7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 117
Sevgili öğrencim, şimdi seninle birlikte bu güzel Türkçe sorularını adım adım inceleyelim ve çözelim. Hiç merak etme, ben sana her şeyi en anlaşılır şekilde anlatacağım.
5. ETKİNLİK: Dinlediğiniz metne farklı bir başlık yazınız. Başlığı verme nedeninizi açıklayınız.
Çözüm:
Adım 1: Metni dikkatlice okuyup ana fikrini ve Deli Dumrul’un hikayesindeki en önemli olayı belirleyelim.
Metinde Deli Dumrul’un Azrail’e meydan okuması, can arayışı ve eşinin fedakarlığı sayesinde hayatının kurtulması anlatılıyor. Hikayenin merkezinde Deli Dumrul’un kendi canı yerine başka bir can bulma çabası var.
Adım 2: Bu ana fikri yansıtan, dikkat çekici ve farklı bir başlık bulalım.
Ben olsaydım metne “Deli Dumrul’un Can Arayışı” başlığını verirdim.
Adım 3: Bu başlığı neden seçtiğimizi açıklayalım.
Çünkü metinde Deli Dumrul’un, ölen gencin ardından Azrail’e meydan okumasıyla başlayan ve kendi canının tehlikeye girmesiyle devam eden bir süreç anlatılıyor. Bu süreçte Deli Dumrul, kendi yerine ölecek birini, yani bir “can” arıyor. Annesi ve babası bu fedakarlığı yapmazken, eşi canını vermeye razı oluyor. Bu durum, hikayenin en can alıcı noktası ve Deli Dumrul’un bütün macerası bu “can arayışı” etrafında şekilleniyor. Bu başlık, hikayenin temel çatışmasını ve ana temasını çok güzel özetliyor.
6. ETKİNLİK: Dinlediğiniz metinden alınan aşağıdaki bölümü okuyarak soruları yanıtlayınız.
Oğuz’da, bir kuru çay üzerine köprü yaptırıp geçenden otuz üç akçe, geçmeyenden kırk akçe alan, gücüyle nam salmış, Deli Dumrul adında biri vardır. Bir gün köprüsünün yanına kurulan bir obadan yayılan feryatlar yükselir. Deli Dumrul olayın sebebini anlamak üzere obanın yanına vardığında o obadan iyi bir yiğidin hasta olup öldüğünü öğrenir. Obada ağlamakta olanlara yiğidi kimin öldürdüğünü sorduğunda Allah’ın emri ile Azrail’in yiğidin canını aldığını öğrenir.
Deli Dumrul bunun üzerine Azrail ile mücadele ederek obanın güzel yiğidinin canını geri kurtarmak için meydan okuyup harekete geçer. Hak Teâlâ’ya Dumrul’un bu davranışı hoş gelmez. Hak Teâlâ, Azrail’e Dumrul’un gözüne görünerek yüceliğini göstermesi yönünde buyruk verir. Azrail, Allah’ın buyruğu ile Deli Dumrul, Azrail’i öldürmek ister fakat Azrail güvercin olup pencereden uçup gider. Deli Dumrul’a görünür. Deli Dumrul, Azrail’i öldürmek üzere peşinden giderken Azrail, Deli Dumrul’un göğsü üzerine basıp canını alacağını söyler. Deli Dumrul’un feryadı üzerine Allah Teâlâ “Deli Dumrul canı yerine can bulsun, onun canı azat olsun.” der. Artık vakit Deli Dumrul için can bulma vaktidir.
(…)
a) Bu bölümde ortaya konulan sorun nedir? Açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu bölümde ortaya konulan asıl sorun şudur:
Deli Dumrul, ölüm gerçeğini ve Allah’ın takdirini kabullenmekte zorlanıyor. Bir gencin ölümü üzerine Azrail’e meydan okuyarak, aslında Allah’ın iradesine karşı gelmeye çalışıyor. Bu küstahça davranışı sonucunda da kendi canını tehlikeye atıyor ve şimdi kendi yerine ölecek birini bulmak zorunda kalıyor. Yani ana sorun, Deli Dumrul’un küstahlığı, kadere isyanı ve bunun sonucunda kendi hayatının tehlikeye girmesidir.
b) Öğretmeninizin rehberliğinde gruplara ayrılınız. Yukarıdaki bölümde ortaya konulan soruna uygun taktığınız şapkanın temsil ettiği düşünceye göre çözümler üretiniz. Ardından grup sözcüsü seçerek düşüncelerinizi arkadaşlarınıza paylaşınız.
