Merhaba sevgili öğrencilerim,
Harika bir etkinlik sorusuyla karşı karşıyayız. Bu deney, fotosentezin en temel prensiplerinden birini, yani ışığın gerekliliğini anlamamız için çok güzel bir örnek. Gelin şimdi bu etkinliğin sorularını birlikte, adım adım inceleyip çözelim.
1. Yaprağın alüminyum folyo ile kaplanan bölümü ve kaplanmayan bölümü arasında ne gibi farklılıklar gözlemlediniz?
Bu sorunun cevabını deneyin son aşamasında, yani yaprağımıza lügol çözeltisi damlattığımızda net bir şekilde görebiliriz. Gözlemleyeceğimiz farklılıklar şunlar olacaktır:
Adım 1: Yaprağın alüminyum folyo ile kapatılmayan, yani deney süresince güneş ışığı alan bölümü, lügol çözeltisi damlatıldığında mavi-mor bir renge döner.
Adım 2: Yaprağın alüminyum folyo ile kapatılan, yani deney süresince güneş ışığı alması engellenen bölümü ise lügol çözeltisi damlatıldığında renk değiştirmez ve lügolün kendi rengi olan sarı-kahverengi tonlarında kalır.
Kısacası, yaprağın iki bölümü arasında belirgin bir renk farkı oluşur. Biri koyu mavi-mor olurken diğeri açık kahverengi kalır.
2. Yaprağın farklı bölümlerinin lügol ile farklı renge boyanmasının sebebi ne olabilir? Açıklayınız.
İşte bu soruda, gözlemlediğimiz bu renk farkının ardındaki bilimsel nedeni açıklayacağız. Bu durumun tek bir kahramanı var: Fotosentez!
Unutmamamız gereken en önemli bilgi şuydu: Lügol çözeltisi, nişastanın ayıracıdır. Yani bir yerde nişasta varsa, lügol orayı mavi-mor renge boyar. Eğer nişasta yoksa renk değişimi olmaz.
-
Işık Alan Bölüm (Mavi-Mor Olan Kısım):
Yaprağın bu kısmı deney boyunca bol bol güneş ışığı aldı. Bitkiler, ışık enerjisini kullanarak karbondioksit ve suyu birleştirip kendileri için besin (glikoz) ve bizim için oksijen üretirler. Bu olaya fotosentez diyoruz. Bitkiler, ürettikleri bu besinin fazlasını daha sonra kullanmak üzere nişasta olarak depolarlar. İşte bu yüzden ışık alan bu bölümde bol miktarda nişasta birikmiştir. Üzerine lügol damlattığımızda da nişastanın varlığını bize kanıtlarcasına mavi-mor renge dönmüştür.
-
Işık Almayan Bölüm (Kahverengi Kalan Kısım):
Alüminyum folyo ile kapattığımız bu bölüm ise hiç ışık alamadı. Işık olmadan fotosentez olmaz. Fotosentez olmayınca da bitki besin, yani glikoz üretemedi. Besin üretemediği için de doğal olarak nişasta depolayamadı. Bu bölgeye lügol damlattığımızda, ortamda nişasta bulamadığı için herhangi bir renk değişimi olmadı ve lügol kendi renginde kaldı.
Sonuç olarak, bu deney bize çok net bir şekilde göstermiştir ki; fotosentez yapabilmek için ışık şarttır. Işık olan yerde besin (nişasta) üretilir, ışık olmayan yerde ise besin üretilemez.