7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 199
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün “İlk Kar” adlı metnimizle ilgili etkinlikleri ve soruları hep birlikte çözeceğiz. Metni dikkatlice okuduğunuzdan ve anlamaya çalıştığınızdan eminim. Şimdi gelin, her bir soruyu adım adım inceleyelim ve cevaplarını metinden yola çıkarak bulalım.
1. ETKİNLİK: Okuduğunuz metinde geçen anlamını bilmediğiniz kelimeleri yazarak anlamlarını tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz.
Bu etkinlik, metni daha iyi anlamanız ve kelime dağarcığınızı geliştirmeniz için çok önemli bir çalışma. Metni okurken anlamını bilmediğiniz kelimeleri belirlemeniz ve onların üzerinde düşünmeniz gerekiyor. Diyelim ki metinde geçen “omnibus” kelimesini bilmiyorsunuz. Ne yapmalısınız? Şöyle bir yol izleyebilirsiniz:
- Kelimeyi Belirle: Metinde “Herta demirlerinin oğlu, kuzu hiç gülmemiş soluk benizli Panassos (Panas) ve bir çocuklu omnibüsten inerek…” cümlesinde “omnibus” kelimesi geçiyor.
- Anlamını Tahmin Et: Cümlenin bağlamına bakarsak, bir yerden inilen, içinde çocukların da olduğu bir şeyden bahsediliyor. Belki bir araçtır, bir taşıttır diye düşünebilirsiniz.
- Sözlükten Kontrol Et: Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğüne baktığınızda “omnibus” kelimesinin eski dilde “çok kişinin bir arada taşındığı, atla çekilen büyük araba” anlamına geldiğini görürsünüz. Günümüzde ise daha çok otobüs gibi toplu taşıma araçları için kullanılır. Gördüğünüz gibi tahminimizle sözlük anlamı birbirine yakın çıktı.
Siz de metindeki “sefalet”, “dehşet”, “coğrafi” gibi kelimeler üzerinde bu çalışmayı yapabilir, onların anlamlarını keşfedebilirsiniz.
2. ETKİNLİK: Aşağıdaki soruları metinden hareketle yanıtlayınız.
1. Metnin birinci kısmına göre ilk kar düşmesine çocukların ve yetişkinlerin tepkileri nelerdir?
Çözüm:
Metnin birinci kısmını okuduğumuzda, ilk karın düşmesiyle birlikte hem çocukların hem de yetişkinlerin büyük bir sevinç yaşadığını görüyoruz. Adeta bir şenlik havası var:
- Çocuklar: Karın yağmasıyla birlikte dışarı fırlamışlar, kartopu oynamışlar, kardan adam yapmışlar. Neşeyle koşuşup birbirlerine şakalar yapmışlar, kar tanelerini yakalamaya çalışmışlar.
- Yetişkinler: Onlar da karın keyfini sürmüşler. Öğretmenler ellerini ovuşturup sevinmiş, evdekiler ise sıcacık evlerinde oturup karın yağışını izlemekten ve bu durumdan hoşnut olmaktan mutlu olmuşlar. Yani genel olarak herkes için bir sevinç ve eğlence kaynağı olmuş.
2. Metnin ikinci kısmında anlatılan kışın sefalete dönüşmesinin nedenlerini belirtiniz.
Çözüm:
Metnin ikinci kısmı, ilk karın getirdiği neşenin aksine, kışın bazı insanlar için ne kadar zorlu ve acımasız olabileceğini anlatıyor. Kışın sefalete dönüşmesinin başlıca nedenleri şunlar:
- Yetersiz giysi ve ayakkabı: Bazı çocukların ne giyecek ne de ayakkabıları var. Yırtık pırtık giysilerle, karların içinde buz gibi ayaklarla dolaşmak zorunda kalıyorlar.
- Isınma imkânı olmaması: Evlerinde ocakları yanmadığı için ısınamıyorlar, soğuktan donma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorlar.
