7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 167
Merhaba sevgili öğrencim!
Şimdi seninle birlikte verilen metinleri okuyup, soruları adım adım çözeceğiz. Unutma, her zaman önce metni dikkatlice okumak, sonra soruyu anlamak ve cevabı metinde bulmak en doğru yoldur. Haydi başlayalım!
3. ETKİNLİK: Aşağıdaki metinleri okuyunuz. Metinlerin türünü belirlemeye yönelik sorulan cevaplayınız.
1. Yazar hangi metinde, herkesi ilgilendiren bir konudan bahsetmiştir?
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için iki metni de dikkatle inceleyelim:
-
1. Metin (Mehmet Kahraman): Bu metinde yazar, edebiyatın sadece eğlence olmadığını, bize yeni gerçeklikler sunduğunu, eksik yanlarımızı tamamladığını, empati kurmamızı sağladığını ve hatta birçok hayatı deneyimlememize olanak tanıdığını anlatıyor. Bu konular, yani edebiyatın hayatımızdaki yeri ve insanı dönüştürücü gücü, hepimizin hayatında bir şekilde karşımıza çıkan, düşündürücü ve evrensel konulardır.
-
2. Metin (Necati Güngör): Bu metinde ise yazar, kendi çocukluğunda okuma alışkanlığını nasıl kazandığını, ailesinden veya çevresinden bir yönlendirme olmadığını, kendi merakıyla kitapları incelediğini anlatıyor. Bu, yazarın tamamen kişisel bir deneyimi, yani onun kendi hayatına özgü bir durumdur.
Şimdi düşünelim: Hangisi herkesi daha çok ilgilendirir? Elbette ki edebiyatın genel faydaları ve insan hayatına etkisi, bir kişinin kendi okuma geçmişinden daha geniş bir kitleyi ilgilendirir.
Sonuç:
Yazar, 1. Metin‘de herkesi ilgilendiren bir konudan bahsetmiştir.
2. Yazar hangi metinde, geçmişte yaşamış olduğu bir olayı anlatmaktadır?
Çözüm:
Yine metinlere bakalım ve geçmiş zaman ifadeleri arayalım:
-
1. Metin (Mehmet Kahraman): Bu metinde yazar, “Edebiyat eğlenceden ibaret değildir,” “karşı karşıyayızdır,” “buluruz” gibi şimdiki zaman ve geniş zaman ifadeleri kullanıyor. Bu, genel geçer yargıları ifade ettiğini gösterir, geçmişte yaşanmış belirli bir olayı anlatmıyor.
-
2. Metin (Necati Güngör): Bu metinde ise yazar, “küçük yaşta okuma alışkanlığını kazanmamıştım,” “bir yol gösterenimiz yoktu,” “geçip gitmezdim” gibi geçmiş zaman ifadeleri kullanıyor. Burada kendi çocukluğundaki okuma alışkanlığını nasıl edindiğini, okuldan sonra kitap kapaklarını incelediği günleri, yani geçmişte yaşanmış somut olayları ve durumları anlatıyor.
Sonuç:
Yazar, 2. Metin‘de geçmişte yaşamış olduğu bir olayı anlatmaktadır.
3. Yazar hangi metinde, konuyu samimi bir üslupla, karşısında biri varmış gibi anlatmaktadır? Sebebiyle birlikte yazınız.
Çözüm:
Bir metinde samimi bir üslup, yazarın okuyucuyla sanki sohbet ediyormuş gibi konuştuğu anlamına gelir. Bu tür metinlerde yazar daha kişisel ifadeler kullanabilir, hatta “doğrusu ya” gibi günlük konuşma diline yakın ifadelerle başlayabilir.
-
1. Metin (Mehmet Kahraman): Bu metinde yazar, edebiyatın genel faydalarını anlatırken daha çok bir deneme veya makale yazar gibi, bilgi verici ve düşündürücü bir üslup kullanıyor. “Karşı karşıyayızdır,” “buluruz” gibi ifadeler genel geçer tespitlerdir, doğrudan okuyucuya hitap eden bir samimiyet içermez.
-
2. Metin (Necati Güngör): Bu metin ise “Doğrusu ya, birçokları gibi küçük yaşta okuma alışkanlığını kazanmamıştım…” cümlesiyle başlıyor. “Doğrusu ya” ifadesi, yazarın okuyucuya içini döktüğünü, samimi bir itirafta bulunduğunu gösterir. Kendi kişisel deneyimlerini, eksikliklerini ve meraklarını anlatması, okuyucuyla birebir konuşuyormuş gibi bir hava yaratır. Sanki karşısında bir öğrenci ya da dostu varmış da ona kendi hikayesini anlatıyormuş gibi bir his uyandırır.
