7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 31
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle beraber bu sayfadaki soruları adım adım çözeceğiz. Hazır mısın? Hadi başlayalım!
3. ETKİNLİK: Dinlediğiniz şiirin temasını ve ana duygusunu aşağıdaki boşluklara yazınız.
Sevgili öğrencim, bu soruda “dinlediğiniz şiir” denmiş. Ama maalesef şu an elimizde dinleyeceğimiz ya da okuyacağımız bir şiir yok. Ancak sayfamızın genel başlığı “KARDEŞİM” olduğu için, bu şiirin de kardeşlik temalı olduğunu düşünebiliriz. O zaman sana bu varsayıma göre bir cevap vereyim:
Çözüm:
Adım 1: Şiirin başlığının “KARDEŞİM” olması, bize şiirin genel konusunu yani temasını fısıldıyor. Bir şiirde tema, şiirin ne hakkında olduğunu anlatan ana fikirdir.
Adım 2: Kardeşlikle ilgili bir şiirde genellikle hangi duygular olur? Sevgi, özlem, birlik, beraberlik gibi duygular ön plana çıkar. Ana duygu ise şairin şiirle bize hissettirmek istediği en baskın duygudur.
- Tema: Kardeş sevgisi, kardeşlik bağı
- Ana Duygu: Sevgi, özlem, dayanışma
4. ETKİNLİK: Şair siz olsaydınız şiire hangi başlığı verirdiniz?
Yine aynı şekilde, 3. etkinlikteki gibi şiirin elimizde olmadığını düşünerek, genel konumuz olan “kardeşlik” üzerine bir başlık belirleyelim. Şiire başlık vermek, onun içeriğini en iyi yansıtan kelime ya da kelime grubunu bulmaktır.
Çözüm:
Adım 1: Eğer şiir kardeşlik üzerineyse, ona nasıl bir isim yakışırdı? Şiirde anlatılan duyguları ve temayı en iyi özetleyen bir başlık düşünmeliyiz.
Adım 2: Kardeşlik, bazen bir sığınak, bazen bir can dostu, bazen de bir el ele tutuşma demektir. Bu düşüncelerle bir başlık bulabiliriz.
- Başlık önerisi: Benim Canım Kardeşim, Kardeş Yüreği, Bir Kardeşlik Hikayesi, Yanımdaki En Değerli
5. ETKİNLİK: Aşağıdaki yönergeleri uygulayınız.
a) Aşağıdaki dörtlükte insana ait özellikler verilen varlıklar hangileridir? Yazınız.
Derinden derine ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi.
Ey suyun sesinden anlayan bağlar,
Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi?
– Faruk Nafiz ÇAMLIBEL
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden insana ait özelliklerin verildiği varlıkları bulmamız isteniyor. Buna biz Türkçede “kişileştirme” diyoruz. Yani insan dışındaki varlıklara (hayvanlara, bitkilere, cansız nesnelere) insana özgü özellikler vermektir. Mesela, bir çiçeğin gülümsemesi, rüzgarın fısıldaması gibi.
Çözüm:
Adım 1: Dörtlüğü dikkatlice okuyalım ve hangi varlıkların insan gibi davrandığını, insanlara özgü eylemler yaptığını bulalım.
- “Derinden derine ırmaklar ağlar,” – Ağlamak, insana ait bir özelliktir. Burada ırmaklar ağlıyor gibi anlatılmış. O zaman ilk kişileştirilen varlık ırmaklar.
- “Ey suyun sesinden anlayan bağlar,” – Anlamak, yine insana ait bir özelliktir. Bağlar (üzüm bağları veya bahçeler) suyun sesini anlayamaz. Burada bağlar kişileştirilmiş. O zaman ikinci kişileştirilen varlık bağlar.
- “Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi?” – Söylemek, konuşmak insana ait bir özelliktir. Çoban çeşmesinin konuşması mümkün değildir. Burada çoban çeşmesi kişileştirilmiş. O zaman üçüncü kişileştirilen varlık çoban çeşmesi.
Sonuç:
İnsana ait özellikler verilen varlıklar şunlardır:
- ırmaklar (ağlamak)
- bağlar (anlamak)
- çoban çeşmesi (söylemek)
b) Aşağıdaki dörtlükte hangi ifadelerde abartma yapılmıştır? Yazınız.
Bir ah çeksem dağı taşı eritir,
Gözüm yaşı değirmeni yürütür.
Bu hasretlik beni dahi çürütür,
Bana sıla da bir, gurbet il de bir.
– Karacaoğlan
Şimdi de abartma sanatını bulacağız! Abartma, bir şeyi olduğundan çok daha büyük, çok daha küçük, çok daha önemli ya da çok daha önemsiz göstermektir. Yani bir durumu veya olayı gerçek dışı bir şekilde büyüterek veya küçülterek anlatmaktır. Şairler duygularını daha etkili anlatmak için bu sanatı çok kullanırlar.
Çözüm:
Adım 1: Dörtlüğü mısra mısra okuyalım ve gerçek hayatta olması mümkün olmayan, şairin duygularını çok güçlü bir şekilde ifade etmek için kullandığı ifadeleri tespit edelim.
- “Bir ah çeksem dağı taşı eritir,” – Bir insanın çektiği “ah” yani iç çekişi, dağları ve taşları eritecek kadar güçlü olamaz, değil mi? Bu, şairin içindeki acının ne kadar büyük olduğunu anlatmak için yapılmış bir abartma.
- “Gözüm yaşı değirmeni yürütür.” – İnsan gözünden o kadar çok yaş gelmez ki bir değirmeni çalıştırsın. Bu da şairin ne kadar çok ağladığını, gözyaşlarının sel olduğunu anlatmak için kullanılmış bir abartma.
- “Bu hasretlik beni dahi çürütür,” – Hasretlik (özlem) insanı çok üzebilir, yorabilir ama fiziksel olarak çürütemez. Bu da özlemin şair üzerindeki yıkıcı etkisini anlatmak için yapılmış bir abartmadır.
- “Bana sıla da bir, gurbet il de bir.” – Bu mısrada ise abartma değil, şairin hissettiği derin umutsuzluk ve kayıtsızlık anlatılıyor. Artık memleketin de gurbetin de onun için bir anlamı kalmamış.
Sonuç:
Abartma yapılan ifadeler şunlardır:
- Bir ah çeksem dağı taşı eritir
- Gözüm yaşı değirmeni yürütür
- Bu hasretlik beni dahi çürütür
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Başka sorularda görüşmek üzere!