8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 184
Harika bir etkinlik! Merhaba sevgili öğrencilerim, şimdi hep birlikte bu doğru-yanlış sorularını çözeceğiz ve neden doğru ya da yanlış olduklarını tane tane anlayacağız. Hazırsanız başlayalım!
B. Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların yanına “D”, yanlış olanların yanına “Y” yazınız.
1. Elementler, periyodik sistemde artan atom numaralarına göre sıralanır.
Çözüm: (D)
Adım 1: Periyodik tablonun nasıl düzenlendiğini hatırlayalım. Bilim insanı Henry Moseley, elementlerin özelliklerinin atom kütlesine değil, atom numarasına (yani proton sayısına) bağlı olduğunu keşfetmiştir.
Adım 2: Günümüzdeki modern periyodik sistemde elementler soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru, artan atom numaralarına göre sıralanmıştır. Bu bilgi kesindir.
Sonuç: Bu ifade Doğru‘dur.
2. Periyodik sistemde aynı grupta olan elementler genellikle benzer fiziksel ve kimyasal özelliklere sahiptir.
Çözüm: (D)
Adım 1: Periyodik tablodaki dikey sütunlara “grup” adını veriyorduk. Aynı gruptaki elementlerin son katmanlarındaki elektron sayıları aynıdır.
Adım 2: Elementlerin kimyasal özelliklerini belirleyen en önemli şey bu son katmandaki elektronlardır. Bu yüzden aynı gruptaki elementler, bir ailenin üyeleri gibi birbirine benzer kimyasal özellikler gösterirler.
Sonuç: Bu ifade Doğru‘dur.
3. Metaller periyodik sistemin sağ tarafında bulunur.
Çözüm: (Y)
Adım 1: Periyodik tabloyu gözümüzün önüne getirelim. Tablonun sol ve orta kısmı büyük ölçüde metallerden oluşur.
Adım 2: Sağ tarafta ise genellikle ametaller ve en sağda soygazlar bulunur. Hidrojen hariç, sol taraf metaldir.
Sonuç: Bu ifade Yanlış‘tır.
4. Hâl değişimi sadece maddenin ısı alması ile gerçekleşir.
Çözüm: (Y)
Adım 1: Maddenin ısı alarak geçirdiği hâl değişimlerini düşünelim: Erime (katıdan sıvıya), buharlaşma (sıvıdan gaza).
Adım 2: Peki ya maddenin ısı vererek geçirdiği hâl değişimleri? Donma (sıvıdan katıya), yoğuşma (gazdan sıvıya). Bunlar da hâl değişimidir. İfadede “sadece” kelimesi kullanıldığı için eksik bir bilgi verilmiştir.
Sonuç: Bu ifade Yanlış‘tır.
5. Maddelerin dış görünüşü ile ilgili olan özelliklerine fiziksel özellikler denir.
Çözüm: (D)
Adım 1: Fiziksel özellik, bir maddenin yapısını, yani kimliğini değiştirmeden gözlemleyebildiğimiz veya ölçebildiğimiz özelliklerdir.
Adım 2: Renk, koku, tat, sertlik, erime noktası, kaynama noktası gibi özellikler maddenin dış görünüşüyle ilgilidir ve fiziksel özelliklerdir. Tanım doğrudur.
Sonuç: Bu ifade Doğru‘dur.
6. Kimya mühendisi; farklı sanayi dallarında kimyasal maddenin en ekonomik biçimde üretilmesi, geliştirilmesi, tesislerin tasarlanması, kurulması ve işletilmesi alanlarında çalışan kişidir.
Çözüm: (D)
Adım 1: Bu ifade, kimya mühendisinin görev tanımını açıklamaktadır.
Adım 2: Kimya mühendisleri, kimya bilimini endüstriyel üretime uygulayarak hayatımızı kolaylaştıran ürünlerin (ilaç, plastik, boya vb.) verimli ve ekonomik bir şekilde üretilmesini sağlarlar. Bu tanım tam olarak onların işini anlatıyor.
