7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 101
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Bugün, “Ben, Mimar Sinan” adlı metnimize başlamadan önce, düşüncelerimizi harekete geçirecek ve bizi konuya hazırlayacak “Derse Hazırlık” sorularına hep birlikte bakacağız. Unutmayın, bu soruların tek bir doğru cevabı yoktur, önemli olan sizin kendi düşüncelerinizi ifade etmenizdir. Hadi başlayalım!
1. Tarihî yapıları gezerken neler hissediyorsunuz?
Sevgili gençler, bu soru aslında sizin iç dünyanızla ilgili. Tarihî yapılar, geçmişin kapılarını bize açan mucizevi eserlerdir. Onları gezerken, o yapıların hangi amaçla yapıldığını, kimlerin yaşadığını, o dönemdeki insanların nasıl bir hayat sürdüğünü düşünürüz. Ben şahsen, böyle bir yapının içinde gezerken, adeta zamanda yolculuk yapmış gibi hissederim. Bir an için kendimi o eski zamanlarda hayal ederim.
- Bir cami gezerken, orada kılınan namazları, yapılan duaları düşünürüm.
- Bir saray veya konak gezerken, orada yaşanan sevinçleri, hüzünleri, belki de önemli kararların alındığı anları hayal ederim.
- Duvarlara dokunduğumda, o taşların dile gelip bana geçmişi anlatmasını beklerim.
- Bu yapılar bana, atalarımızın ne kadar güçlü, ne kadar sanatçı ruhlu ve ne kadar kalıcı eserler bıraktığını hatırlatır. Onlara karşı büyük bir saygı ve hayranlık duyarım.
- Bazen de o yapıların ayakta kalması için ne kadar emek verildiğini düşünüp hüzünlenirim. Ama en çok, o yapıların bize bugün bile geçmişten bir şeyler öğrettiğini fark etmek beni mutlu eder.
Kısacası, tarihî yapıları gezmek bende derin bir saygı, merak ve geçmişle bağ kurma hissi uyandırır. Sizler de bu yapıları gezerken kendi hislerinizi keşfetmeye çalışın, eminim siz de çok farklı ve güzel şeyler hissediyorsunuzdur!
2. Yaşadığınız yerdeki tarihî eserler hakkında bildiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Bu soru da hem araştırmacı yönünüzü hem de paylaşımcı yönünüzü ortaya çıkarıyor. Ben şimdi size genel bir örnek vereyim, siz de kendi yaşadığınız yere göre bunu zenginleştirebilirsiniz.
Adım 1: Araştırma yapmak
- Öncelikle yaşadığınız şehirde veya kasabada hangi tarihî eserlerin olduğunu düşünün. Belki bir cami, bir köprü, bir kale, eski bir çeşme veya bir konak vardır.
- Eğer bilmiyorsanız, internetten veya büyüklerinizden yardım alarak bu eserlerin adlarını ve kısa bilgilerini öğrenin.
Adım 2: Bilgileri düzenlemek ve paylaşmak
Diyelim ki İstanbul’da yaşıyoruz ve Mimar Sinan’ın eserlerini yeni öğrendik. O zaman arkadaşlarıma şöyle anlatırdım:
Arkadaşlar, biliyor musunuz, bizim yaşadığımız İstanbul, tam bir açık hava müzesi gibi! Her köşesinde tarih yatıyor. Ben size Mimar Sinan’ın eserlerinden biri olan Şehzade Camii’nden bahsetmek istiyorum.
Bu cami, bence İstanbul’un en güzel camilerinden biri. Mimar Sinan’ın “çıraklık eserim” dediği, ama aslında o kadar muhteşem bir yapı ki, çıraklık eseri olduğuna inanmak güç. Kanuni Sultan Süleyman, çok sevdiği oğlu Şehzade Mehmet genç yaşta vefat edince, onun anısına bu camiyi yaptırmış. Sinan da bu camiyi tam dört yılda, 1543-1548 yılları arasında tamamlamış. Merkezi bir kubbesi var ve etrafında da dört tane yarım kubbe bulunuyor. Tam bir mimarî harikası!
Şehzade Camii’ni gördüğünüzde, o dönemin estetik anlayışını ve Mimar Sinan’ın dehasını çok daha iyi anlarsınız. İçindeki kalem işleri, çinileri ve avlusuyla insanı adeta büyülüyor. Bence hepimiz bir gün gidip bu camiyi yakından görmeliyiz. Eminim siz de benim gibi çok etkileneceksiniz!
Gördüğünüz gibi, bildiğimiz bir eseri hem adıyla hem de kısa ve ilgi çekici bilgilerle arkadaşlarımıza anlatabiliriz. Bu sayede hem biz öğrendiklerimizi pekiştiririz hem de arkadaşlarımız yeni bilgiler edinmiş olur. Unutmayın, bilgi paylaştıkça çoğalır!