7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 110
Sevgili öğrencilerim, bugünkü Türkçe dersimizde Yavuz Bülent Bakiler’in “Türkiye’m, Anayurdum, Sebebim, Çarem!” şiirini ve bu şiirle ilgili etkinlikleri inceleyeceğiz. Unutmayın, bir metni anlamak ve yorumlamak için kelimelerin anlamlarını iyi bilmek ve metni dikkatlice okumak çok önemlidir. Haydi başlayalım!
ETKİNLİKLER
1. Etkinlik: Metinde geçen bazı kelimeler aşağıda verilmiştir. Metnin bağlamından hareketle kelimelerin anlamlarını tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Türkçesözlük’ten kontrol ediniz.
- 1. mahzun:
- Tahminim: Üzgün, kederli.
- Sözlük Anlamı: Hüzünlü, kederli, üzgün.
- Metindeki Anlamı: Şiirde “Mahzun kağnılarla…” ifadesinde geçiyor. Şair, çocukluğunun geçtiği topraklardaki kağnıları kişileştirerek onlara üzgün bir hava yüklüyor. Bu, geçmişe duyulan özlemi ve o dönemin sade, belki de zorlu yaşamını yansıtan bir duygu durumunu ifade ediyor.
- 2. kırkikindi:
- Tahminim: Öğleden sonra yağan sağanak yağmur.
- Sözlük Anlamı: Genellikle ilkbahar sonu ve yaz başında, öğleden sonra, kısa süreli ve sağanak biçiminde yağan yerel yağmur.
- Metindeki Anlamı: “Şimal kırkikindiler boyunca sırılsıklam” dizesinde geçiyor. Şair, çocukluğunun geçtiği yörede, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında görülen, aniden bastıran ve her yeri ıslatan öğleden sonra yağmurlarını anlatıyor. Bu yağmurlar, onun çocukluk anılarının bir parçası olmuş.
- 3. çökelek:
- Tahminim: Bir çeşit peynir veya lor.
- Sözlük Anlamı: Sütten veya yoğurttan yapılan, tuzsuz, ufalanmış, beyaz peynir.
- Metindeki Anlamı: “Gecemi besleyen sıcak çökelekmiş,” ve “Biraz tandır ekmeği, biraz çökelek…” dizelerinde geçiyor. Şairin çocukluğunda yediği, onu besleyen, tandır ekmeğiyle birlikte tüketilen yöresel bir yiyecek olduğunu anlıyoruz. Bu yiyecek, yoksullukla ilişkilendirilse de, şair için kıymetli bir anıyı ve çocukluk sofralarını temsil ediyor.
- 4. biteviye:
- Tahminim: Sürekli, durmadan.
- Sözlük Anlamı: Durmadan, sürekli, kesintisiz.
- Metindeki Anlamı: “Suda gökyüzü kadar, dinlerdim biteviye.” dizesinde geçiyor. Şairin kurbağa seslerini sürekli, hiç ara vermeden dinlediğini ifade ediyor. Bu, çocukluğundaki doğal ortamın ve seslerin yaşamındaki sürekliliğini ve etkisini anlatıyor.
- 5. kağnı:
- Tahminim: Hayvanların çektiği eski, tekerlekli araba.
- Sözlük Anlamı: Genellikle öküzlerin çektiği iki tekerlekli, üstü açık veya kapalı ilkel araba.
- Metindeki Anlamı: “Ben, kağnılarla yaylaya büyüdüm geldim,” ve “Mahzun kağnılarla…” dizelerinde geçiyor. Şairin çocukluğunun geçtiği dönemde, ulaşımın ve yük taşımacılığının kağnılarla yapıldığını, bu araçların onun yaşamının ve büyüdüğü coğrafyanın önemli bir parçası olduğunu gösteriyor.
- 6. tandır:
- Tahminim: Ekmek pişirilen yer altı fırını.
- Sözlük Anlamı: Genellikle toprağa kazılmış, içinde odun yakılan, et ve ekmek pişirilen bir tür fırın.
- Metindeki Anlamı: “Biraz tandır ekmeği…” dizesinde geçiyor. Şiirde, tandırın ekmek pişirmek için kullanılan geleneksel bir fırın olduğunu ve çocukluk sofralarının önemli bir parçası olan tandır ekmeğinin yapımında kullanıldığını anlatıyor.
- 7. kahır:
- Tahminim: Büyük üzüntü, dert.
- Sözlük Anlamı: Büyük üzüntü, dert, sıkıntı.
- Metindeki Anlamı: “üç ucu kahır” dizesinde geçiyor. Burada “kahır” kelimesi, şairin Anadolu’ya, yurduna duyduğu sevginin derinliğini ve bu sevginin bazen getirdiği acıları, sıkıntıları ifade etmek için kullanılıyor. Yurdun zorluklarına rağmen duyulan güçlü bağlılığı vurguluyor.
- 8. yaylı:
- Tahminim: Yayları olan, esnek bir şeyi ifade eden.
- Sözlük Anlamı: Yayları olan, yaylım.
- Metindeki Anlamı: Bu kelime şiirde doğrudan geçmemektedir. Ancak “yaylalarına” kelimesi geçmektedir. “Yaylı” kelimesinin genel anlamı, bir şeyin yayları olduğunu veya yaylarla ilgili olduğunu belirtir.
