikatürlerin verdiği mesajdan hareketle aşağıda “yer, zaman, kişi ve olay” unsurları verilmiş olan hikâyeyi yazınız. Hikâyenizi yazarken noktalama işaretlerine dikkat ediniz. Yazım kılavuzundan yararlanınız.
Bu soru bizden, verilen hikâye unsurlarını kullanarak özgün bir hikâye yazmamızı istiyor. Hikâyemizi yazarken noktalama işaretlerine ve yazım kurallarına dikkat etmemiz çok önemli. Şimdi, verilen unsurları kullanarak haydi bir hikâye oluşturalım!
Hikâye Unsurları:
- Yer: Bir sahil kasabası.
- Zaman: Yaz mevsimi.
- Kişiler: Zafer (20-21 yaşlarında, üniversite öğrencisi, Esma’nın ağabeyi), Arif (38-40 yaşlarında, üniversitede öğretim üyesi), Esma (12-15 yaşlarında, öğrenci), Utku (12-15 yaşlarında, Esma’nın sınıf arkadaşı).
- Olay: Yeşil alanların yok edilmesi ve betonlaşma.
Çözüm:
Adım 1: Hikâyemizin ana fikrini ve karakterlerin bu olayla nasıl bağlantılı olacağını düşünelim.
Adım 2: Belirtilen yer ve zamanı hikâyemizin başlangıcı için bir atmosfer oluşturmakta kullanalım.
Adım 3: Karakterleri hikâyeye dahil edip, onların olay karşısındaki tepkilerini ve mücadelelerini anlatalım.
Adım 4: Olayın gelişimini ve bir sonuca bağlanmasını sağlayalım. Unutma, hikâyede bir giriş, gelişme ve sonuç bölümü olmalı.
Adım 5: Yazdığımız hikâyeyi noktalama işaretleri ve yazım kuralları açısından kontrol edelim.
Şimdi bu adımları takip ederek hikâyemizi yazalım:
Yemyeşil bir sahil kasabasıydı burası, denizin mis gibi kokusuyla uyanırdı her sabah. Yaz mevsiminin tatlı sıcağı her yeri sarmış, güneşin parıltısı denizin üzerinde dans ediyordu. Esma, on üç yaşında, en yakın arkadaşı Utku ile kasabanın en büyük yeşil alanında koşturuyordu. Ağaçların gölgesinde saklambaç oynar, rengârenk çiçeklerin arasında kelebekleri kovalarlardı. Burası, onların hayallerini kurdukları, özgürce oynadıkları gizli cennetleriydi.
Bir gün, kasabanın girişine kocaman bir tabela dikildi: “Yeni Yaşam Sitesi – Modern Konutlar!” Tabela, sanki tüm kasabanın üzerine bir gölge düşürmüştü. Esma ve Utku, tabelanın altından geçerken içlerinde tarifsiz bir sıkıntı hissettiler. Çok geçmeden, oynamayı en çok sevdikleri yeşil alanın çevresi sarıldı, iş makinelerinin gürültüsü kasabayı sardı. Beton kamyonları gelip gitmeye, ağaçlar bir bir kesilmeye başlandı.
Esma, bu durumu ağabeyi Zafer’e anlattı. Zafer, yirmi yaşında, üniversitede çevre sorunları üzerine çalışan, duyarlı bir gençti. Kardeşinin gözlerindeki üzüntüyü görünce o da çok sinirlendi. “Bu nasıl olur? Kasabanın akciğerleri kesiliyor!” diye düşündü. Hemen arkadaşlarıyla ve kasaba halkıyla konuşmaya başladı, bir şeyler yapılması gerektiğini biliyordu.
Bu sırada, üniversitede öğretim üyesi olan Arif Bey, kırk yaşlarında, yaz tatili için kasabaya gelmişti. Kendisi de bu kasabanın doğal güzelliklerine hayrandı. Kasabadaki bu hızlı betonlaşma hareketini görünce büyük bir şaşkınlık ve üzüntü yaşadı. Zafer ile tesadüfen karşılaştılar. Zafer, Arif Bey’in çevre konusundaki uzmanlığını bildiği için ona durumu tüm detaylarıyla anlattı.
