7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 181
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencim! Türkçe dersinde bugün çok güzel ve düşündürücü sorularla karşı karşıyayız. Bu soruları, okuduğumuz metinden ve kendi düşüncelerimizden yola çıkarak adım adım, tane tane inceleyelim. Hazırsan başlayalım!
1. Okumanın bir ayrıcalık olduğunu düşünüyor musunuz? Neden?
Merhaba sevgili öğrencim! Bu çok güzel ve düşündürücü bir soru. Seninle birlikte bu soruyu adım adım inceleyelim.
Adım 1: Soruyu Anlamak
Soru, okumanın bir ayrıcalık olup olmadığını ve neden böyle düşündüğümüzü soruyor. Yani hem bir görüş belirtmemiz hem de bu görüşümüzü gerekçelendirmemiz gerekiyor.
Adım 2: Metni Düşünmek
Okuduğumuz “Okumak Ayrıcalıktır, Herkes Okuyamaz” başlıklı metin, aslında bu sorunun cevabına ışık tutuyor. Metinde insanlar spor yapıyor, geziyor, televizyon izliyor ama okumuyorlar. Hatta kitap almaya para bulamıyor, okuyacak zaman bulamıyorlar. Bu durum, okumanın günümüzde ne kadar az yapılan bir eylem olduğunu gösteriyor. Metin, okumanın sanki özel bir yetenek ya da imkan gerektiren bir şeymiş gibi sunulduğunu anlatıyor.
Adım 3: Cevabı Oluşturmak
Evet, bence okumak günümüzde kesinlikle bir ayrıcalık. Neden mi? Şöyle açıklayayım:
-
Öncelikle, okumak bir bilgi edinme ve düşünme eylemidir. Günümüz dünyasında bilgiye ulaşmak kolay gibi görünse de, gerçekten anlamlı ve derinlemesine bilgi edinmek için okumak şart. Çoğu insan hızlı ve yüzeysel bilgilere yönelirken, kitap okuyarak derinlemesine bilgi edinenler bir adım öne geçiyor. Bu da onları özel kılıyor.
-
İkincisi, metinde de gördüğümüz gibi insanlar zamanlarının çoğunu başka aktivitelere ayırıyorlar. Spor, gezmek, televizyon izlemek… Bunlar elbette güzel aktiviteler ama okumak için özel bir çaba ve zaman ayırmak gerekiyor. Bu zamanı ayırabilen, yani okumayı hayatının bir parçası haline getirebilen kişiler, aslında kendilerine bir ayrıcalık tanımış oluyorlar. Çünkü bu, herkesin yapmadığı bir seçim.
-
Üçüncüsü, okumak insanı düşündürür, hayal gücünü geliştirir ve kelime dağarcığını zenginleştirir. Bu da kişiyi diğer insanlardan farklı ve özel kılar. Okuyan kişi, olaylara daha geniş bir pencereden bakabilir, daha iyi yorumlar yapabilir ve kendini daha iyi ifade edebilir. Bu yetenekler, günümüzde gerçekten de bir ayrıcalık gibi duruyor.
Yani özetle, okumak; bilgiye derinlemesine ulaşma, kendine zaman ayırma ve kendini geliştirme fırsatı sunduğu için günümüzde gerçekten de özel bir ayrıcalık haline gelmiştir. Herkesin yapabileceği bir şey olsa da, maalesef herkesin tercih etmediği bir eylem olmuştur.
Sonuç: Evet, okumanın günümüzde bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. Çünkü okumak, bilgiye derinlemesine ulaşmayı, kişisel gelişimi ve farklı bakış açıları kazanmayı sağlayan, ancak günümüzde çoğu kişinin yeterince zaman ayırmadığı özel bir eylemdir. Bu nedenle okuyanlar, kendilerine ve çevrelerine karşı bir fark yaratırlar.
2. Kitap okumayla ilgili bildiğiniz özdeyişleri arkadaşlarınızla paylaşarak özdeyişlerde verilmek istenen mesajlar üzerine konuşunuz.
Harika bir soru daha! Özdeyişler, yani atasözleri ve veciz sözler, hayat tecrübelerinden süzülmüş, bize yol gösteren, ders veren cümlelerdir. Kitap okumakla ilgili de çok güzel özdeyişler var. Hadi gel, birkaçını seninle paylaşayım ve ne anlatmak istediklerini konuşalım. Sanki arkadaşlarınla sohbet ediyormuş gibi olacak!