- 9. kerpiç:
- Tahminim: Toprak tuğla.
- Sözlük Anlamı: Duvar örmekte kullanılmak üzere kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş balçık tuğla.
- Metindeki Anlamı: “Küçük kerpiç evlerin çıkmaz aklından!” dizesinde geçiyor. Şairin çocukluğunun geçtiği yerlerdeki evlerin kerpiçten yapıldığını, yani geleneksel, topraktan yapılmış, basit evler olduğunu anlatıyor. Bu evler, şairin anılarında önemli bir yer tutuyor.
2. Etkinlik: Aşağıdaki soruları okuduğunuz şiirden hareketle yanıtlayınız.
1. Şiirdeki anlatıma göre şiirin nasıl bir yerde yaşadığını tasvir ediniz.
Çözüm:
Şiirdeki ipuçlarına bakarak şairin yaşadığı yeri hayal edelim. Şair, kağnılardan, yaylalardan, tezek topladığı kırlardan, tandır ekmeğinden, çökelekten, damlayan odalardan ve kerpiç evlerden bahsediyor. Tüm bu detaylar bize nasıl bir yer hayal etmemiz gerektiğini gösteriyor.
Cevap:
Şiirde anlatılan yer, şairin çocukluğunun geçtiği, doğal güzelliklerle dolu, kırsal bir Anadolu kasabası ya da köyü gibi görünüyor. Burada ulaşım için kağnılar kullanılıyor, yaylalar ve kırlar yaşamın önemli bir parçası. Evler kerpiçten yapılmış, yağmurlu havalarda damlayan çatıları var. Yoksul ama samimi bir yaşam tarzı hüküm sürüyor. Tandır ekmeği, çökelek gibi yöresel yiyecekler tüketiliyor, kurbağa sesleri gibi doğanın sesleri dinleniyor. Kısacası, geçmişin izlerini taşıyan, geleneksel ve sade bir yaşamın olduğu bir bölge tasvir ediliyor.
2. Şair çocukluk günlerini hatırlarken hangi duygularını öne çıkarmıştır?
Çözüm:
Şiiri okurken şairin hislerini anlamaya çalışalım. Hangi kelimeler ve ifadeler bize şairin duyguları hakkında bilgi veriyor? “Sevdim seni Türkiye!”, “vurgunluğun bundandır.”, “Mecnunlar gibi”, “hasretimi” gibi ifadelere dikkat edelim.
Cevap:
Şair çocukluk günlerini hatırlarken en başta derin bir memleket sevgisi ve bağlılık duygusunu öne çıkarıyor. Yoksulluklara rağmen yurduna olan aşkını “Mecnunlar gibi” bir bağlılık olarak ifade ediyor. Ayrıca çocukluğuna karşı yoğun bir özlem duyduğu, o günleri ve mekanları unutamadığı anlaşılıyor. Annesinin yaşadığı zorluklara karşı şefkat ve empati besliyor. Tüm bu anılarla birlikte, geçmişin getirdiği hüzün (kahır) ve samimi bir huzur da hissettiği söylenebilir.
3. Sizce şairin çocukluk günlerini memleket sevgisi ile beraber anlatmasının sebebi neler olabilir?
Çözüm:
Bu soru, şairin neden çocukluk anılarıyla vatan sevgisini birleştirdiğini sorguluyor. Çocukluk dönemimizin bizi nasıl şekillendirdiğini ve ilk bağlarımızı nasıl kurduğumuzu düşünelim.
Cevap:
Şairin çocukluk günlerini memleket sevgisiyle birlikte anlatmasının birkaç önemli sebebi olabilir:
- Kimlik Oluşumu: Çocukluk, bir insanın kimliğinin ve kişiliğinin şekillendiği en önemli dönemdir. Şair, çocukluğunun geçtiği topraklarda edindiği deneyimler, gördüğü insanlar ve yaşadığı zorluklar sayesinde yurduna olan sevgisinin temelinin atıldığını göstermek istiyor. Memleket sevgisi, onun için çocukluktan gelen, köklü bir duygu.
- Duygusal Bağ: İnsanlar doğup büyüdükleri yerlere karşı özel bir duygusal bağ hissederler. Çocukluk anıları, bu bağı daha da güçlendirir. Şair de kağnılarla yaylalarda büyümesini, tandır ekmeğini, kerpiç evleri, kurbağa seslerini anlatarak memleketine duyduğu saf ve içten sevgiyi pekiştiriyor.
- Somutlaştırma: Memleket sevgisi soyut bir kavramdır. Şair, bu soyut kavramı, çocukluğuna ait somut anılarla (tezek toplamak, çökelek yemek, kerpiç evler) birleştirerek daha anlaşılır, dokunulur ve hissedilir kılıyor.
- Aidiyet Duygusu: Çocukluk anıları, şairin kendini bu topraklara ait hissetmesini sağlıyor. Memleketi, sadece bir coğrafya değil, aynı zamanda onun geçmişi, kökleri ve varoluşunun bir parçası oluyor.
4. Şair, çocukluk günlerindeki yaşantısından hareketle günümüzden yaklaşık kaç yıl öncesini anlatmaktadır? Şiirdeki ifadelere atıf yaparak cevaplayınız.
Çözüm:
Şiirde bahsedilen “kağ