7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 118
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin Türkçe öğretmeninim. Gördüğüm kadarıyla önümüzde güzel ve öğretici etkinlikler var. Şimdi bu soruları adım adım seninle birlikte, dikkatli bir şekilde çözelim ve her birini güzelce anlayalım. Hazır mısın? Başlayalım!
7. ETKİNLİK: Aşağıdaki yönergeleri uygulayınız.
a) Dinlediğiniz “Deli Dumrul” metnini özetleyiniz.
Sevgili öğrencim, “Deli Dumrul” metni Dede Korkut Hikâyeleri’nden çok önemli bir destansı öyküdür. Şimdi senin için bu hikâyeyi özetleyelim:
Çözüm:
Deli Dumrul, coşkun akan bir çayın üzerine köprü yapan, geçenden otuz üç akçe, geçmeyenden döve döve kırk akçe alan yiğit bir Türkmen beyidir. Bir gün köprüsünün başında bir obada ölüm olduğunu duyar. Azrail’in can aldığını öğrenince öfkelenir ve Azrail’e meydan okur. Azrail, Deli Dumrul’un canını almaya gelir ama Deli Dumrul Azrail’i kovalayıp yakalamak üzereyken Azrail güvercin olup uçar. Deli Dumrul bu duruma çok şaşırır ve kendisini Azrail’den daha güçlü zanneder. Ancak bir gün Azrail tekrar gelir ve Deli Dumrul’un gençliğini, sağlığını elinden alır. Deli Dumrul’un dizlerinin bağı çözülür, gücü azalır. Azrail, Deli Dumrul’un canını almaya gelince, Deli Dumrul Allah’a yalvarır ve canının bağışlanmasını ister. Allah, Deli Dumrul’a “Senin yerine başka birinin canını alayım, sen de yaşa.” der. Deli Dumrul önce babasına gider, canını ister. Babası “Oğlum, ben yaşlandım, ömrüm az kaldı. Sen gençsin, yaşa.” diyerek canını vermez. Sonra annesine gider, annesi de aynı şekilde canını vermez. Sonunda karısına gider. Karısı, “Senin canın benim canımdır, sen olmazsan ben de yaşamam.” diyerek canını vermeye razı olur. Bu durum Allah’ın hoşuna gider ve Azrail’e hem Deli Dumrul’un hem de karısının canını bağışlamasını emreder. Azrail de Deli Dumrul’un anne ve babasının canlarını alır. Böylece Deli Dumrul ve karısı uzun yıllar mutlu yaşarlar. Bu hikâye bize Allah’ın büyüklüğünü, ana-baba sevgisini ve eş sevgisinin önemini anlatır.
b) Yukarıda yazdıklarınızı, yazım ve noktalama kuralları yönünden gözden geçirerek tespit ettiğiniz yanlışları düzeltiniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu kısım aslında senin kendi yazdığın özeti kontrol etmen için. Ben senin için yazdığım özetin yazım ve noktalama kurallarına uygun olduğundan emin oldum. Ama sen kendi özetini yazdıktan sonra mutlaka aşağıdaki noktalara dikkat etmelisin:
- Büyük Harf Kullanımı: Cümle başları, özel isimler (Deli Dumrul, Azrail, Allah, Dede Korkut gibi) mutlaka büyük harfle başlar.
- Noktalama İşaretleri:
- Cümle sonlarına nokta (.) koymayı unutma.
- Sıralı cümleleri ayırmak için virgül (,) kullanmalısın.
- Alıntı cümleleri tırnak içine (“) alabilirsin.
- Konuşma çizgisi (-) ve iki nokta (:) gibi işaretleri de yerinde kullanmalısın.
- Eklerin Yazımı:
- Özel isimlere gelen çekim ekleri kesme işaretiyle (‘) ayrılır (Deli Dumrul’un, Allah’a gibi).
- Yapım ekleri ve çoğul ekleri özel isimlere geldiğinde kesme işaretiyle ayrılmaz (Türkmenler, Türkçenin gibi).
- Kelime Yazımları: Doğru yazıldığından emin olmadığın kelimeleri Türk Dil Kurumu’nun (TDK) yazım kılavuzundan kontrol edebilirsin.
Bu kontrolü yaparak yazılarının daha anlaşılır ve doğru olmasını sağlarsın. Bu, çok önemli bir beceridir!
8. ETKİNLİK: Aşağıdaki yönergeleri uygulayınız.
a) Aşağıdaki cümlelerde altı çizili eklere dikkat ederek cümleleri okuyunuz.
Çözüm:
Şimdi bu cümleleri dikkatlice okuyalım ve altı çizili eklerin ne işe yaradığını düşünelim:
1. Deli Dumrul bir kuru çayın üzerine köprü yapıyormuş.
2. Deli Dumrul’un köprüsünün yanına bir bölük oba konmuştu.
3. Konuk kahveden önce su içerse bu aç olduğunu gösteriyormuş.
4. Millî kültürümüz temasında yeni konular işlenecektir.
5. Masal dinlemeyi çocukken daha çok severmiş.
b) Yukarıdaki cümlelerde altı çizili ekler cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında nasıl bir değişiklik olmaktadır? Yazınız.
