7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 151
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugünkü dersimizdeki etkinlikleri ve gelecek derse hazırlık sorularını beraber inceleyelim ve nasıl çözeceğimizi adım adım öğrenelim. Hazırsanız başlayalım!
6. ETKİNLİK:
Aşağıdaki metni okuyunuz. Okuduğunuz metinden hareketle “başarılı olmada çalışma ve azmin önemi” konulu bilgilendirici bir metin yazınız. Yazınızı metinde olduğu gibi konuya uygun deyim, atasözü veya özdeyişlerle zenginleştiriniz.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu etkinlikte bizden Thomas Edison hakkındaki metni okuyup, ondan ilham alarak “başarılı olmada çalışma ve azmin önemi” konulu bir yazı yazmamız isteniyor. Yazımızı yazarken de tıpkı metinde olduğu gibi konumuza uygun deyimler, atasözleri veya özdeyişler kullanacağız. Hadi, bu yazıyı nasıl oluşturacağımıza dair adımları beraber inceleyelim:
Adım 1: Metni Anlama
- Öncelikle “Çalışkan Bir Buluşçu” başlıklı metni dikkatlice okuyalım.
- Metinde Thomas Edison’un ne kadar çalışkan ve azimli bir bilim insanı olduğundan bahsediliyor. Özellikle elektrik ampulünü 1001. denemesinde bulması, onun asla pes etmediğini ve yılmadan çalıştığını gösteriyor.
- Metindeki “Dehanın yüzde 1’i ilham, yüzde 99’u terdir.” sözü, başarının büyük bir kısmının çalışmaktan geldiğini çok güzel anlatıyor, değil mi?
Adım 2: Konuyu Belirleme ve Ana Fikri Oluşturma
- Yazımızın konusu “Başarılı olmada çalışma ve azmin önemi” olacak.
- Ana fikrimiz ise, “Her türlü başarı, düzenli çalışma ve azimle mümkündür. Pes etmeden, hedeflerimize doğru ilerlemeliyiz.” şeklinde olabilir.
Adım 3: Yazı Planı Yapma (Giriş, Gelişme, Sonuç)
- Giriş: Yazımızın başında, konuya dikkat çeken genel bir ifadeyle başlayabiliriz. Örneğin, “Hayatta hepimiz başarılı olmak isteriz. Peki, bu başarıya ulaşmanın sırrı nedir?” gibi bir soruyla giriş yapabiliriz. Ardından, Thomas Edison gibi örneklerin bize yol gösterdiğini belirtebiliriz.
- Gelişme: Bu bölümde, çalışma ve azmin neden önemli olduğunu detaylıca anlatacağız.
- Edison’un 1001 deneme sonucunda ampulü bulmasını örnek gösterebiliriz. Bu, bize başarısızlıkların aslında birer öğrenme adımı olduğunu gösterir.
- Metindeki “Dehanın yüzde 1’i ilham, yüzde 99’u terdir.” özdeyişini bu bölümde kullanarak, yeteneğin tek başına yeterli olmadığını, asıl olanın emek olduğunu vurgulayabiliriz.
- Ayrıca, konuya uygun başka atasözleri veya deyimler ekleyebiliriz. Mesela,
“Damla damla göl olur.” (Küçük çabaların birikerek büyük sonuçlar doğurması.)
“Ağaç yaşken eğilir.” (Çalışmaya ve azmetmeye küçük yaşta başlamanın önemi.)
“Emek olmadan yemek olmaz.” (Çaba göstermeden bir şeye sahip olunamayacağı.)
“İşleyen demir ışıldar.” (Çalışan, çabalayan insanın daha iyi duruma geleceği.)
gibi ifadeler yazımızı zenginleştirecektir.
- Azmin bizi zorluklar karşısında ayakta tuttuğunu, çalışma disiplininin ise hedeflerimize ulaşmamızı sağladığını anlatmalıyız.
- Sonuç: Yazımızın sonunda, ana fikrimizi tekrar vurgulayarak bir sonuca bağlayabiliriz. “Unutmayalım ki, başarıya giden yol, azimle çalışmaktan ve asla pes etmemekten geçer. Her deneme, bizi hedefe bir adım daha yaklaştırır.” gibi bir cümleyle yazımızı bitirebiliriz.
Adım 4: Dil ve Anlatım
- Yazınızın akıcı, anlaşılır ve etkileyici olmasına dikkat edin.
- Doğru noktalama işaretlerini ve yazım kurallarını kullanın.
- Kendi cümlelerinizle, içten bir anlatım kullanmaya çalışın.
Bu adımları takip ederek çok güzel ve bilgilendirici bir yazı yazacağınıza eminim. Unutmayın, Edison gibi siz de azimle çalışırsanız, her türlü zorluğun üstesinden gelebilirsiniz!
