8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 241
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika sorular göndermişsin! Fen Bilimleri dersimizin en keyifli konularından olan “Enerji Dönüşümleri ve Çevre Bilimi” ünitesiyle ilgili bu soruları gel birlikte adım adım, anlayarak çözelim. Ben senin Fen Bilimleri öğretmenin olarak buradayım ve takıldığın her noktayı aydınlatacağım. Hazırsan başlayalım!
B. Aşağıdaki soruların doğru cevaplarını işaretleyiniz.
1. Fotosentez hızına etki eden faktörlerle ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğrudur?
Bu soruda fotosentez hızını nelerin etkilediğini ve nasıl etkilediğini hatırlamamız gerekiyor. Şıkları tek tek inceleyelim.
Adım 1: Şıkları Değerlendirelim
A) Işık şiddeti arttıkça fotosentez hızı sürekli artar.
Bu ifade tam olarak doğru değil. Işık şiddeti arttıkça fotosentez hızı bir noktaya kadar artar, ancak sonra sabit kalır. Tıpkı bir fabrikada işçi sayısı artsa da makinelerin belli bir üretim kapasitesi olması gibi, bitkinin de fotosentez yapma kapasitesi bir yerden sonra sınıra ulaşır. Bu yüzden “sürekli artar” kısmı yanlıştır.B) Fotosentez hızı en fazla yeşil ışıkta, en az mor ışıkta gerçekleşir.
Bu ifade de yanlış. Unutma ki bitkiler, yapraklarına yeşil rengi veren klorofil pigmenti sayesinde fotosentez yapar. Klorofil, yeşil ışığın büyük bir kısmını yansıtır, bu yüzden de biz yaprakları yeşil görürüz. Yansıttığı için de en az yeşil ışıkta fotosentez yapar. En hızlı ise mor ve kırmızı gibi soğurabildiği (emebildiği) ışık renklerinde yapar. Bu şık tam tersini söylüyor.C) Sıcaklık miktarı arttıkça fotosentez hızı sürekli artar.
Bu da ışık şiddeti gibi. Fotosentezde enzimler görev alır ve enzimlerin en iyi çalıştığı bir “optimum” yani “en uygun” sıcaklık değeri vardır. Sıcaklık bu değere kadar arttığında fotosentez hızlanır. Ancak çok fazla artarsa enzimlerin yapısı bozulur ve fotosentez hızı yavaşlar, hatta durur. Bu yüzden “sürekli artar” ifadesi yanlıştır.D) Yaprak yüzey alanı ve sayısı arttıkça fotosentez hızı artar.
İşte bu doğru! Yapraklar bitkinin güneş panelleri gibidir. Ne kadar çok yaprak ve ne kadar geniş yaprak yüzeyi olursa, bitki o kadar çok güneş ışığı toplayabilir. Bu da daha fazla fotosentez yapabilmesi anlamına gelir.Adım 2: Doğru Sonucu Belirleyelim
Yaptığımız analizlere göre en mantıklı ve doğru ifade D seçeneğindedir.
Sonuç: D
2. Aşağıdaki canlılardan hangisi fotosentez yapmaz?
Bu soruda hangi canlıların kendi besinini üretebildiğini, hangilerinin üretemediğini bilmemiz gerekiyor. Fotosentez, klorofil pigmenti olan canlılar tarafından yapılır.
Adım 1: Seçenekleri İnceleyelim
A) Algler: Su yosunları olarak da bildiğimiz algler, klorofil içerir ve su içinde fotosentez yapan önemli üreticilerdir.
B) Bazı bakteriler: Siyanobakteriler (mavi-yeşil algler olarak da bilinirler) gibi bazı bakteri türleri klorofil taşır ve fotosentez yapabilir.
C) Mantar: Mantarlar, bitki gibi görünseler de aslında bitki değillerdir. Klorofilleri yoktur ve fotosentez yapamazlar. Besinlerini dışarıdan, genellikle diğer canlıların çürümüş kalıntılarından hazır olarak alırlar. Onlar birer ayrıştırıcıdır.