- Beslenme yetersizliği: Açlık çekiyorlar, karınları doymuyor.
- Coğrafi koşullar: Köylerinin uzak ve buz tutmuş olması, bu zorlukları daha da artırıyor. Bu durum, onların yardım almasını da zorlaştırıyor.
Yani kış, aslında herkes için aynı güzellikte değil; bazıları için hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor.
3. Kış aylarında çevremizde yaşayan hayvanlara yardımcı olmak için neler yapabiliriz?
Çözüm:
Metin doğrudan hayvanlardan bahsetmese de, kışın zorlukları karşısında yardıma muhtaç olan canlılara karşı duyarlı olmamız gerektiğini bize hatırlatıyor. Kış aylarında hayvanlara yardım etmek için yapabileceğimiz birçok şey var:
- Yiyecek ve su sağlamak: Özellikle soğuk havalarda yiyecek bulmakta zorlanan kuşlar, kediler ve köpekler için uygun yerlere yiyecek ve donmayacak şekilde su bırakabiliriz.
- Barınak yapmak: Kediler ve köpekler için basit karton kutulardan veya eski battaniyelerden küçük barınaklar yaparak onların soğuktan korunmalarını sağlayabiliriz.
- Duyarlı olmak: Donma tehlikesi geçiren veya hastalanmış bir hayvan gördüğümüzde, belediyelerin hayvan barınaklarına veya veterinerlere haber verebiliriz.
Unutmayın, doğa sadece biz insanlara ait değil, diğer canlılarla da paylaştığımız bir yuva.
4. İlk düşen kar tanelerine dehşet içinde bakanların yanı sıra bu durumu kutlayanların da olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çözüm:
Bu soru, metnin bize sunduğu en önemli karşıtlıklardan birini vurguluyor. Karın yağması bazıları için büyük bir sevinç ve eğlence kaynağıyken, bazıları içinse adeta bir felaket habercisi olabiliyor.
- Kutlayanlar: Evleri sıcak, karınları tok, giyecekleri yeterli olanlar için kar, oyun, eğlence ve görsel bir şölen demektir. Onlar için kış, keyifli vakit geçirme zamanıdır.
- Dehşet içinde bakanlar: Metnin ikinci kısmında anlatılan yoksul çocuklar gibi, evleri barkları olmayan, ısınamayan, aç kalan ve yeterli giysisi bulunmayan insanlar için kar, soğuk, hastalık ve hatta ölüm demektir. Onlar için kar, hayatta kalma mücadelesinin daha da zorlaştığı anlamına gelir.
Bu durum, toplumdaki eşitsizlikleri ve farklı yaşam koşullarını çok net bir şekilde gözler önüne seriyor. Bir yandan keyif sürenler varken, diğer yandan aynı doğa olayının getirdiği zorluklarla boğuşanların olması, bizi empati kurmaya ve çevremizdeki insanları daha iyi anlamaya davet ediyor.
5. Kışı güven içinde yaşayanların, kıştan zarar görenleri düşünmeden kutlama yapmaları duyarsızlık mıdır?
Çözüm:
Metin, bu soruyu doğrudan “evet duyarsızlık” diye yanıtlamıyor ama okuyucuyu bu konuda düşünmeye sevk ediyor. Bence kışı güven içinde yaşayanların, kıştan zarar görenleri hiç düşünmeden sadece kendi eğlencelerine odaklanmaları bir tür duyarsızlık olarak görülebilir.
- Bir şeyi kutlamak ve ondan keyif almak elbette doğal bir durumdur. Ancak, çevremizde zor durumda olan insanların olduğunu bilmek ve onlara karşı hiçbir şey hissetmemek veya hiçbir şey yapmamak, insanlık değerlerimizle çelişir.
- Metnin ikinci kısmı, bize bu “düşüncesizce” kutlamanın ötesinde bir gerçeklik olduğunu hatırlatıyor. Bu yüzden, kendi rahatımızı yaşarken bile, başkalarının zorluklarını akılda tutmak ve mümkünse onlara yardım eli uzatmak, daha insancıl bir yaklaşımdır. Yani, “düşünmeden” kutlamak, evet, duyarsızlık olabilir.