Çözüm:
Bu etkinlikte, farklı düşünme biçimlerini temsil eden şapkaları kullanarak Deli Dumrul’un yaşadığı soruna (kendi canının tehlikeye girmesi ve yerine can bulma mecburiyeti) nasıl yaklaşabileceğimizi konuşacağız. Her şapka, olaya farklı bir bakış açısıyla bakmamızı sağlar. Hadi bakalım, her bir şapkayı takıp neler düşünebiliriz:
-
Tarafsız (Beyaz Şapka)
Beyaz şapka, olaylara tarafsız ve objektif, yani sadece gerçeklere odaklanarak bakmamızı sağlar. Duygulara veya yorumlara yer vermez. Eğer bu şapkayı taksaydık, Deli Dumrul’un sorununa şöyle yaklaşırdık:
Adım 1: Gerçekleri saptayalım.
Gerçek şu ki, Allah’ın emriyle Azrail, ölen gencin canını aldı. Deli Dumrul ise bu duruma karşı geldi ve Azrail’e meydan okudu. Bunun sonucunda da kendi canı tehlikeye girdi ve Allah ona kendi yerine bir can bulma şartı koştu. Bu, metindeki somut olaylar ve değiştirilemez gerçekler.
Adım 2: Bu gerçekler ışığında bir çözüm düşünelim.
Deli Dumrul’un bu koşuldan kurtulmak için yapabileceği tek şey, gerçekten de kendi yerine ölecek birini bulmaktır. Duygusal yaklaşımlar veya Azrail’le pazarlıklar bu gerçeği değiştirmez. Eğer kimseyi bulamazsa, ölecektir. Hikayede eşinin fedakarlığı bu gerçeğe bir çözüm olmuştur.
-
Duygusal (Kırmızı Şapka)
Kırmızı şapka, duygularımızı, sezgilerimizi ve hislerimizi ortaya koymamızı sağlar. Mantık ve gerçeklerden çok, içimizden gelenleri ifade ederiz. Bu şapkayı taksaydık, Deli Dumrul’un sorununa şöyle bakardık:
Adım 1: Duygularımızı ifade edelim.
Deli Dumrul’un Azrail’e meydan okuması çok kızgınlık ve gururdan kaynaklanmış. Kendi canı tehlikeye girdiğinde yaşadığı korku ve çaresizlik çok büyük olmalı. Annesiyle babasının onu terk etmesi ise üzücü ve hayal kırıklığı yaratıcı bir durum. Eşinin fedakarlığı ise büyük bir sevgi ve fedakarlık örneği, bu bizi çok duygulandırır.
Adım 2: Duygusal bir çözüm düşünelim.
Aslında eşinin yaptığı fedakarlık, bu durumun en duygusal ve en güçlü çözümü oldu. Deli Dumrul’un kurtulmasının ardındaki en büyük etken, eşinin ona duyduğu saf ve koşulsuz sevgiydi. Belki de Deli Dumrul’un baştan beri insanlara karşı daha şefkatli olması, bu tür bir sorunu hiç yaşamamasını sağlayabilirdi. Çözüm, sevgi ve empatiyle hareket etmekti.
-
İyimser (Sarı Şapka)
Sarı şapka, olayların olumlu yönlerini, faydalarını ve parlak taraflarını görmemizi sağlar. İyimser bir bakış açısıyla çözüm ararız. Bu şapkayı taksaydık, Deli Dumrul’un sorununa şöyle yaklaşırdık:
Adım 1: Durumun olumlu yanlarını bulalım.
Deli Dumrul bu olaydan sağ kurtuldu ve eşiyle birlikte uzun yıllar yaşama şansı yakaladı. En önemlisi, bu olay ona çok büyük bir hayat dersi verdi. Kibrinin ve küstahlığının ne kadar yanlış olduğunu, sevginin ve fedakarlığın gücünü anladı. Bu, onun için bir tür yeniden doğuş ve daha iyi bir insan olma fırsatı oldu.
Adım 2: Olumlu bir çözüm düşünelim.
Deli Dumrul, bu ikinci şansı iyi değerlendirmeliydi. Hayatının kalanını iyilik yaparak, insanlara yardım ederek ve Allah’ın emirlerine uyarak geçirebilirdi. Bu dersi alması, onun için büyük bir kazançtır. Yani, bu kötü olaydan bile iyi bir sonuç çıktı: Deli Dumrul’un değişmesi ve olgunlaşması.