GELECEK DERSE HAZIRLIK:
1. Doğada uzun süre yok olmayan sanayi ürünleri ile ilgili araştırma yapınız.
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, bu soru bizden doğada uzun süre yok olmayan, yani çevreye zarar veren sanayi ürünlerini araştırmamızı istiyor. Bu konu günümüz dünyasında çok önemli bir yer tutuyor, o yüzden dikkatlice inceleyelim:
Adım 1: Ürünleri Belirleme
- Etrafımızda kullandığımız pek çok ürün aslında doğada çok geç çözünüyor veya hiç çözünmüyor. Bunların başında plastik ürünler (pet şişeler, poşetler, oyuncaklar), cam (şişeler, kavanozlar), bazı metaller (konserve kutuları, alüminyum folyolar) ve piller geliyor.
- Bu ürünlerin ortak özelliği, doğadaki mikroorganizmalar tarafından kolayca parçalanamamalarıdır.
Adım 2: Neden Yok Olmadıklarını Araştırma
- Bu ürünler genellikle insan yapımıdır ve doğal döngünün bir parçası değildir. Örneğin, plastikler petrolden elde edilir ve doğada çözünmeleri yüzlerce yıl sürebilir, hatta tamamen yok olmazlar, mikroplastiklere dönüşerek canlılara zarar verirler.
- Cam ise doğada neredeyse hiç çözünmez, binlerce yıl boyunca varlığını sürdürebilir. Metaller de paslanarak veya oksitlenerek değişime uğrasa da, tamamen yok olmaları çok uzun zaman alır.
Adım 3: Çevreye Etkileri ve Çözüm Önerileri
- Bu ürünlerin doğada birikmesi, toprağı, suyu ve havayı kirletir. Deniz canlıları bu atıkları yiyecek sanıp tüketebilir veya atıkların içinde sıkışıp kalabilir. Bu durum, tüm ekosistemi olumsuz etkiler.
- Peki, ne yapabiliriz? En önemli çözümlerden biri geri dönüşümdür. Plastik, cam ve metal atıkları ayrıştırarak geri dönüşüm kutularına atmalıyız. Böylece yeni ürünler üretmek için daha az doğal kaynak tüketmiş oluruz.
- Diğer önemli çözüm ise azaltmak ve yeniden kullanmaktır. Tek kullanımlık ürünler yerine çok kullanımlık ürünleri tercih etmeliyiz (örneğin, bez çanta kullanmak, kendi su şişemizi taşımak). Böylece atık miktarını baştan azaltmış oluruz.
Bu araştırmayı yaparken internetten güvenilir kaynaklara bakmayı, belgeseller izlemeyi veya çevre kuruluşlarının sitelerini incelemeyi unutmayın. Çevremizi korumak hepimizin görevi!
2. Geçmişten günümüze ünlü Türk matematikçileri ile ilgili bir araştırma yapınız.
Çözüm:
Bu soru da bize Türk bilim ve matematik dünyasının ne kadar köklü ve değerli olduğunu gösteriyor. Geçmişten günümüze pek çok değerli Türk matematikçisi yetişmiştir. Şimdi bu araştırmayı nasıl yapacağımıza bakalım:
Adım 1: Geçmişteki Büyük Matematikçilerimizi Keşfetme
- Özellikle İslam medeniyetinin altın çağında yaşamış birçok Türk ve İslam bilgini, matematiğe çok önemli katkılar sağlamıştır. Bunlardan bazıları:
- Hârizmî: “Cebir” biliminin kurucularından kabul edilir. Hint-Arap rakamlarını Batı’ya tanıtmış, sıfır kavramının yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Algoritma kelimesinin kökeni onun adından gelir.
- Birûni: Astronomi, matematik, coğrafya gibi birçok alanda eserler vermiştir. Trigonometriye önemli katkıları vardır. Dünya’nın çapını o dönemdeki imkanlarla şaşırtıcı bir doğrulukla hesaplamıştır.
- Uluğ Bey: Büyük bir astronom ve matematikçiydi. Semerkant’ta kurduğu rasathanede yaptığı gözlemler ve hazırladığı yıldız katalogları ile tanınır. Trigonometriye önemli katkıları olmuştur.
- Ali Kuşçu: Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşamış önemli bir astronom ve matematikçidir. İstanbul’da medreselerde dersler vermiştir. Ay’ın haritasını çıkarmıştır ve Ay’daki bir kratere onun adı verilmiştir.
Adım 2: Günümüzdeki Değerli Türk Matematikçileri Araştırma
- Cumhuriyet döneminde ve günümüzde de matematiğe önemli katkılar sağlamış Türk bilim insanları vardır:
- Cahit Arf: Modern matematiğe, özellikle cebir ve sayı teorisine yaptığı katkılarla tanınır. “Arf değişmezi” ve “Arf halkaları” gibi kavramlar onun adıyla anılır. Kendisi dünyaca ünlü bir matematikçidir.
- Feza Gürsey: Matematiksel fizik alanında önemli çalışmalar yapmıştır. Özellikle kuantum alan teorisi ve simetri grupları üzerine araştırmaları vardır.
- Günümüzde de birçok değerli Türk matematikçi hem yurt içinde hem de yurt dışında çalışmalarına devam etmektedir. Onların isimlerini ve çalışmalarını araştırmak da çok ilginç olacaktır.
Bu araştırmayı yaparken kütüphanelerden, güvenilir internet sitelerinden veya ansiklopedilerden faydalanabilirsiniz. Türk bilim insanlarının başarılarını öğrenmek, size de ilham verecektir!