7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 186
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle beraber Türkçe dersimizden çok önemli ve biraz da dikkat gerektiren iki etkinliği inceleyeceğiz. Deyimler, atasözleri ve anlatım bozuklukları, dilimizi doğru ve etkili kullanmamız için çok önemli konular. Hazır mısın? Hadi başlayalım!
7. ETKİNLİK: Aşağıdaki cümlelerde deyim ve atasözlerinin yanlış kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Yanlış anlamda kullanılan deyim ve atasözlerinin doğrusunu örnekteki gibi ilgili boşluklara yazınız.
Bu etkinlikte, cümlelerde yanlış kullanılan deyim veya atasözlerini bulup doğrusunu yazacağız. Deyimler ve atasözleri, dilimize güzellik katan, anlamı pekiştiren kalıplaşmış sözlerdir. Ama bunları yanlış kullanırsak, anlatım bozukluğu yapmış oluruz.
Adım 1: Cümledeki deyimi veya atasözünü bul ve anlamını düşün.
Adım 2: Deyimin veya atasözünün cümleye uygun olup olmadığını kontrol et.
Adım 3: Eğer yanlışsa, doğru deyimi veya atasözünü bul ve yerine yaz.
Şimdi seninle birlikte tek tek cümleleri inceleyelim:
1. Her konuda bilginlik taslamasına alıştık.
Çözüm:
- Buradaki deyim “bilginlik taslamak” olarak verilmiş.
- Fakat Türkçede doğru deyim “bilgiçlik taslamak”tır. Bu deyim, bir konuda az bilgisi olmasına rağmen kendini çok bilgili göstermeye çalışmak anlamına gelir.
Sonuç:
bilgiçlik taslamak
2. Merdivenden düşecek diye korkudan ödüm çatladı.
Çözüm:
- Cümledeki “ödüm çatladı” ifadesi yanlış kullanılmış.
- Çok korkmak anlamında kullanılan deyimler “ödü patlamak” veya “ödü kopmak”tır. “Çatlamak” kelimesi burada uygun değil.
Sonuç:
ödü koptu / ödü patladı
3. Şimdi gel de ayıkla bulgurun taşını.
Çözüm:
- Burada “bulgurun taşını ayıkla” denilmiş.
- Ancak çok karışık, içinden çıkılması zor durumları anlatmak için kullanılan doğru deyim “pirincin taşını ayıklamak”tır.
Sonuç:
pirincin taşını ayıkla
4. Ahmet hep böyledir, tereyağı gibi üste çıkar.
Çözüm:
- “Tereyağı gibi üste çıkar” diye bir deyimimiz yoktur.
- Haksız olduğu halde kendini haklı göstermek, bir durumdan sıyrılmak anlamında kullanılan doğru deyim “su gibi üste çıkmak”tır.
Sonuç:
su gibi üste çıkar
5. Açlıktan midem zil çalıyor.
Çözüm:
- Çok aç olmak anlamında “midem zil çalıyor” yerine, doğru olarak “karnım zil çalıyor” deyimi kullanılır.
Sonuç:
karnım zil çalıyor
6. Annesini bir anda karşısında görünce paçaları tutuştu.
Çözüm:
- “Paçaları tutuşmak” yerine, çok telaşlanmak, heyecanlanmak anlamında kullanılan doğru deyim “etekleri tutuşmak”tır.
Sonuç:
etekleri tutuştu
***
8. ETKİNLİK: Aşağıdaki cümlelerde mantık hatasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Anlatım bozukluğunun sebebini örnekteki gibi yazınız.
Şimdi de mantık hatalarından kaynaklanan anlatım bozukluklarını bulacağız. Bir cümlenin mantıklı olması, içindeki bilgilerin birbirini tutması ve hayatın gerçeklerine uygun olması demektir. Eğer cümlede bir mantık hatası varsa, o cümle anlaşılmaz veya saçma gelebilir.
Adım 1: Cümleyi dikkatlice oku ve ne anlatmak istediğini anlamaya çalış.
Adım 2: Cümledeki kelimelerin veya ifadelerin birbiriyle uyumlu olup olmadığını, mantıksal bir sıra takip edip etmediğini kontrol et.
Adım 3: Mantık hatasını bul ve neden hata olduğunu açıkla.