6. Dünyanın farklı coğrafi bölgelerinde yaşayan bir çocuk ile sizi buluşturan ortak insani değerler neler olabilir? Belirtiniz.
Çözüm:
Dünyanın neresinde yaşarsak yaşayalım, hepimizi birleştiren temel insani değerler vardır. Metin de bize empati kurmanın ve başkalarına yardım etmenin önemini hatırlatıyor. İşte bazı ortak insani değerler:
- Sevgi ve Şefkat: Her çocuk sevilmek, şefkat görmek ve güvende olmak ister.
- Mutluluk ve Neşe: Oyun oynamak, gülmek, eğlenmek ve hayatın güzelliklerini yaşamak her çocuğun hakkıdır.
- Güvenlik ve Barınma: Herkesin sıcak bir yuvaya, güvende hissedeceği bir yere ihtiyacı vardır.
- Beslenme ve Sağlık: Aç kalmamak, sağlıklı beslenmek ve hastalıklardan korunmak en temel ihtiyaçlarımızdandır.
- Yardımlaşma ve Dayanışma: Zor durumda olanlara yardım etmek, birbirimize destek olmak, insan olmanın en güzel yönlerinden biridir.
Bu değerler, karın getirdiği neşeyi de, sefaleti de anlamamızı ve her koşulda insan kalmamızı sağlayan ortak paydalarımızdır.
3. ETKİNLİK: Okuduğunuz metinle ilgili iki soru da siz hazırlayıp bu soruları arkadaşlarınıza sorunuz.
Bu etkinlikte, metni ne kadar iyi anladığınızı ve metin hakkında ne kadar düşündüğünüzü göstermeniz bekleniyor. İşte size iki örnek soru:
- Örnek Soru 1: Metnin birinci kısmındaki kar sevincinin, ikinci kısmındaki kış sefaletiyle bu kadar keskin bir tezat oluşturmasının temel amacı sizce nedir? Yazar bu tezatla bize ne anlatmak istiyor?
- Örnek Soru 2: Metinde adı geçen Roberto ve Calabriyalı gibi karakterlerin ilk kar düşüşüne verdikleri tepkiler, metnin genel mesajını nasıl desteklemektedir?
Siz de bu örneklerden yola çıkarak kendi sorularınızı hazırlayabilir, arkadaşlarınızla tartışabilirsiniz. Bu, metni daha derinlemesine anlamanıza yardımcı olacaktır.
4. ETKİNLİK: Okuduğunuz metnin özetini aşağıdaki boşluğa yazınız.
Çözüm:
Metin, “İlk Kar” başlığı altında, kar yağışının toplumun farklı kesimleri üzerindeki etkilerini çarpıcı bir şekilde anlatır. İlk kısımda, Evreda ve Rivoli’deki çocukların ve yetişkinlerin kar yağışıyla birlikte yaşadığı büyük neşe, oyunlar ve şenlik havası betimlenir. Herkesin karın tadını çıkardığı, sıcak evlerinde mutlu olduğu bir tablo çizilir. Ancak metnin ikinci kısmı, bu neşeli tablonun ardındaki acı gerçeği ortaya koyar. Kışın, uzak ve buz tutmuş köylerde yaşayan, ne giyeceği ne ayakkabısı ne de ısınacak ocağı olan yoksul çocukların karla birlikte gelen çetin yaşam mücadelesi anlatılır. Bu çocuklar için kar, soğuk, açlık ve hastalık demektir. Metin, bir yandan karın güzelliğini ve eğlencesini gösterirken, diğer yandan kışın getirdiği sosyal eşitsizlikleri ve yoksulluğun acımasız yüzünü vurgulayarak okuyucuyu empati kurmaya ve yardımlaşmaya çağırır.