Adım 1: Özdeyişleri Hatırlamak
Kitap okumakla ilgili aklımıza gelen bazı özdeyişler şunlar olabilir:
- “Kitapsız yaşamak kör, sağır, dilsiz yaşamaktır.” (Seneca)
- “Kitaplar, uygarlığa yol gösteren ışıklardır.” (H. G. Wells)
- “Kitap en iyi dosttur.”
- “Bir kitap bir dünyadır.”
- “Okumak, ruhu besler.”
Adım 2: Özdeyişlerin Mesajlarını Çözümlemek
Şimdi bu özdeyişlerin bize neler anlattığına, yani vermek istediği mesajlara bakalım:
-
“Kitapsız yaşamak kör, sağır, dilsiz yaşamaktır.” (Seneca)
Bu özdeyiş, kitapların hayatımızdaki önemini çok çarpıcı bir şekilde vurguluyor. Kör olmak dünyayı görememek, sağır olmak sesleri duyamamak, dilsiz olmak da kendini ifade edememektir. Kitaplar da bize dünyayı tanıtır, farklı sesleri duyurur, düşüncelerimizi ifade etmemizi sağlar. Yani kitap okumazsak, sanki bu duyularımız eksikmiş gibi hayatı tam anlamıyla yaşayamayız, dünyadan habersiz kalırız demek istiyor. Kitaplar sayesinde dünyayı “görür”, bilgileri “duyar” ve düşüncelerimizi daha iyi “söyleriz”.
-
“Kitaplar, uygarlığa yol gösteren ışıklardır.” (H. G. Wells)
Uygarlık, insanlığın bilimde, sanatta, teknolojide ve kültürde ulaştığı seviyedir. Bu özdeyiş, kitapların bu gelişimin temelinde yattığını anlatıyor. Geçmişten günümüze tüm bilgiler, keşifler, fikirler kitaplar aracılığıyla aktarılmıştır. Kitaplar olmasaydı, her şeyi sıfırdan öğrenmek zorunda kalır, uygarlık ilerleyemezdi. Bu yüzden kitaplar, bize geleceğe doğru yolumuzu aydınlatan ışıklar gibidir; yolumuzu gösterir, önümüzü aydınlatır.
-
“Kitap en iyi dosttur.”
Bu özdeyiş, kitapların bize nasıl güvenilir bir arkadaş olabileceğini anlatıyor. Bir dost gibi yanımızda olur, bizi yalnız bırakmaz. Bize yeni şeyler öğretir, dertlerimizi unutturur, ufkumuzu açar. Ne zaman istersek açıp okuyabiliriz, asla bizi yargılamaz veya yormaz. Her zaman yanımızda olan, bize faydalı bilgiler veren, bizi eğlendiren bir dost gibidir. Sıkıldığımızda veya bir şeye ihtiyacımız olduğunda hemen yanımızdadır.
-
“Bir kitap bir dünyadır.”
Bu söz, bir kitabın içinde ne kadar çok şey barındırdığını çok güzel anlatıyor. Her kitap, yazarın tecrübelerini, bilgilerini, hayallerini ve düşüncelerini içeren koca bir evrendir. Bir kitap okuduğumuzda, sanki yeni bir ülkeye gitmiş, yeni insanlarla tanışmış, yeni şeyler öğrenmiş gibi oluruz. Bize bilmediğimiz dünyaların kapılarını açar, farklı kültürleri, yaşamları ve fikirleri tanımamızı sağlar.
-
“Okumak, ruhu besler.”
Vücudumuzun yemek yemeye ihtiyacı olduğu gibi, ruhumuzun da beslenmeye ihtiyacı vardır. Bu özdeyiş, okumanın ruhsal gelişimimiz için ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Kitaplar bize düşünsel zenginlik, duygusal derinlik ve huzur verir. Okudukça iç dünyamız gelişir, hayata bakış açımız değişir, empati yeteneğimiz artar. Tıpkı bedenimizin yemekle güçlenmesi gibi, ruhumuz da okumakla güçlenir ve zenginleşir, böylece daha mutlu ve anlamlı bir hayat süreriz.
Sonuç: Kitap okumayla ilgili özdeyişler, kitapların bilgi edinme, kişisel gelişim, kültürel ilerleme ve ruhsal zenginlik açısından ne kadar vazgeçilmez olduğunu bize hatırlatır. Her biri, okuma alışkanlığının hayatımızdaki derin ve olumlu etkilerini farklı bir açıdan vurgular ve bizi okumaya teşvik eder.