7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 19
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersimiz için harika bir metin ve bu metinle ilgili birbirinden güzel etkinliklerimiz var. Hep birlikte “Munise” adlı metni okuyup, soruları titizlikle ve anlayarak çözeceğiz. Unutmayın, okuduğumuzu anlamak ve yorumlamak, Türkçe dersimizin en önemli becerilerinden biridir. Hadi bakalım, kalemlerimizi ve zihnimizi hazırlayalım!
***
1. ETKİNLİK: Aşağıda, metinde geçen ve anlamları verilen kelimeleri ipuçlarından ve metin bağlamından hareketle bulunuz. Kelimelerin geçtiği cümleleri sınıfta söyleyiniz.
- h_v___s : havadis
İlgili ile karşılanabilecek haber. - m_d_e_ : müddet
Süre. - f___la : fanila
Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş, ten üzerine giyilen iç çamaşırı. - a_a : analık
Üvey anne, analık. - m__n_l : minnet
Yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu sayma, gönül borcu. - v_r_n : viran
Yıkık, harap. - m_n_s : munis
Cana yakın, uysal, sevimli. - s_f_l : sefil
Sefalet çeken, yoksul. - _k_s : akıs
Işık veya ses dalgalarının yansıtıcı bir yüzeye çarparak geri dönmesi, yansı-ma, yankı.
Açıklama: Bu etkinlikte, metin içinde geçen veya metnin konusuyla ilgili olabilecek bazı kelimelerin eksik harflerini tamamlayarak doğru kelimeyi bulduk ve verilen anlamlarla eşleştirdik. Kelimelerin anlamlarını bilmek, metni daha iyi anlamamızı sağlar.
***
2. ETKİNLİK: Okuduğunuz metindeki deyimleri bulup anlamlarını karşılarına yazınız.
- Deyim: başım ağrıyordu
Anlamı: Bir şeyi düşünmekten, üzüntü duymaktan veya bir sorunla uğraşmaktan dolayı zihinsel olarak rahatsız olmak, sıkıntı çekmek. - Deyim: içim burkulmuştu
Anlamı: Bir olay veya durum karşısında üzüntü, acıma, hüzün gibi güçlü duygular hissetmek, duygulanmak. - Deyim: gözleri dolmuştu / gözleri dolu dolu
Anlamı: Ağlamak üzere olmak, duygulanmak, gözleri yaşarmak. - Deyim: kulak vermek
Anlamı: Dikkatle dinlemek, söylenenleri önemseyip odaklanmak. - Deyim: içi rahatladı
Anlamı: Bir endişe, kaygı veya sıkıntıdan kurtulup huzur bulmak, sakinleşmek. - Deyim: elinden tutmak
Anlamı: Birine yardım etmek, destek olmak, zor durumdan kurtarmak için çaba göstermek.
Açıklama: Deyimler, dilimize özgü, genellikle mecazi anlam taşıyan kalıplaşmış söz gruplarıdır. Metni okurken bu deyimleri bulmak ve anlamlarını bilmek, yazarın anlatmak istediği duyguları ve durumları daha iyi kavramamızı sağlar. Bu deyimler, Feride Öğretmen’in ve Munise’nin yaşadığı duygusal anları çok güzel bir şekilde ifade ediyor.
***
3. ETKİNLİK: Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle yanıtlayınız.
1. O gün Feride Öğretmen için neden en acı ve en dertli gündü?
Çözüm:
Metinde anlatıldığına göre, Feride Öğretmen için o günün en acı ve dertli olmasının temel sebebi, çok sevdiği Kuran’ın (büyük ihtimalle nişanlısı veya kocası) başka bir kadınla evlenmesine izin verdiğini öğrenmesidir. Bu haber, Feride’nin iç dünyasında büyük bir üzüntüye, hayal kırıklığına ve yalnızlık hissine yol açmıştır.
2. O gece Feride Öğretmen’in “sefil ve karanlık” oda olarak tanımladığı evi birdenbire nasıl “munis ve mesut” bir ev hâline geldi? Açıklayınız.
Çözüm:
Feride Öğretmen, kendi yaşadığı derin üzüntünün ardından, penceresinden gelen küçük Munise’nin iniltisini duyar. Munise’nin yanına gittiğinde, küçük kızın yaşadığı sefaleti ve dramı dinler. Munise’nin çaresiz hikayesi, Feride’nin içini burkar ve ona yardım etme kararı almasına neden olur. Feride’nin bu yardım etme isteği ve Munise’ye duyduğu şefkat, onun kendi içindeki acıyı hafifletir. Munise’nin varlığı ve ona uzatılan yardım eli, Feride’nin daha önce “sefil ve karanlık” olarak gördüğü odasını birdenbire cana yakın (munis) ve mutlu (mesut) bir yuvaya dönüştürmüştür. Yani, başkasına yardım etme duygusu, Feride’nin iç dünyasını aydınlatmış ve evine neşe katmıştır.
3. Doğduğu günden beri o köyde yaşayan ve köy halkını tanıyan Munise yardım için neden yeni tanıştığı Feride Öğretmen’i seçmiştir?