D) Yeşil bitkiler: Zaten fotosentez denince aklımıza ilk gelen canlılar yeşil bitkilerdir.
Adım 2: Doğru Cevabı Bulalım
İncelediğimizde, fotosentez yapamayan canlının mantar olduğunu görüyoruz.
Sonuç: C
3. Aşağıdakilerden hangisi fotosentez olayının sonuçlarından biri değildir?
Bu soruyu çözmek için fotosentezin denklemini hatırlayalım. Fotosentezde ne kullanılır, ne üretilir?
Adım 1: Fotosentez Denklemini Hatırlayalım
Bitki, çevreden Karbondioksit ve Su alır. Güneş ışığı enerjisini kullanarak bunları Besin (Glikoz) ve Oksijen‘e dönüştürür.
Yani; Karbondioksit + Su —Işık Enerjisi–> Besin + Oksijen
Adım 2: Şıkları Denklemle Karşılaştıralım
A) Karbondioksit üretimi: Denklemde karbondioksit, okun sol tarafında, yani girenler (kullanılanlar) kısmında. Üretilen bir şey değil, tüketilen bir şeydir. Bu bir sonuç olamaz.
B) Besin üretimi: Evet, fotosentezin temel amacı zaten bitkinin kendisi için besin üretmesidir. Bu bir sonuçtur.
C) Oksijen üretimi: Evet, fotosentez sonucunda atmosfere oksijen verilir. Bu da bir sonuçtur ve bizler için hayati öneme sahiptir.
D) Havanın temizlenmesi: Bitkiler havadaki karbondioksiti kullandıkları için havanın temizlenmesine katkı sağlarlar. Bu da dolaylı bir sonuçtur.
Adım 3: Sonucu Belirleyelim
Soru bize “sonuçlarından biri değildir” diye soruyor. Karbondioksit üretimi değil, tüketimi olduğu için doğru cevabımız A şıkkıdır.
Sonuç: A
4. Işık alan bir ortamda cam fanus içerisine yeterince su verilmiş bir bitki ve kelebek konmuştur. Kelebeğin daha uzun süre yaşayabilmesi için aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?
Bu bir deney sorusu. Fanusun içindeki canlıların birbirleriyle olan ilişkisini düşünmeliyiz.
Adım 1: Deney Düzeneğini Anlayalım
Kapalı bir cam fanus var. İçinde;
- Bitki: Işık ve su olduğu için fotosentez yapacak. Fotosentez ile ortama oksijen verecek, ortamdan karbondioksit alacak.
- Kelebek: Solunum yapacak. Solunum için ortamdan oksijen alacak, ortama karbondioksit verecek.
Gördüğün gibi, bu iki canlı birbirinin yaşaması için gerekli gazları üretiyor. Kelebeğin daha uzun yaşaması için daha fazla oksijene ihtiyacı var.
Adım 2: Oksijeni Nasıl Artırabiliriz?
Şimdi şıklara bakalım hangisi fanustaki oksijen miktarını artırır.
A) Bitkiye su verilmelidir. (Soruda “yeterince su verilmiş” diyor, bu yüzden fazladan suya gerek yok.)
B) Ortama bir bitki daha konmalıdır. (Bir bitki daha eklersek, toplam fotosentez miktarı artar. Daha fazla fotosentez, daha fazla oksijen demektir. Bu kelebeğin daha uzun yaşamasını sağlar. Mantıklı!)
C) Ortam ışıklandırılmalıdır. (Soruda zaten “Işık alan bir ortamda” diyor. Işık zaten var.)
D) Ortama bir kelebek daha konmalıdır. (Bir kelebek daha eklersek, oksijen tüketimi artar ve fanustaki oksijen daha çabuk biter. Bu, kelebeklerin ömrünü uzatmaz, kısaltır.)