Arif Bey, Zafer’i dikkatle dinledikten sonra, “Bu tür projeler yapılırken çevresel etki değerlendirmesi çok önemlidir. Yeşil alanlar, sadece bizim nefes almamız için değil, aynı zamanda birçok canlının yaşam alanı ve iklim dengesi için de hayati önem taşır,” dedi.
Birlikte kasaba halkını bilinçlendirmek için toplantılar düzenlediler. Esma ve Utku da boş durmadılar. Arkadaşlarını toplayıp el ele vererek küçük bir imza kampanyası başlattılar. Çocukların masum ve kararlı çabası, büyükleri daha da harekete geçirdi.
Kasaba sakinleri, Zafer ve Arif Bey’in önderliğinde belediyeye dilekçeler verdi, gösteriler düzenledi. Betonlaşmanın çevreye vereceği zararları anlatan broşürler dağıttılar. Uzun süren mücadeleler sonucunda, kasabadaki yeşil alanların tamamen yok edilmesinin önüne geçildi. Projenin bir kısmı iptal edildi, kalan kısmın ise daha az ağaç kesilerek ve çevreye daha duyarlı bir şekilde yapılması kararlaştırıldı.
Esma ve Utku, en sevdikleri ağacın kesilmediğini görünce sevinçle birbirlerine sarıldılar. Kasabaları tamamen beton yığını olmaktan kurtulmuştu. Bu olay, onlara birlikte hareket etmenin, doğayı ve yaşamı savunmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha öğretmişti. Gelecek yaz, yine o ağacın gölgesinde oynayacaklardı.
Gördün mü, sevgili öğrencim? Verilen unsurları kullanarak ne güzel bir hikâye yazdık! Unutma, hikâye yazarken hayal gücünü kullanmak ve olayları canlı bir şekilde anlatmak çok önemli.
***
GELECEK DERSE HAZIRLIK
1. “Okumak Deyince” metnine hazırlık yapmak amacıyla 9. etkinlikte yer alan kitap okuma formunu inceleyiniz. Forma uygun notlar alınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soru bizden bir sonraki derse hazırlık yapmamızı istiyor. Burada “Okumak Deyince” adında bir metinden ve 9. etkinlikte yer alan bir kitap okuma formundan bahsediliyor. Ancak bu metin ve form görselde bize verilmemiş. Bu yüzden ben senin yerine bu etkinliği birebir yapamam. Ama sana bu tür bir hazırlık görevini nasıl yapacağını adım adım anlatabilirim:
Adım 1: Öncelikle “Okumak Deyince” başlıklı metni bulman gerekiyor. Bu metin büyük ihtimalle Türkçe ders kitabının bu ünitesinde yer alıyordur. Metni dikkatlice, anlayarak oku.
Adım 2: Ardından, 9. etkinlikte yer alan kitap okuma formunu bulmalısın. Bu form da genellikle ders kitabında veya çalışma kitabında bulunur.
Adım 3: Kitap okuma formunu çok dikkatli bir şekilde incele. Formda hangi bilgilerin istendiğine bak:
- Kitabın adı, yazarın adı gibi temel bilgiler mi isteniyor?
- Kitabın konusu, ana fikri, kahramanları hakkında bilgi mi isteniyor?
- Senden kitabın en beğendiğin bölümü, karakteri veya kitabın sana hissettirdikleri gibi kişisel yorumlar mı yazman bekleniyor?
- Belki de okuduğun kitaptan önemli bulduğun cümleleri not almanı istiyordur.
Adım 4: Formda istenen bilgilere göre, okuduğun “Okumak Deyince” metniyle ilgili notlar al. Örneğin, metnin ana fikri neydi? Metinde anlatılanlar senin okuma alışkanlıklarınla ilgili sana ne düşündürdü? Metinde hangi önemli bilgiler veya görüşler vardı? Bunları formdaki ilgili yerlere yazmaya hazırlan.
Adım 5: Notlarını alırken kendi cümlelerini kullanmaya özen göster. Böylece konuyu daha iyi anladığını göstermiş olursun. Ayrıca, notlarının düzenli ve anlaşılır olmasına dikkat et. Çünkü bu notlar, gelecek derste “Okumak Deyince” metni hakkında konuşurken sana çok yardımcı olacak.
İşte bu kadar! Bu adımları takip ederek hem metni daha iyi anlamış olursun hem de derse çok iyi hazırlanmış olursun. Unutma, okuduğunu anlamak ve üzerine düşünmek çok önemli bir beceri!