Sonuç:
Yazar, 2. Metin‘de konuyu samimi bir üslupla, karşısında biri varmış gibi anlatmaktadır. Sebep, yazarın kendi kişisel deneyimlerini ve anılarını, “Doğrusu ya” gibi günlük konuşma diline yakın ifadelerle ve içten bir şekilde paylaşmasıdır. Bu, metne kişisel bir itiraf ve sohbet havası katmıştır.
4. Hangi metin, konuşma havası içinde, sorular sorup cevaplar vererek kaleme alınmıştır? Sebebiyle birlikte yazınız.
Çözüm:
Bu soru, metin içindeki soru cümlelerini ve bu soruların işlevini bulmamızı istiyor.
-
1. Metin (Mehmet Kahraman): Bu metinde yazar, “Bütün sanatlar öyle değil midir?”, “Bir filmin kahramanıyla empati kurarak onun yerine geçmez miyiz?”, “Yoksa ne diye durduk yere zamanımızı boşa harcayalım?” gibi sorular soruyor. Bu sorulara doğrudan bir “evet” ya da “hayır” cevabı beklemiyor. Bunun yerine, bu soruları okuyucuyu düşündürmek, kendi argümanlarını güçlendirmek ve okuyucuyu kendi söylediklerine ikna etmek için kullanıyor. Soruyu sorduktan sonra genellikle kendi cevabını veya düşüncesini de ima ediyor. Bu, metne bir tartışma veya sohbet havası katıyor.
-
2. Metin (Necati Güngör): Bu metinde herhangi bir soru cümlesi bulunmuyor. Yazar, kendi deneyimlerini düz bir anlatımla aktarıyor.
Sonuç:
1. Metin, konuşma havası içinde, sorular sorup cevaplar vererek kaleme alınmıştır. Sebep, yazarın okuyucuyu düşünmeye sevk etmek, kendi görüşlerini daha etkili bir şekilde sunmak ve metne diyalogvari bir hava katmak için retorik (sözde) sorular kullanmasıdır. Bu sorular sayesinde okuyucu, yazarın düşünce akışına dahil olur.
5. Ulaştığınız yargılara göre “Okumak Deyince” metninin türü nedir? Sebebiyle birlikte yazınız.
Çözüm:
Şimdi de genel olarak “Okumak Deyince” başlığı altındaki metinlerin (hem Image 1’deki iki metin hem de Image 2’deki uzun metin) özelliklerine bakarak türünü belirleyelim. Özellikle Image 2’deki “OKUMAK DEYİNCE” başlığı altındaki uzun metin, bu sorunun ana kaynağıdır.
Image 2’deki “OKUMAK DEYİNCE” metnini hatırlayalım:
- İlk paragraf, insanın kendini tanımasının öneminden, bunun için başkalarına ve kitaplara ihtiyaç duyduğundan, kitapların gerçek iletişim ve yüzleşme sağladığından, edebiyatın deneyim aktarma ve hayatı sorgulama işlevinden bahsediyor.
- İkinci paragraf (ki bu, Image 1’deki 1. Metin ile aynıdır), edebiyatın eğlenceden öte yeni gerçeklikler sunduğundan, eksik yanlarımızı tamamladığından, empati kurmayı sağladığından ve bizi biyolojik varlıktan öteye taşıdığından bahsediyor.
Bu metinlerin genel özelliklerine bakalım:
- Yazar, okuma ve edebiyat üzerine kişisel görüşlerini, düşüncelerini açıklıyor.
- Konuyu bilimsel bir kanıtla veya kesin bir bilgiyle değil, kendi yorumları ve bakış açısıyla ele alıyor.
- Metinlerde samimi ve içten bir anlatım var (özellikle 2. Metin’de daha belirgin).
- Okuyucuyu düşündürmeyi ve sorgulatmayı amaçlıyor (özellikle 1. Metin’deki sorularla).
- Konu, yazarın kendi deneyim ve gözlemleri süzgecinden geçirilerek sunuluyor.
Bu özellikler, bir edebi tür olan deneme‘ye çok benziyor. Deneme, yazarın herhangi bir konuda kesin hükümlere varmadan, kişisel düşüncelerini, duygu ve görüşlerini serbestçe dile getirdiği bir yazı türüdür. Yazar, okuyucuyla sohbet ediyormuş gibi bir üslup kullanabilir, düşüncelerini kanıtlama amacı gütmez, daha çok düşündürmeyi hedefler.
Sonuç:
“Okumak Deyince” metninin türü deneme‘dir.
Sebep: Metin, yazarın okuma, edebiyat ve kendini tanıma gibi konular üzerindeki kişisel düşüncelerini, yorumlarını ve bakış açısını, kesin yargılar bildirmeden, samimi ve sorgulayıcı bir üslupla ortaya koymaktadır. Yazar, bu metinlerde kendi deneyimlerini ve gözlemlerini aktarırken, okuyucuyu da düşünmeye ve konuya farklı açılardan bakmaya davet etmektedir. Bu özellikler, deneme türünün temel özellikleridir.