Çözüm:
Metinden anladığımız kadarıyla, Munise’nin köydeki ailesi (babası ve üvey annesi) tarafından ihmal edildiği ve köy halkının da onun kaybolduğunu bile fark etmediği veya umursamadığı anlaşılıyor. Munise, köydeki hiç kimseden yardım görmemiş, hatta kaybolduğunda bile aranmamıştır. Feride Öğretmen ise köye yeni gelmiş, dışarıdan biriydi ve bir öğretmendi. Bu durum, Munise’ye Feride’nin daha tarafsız, şefkatli ve yardımsever olabileceği hissini vermiştir. Belki de Munise, Feride’nin yabancı olmasının, ona karşı önyargısız yaklaşacağı anlamına geldiğini düşünerek ona sığınmıştır.
4. Feride Öğretmen’i ve Munise’yi birbirine yaklaştıran sebepler nelerdir?
Çözüm:
Feride Öğretmen’i ve Munise’yi birbirine yaklaştıran birkaç önemli sebep vardır:
- Ortak Yalnızlık ve Acı: Feride Öğretmen, sevdiği adamın başka biriyle evlendiğini öğrenmenin acısını ve yalnızlığını yaşıyordu. Munise ise ailesi tarafından ihmal edilmiş, sefalet içinde ve yalnız bir çocuktu. İkisinin de iç dünyasında bir tür yalnızlık ve acı hissi vardı. Bu ortak duygu, onları birbirine yakınlaştırmıştır.
- Feride’nin Şefkat ve Merhameti: Feride Öğretmen’in mesleğinin getirdiği bir şefkat duygusu ve insanlara yardım etme isteği vardı. Munise’nin çaresiz durumu ve masumiyeti, Feride’nin merhametini uyandırmıştır.
- Munise’nin Güven Arayışı: Munise, köydeki kimseden bulamadığı güveni ve yardımı yeni gelen Feride Öğretmen’de aramıştır.
- Empati: Feride Öğretmen, Munise’nin yaşadıklarını dinledikçe kendisini onun yerine koymuş, ona karşı büyük bir empati duymuştur. Bu empati, yardım etme isteğini pekiştirmiştir.
Bu sebepler, iki farklı hayatı yaşayan bu iki insanı bir araya getirmiş ve aralarında güçlü, özel bir bağ oluşmasını sağlamıştır.
5. İnsanların yaşadıklarını anlamada, empati yapmanın önemi nedir?
Çözüm:
Empati, kendimizi bir başkasının yerine koyarak onun duygularını, düşüncelerini ve içinde bulunduğu durumu anlamaya çalışmaktır. Bu, Feride Öğretmen’in Munise’nin acısını dinlerken hissettiği gibi bir şeydir. Empati yapmanın önemi şunlardır:
- İnsanlar arasındaki iletişimi güçlendirir ve yanlış anlaşılmaları engeller. Karşımızdaki kişiyi daha iyi anlamamızı sağlar.
- Önyargıları azaltır, çünkü bir başkasının neden öyle davrandığını veya hissettiğini anlamamızı sağlar. Böylece daha hoşgörülü oluruz.
- Toplumda dayanışma ve yardımlaşma duygusunu artırır. Feride Öğretmen’in Munise’ye yardım etmesi gibi, empatik insanlar çevresindekilere daha duyarlı olurlar.
- Daha anlayışlı ve hoşgörülü bir toplum oluşmasına katkı sağlar, çünkü herkes birbirinin farklılıklarına saygı duyar.
Kısacası empati, insan ilişkilerinin temelidir ve daha barışçıl, sevgi dolu bir dünya için vazgeçilmez bir değerdir.
6. Çevrenizde yardıma ihtiyacı olan insanlar için neler yapabilirsiniz?
Çözüm:
Çevremizde yardıma ihtiyacı olan birçok insan olabilir. Onlar için yapabileceğimiz çok şey var, tıpkı Feride Öğretmen’in Munise için yaptığı gibi:
- Farkında Olmak: İlk adım, çevremizdeki insanları gözlemlemek ve yardıma ihtiyacı olanları fark etmektir. Bazen bir gülümseme, bir “Nasılsın?” bile bir başlangıç olabilir.
- Dinlemek ve Anlamak: Onlarla konuşmak, dertlerini dinlemek ve neye ihtiyaçları olduğunu anlamaya çalışmak çok önemlidir. Bazen sadece dinlenmek ve anlaşılmak bile büyük bir destektir.
- Maddi Destek: Eğer imkanımız varsa, kıyafet, yiyecek, okul malzemesi gibi maddi yardımlarda bulunabiliriz. Kullanmadığımız ama hala iyi durumda olan eşyaları bağışlayabiliriz.
- Gönüllü Çalışmalara Katılmak: Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının veya okulların düzenlediği yardım kampanyalarına gönüllü olarak katılabiliriz.
- Manevi Destek: En önemlisi, onlara yalnız olmadıklarını hissettirmek, moral vermek ve umut aşılamaktır. Küçük bir jest, sıcak bir söz, kocaman bir fark yaratabilir.
Unutmayalım ki, yardım etmek sadece maddi değil, aynı zamanda manevi bir destektir ve hepimizin insanlık görevidir. Birbirimize destek oldukça toplum olarak daha güçlü ve mutlu oluruz.