Adım 3: En Mantıklı Seçeneği Bulalım
Kelebeğin yaşaması için gereken oksijeni artırmanın en etkili yolu, ortama oksijen üreten bir canlı daha, yani bir bitki daha eklemektir.
Sonuç: B
C. Oksijenli ve oksijensiz solunum arasındaki farkları aşağıya yazınız.
Canlıların enerji üretmek için besinleri parçalamasına solunum diyoruz. Bu olay, oksijen kullanılıp kullanılmamasına göre ikiye ayrılır. İşte aralarındaki temel farklar:
- Kullanılan Madde: Oksijenli solunumda besinler oksijen kullanılarak parçalanır. Oksijensiz solunumda ise oksijen kullanılmaz.
- Enerji Miktarı: Oksijenli solunumda çok daha fazla enerji (ATP) üretilir. Oksijensiz solunumda ise üretilen enerji miktarı oldukça azdır.
- Gerçekleştiği Yer: Oksijenli solunumun bir kısmı sitoplazmada, büyük ve önemli kısmı ise hücrenin enerji santrali olan mitokondride gerçekleşir. Oksijensiz solunum ise tamamen sitoplazmada gerçekleşir.
- Son Ürünler: Oksijenli solunum sonucunda karbondioksit ve su gibi inorganik maddeler oluşur. Oksijensiz solunum sonucunda ise canlıya göre değişen laktik asit (yoğurt bakterileri ve yorulan kaslarımızda) veya etil alkol ve karbondioksit (bira mayasında) gibi organik maddeler oluşur.
Ç. Yanda görseli verilen yaprağın bir tarafı siyah kâğıtla kaplanıyor ve yaprak, ışık altında bekletiliyor. Buna göre yapılan etkinlikle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Bu deney, fotosentez için ışığın gerekli olduğunu kanıtlamak için yapılan klasik bir deneydir. Haydi soruları bu bilgiyle cevaplayalım.
1. Yaprakta hangi bölge besin üretimine devam edebilir?
Adım 1: Fotosentezin şartlarını hatırlayalım: Işık, su, karbondioksit ve klorofil.
Adım 2: Deneyde yaprağın bir kısmı siyah kâğıtla kapatılmış. Siyah kâğıt ışığı geçirmez. Dolayısıyla yaprağın o kısmı ışık alamaz.
Adım 3: Fotosentez için ışık şart olduğuna göre, sadece ışık alan kısım fotosentez yapabilir, yani besin üretebilir.
Cevap: Yaprağın siyah kâğıtla kaplanmayan, yani ışık alabilen kısmı besin üretimine devam edebilir.
2. Siyah kâğıtla kaplanan bölgede ne gibi değişiklikler yaşanabilir?
Adım 1: Siyah kâğıtla kaplanan bölge ışık alamıyor.
Adım 2: Işık alamadığı için bu bölgede fotosentez durur.
Adım 3: Fotosentez durduğu için bu bölgede yeni besin (glikoz) üretilemez. Bitkiler ürettikleri besinin fazlasını nişasta olarak depolarlar. Bu bölgede yeni nişasta depolaması da olmaz.
Adım 4: Eğer bu yaprağı alıp iyot çözeltisi ile test etseydik (iyot, nişastanın ayıracıdır ve nişasta ile mavi-mor renk verir), ışık alan kısmın mavi-mor renge döndüğünü, ancak siyah kâğıtla kaplı olan kısmın renginin değişmediğini görürdük. Bu da o bölgede besin üretilmediğini kanıtlar.
Cevap: Siyah kâğıtla kaplanan bölge ışık alamadığı için fotosentez yapamaz. Bu nedenle bu bölgede besin üretimi durur ve nişasta depolanamaz.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Gördüğün gibi, temel bilgileri hatırlayınca ve mantık yürüterek tüm soruları kolayca çözebiliyoruz. Başka sorun olursa yine beklerim! Başarılar dilerim