-
Yenilikçi (Yeşil Şapka)
Yeşil şapka, yaratıcı, yeni ve farklı fikirler üretmemizi sağlar. Alışılmışın dışında çözümler ararız. Bu şapkayı taksaydık, Deli Dumrul’un sorununa şöyle yaklaşırdık:
Adım 1: Farklı bir bakış açısıyla düşünelim.
Deli Dumrul, Azrail’e meydan okumak yerine daha farklı bir yol izleyebilirdi. Belki de ölen genç için bir anıt yaptırıp, onun adına sürekli iyilikler yapmaya söz verseydi? Ya da köprüden para almak yerine, insanlara ücretsiz geçiş hakkı tanıyıp, yaptığı haksızlıklar için af dileseydi?
Adım 2: Yaratıcı bir çözüm önerelim.
Deli Dumrul, kendi yerine can bulmak yerine, Azrail’le veya Allah’la doğrudan bir anlaşma yapmayı deneyebilirdi. Örneğin, “Hayatımın kalanında her gün bir yetime yardım edeceğim” veya “Bu köprüyü yoksullar için bir geçiş yolu haline getireceğim” gibi yaratıcı ve fedakarca bir teklif sunabilirdi. Böylece belki de canını kurtarmak için daha farklı bir yol bulunabilirdi.
-
Kontrollü (Mavi Şapka)
Mavi şapka, düşünme sürecini yönetir, planlama yapar ve sonuçları özetler. Daha çok sürecin kendisiyle ilgilenir. Bu şapkayı taksaydık, Deli Dumrul’un sorununa şöyle yaklaşırdık:
Adım 1: Durumu ve süreci analiz edelim.
Deli Dumrul’un bu sorunu, onun başlangıçtaki kontrolsüz ve kibirli davranışlarından kaynaklandı. Azrail’e meydan okuması, düşünülmeden verilmiş bir karardı. Sonraki süreçte ise bir can bulma arayışına girdi.
Adım 2: Süreci nasıl daha iyi yönetebileceğimize dair bir çözüm sunalım.
Deli Dumrul’un daha baştan sakin ve mantıklı düşünmesi gerekirdi. Azrail’e meydan okumak yerine, durumu kabullenip Allah’tan af dilemeliydi. Kendi canı tehlikeye girdiğinde ise, ailesi ve eşiyle oturup durumu açıkça konuşmalı, kimin ne düşündüğünü öğrenmeli ve planlı bir şekilde hareket etmeliydi. Yani, duygularına yenik düşmek yerine, süreci daha iyi yöneterek adım adım ilerlemeliydi. Eşinin fedakarlığı bu süreci sonlandırmış olsa da, Deli Dumrul’un daha kontrollü bir düşünce yapısıyla hareket etmesi, bu kadar büyük bir riske girmesini engellerdi.
-
Kötümser (Siyah Şapka)
Siyah şapka, olayların olumsuz yönlerini, risklerini, potansiyel sorunlarını ve tehlikelerini ortaya koyar. Eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşırız. Bu şapkayı taksaydık, Deli Dumrul’un sorununa şöyle bakardık:
Adım 1: Olayın olumsuz yönlerini ve risklerini belirleyelim.
Deli Dumrul’un durumu çok tehlikeliydi. Kendi canı söz konusuydu ve eğer eşi fedakarlık yapmasaydı kesinlikle ölecekti. Annesi ve babası onu terk etti, bu da onun ne kadar yalnız ve çaresiz olduğunu gösteriyor. Azrail’e meydan okumak gibi büyük bir hata yapması, hayatını tamamen riske attı.
Adım 2: Olumsuzlukları vurgulayarak bir çıkarım yapalım.
Bu hikaye, kibrin ve Allah’ın emrine karşı gelmenin ne kadar kötü sonuçlar doğurabileceğini acı bir şekilde gösteriyor. Deli Dumrul, bu davranışıyla sadece kendini değil, etrafındakileri de büyük bir çıkmaza sürükledi. Annesi ve babası bile onu terk etti. Bu durum, onun ne kadar büyük bir hata yaptığının ve bu hatanın bedelinin ne kadar ağır olabileceğinin bir kanıtıdır. Her şey çok kötüye gidebilirdi ve neredeyse gitti de.