7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 122
Merhaba sevgili öğrencim, ben Türkçe öğretmeniniz. Görseldeki soruları birlikte, adım adım ve dikkatlice inceleyelim. Metni okuyup soruları cevaplarken bir dedektif gibi ipuçlarını takip edeceğiz, merak etme!
Şimdi hazırsan ilk sorudan başlayalım.
1. Ebru sanatı ilk olarak nerede ortaya çıkmıştır?
Sevgili öğrencim, bu soruyu cevaplamak için metnin ikinci paragrafına dikkatlice bakmamız gerekiyor. Orada ebru sanatının kökeni hakkında çok önemli bir bilgi veriliyor.
Çözüm:
Adım 1: Metnin ikinci paragrafını okuyalım.
Orta Asya’da doğduğu konusunda ebru tarihçileri ittifak hâlindedirler. Bilinen ilk adı Çağatayca “Ebre” olan bu sanat, İpek Yolu ile İran’a geldi.
Adım 2: Bu cümlede ebru sanatının ilk ortaya çıktığı yer açıkça belirtilmiş. “Orta Asya’da doğduğu konusunda…” ifadesi bize aradığımız cevabı veriyor.
Sonuç:
Ebru sanatı ilk olarak Orta Asya’da ortaya çıkmıştır.
2. Ebru sanatı farklı dillerde hangi isimlerle anılmıştır?
Bu soru da yine metnin ikinci paragrafında gizli. Farklı yerlerde veya farklı dillerde ebru sanatına hangi isimlerin verildiğini bulmamız gerekiyor. Gözlerimizle metni tarayarak bu isimleri ve nereden geldiklerini yakalayalım.
Çözüm:
Adım 1: Metnin ikinci paragrafını tekrar dikkatle okuyalım.
Orta Asya’da doğduğu konusunda ebru tarihçileri ittifak hâlindedirler. Bilinen ilk adı Çağatayca “Ebre” olan bu sanat, İpek Yolu ile İran’a geldi. “Ebrî” (bulutumsu) ya da “abru” (su yüzü) adını aldı. Anadolu’da ebri veya ebru olarak anıldı.
Adım 2: Metinde geçen isimleri ve ait oldukları yerleri/dilleri listeleyelim:
- Çağatayca’da: “Ebre”
- İran’da: “Ebrî” (bulutumsu) ya da “abru” (su yüzü)
- Anadolu’da: “ebri” veya “ebru”
Sonuç:
Ebru sanatı farklı dillerde ve bölgelerde;
- Çağatayca’da “Ebre”,
- İran’da “Ebrî” (bulutumsu) ya da “abru” (su yüzü),
- Anadolu’da ise “ebri” veya “ebru”
isimleriyle anılmıştır.
3. Yazar, son paragrafta ebru sanatını nasıl tanımlamaktadır?
Sıra geldi son sorumuza! Yazar, ebru sanatını bize nasıl anlatmış, onu hangi kelimelerle, hangi benzetmelerle tarif etmiş? Metnin son paragrafına odaklanarak yazarın ebruya bakış açısını bulalım.
Çözüm:
Adım 1: Metnin son paragrafını dikkatlice okuyalım.
Ebru, bir resim sanatı olmakla beraber, resim sanatı olmaktan ibaret değildir. Aynı zamanda nükte li bir şiir, yumuşak bir ezgidir de… Ebru, gücü zaman üzerinde oynamaya yeten, dans eden bir figürdür. Tıpkı adını telaffuz ederken olduğu gibi: EBRU! Belki de yeryüzünde hiçbir sanat, adıyla bu kadar bağdaşmamış, bu kadar iç içe geçmemiştir. Suyun yalınlığı, renklerin düğünü, insanın duyguları, tabiatın kusursuzluğu ebru sanatında buluşur. Ebru, fikre düştüğü ilk andan, gözle buluştuğu son ana kadar mistisizmini asla yitirmeyen bir ifade şeklidir.
Adım 2: Yazarın ebru sanatını tanımladığı anahtar kelime ve ifadeleri belirleyelim:
- Sadece bir resim sanatı değil, aynı zamanda nükteli bir şiir ve yumuşak bir ezgidir.
- Zaman üzerinde oynamaya yeten, dans eden bir figürdür.
- Suyun yalınlığı, renklerin düğünü, insanın duyguları ve tabiatın kusursuzluğunun buluştuğu bir yerdir.
- Fikre düştüğü ilk andan, gözle buluştuğu son ana kadar mistisizmini asla yitirmeyen bir ifade şeklidir.
Sonuç:
Yazar, son paragrafta ebru sanatını sadece bir resim sanatı olarak görmediğini belirtiyor. Onu;
- nükteli bir şiir ve yumuşak bir ezgiye benzetiyor.
- zaman üzerinde oynamaya yeten, dans eden bir figür olarak tanımlıyor.
- suyun yalınlığı, renklerin düğünü, insan duyguları ve tabiatın kusursuzluğunun buluştuğu, aynı zamanda mistisizmini asla yitirmeyen büyülü bir ifade şekli olarak anlatıyor.
Umarım bu açıklamalar ebru sanatını daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Harika bir iş çıkardın!