Hadi cümlelere bakalım:
1. Köşedeki oyuncakçıya uçan helikopter gelmiş.
Çözüm:
- Cümlede “uçan helikopter” ifadesi kullanılmış.
- Oysa helikopterin temel özelliği zaten uçmaktır. Bu durumu belirtmek gereksizdir. “Uçan” kelimesi burada gereksiz sözcük kullanımıyla bir mantık hatası oluşturuyor. Tıpkı “yürüyen insan” demek gibi.
Sonuç:
Helikopter zaten uçar. (Gereksiz sözcük kullanımı)
2. Bu yazıyı değil okumak, anlamak bile imkânsız.
Çözüm:
- Bu cümlede eylemlerin sıralamasında bir hata var.
- Önce bir yazıyı okuruz, sonra onu anlamaya çalışırız. Anlamak, okumaktan daha zor veya daha sonra gelen bir eylemdir. Cümledeki sıralama ise ters: “değil okumak, anlamak bile imkânsız” denilerek, sanki okumak anlamaktan daha zormuş gibi bir anlam çıkıyor. Doğrusu “Bu yazıyı değil anlamak, okumak bile imkânsız” olmalıydı.
Sonuç:
Sıralama hatası. (Anlamak, okumaktan daha kapsamlı bir eylemdir. Önce okur, sonra anlarız. Doğrusu “değil anlamak, okumak bile imkânsız” olmalıydı.)
3. Bu hastalık ölüme, hatta felce bile neden olabilir.
Çözüm:
- “Hatta” kelimesi, genellikle daha önemli, daha ağır veya daha şaşırtıcı bir durumu belirtmek için kullanılır.
- Burada ölümden sonra felç gelmiş. Oysa ölüm, felçten daha ağır bir sonuçtur. Yani sıralama yanlış yapılmış. Doğrusu “Bu hastalık felce, hatta ölüme bile neden olabilir” şeklinde olmalıydı.
Sonuç:
Sıralama hatası. (Ölüm, felçten daha ağır bir durumdur. “Hatta” kelimesi daha ağır olanı vurgulamak için kullanılır. Doğrusu “felce, hatta ölüme” olmalıydı.)
4. Durmadan çay ve çekirdek yenilen bu yerden hızla uzaklaştı.
Çözüm:
- Cümlede “çay ve çekirdek yenilen” ifadesi kullanılmış.
- Çay “yenmez”, “içilir”. Çekirdek ise “yenir” veya daha yaygın olarak “çitlenir”. İki farklı eylem için tek bir fiil (yenilen) kullanılması anlatım bozukluğuna yol açmış. Her iki kelimeye de uyan bir fiil kullanılmalıydı ya da ayrı ayrı fiiller getirilmeliydi.
Sonuç:
Mantık hatası. (Çay içilir, çekirdek yenir/çitlenir. İki farklı eylem için ortak fiil kullanılamaz.)
5. Köyün muhtarı geçmişe ait planlarını anlattı.
Çözüm:
- “Plan” kelimesi, genellikle gelecekle ilgili, henüz gerçekleşmemiş durumlar için yapılır.
- Geçmişe ait “plan” olmaz, geçmişe ait “gerçekleşenler”, “hatıralar” veya “kararlar” olur. Bu bir mantık hatasıdır.
Sonuç:
Mantık hatası. (Planlar geleceğe yönelik yapılır, geçmişe ait plan olmaz.)
6. Gelecek güzel günlere özlem duyuyorum.
Çözüm:
- “Özlem” duygusu, geçmişte yaşanmış, bitmiş ve tekrar yaşanması istenen şeyler için duyulur.
- Gelecek henüz yaşanmadığı için ona “özlem” duyulmaz. Gelecek için “umut etmek”, “beklemek” gibi duygular beslenir. Bu bir mantık hatasıdır.
Sonuç:
Mantık hatası. (Özlem geçmişte kalanlara duyulur. Gelecek için umut veya beklenti duyulur.)
Umarım bu açıklamalar sayesinde deyimlerin, atasözlerinin ve mantık hatalarından kaynaklanan anlatım bozukluklarının ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlamışsındır. Dilimizi doğru kullanmak, kendimizi daha iyi ifade etmemizi sağlar. Aklına takılan bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin!