7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 26
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencileri! Bugün sizlerle Karagöz ve Hacivat’ın eğlenceli dünyasına dalarak hem deyimleri öğrenecek hem de dostluk üzerine düşüneceğiz. Hazırsanız, gönderdiğiniz görsellerdeki soruları adım adım inceleyelim ve birlikte çözelim.
ETKİNLİK 1: Metinde geçen aşağıdaki cümlelerden hareketle deyimlerin anlamlarını tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Deyimler Sözlüğü’nden kontrol ediniz.
-
Deyim: Hesabını bilmek
Tahminim: Parasını dikkatli kullanmak, gereksiz harcama yapmamak, tutumlu olmak.
Sözlük Anlamı: Parayı idareli harcamak, tutumlu olmak.
-
Deyim: Dara düşmek
Tahminim: Maddi veya manevi olarak zor bir duruma girmek, sıkıntıya düşmek.
Sözlük Anlamı: Sıkıntıya, güç duruma düşmek.
-
Deyim: Gözüne uyku girmemek
Tahminim: Bir şeyi çok düşündüğü, endişelendiği veya heyecanlandığı için uyuyamamak.
Sözlük Anlamı: Bir derdi veya sıkıntısı yüzünden uyuyamamak.
-
Deyim: İpucu vermek
Tahminim: Bir konuyu anlamak veya bir sorunu çözmek için küçük bir bilgi veya işaret vermek.
Sözlük Anlamı: Bir olayın, bir durumun çözümüne veya anlaşılmasına yarayacak küçük bilgi vermek.
-
Deyim: İpin ucunu kaçırmak
Tahminim: Bir işin veya durumun kontrolünü kaybetmek, olayların istenmeyen bir yöne gitmesine engel olamamak.
Sözlük Anlamı: Bir işin yönetimini veya bir durumun kontrolünü elden kaçırmak, ölçüyü kaçırmak.
-
Deyim: Alsan atılmaz satsan satılmaz
Tahminim: Bir şeyin değersiz, işe yaramaz veya sıkıntılı olduğu halde ondan kurtulamamak, elden çıkarılamamak.
Sözlük Anlamı: Değersiz olduğu için satılamayan, işe yaramadığı için atılamayan, elden çıkarılamayan. (Buradaki metinde, Karagöz ve Hacivat’ın bazen zorlu ama vazgeçilemez dostluklarını ifade etmek için kullanılmış olabilir.)
-
Deyim: Kalp kırmak
Tahminim: Birini üzecek, incitecek sözler söylemek veya davranışlarda bulunmak.
Sözlük Anlamı: Birine kırıcı söz söylemek, onu gücendirmek, üzmek.
-
Deyim: İçini dökmek
Tahminim: Sıkıntılarını, dertlerini veya sırlarını güvendiği birine anlatarak rahatlamak.
Sözlük Anlamı: İçinde sakladığı dertlerini, üzüntülerini, sıkıntılarını birine anlatmak, açılmak.
-
Deyim: Kıymetini bilmek
Tahminim: Bir şeyin veya bir kişinin değerini, önemini anlamak ve ona iyi davranmak, onu korumak.
Sözlük Anlamı: Bir şeyin değerini anlamak, ona özen göstermek, iyi bakmak.
***
ETKİNLİK 2: Aşağıdaki sorulan okuduğunuz metinden hareketle yanıtlayınız.
1. Hacivat, Karagöz ile barışmak için nasıl bir yol izliyor?
Sevgili öğrenciler, Hacivat’ın Karagöz’le barışmak için ne kadar çabaladığını ve farklı yollar denediğini görüyoruz. Bu, onun Karagöz’e olan dostluğunu ve düşkünlüğünü gösteriyor:
- Adım 1: Öncelikle dostluğun ne kadar önemli olduğunu ve gerçek dostluğun özelliklerini anlatmaya çalışıyor.
- Adım 2: Karagöz’ün küslüğün nedenini bile hatırlamadığını söyleyerek, bu anlamsız inadı bırakmasını istiyor.
- Adım 3: Seyircilerin onları birlikte görmesi için, yani barışmaları gerektiğini ima ediyor.
- Adım 4: Karagöz’ün ilgisini çekmek için ona bayram hediyesi alacağını vaat ediyor. Bu, Karagöz’ün hemen dikkatini çekiyor.
- Adım 5: Hediyeyi vermeden önce bayramlaşmak, yani sarılıp öpüşmek istiyor.
- Adım 6: En sonunda da “mor bir şapka” diyerek, Karagöz’ü şaka yollu vurarak “hediye”sini veriyor. Bu, onların atışmalı ama bir o kadar da samimi dostluklarının bir göstergesi.
2. Hacivat, Karagöz’e hediye vererek ne elde etmek istiyor?
Hacivat’ın Karagöz’e hediye vaat etmesinin tek bir amacı var aslında çocuklar: Karagöz’ün inatçı tavrını kırmak ve onunla barışmak. Hediye, Hacivat için bir barışma ve Karagöz’ü ikna etme aracı.
