7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 78
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencim! Türkçe dersinde bugün çok önemli iki soru üzerinde duracağız. Bu sorular hem kendimizi hem de çevremizdeki insanları daha iyi anlamamıza yardımcı olacak. Hazırsan, ilk soruyla başlayalım.
1. Çevrenizdeki insanlarla iletişim kurarken nelere dikkat edersiniz?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soru, hayatta başarılı olmamız için en temel becerilerden biri olan iletişimle ilgili. İnsanlarla iyi ve doğru iletişim kurmak, hem senin kendini daha iyi ifade etmeni sağlar hem de başkalarıyla daha güçlü ve anlamlı ilişkiler kurmana yardımcı olur. Peki, iletişim kurarken nelere dikkat etmeliyiz? Hadi adım adım inceleyelim:
-
Dinlemek çok önemli: İletişimin en önemli adımı, karşımızdaki kişiyi gerçekten dinlemektir. Sadece kulak misafiri olmak değil, onun ne söylediğini, ne hissettiğini anlamaya çalışmak demektir. Karşındaki arkadaşın konuşurken göz teması kurmak, onu anladığını gösteren küçük baş hareketleri yapmak, “evet”, “hımm” gibi sözlerle dinlediğini belli etmek, onun kendini değerli hissetmesini sağlar.
-
Saygılı ve nazik bir dil kullanmak: Herkesle konuşurken kelimelerimizi özenle seçmeliyiz. Kaba, kırıcı veya alaycı sözlerden kaçınmalıyız. Farklı düşüncelere sahip olsak bile, karşımızdaki kişinin görüşlerine saygı duymak, tartışırken bile sesimizi yükseltmemek çok önemlidir.
Unutma, “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” derler, değil mi? -
Beden diline dikkat etmek: İletişim sadece sözcüklerden ibaret değildir. Vücudumuzun duruşu, el hareketlerimiz, yüz ifademiz de çok şey anlatır. Karşımızdaki kişiye dönük olmak, kollarımızı bağlamamak, gülümsemek gibi olumlu beden dili hareketleri, iletişimi güçlendirir.
Mesela, biri seninle konuşurken gözlerini kaçırıp ilgisiz görünse, kendini kötü hissedersin, değil mi? İşte bu yüzden kendi beden dilimize de dikkat etmeliyiz. -
Net ve anlaşılır olmak: Duygularımızı ve düşüncelerimizi açıkça, herkesin anlayabileceği bir şekilde ifade etmeliyiz. Ne demek istediğimizi dolandırmadan, açıkça söylemek yanlış anlaşılmaları engeller. Eğer bir şeyi tam olarak anlatamazsan, karşı tarafın seni yanlış anlaması çok kolay olur.
-
Empati kurmak: Yani, kendini karşındaki kişinin yerine koymak. Onun ne hissettiğini anlamaya çalışmak. Bu, hem ona karşı daha anlayışlı olmanı sağlar hem de onunla aranızda daha güçlü bir bağ kurulmasına yardımcı olur.
Sonuç:
İletişim kurarken dinlemeye, saygıya, beden dilimize, açıklığa ve empatiye dikkat etmek, hem bizi daha iyi bir birey yapar hem de çevremizdeki insanlarla daha sağlıklı ve mutlu ilişkiler kurmamızı sağlar. Bu becerileri geliştirmek için pratik yapmayı unutma!
2. Bir insanı dış görünüşüne göre değerlendirmek doğru mudur? Neden?
Çözüm:
Bu da çok önemli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir soru sevgili öğrencim. Günlük hayatta hepimiz farklı insanlarla karşılaşıyoruz ve bazen ilk izlenimlerimiz dış görünüşlerine göre oluşabiliyor. Ama bu doğru bir yaklaşım mı?
Bir insanı dış görünüşüne göre değerlendirmek kesinlikle doğru değildir. Neden mi? Gel, bu konuyu da birlikte adım adım inceleyelim:
-
İç güzellik asıl olandır: Bir insanın gerçek değeri, giydiği kıyafetlerden, saçının renginden, boyundan ya da kilosundan ibaret değildir. Asıl önemli olan, onun kalbi, karakteri, düşünceleri, ne kadar dürüst, ne kadar iyi niyetli, ne kadar çalışkan olduğudur. Bunlar dışarıdan bakarak anlaşılamaz, değil mi?
-
Yanlış yargılara yol açar: Sadece dış görünüşe bakarak birini yargıladığımızda, çoğunlukla yanılırız. Belki de çok sessiz duran biri, aslında çok bilgili ve komik biridir. Ya da belki de kıyafeti eski görünen biri, aslında çok zor şartlarda yaşayan ama kalbi iyilikle dolu biridir. Dış görünüş aldatıcı olabilir.
-
İnsanları kırar ve üzer: Dış görünüşü yüzünden yargılanan, eleştirilen insanlar çok üzülürler, hatta kendilerine olan güvenlerini kaybedebilirler. Kimse, sadece giyim tarzı, kilosu ya da ten rengi yüzünden dışlanmak veya kötü muamele görmek istemez.
-
Önyargılar oluşur: Dış görünüşe göre değerlendirme yapmak, maalesef önyargılarımızın oluşmasına neden olur. Önyargılar ise insanlar arasındaki iletişimi bozar, anlaşmazlıklara ve hatta düşmanlıklara yol açabilir. Herkesin farklı olduğunu, farklı imkanlara sahip olabileceğini, farklı kültürlerden gelebileceğini unutmamalıyız.
-
Fırsatları kaçırmamıza neden olabilir: Belki de dış görünüşünü beğenmediğin bir kişi, sana çok iyi bir arkadaş, harika bir ekip arkadaşı ya da çok şey öğretecek bir öğretmen olabilirdi. Ama sen onu dış görünüşüne göre yargılayıp tanıma fırsatını kaçırmış olabilirsin.
Sonuç:
Unutma, sevgili öğrencim, bir insanı tanımadan, onunla konuşmadan, onu anlamaya çalışmadan sadece dışından bakarak bir yargıya varmak, hem bize hem de o kişiye haksızlık olur. Asıl önemli olan, bir insanın kalbi, düşünceleri ve karakteridir. Herkesi olduğu gibi kabul etmeye çalışmak ve onları tanımak için çaba göstermek, bizi daha iyi ve hoşgörülü insanlar yapar.