Sonuç: Bu ifade Doğru‘dur.
7. Bir karbon atomu iki oksijen atomu ile birleşerek bir karbon dioksit molekülünü oluşturur.
Çözüm: (D)
Adım 1: Karbon dioksit molekülünün formülünü hatırlayalım: CO₂.
Adım 2: Formüldeki “C” bir karbon atomunu, “O₂” ise iki oksijen atomunu temsil eder. Yani, bir karbon ve iki oksijen atomu bir araya gelmiştir. Cümle bunu doğru bir şekilde ifade ediyor.
Sonuç: Bu ifade Doğru‘dur.
8. Maddenin sulu çözeltisinde H⁺ iyonu bulunuyorsa madde baz, OH⁻ iyonu bulunuyorsa madde asittir.
Çözüm: (Y)
Adım 1: Asit ve bazların en temel tanımını hatırlayalım. Sulu çözeltilerine Hidrojen iyonu (H⁺) veren maddelere asit denir.
Adım 2: Sulu çözeltilerine Hidroksit iyonu (OH⁻) veren maddelere ise baz denir. Cümlede bu tanımlar tam tersi şekilde verilmiş.
Sonuç: Bu ifade Yanlış‘tır.
9. Asitlerin sulu çözeltileri elektrik akımını iletir.
Çözüm: (D)
Adım 1: Elektrik akımının iletilmesi için çözeltide yüklü taneciklerin, yani iyonların serbestçe hareket etmesi gerekir.
Adım 2: Asitler suda çözündüklerinde H⁺ gibi iyonlara ayrışırlar. Bu iyonlar sayesinde asitli su çözeltileri elektrik akımını iletir. Hatta bazların ve tuzların sulu çözeltileri de iyon içerdiği için elektriği iletir.
Sonuç: Bu ifade Doğru‘dur.
10. Sabunun, yumurta akının ve deniz suyunun kayganlıkları yapılarındaki bazlardan kaynaklanır.
Çözüm: (D)
Adım 1: Bazların genel özelliklerinden biri ele kayganlık hissi vermeleridir.
Adım 2: Sabun, diş macunu, çamaşır suyu gibi temizlik malzemeleri bazik özelliktedir. Aynı şekilde yumurta akı ve deniz suyu da hafif bazik özellik gösterir. Bu kayganlık hissi onların bazik yapısından gelir.
Sonuç: Bu ifade Doğru‘dur.
11. Mavi renkli turnusol kâğıdına azar azar HCI damlatıldığında, mavi rengin kırmızıya dönüştüğü görülür.
Çözüm: (D)
Adım 1: HCl (Hidroklorik Asit) bir asittir. Turnusol kâğıdı ise bir belirteçtir, yani asit veya bazla temas ettiğinde renk değiştirir.
Adım 2: Şöyle bir tekerlememiz vardı: “Anneler Kızartır, Babalar Morartır“. Yani, Asitler mavi turnusolu Kırmızıya, Bazlar ise kırmızı turnusolu Maviye/Mora çevirir. HCl bir asit olduğu için mavi turnusolu kırmızıya çevirir.
Sonuç: Bu ifade Doğru‘dur.
12. Bir maddenin kuvvetli asit mi yoksa kuvvetli baz mı olduğunu belirlemek için pH kâğıdı ve çizelgesinden yararlanılır.
Çözüm: (D)
Adım 1: pH ölçeği, bir maddenin ne kadar asidik veya ne kadar bazik olduğunu gösteren 0’dan 14’e kadar olan bir ölçektir.
Adım 2: pH kâğıdını maddeye batırdığımızda bir renk alır ve bu rengi pH çizelgesindeki renklerle karşılaştırarak maddenin pH değerini buluruz. 0’a yaklaştıkça kuvvetli asit, 14’e yaklaştıkça kuvvetli baz olduğunu anlarız. Dolayısıyla bu yöntem doğrudur.
Sonuç: Bu ifade Doğru‘dur.
