7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 155
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, çevre kirliliği ve atıklar konusunda çok önemli bir blog yazısı ve onunla ilgili sorular üzerinde çalışacağız. Bu soruları çözerken hem bilgilerimizi tazeleyeceğiz hem de çevreye karşı sorumluluklarımızı bir kez daha düşüneceğiz. Hazırsanız, ilk sorudan başlayalım!
7. ETKİNLİK: Aşağıdaki internet sitesinde verilen blog metnini ve yorumlarını inceleyiniz. Ardından yönergeleri uygulayınız.
a) Siz olsaydınız bloga nasıl bir başlık verirdiniz?
Sevgili çocuklar, bir blog yazısına başlık seçerken şuna dikkat etmeliyiz: Başlık, yazının içindeki ana fikri hemen anlatmalı ve okuyucunun ilgisini çekmeli. Bu blog yazısı, atıkların doğada ne kadar uzun süre kaldığından, yani çevremize ne kadar zarar verdiğinden bahsediyor. O zaman başlığımız da bunu vurgulamalı, değil mi?
Adım 1: Blog yazısının ana konusunu belirleyelim. Ana konu, atıkların doğada yok olma süreleri ve çevreye verdikleri zarar.
Adım 2: Bu konuyu çarpıcı ve düşündürücü bir şekilde ifade eden bir başlık düşünelim.
Benim başlık önerim:
Sonuç: “Çöplerimiz: Sessiz Tehdit, Uzun Süren Zarar”
Bu başlık hem çöplerin yarattığı tehlikeye dikkat çekiyor hem de doğada uzun süre kaldıklarını vurguluyor. Böylece okuyucu hemen konunun ciddiyetini anlayabilir.
b) Blogda verilen katı atık maddelerinin yok olma süreleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Bu soru, blogda verilen bilgileri yorumlamamızı istiyor. Yani o sayıların bize ne anlattığını kendi kelimelerimizle ifade etmeliyiz. Bir düşünün, bir cam şişenin 4000 yıl, bir plastik şişenin 1000 yıl doğada kaldığını görüyoruz. Bu ne kadar uzun bir süre! Bir insan ömrünün ortalama 70-80 yıl olduğunu düşünürsek, bu atıklar bizden sonraki onlarca nesli bile etkileyebiliyor.
Adım 1: Verilen yok olma sürelerini inceleyelim (4000 yıl, 1000 yıl, 500 yıl gibi).
Adım 2: Bu sürelerin ne kadar uzun olduğunu ve bunun çevre için ne anlama geldiğini düşünelim.
Adım 3: Düşüncelerimizi, insan ömrüyle karşılaştırarak veya çevreye olan etkilerini vurgulayarak ifade edelim.
Sonuç:
Blogda verilen katı atık maddelerinin doğada yok olma süreleri gerçekten çok ürkütücü ve düşündürücü. Bir cam şişenin 4000 yıl, bir plastik atığın 1000 yıl doğada kalması, bizim bu atıkları ürettiğimizde aslında gelecek nesillere ne kadar büyük bir yük bıraktığımızı gösteriyor. Bizim attığımız bir çöp, bizden sonraki onlarca hatta yüzlerce kuşağın yaşam alanını kirletiyor ve doğal dengeyi bozuyor. Bu durum, atıklarımızı azaltmamız, geri dönüştürmemiz ve doğaya karşı daha sorumlu davranmamız gerektiğini çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Çünkü doğa, bizimle birlikte yaşayan tüm canlıların evi ve biz bu evi temiz tutmak zorundayız.
c) “gov ve edu” uzantılı siteler hangi kurumlara aittir ve neden güvenilirdir?
Bu soru, internette bilgi ararken kaynakların güvenilirliğini anlamamız için çok önemli bir bilgi içeriyor. İnternette her yazana inanmamalıyız, değil mi? İşte bu yüzden “.gov” ve “.edu” gibi uzantılar bize birer ipucu veriyor.
Adım 1: “.gov” uzantısının ne anlama geldiğini hatırlayalım.
Adım 2: “.edu” uzantısının ne anlama geldiğini hatırlayalım.
Adım 3: Bu tür sitelerin neden güvenilir kabul edildiğini açıklayalım.
Sonuç:
- .gov uzantısı: Bu uzantıya sahip siteler, hükümet kuruluşlarına aittir. Yani devletin resmi kurumları tarafından kullanılır.
- .edu uzantısı: Bu uzantıya sahip siteler ise eğitim kurumlarına, özellikle de üniversitelere ve akademik kuruluşlara aittir.
Peki, neden güvenilirdirler? Şundan dolayı güvenilirdirler:
Bu tür siteler, resmi ve bilimsel bilgi sağlama sorumluluğu olan kurumlar tarafından işletilir. Hükümetler ve üniversiteler, yayınladıkları bilgilerin doğru, tarafsız ve araştırmalara dayalı olmasına özen gösterirler. Bu siteleri herkes kolayca açamaz, belirli kriterleri karşılaması gerekir. Bu da onların güvenilirliğini artırır. Yani bir ödev yaparken veya bir konu hakkında bilgi edinirken, “.gov” veya “.edu” uzantılı bir site bulduğumuzda, buradaki bilgilere daha çok güvenebiliriz.
d) Blogdaki boş bırakılan yere siz nasıl bir yorum yazardınız?
Şimdi sıra sizde! Blog yazısını okudunuz, diğer arkadaşlarınızın (Aslı, Ezgi, Utku) yorumlarını da gördünüz. Aslı bir proje yapmak istiyor, Ezgi kaynakların güvenilirliğinden bahsediyor, Utku ise belediyeden yardım isteyerek bir şeyler yapmak istiyor. Siz de bu konuya kendi yorumunuzu katın. Ne hissediyorsunuz, ne yapmayı önerirsiniz?
Adım 1: Blog yazısının genel mesajını ve diğer yorumları tekrar gözden geçirelim.
Adım 2: Kendi düşüncemizi, hissimizi veya bir eylem önerimizi belirleyelim.
Adım 3: Yorumumuzu, diğer öğrencilerin yorumlarına uygun, yapıcı ve samimi bir dille yazalım.
Sonuç:
Arkadaşlar, bu blog yazısını okuyunca gerçekten çok etkilendim ve üzüldüm. Çöplerimizin doğada bu kadar uzun süre kalması, geleceğimizi tehdit ediyor. Ben de Utku gibi düşünüyorum, sadece konuşmak yetmez, harekete geçmeliyiz! Belki okulumuzda bir “Geri Dönüşüm Kulübü” kurabiliriz. Geri dönüştürülebilir atıkları ayrı toplamayı öğrenebilir, hatta bu konuda panolar hazırlayarak diğer arkadaşları ve ailelerimizi bilinçlendirebiliriz. Unutmayalım ki, küçük adımlar bile büyük değişimlere yol açabilir. Doğayı korumak hepimizin görevi!
Umarım bu açıklamalar, hem soruları anlamanıza hem de çevre bilinci kazanmanıza yardımcı olmuştur sevgili öğrencilerim. Unutmayın, bilgiler sadece öğrenmek için değil, aynı zamanda hayatımızda uygulamak içindir!