7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 90
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel, anlamlı bir metin üzerinde çalışacağız. Metnimizden yola çıkarak bazı soruları cevaplayacağız. Hazırsanız, ilk sorumuzla başlayalım!
1. Profesör öğrencilerinden nasıl bir çalışma istemiştir?
Evet çocuklar, metnin ilk paragrafını dikkatlice okuduğumuzda profesörün öğrencilerinden ne istediğini hemen anlıyoruz.
Adım 1: Metnin ilk cümlesine bakalım.
Bir üniversite profesörü sosyoloji dersinde öğrencilerini gecekondu mahallesine gönderip orada yaşayan 200 genç üzerinde olgu araştırması yapmalarını istemişti.
Adım 2: Devamındaki cümleyi de okuyalım.
Öğrencilerinden her birinin geleceği konusunda değerlendirmede bulunmalarını istemişti.
Gördüğünüz gibi, profesörün iki temel isteği var:
Çözüm:
- Profesör, öğrencilerinden bir gecekondu mahallesine giderek orada yaşayan 200 genç üzerinde bir olgu araştırması yapmalarını istemiş.
- Ayrıca, bu gençlerin gelecekleri hakkında değerlendirmelerde bulunmalarını beklemiş. Yani, o gençlerin hayatlarının nasıl olabileceği üzerine düşünmelerini ve fikir yürütmelerini istemiş.
2. 25 yıl sonra gençlerle ilgili hangi verilere ulaşılmıştır?
Şimdi de metnin ikinci kısmına geçelim ve 25 yıl sonra neler olduğunu bulalım.
Adım 1: Metinde “Yirmi beş yıl sonra” ifadesinin geçtiği yere odaklanalım.
Yirmi beş yıl sonra başka bir sosyoloji profesörünün karşısına aynı çalışma çıkmıştı. Profesör öğrencilerinden bu gençlerin akıbetinin ne olduğunu öğrenmelerini istedi. Öğrenciler, yöreden taşınan veya vefat eden 20 gencin dışında ulaşabildikleri 180 gençten 176 tanesinin doktor, avukat ve iş adamı olarak pek de sıradan olmayan başarılar elde ettiklerini buldular.
Adım 2: Bu cümlede verilen sayısal bilgilere ve ulaşılan sonuçlara dikkat edelim.
Çözüm:
25 yıl sonra yapılan araştırmada, başlangıçtaki 200 gençten 20’si ya başka bir yere taşınmış ya da vefat etmiş. Geriye kalan 180 gençten tam 176 tanesinin çok başarılı meslekler edindiği görülmüş. Bunlar arasında doktorlar, avukatlar ve iş adamları varmış. Yani, öğrencilerin ilk başta “hiç şansı yok” dediği bu gençlerin büyük çoğunluğu, tahminlerin aksine, hayatta çok önemli başarılar elde etmiş. Bu gerçekten de çok şaşırtıcı bir sonuç, değil mi?
3. “Başarınızı neye borçlusunuz?” sorusuna birer yetişkin olan gençlerin cevabı ne olmuştur?
Bu soru da metinde açıkça belirtiliyor, hadi birlikte bulalım.
Adım 1: Profesörün gençlere sorduğu soruyu ve gençlerin cevabını arayalım.
Profesör gençlerin hepsine, “Başarınızı neye borçlusunuz?” sorusunu yöneltti. Gençlerin hepsinin de yanıtı “Öğretmenimize…” oldu.
Adım 2: Gördüğümüz gibi, gençlerin cevabı tek kelimeden oluşuyor.
Çözüm:
Profesör, bu başarılı yetişkinlere “Başarılarınızı kime borçlusunuz?” diye sorduğunda, onların hepsi de hiç düşünmeden ve tek bir ağızdan “Öğretmenimize…” diye cevap vermişler. Bu cevap, öğretmenin hayatlarındaki yerinin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.
4. Gençlerin başarılı bir yetişkin olmalarını sağlamak için öğretmenin kullandığı sihirli formül nedir?
İşte geldik metnin en can alıcı noktasına! Profesörün de çok merak ettiği bu “sihirli formülü” bulalım.
Adım 1: Profesörün öğretmenle konuşmasını ve öğretmenin cevabını okuyalım.
Yaşlı ama dinç kadına bu gençleri gecekondudan başarıya götüren yolda nasıl bir sihirli formüle sahip olduğunu sordu.
Öğretmenin gözleri pırıl pırıl oldu. Dudaklarında hafif bir gülümsemeyle, “Çok basit.” diye yanıtladı, “Bu çocukları sevdim.”
Adım 2: Öğretmenin cevabındaki anahtar kelimeyi yakalayalım.
Çözüm:
Profesör, öğretmene gençleri başarıya ulaştıran o “sihirli formülü” sorduğunda, öğretmenin cevabı çok sade ama bir o kadar da güçlü olmuş: “Çok basit. Bu çocukları sevdim.” Yani öğretmenin kullandığı o “sihirli formül” aslında koşulsuz sevgi ve inançmış. Çocukları sevmek, onlara değer vermek ve onların potansiyeline inanmak, onları başarıya götüren en güçlü yol olmuş. Ne kadar da güzel bir ders, değil mi?
5. Sizi günlük hayatta motive eden söz ve davranışlar nelerdir?
Sevgili öğrencilerim, bu soru metinle ilgili değil, tamamen sizin kendi hayatlarınızla ilgili. Herkesin kendini motive eden farklı şeyler olabilir. Ben de kendi adıma size örnekler vereyim, siz de kendi cevaplarınızı düşünebilirsiniz.
Adım 1: Kendi hayatımızda bizi neyin harekete geçirdiğini, neyin bize güç verdiğini düşünelim.
Adım 2: Bunları sözler ve davranışlar olarak ayırabiliriz.
Çözüm:
Beni günlük hayatta motive eden birçok şey var aslında. Örneğin:
-
Sözler:
- Biri bana “Sana güveniyorum, bunu başarabilirsin!” dediğinde içimde bir güç belirir.
- Yaptığım bir işin beğenildiğini, takdir edildiğini gösteren “Çok güzel olmuş!”, “Harika bir iş çıkardın!” gibi sözler beni daha iyisini yapmaya teşvik eder.
- Zorlandığım anlarda “Pes etme, az kaldı!” gibi destekleyici sözler duyduğumda yeniden enerji dolarım.
-
Davranışlar:
- Bir öğrencinin gözlerindeki öğrenme isteğini, merakı gördüğümde dersi daha da keyifli hale getirmek için motive olurum.
- Sevdiklerimle geçirdiğim kaliteli zaman, onların mutluluğunu görmek bana enerji verir.
- Birine yardım edebildiğimi, birinin hayatına dokunabildiğimi hissettiğim anlar beni çok mutlu eder ve daha fazlasını yapmak isterim.
- Kendi hedeflerime ulaşmak için attığım küçük adımlar ve bu adımların sonucunda gördüğüm ilerleme, beni sürekli motive eder.
Siz de kendi hayatınızda size iyi gelen, sizi harekete geçiren sözleri ve davranışları düşünebilirsiniz. Unutmayın, motivasyon hayatımızın itici gücüdür!