13. Asit yağmurları yeryüzündeki bütün maddelere yarar sağlar.
Çözüm: (Y)
Adım 1: Asit yağmurları, fosil yakıtların yakılmasıyla atmosfere salınan gazların su buharıyla birleşerek oluşturduğu zararlı yağışlardır.
Adım 2: Bu yağmurlar tarihi eserleri, metal yüzeyleri aşındırır, ormanları kurutur, göl ve nehirlerdeki canlı yaşamını tehdit eder. “Yarar sağlar” ifadesi kesinlikle yanlıştır, tam aksine çok büyük zararları vardır.
Sonuç: Bu ifade Yanlış‘tır.
14. Sıcaklık alınan ya da verilen ısıya bağlı olarak değişir.
Çözüm: (D)
Adım 1: Isı ve sıcaklık arasındaki ilişkiyi düşünelim. Isı bir enerji türüdür, sıcaklık ise bu enerjinin bir göstergesidir.
Adım 2: Bir maddeye ısı verdiğimizde (enerji verdiğimizde) taneciklerinin hareketi artar ve sıcaklığı yükselir. Maddeden ısı aldığımızda ise tanecikleri yavaşlar ve sıcaklığı düşer. Dolayısıyla sıcaklık, alınıp verilen ısıya bağlıdır.
Sonuç: Bu ifade Doğru‘dur.
15. Bir maddenin ısısı, maddeyi oluşturan moleküllerin toplam hareket enerjisi ile ilişkilidir.
Çözüm: (D)
Adım 1: Isının bilimsel tanımını hatırlayalım. Isı, bir maddeyi oluşturan tüm taneciklerin (atom veya moleküllerin) sahip olduğu hareket (kinetik) enerjilerinin toplamıdır.
Adım 2: Bu cümle, ısının tanımını doğru bir şekilde yapmaktadır. Sıcaklık ise bu taneciklerin ortalama hareket enerjisinin bir göstergesidir. İkisini karıştırmayalım.
Sonuç: Bu ifade Doğru‘dur.
16. Katı maddenin ısı alarak sıvı hâle geçmesine buharlaşma denir.
Çözüm: (Y)
Adım 1: Hâl değişimlerinin isimlerini tekrar edelim. Katı bir maddenin (buz gibi) ısı alarak sıvı (su) hâle geçmesi olayına erime denir.
Adım 2: Buharlaşma ise sıvı bir maddenin (su gibi) ısı alarak gaz (su buharı) hâline geçmesidir. Cümlede erimenin tanımı yapılmış ama adı buharlaşma olarak verilmiş.
Sonuç: Bu ifade Yanlış‘tır.
17. Kimya endüstrisi çeşitli sanayi alanlarında üretilen malzemeler için kaynak sağlayan bir sektördür.
Çözüm: (D)
Adım 1: Çevremizdeki birçok sanayi ürününü düşünelim: Temizlik malzemeleri, ilaçlar, gübreler, boyalar, plastikler…
Adım 2: Bütün bu ürünlerin ham maddeleri veya üretim süreçleri kimya endüstrisi tarafından geliştirilir ve sağlanır. Yani kimya endüstrisi, diğer birçok sanayi dalı için bir temel, bir kaynak oluşturur.
Sonuç: Bu ifade Doğru‘dur.
18. Ülkemize en çok ithal edilen kimyasal mineral bordur.
Çözüm: (Y)
Adım 1: İthal etmek, yurt dışından satın almak demektir. İhraç etmek ise yurt dışına satmak demektir.
Adım 2: Türkiye, dünyadaki toplam bor rezervlerinin %70’inden fazlasına sahiptir. Bu nedenle bor madenini yurt dışından satın almaz (ithal etmez), tam tersine yurt dışına en çok satan (ihraç eden) ülkelerden biridir. Bu bizim için bir gurur kaynağıdır.
Sonuç: Bu ifade Yanlış‘tır.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Aklınıza takılan bir yer olursa çekinmeden sorun. Harikasınız çocuklar