7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 177
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle Türkçe dersimizin önemli bir konusu olan “Anlatım Bozuklukları” üzerine eğlenceli ve öğretici bir çalışma yapacağız. Önünüzdeki sorular, günlük hayatımızda sıkça yaptığımız veya duyduğumuz anlatım hatalarını fark etmenizi ve düzeltmenizi sağlayacak. Bu sayede hem dilimizi daha doğru kullanacak hem de kendimizi daha iyi ifade edebileceğiz.
ÖNEMLİ BİR NOT: Sorularınızın başında “ikinci görseldeki metni okuyarak çözün” şeklinde bir talimat bulunsa da, bu etkinlikteki sorular (4, 5 ve 6. etkinlikler) doğrudan ikinci görseldeki “Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün Bulunuş Hikâyesi” metniyle ilgili değildir. Bu sorular, genel Türkçe dil bilgisi kuralları ve anlatım bozuklukları konusundaki bilgilerinizi ölçmeye yöneliktir. Dolayısıyla, bu soruları çözerken metne değil, öğrendiğimiz dil bilgisi kurallarına odaklanacağız. Şimdi hazırsanız, ilk etkinliğimizle başlayalım!
4. ETKİNLİK: Aşağıdaki cümlelerde anlamca çelişen sözcüklerin kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Bu sözcüklerin altını örnekteki gibi çiziniz.
Bu etkinlikte, bir cümlenin içinde anlamca birbirine ters düşen, yani birbiriyle çelişen kelimeleri bulup altını çizeceğiz. Unutmayın, bir cümlede hem kesinlik hem de ihtimal bildiren kelimeler aynı anda bulunmaz. Ya kesin olursunuz ya da tahmin edersiniz!
-
Aşağı yukarı tam üç yıldır görüşemiyoruz.
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: Cümlede “aşağı yukarı” ifadesi yaklaşık bir süreyi (tahmin) belirtirken, “tam” kelimesi kesin bir süreyi ifade eder. Bu iki ifade birbiriyle çelişmektedir.
Adım 2: Bu çelişkiyi gidermek için ya “aşağı yukarı” ya da “tam” kelimesinden birini cümleden çıkarmamız gerekir.
Altı çizilecek kelimeler: aşağı yukarı, tam
-
Beyazda kesinlikle kahveye gelmeli.
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: Bu cümlede diğer örneklerdeki kadar bariz (açık) bir anlam çelişkisi bulunmamaktadır. “Kesinlikle” kelimesi mutlak bir durumu, “gelmeli” fiili ise bir gerekliliği veya tavsiyeyi ifade eder. Bu ikisi genellikle birbiriyle çelişmez, aksine “kesinlikle gelmeli” ifadesi, gelmenin mutlak bir zorunluluk olduğunu vurgular.
Adım 2: Ancak, eğer bu cümlede de bir anlatım bozukluğu olduğu varsayılıyorsa, bu durumun “anlamca çelişen sözcükler” kategorisine tam olarak uymadığını belirtmek gerekir. Yine de, bazen bu tür ifadelerde “kesinlikle” ile fiilin anlamı arasında ince bir uyumsuzluk aranabilir, ancak bu çok zorlama bir yorum olacaktır.
Altı çizilecek kelimeler: Bu cümlede belirgin bir çelişen sözcük ikilisi yoktur. Eğer mutlaka işaretlenmesi isteniyorsa, kesinlikle ve gelmeli arasında bir anlam çelişkisi aranabilir, ancak bu diğer örnekler kadar net değildir.
-
Sanırım o işi mutlaka kabul edecektir.
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: Cümlede “sanırım” kelimesi bir tahmini, yani belirsizliği ifade ederken, “mutlaka” kelimesi kesinliği belirtir. Bu iki ifade birbiriyle çelişmektedir.
Adım 2: Bu çelişkiyi gidermek için ya “sanırım” ya da “mutlaka” kelimesinden birini cümleden çıkarmamız gerekir.
Altı çizilecek kelimeler: Sanırım, mutlaka
-
Eminim bu saatte İzmir’e varmış olmalı.
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: Cümlede “eminin” kelimesi kesin bir bilgiyi veya inancı ifade ederken, “varmış olmalı” ifadesi bir tahmini veya olasılığı belirtir. Bu iki ifade birbiriyle çelişmektedir.
Adım 2: Bu çelişkiyi gidermek için ya “eminin” ya da “varmış olmalı” ifadesinden birini değiştirmemiz gerekir.
Altı çizilecek kelimeler: Eminim, varmış olmalı
-
Okulumuzun takımı şüphesiz bu maça iyi hazırlanmış olmalı.
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: Cümlede “şüphesiz” kelimesi kuşkusuz, kesin bir durumu ifade ederken, “hazırlanmış olmalı” ifadesi bir tahmini veya olasılığı belirtir. Bu iki ifade birbiriyle çelişmektedir.