Çözüm:
Şimdi de bu altı çizili ekleri cümleden çıkarıp cümlenin nasıl değiştiğine bakalım. Göreceksin ki bu küçük ekler aslında ne kadar büyük işler başarıyor!
1. Cümle: Deli Dumrul bir kuru çayın üzerine köprü yapıyormuş.
Adım 1: Altı çizili eki çıkaralım.
Cümle: Deli Dumrul bir kuru çayın köprü yapıyormuş.
Adım 2: Anlam değişikliğini açıklayalım.
Bu cümlede “üzerine” kelimesi, köprünün nerede yapıldığını, yani yerini ve yönünü belirtiyor. Onu çıkardığımızda cümle anlamsız hale geliyor. “Çayın köprü yapıyormuş” dediğimizde çayın kendisi mi köprü yapıyor, yoksa köprü nereye yapılıyor, belli olmuyor. Yani cümlenin anlamı tamamen bozuluyor ve ne anlatılmak istendiği anlaşılmıyor. Yer ve yön bilgisi kayboluyor.
2. Cümle: Deli Dumrul’un köprüsünün yanına bir bölük oba konmuştu.
Adım 1: Altı çizili eki çıkaralım.
Cümle: Deli Dumrul’un köprüsünün yanına bir bölük oba.
Adım 2: Anlam değişikliğini açıklayalım.
“Konmuştu” kelimesi bir fiildir, yani bir eylemi belirtiyor ve geçmiş zamanda gerçekleştiğini anlatıyor. Bu kelimeyi çıkardığımızda elimizde sadece “Deli Dumrul’un köprüsünün yanına bir bölük oba” gibi bir kelime grubu kalır. Bu bir cümle değildir, çünkü herhangi bir yargı veya eylem bildirmiyor. Obanın oraya gelip gelmediğini, yerleşip yerleşmediğini, yani ne olduğunu anlayamayız. Cümle tamamlanmamış ve anlamsız kalır.
3. Cümle: Konuk kahveden önce su içerse bu aç olduğunu gösteriyormuş.
Adım 1: Altı çizili eki çıkaralım.
Cümle: Konuk kahveden önce su bu aç olduğunu gösteriyormuş.
Adım 2: Anlam değişikliğini açıklayalım.
“İçerse” kelimesindeki “-se” eki bir şart (koşul) anlamı katıyor. Yani “eğer içerse” demektir. Bu eki çıkardığımızda cümledeki şart ortadan kalkıyor. “Konuk kahveden önce su bu aç olduğunu gösteriyormuş” cümlesi gramer olarak bozuk ve anlamsız oluyor. Konuğun su içmesinin açlıkla bağlantısı kopuyor, cümledeki sebep-sonuç ilişkisi kayboluyor. Ne zaman, hangi durumda aç olduğu anlaşılamaz.
4. Cümle: Millî kültürümüz temasında yeni konular işlenecektir.
Adım 1: Altı çizili eki çıkaralım.
Cümle: Millî kültürümüz temasında yeni konular.
Adım 2: Anlam değişikliğini açıklayalım.
“İşlenecektir” kelimesi, bir eylemin gelecekte yapılacağını ve bu eylemin başkası tarafından (edilgen) yapılacağını belirtir. Bu kelimeyi çıkardığımızda yine tıpkı ikinci cümlede olduğu gibi elimizde bir kelime grubu kalır. Konuların “ne olacağı” veya “ne zaman olacağı” bilgisi tamamen kaybolur. Cümle, bir yargı bildirmekten çıkar ve havada kalır.
5. Cümle: Masal dinlemeyi çocukken daha çok severmiş.
Adım 1: Altı çizili eki çıkaralım.
Cümle: Masal dinlemeyi çocukken daha çok.
Adım 2: Anlam değişikliğini açıklayalım.
“Severmiş” kelimesi, bir eylemin geçmişte sürekli yapıldığını veya başkasından duyulduğunu (rivayet) anlatan bir fiildir. Bu kelimeyi çıkardığımızda cümle yine yarım kalır. “Daha çok” ne yaparmış? “Daha çok severmiş” mi, “daha çok dinlermiş” mi? Anlaşılmaz. Cümledeki eylem bilgisi ve bu eylemin geçmiş zamanda yapıldığı anlamı kaybolur, cümle anlamsızlaşır.
Gördüğün gibi sevgili öğrencim, Türkçe’de kelimelerin sonuna gelen ekler veya kelimelerin kendisi, cümlenin anlamını, zamanını, kimin yaptığını veya ne anlattığını belirlemek için çok önemlidir. Bu ekleri veya kelimeleri çıkardığımızda cümleler ya anlamsızlaşıyor ya da bambaşka bir anlam kazanıyor. Bu yüzden dilimizi doğru ve etkili kullanmak için bu tür detaylara dikkat etmeliyiz.
Umarım bu açıklamalar senin için anlaşılır olmuştur. Başka soruların olursa çekinmeden sorabilirsin!