3. Karagöz niye küstüğünü hatırlayamamasına rağmen, Hacivat’a karşı bu tutumunu sizce neden devam ettirmektedir?
Karagöz’ün bu tutumu, onun kendine özgü karakterinden kaynaklanıyor. Küslüğün nedenini hatırlamamasına rağmen inatlaşmasının birkaç sebebi olabilir:
- Karagöz inatçı bir karaktere sahip. Kendi ağzıyla “inadım inat” demesi de bunu kanıtlıyor.
- Hacivat’ın kendisini barışmaya ikna etmek için gösterdiği çabalardan, özellikle de hediye vaadinden hoşlanıyor olabilir. Hacivat’ın ona olan düşkünlüğünü görmek ve onunla uğraşmak Karagöz’ün hoşuna gidiyordur.
- Belki de bu durum, Karagöz’ün Hacivat üzerinde biraz güç kurmasını ve ilgi çekmesini sağlıyordur.
4. Sizce Hacivat ile Karagöz’ün dostluğa bakış açıları neden farklıdır?
Hacivat ile Karagöz’ün dostluğa bakış açıları, onların zıt karakterlerinin bir yansımasıdır:
- Hacivat’ın Bakış Açısı: Hacivat, dostluğu fedakarlık, vefa, zor zamanda yanında olma ve manevi değerlerle görüyor. “Eğlenceler gönüle, ahde vefadır dost, Kadir kıymeti bilene, hem de şifadır dost.” sözleriyle gerçek dostluğun önemini vurguluyor. O, dostluğun ruhsal ve duygusal boyutuna önem veriyor.
- Karagöz’ün Bakış Açısı: Karagöz ise dostluğa daha şüpheci, alaycı ve çıkarcı bir yaklaşımla bakıyor. “El pençedir gönüller, varsa paralı dost.” gibi ifadelerle dostluğu maddi çıkarlarla ilişkilendiriyor. O, dostlukta somut beklentiler içinde olabilen, daha maddeci bir bakış açısına sahip.
5. Karagöz’ün barışmama konusundaki inadını Hacivat’ın ise barışma konusundaki yöntemlerini doğru buluyor musunuz? Neden?
Bu soruda hem Karagöz’ün hem de Hacivat’ın davranışlarını değerlendirelim:
Karagöz’ün barışmama konusundaki inadı:
-
Hayır, doğru bulmuyorum.
- Neden? Çünkü Karagöz, küslüğün nedenini bile hatırlamıyor. Bir küslüğün sebebini bilmeden, sadece inat uğruna barışmamak hem anlamsızdır hem de ilişkileri boş yere yıpratır. İnatlaşmak, dostlukları zedeler ve gereksiz yere uzatır. Barışmak için çaba göstermek yerine bu durumu uzatmak iyi bir davranış değildir.
Hacivat’ın barışma konusundaki yöntemleri:
-
Kısmen doğru, kısmen yanlış buluyorum.
- Neden?
-
Doğru bulduklarım: Hacivat’ın dostluğun önemini anlatmaya çalışması, barışmak için büyük bir çaba göstermesi ve küslüğün anlamsızlığını vurgulaması çok yerinde davranışlar. Gerçek bir dost olarak Karagöz’ü önemsiyor ve onu kaybetmek istemiyor.
-
Yanlış bulduklarım: Hediye vaadiyle ikna etmeye çalışması, dostluğu bir çıkar ilişkisine dönüştürebilir. Dostluklarda hediye güzeldir ama barışmak için bir araç olarak kullanılması, ilişkinin samimiyetini zedeleyebilir. Ayrıca, en sonunda Karagöz’ü şaka yollu da olsa vurarak “hediye” vermesi, her ne kadar Karagöz-Hacivat oyunlarının bir özelliği olsa da, gerçek hayatta doğru bir barışma yöntemi değildir ve şiddet içerir.
-
6. Kalbinin kırdığınız birisiyle barışmak için nasıl bir yol izlerdiniz?
Eğer birinin kalbini kırmış olsaydım, barışmak için şunları yapardım:
- Adım 1: Öncelikle hatamın farkına varır ve ne konuda yanlış yaptığımı düşünürdüm. Empati kurarak onun yerinde olsam nasıl hissederdim diye kendime sorardım.
- Adım 2: Karşımdaki kişiyle uygun bir zamanda konuşurdum. Samimi bir şekilde, içtenlikle özür dilerdim. “Yaptığım şeyden dolayı çok üzgünüm, seni kırdığım için gerçekten pişmanım” gibi cümleler kurardım.
- Adım 3: Eğer mümkünse, neden böyle davrandığımı (bir bahane sunmak değil, sadece durumu açıklamak amaçlı) açıklardım.
- Adım 4: Karşımdaki kişinin duygularını anlamaya çalışır, onu sabırla dinlerdim. Onun da kendini ifade etmesine fırsat verirdim.
- Adım 5: İlişkimizi düzeltmek için ne yapabileceğimi sorar, gerekirse hatamı telafi etmeye çalışırdım.
- Adım 6: Barışma sürecinde sabırlı olur, karşımdaki kişiye zaman tanırdım. Hemen barışmasa bile, çabamın samimi olduğunu bilmesini sağlardım.
Umarım bu açıklamalar, hem soruları anlamanıza hem de deyimlerin ve dostluğun önemini kavramanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, dostluklar kıymetlidir ve onları korumak için çaba göstermeliyiz!