Adım 2: Bu çelişkiyi gidermek için ya “şüphesiz” ya da “hazırlanmış olmalı” ifadesinden birini değiştirmemiz gerekir.
Altı çizilecek kelimeler: şüphesiz, hazırlanmış olmalı
5. ETKİNLİK: Aşağıdaki cümlelerde sözcüklerin yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Cümlelerin doğru şeklini örnekteki gibi yazınız.
Bu etkinlikte ise kelimelerin cümledeki yerinin ne kadar önemli olduğunu göreceğiz. Bir kelimenin yeri değiştiğinde cümlenin anlamı da değişebilir veya anlamsız hale gelebilir. Kelimeleri doğru yere koyarak cümleleri daha anlaşılır hale getireceğiz.
-
Örnek:
İzinsiz inşaata girilmez.
İnşaata izinsiz girilmez.
-
Bu çorba fazla dışarıda kaldığı için bozulmuş.
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: “Fazla” kelimesi, çorbanın miktarını değil, dışarıda kalma süresinin miktarını belirtmek için kullanılmıştır. Bu yüzden “fazla” kelimesi “dışarıda kaldı” ifadesinin önüne gelmelidir.
Doğru şekli: Bu çorba dışarıda fazla kaldığı için bozulmuş.
-
Yeni eve girdim ki sen aradın.
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: “Yeni” kelimesi, evin yeni olduğunu değil, eve girme eyleminin yeni (henüz yapılmış) olduğunu belirtmelidir. Bu yüzden “yeni” kelimesi “girdim” fiilinin önüne gelmelidir.
Doğru şekli: Eve yeni girdim ki sen aradın.
-
Otuz iki oya karşı yirmi altı oyla sınıf başkanı seçildim.
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: Bu cümlede oy sayıları ve “karşı” kelimesinin yeri karışıktır. Eğer “sınıf başkanı seçildim” diyorsak, daha yüksek oyu bizim almış olmamız gerekir. Cümledeki ifade, benim 26 oy alıp 32 oya karşı seçildiğimi düşündürüyor ki bu mantıksızdır. Kelimelerin yerini değiştirerek kimin kaç oy alarak kime karşı seçildiğini netleştirmeliyiz.
Doğru şekli: Otuz iki oyla yirmi altı oya karşı sınıf başkanı seçildim.
-
Ağrısız kulak delinir.
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: “Ağrısız” kelimesi kulağın kendisinin ağrısız olduğunu değil, kulak delme işleminin ağrısız yapılması gerektiğini belirtmelidir. Bu yüzden “ağrısız” kelimesi “delinir” fiilinin önüne gelmelidir.
Doğru şekli: Kulak ağrısız delinir.
-
Yeni kazağımı giymiştim ki kapının zili çaldı.
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: “Yeni” kelimesi, kazağın yeni olduğunu değil, kazağı giyme eyleminin yeni (henüz yapılmış) olduğunu belirtmelidir. Bu yüzden “yeni” kelimesi “giymiştim” fiilinin önüne gelmelidir.
Doğru şekli: Kazağımı yeni giymiştim ki kapının zili çaldı.
6. ETKİNLİK: Aşağıdaki cümlelerde anlam belirsizliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Anlam belirsizliğinin nedenini cümlelerin karşısına, cümlenin doğru şeklini ise verilen boşluğa yazınız.
Bu etkinlikte ise cümlelerdeki belirsizlikleri gidereceğiz. Bazen bir kelimenin veya bir ek’in eksikliği, cümlenin birden fazla anlama gelmesine yol açabilir. Biz bu belirsizlikleri ortadan kaldırarak cümlenin tek ve net bir anlam taşımasını sağlayacağız.
-
Genç postacıya adresi sordu.
Neden: Bu cümlede iki farklı anlam çıkabilir: 1) Genç bir kişi, postacıya adresi sordu. 2) Bir başkası (o), genç olan postacıya adresi sordu. Bu durum, özne belirsizliğinden kaynaklanır.
Doğru şekli: O, genç postacıya adresi sordu. (Ya da: Genç, postacıya adresi sordu.)
-
O dosyaları dikkatle inceledi.
Neden: Bu cümlede “O” kelimesi hem özne (kim inceledi?) hem de iyelik zamiri (kimin dosyaları?) anlamında kullanılabilir. Yani dosyaların kime ait olduğu (“senin” mi “onun” mu) belli değildir. Bu durum, tamlayan (iyelik eki) eksikliğinden kaynaklanır.
Doğru şekli: Onun dosyaları dikkatle inceledi. (Ya da: Senin dosyaları dikkatle inceledi.)
-
Çizimlerini çok beğendim.
Neden: Bu cümlede çizimlerin kime ait olduğu (“senin” mi “onun” mu) belli değildir. Bu durum, tamlayan (