8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 98
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün birlikte fen bilimleri dersimizin DNA ve Genetik Kod ünitesinden bazı sorular çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
**13. Aşağıdaki olaylardan hangisinin mutasyona sebep olması beklenmez?**
Bu soruda mutasyona neden olmayacak bir durum arıyoruz. Mutasyonlar, DNA’nın yapısında meydana gelen ani ve kalıtsal değişikliklerdir.
* **A) Çuha çiçeğinin 15°C ile 25°C arasında renk değiştirmesi:** Sıcaklık değişimleri canlıların dış görünüşünde değişikliklere yol açabilir ama bu DNA’nın yapısını değiştirmediği için mutasyon değildir. Bu sadece bir fenotipik değişimdir.
* **B) Dört haftalık gebe anne adayının röntgen filmi çektirmesi:** Röntgen ışınları iyonize edici radyasyondur ve DNA’ya zarar vererek mutasyonlara neden olabilir.
* **C) Güneş’in zararlı ışınlarının Dünya’ya ulaşması:** Güneş’ten gelen ultraviyole (UV) ışınları da DNA’ya zarar vererek mutasyonlara yol açabilir.
* **D) Katkı maddeli, işlenmiş besinlerin tüketilmesi:** Bazı katkı maddeleri ve işlenmiş gıdalardaki kimyasallar DNA’da hasara ve mutasyonlara neden olabilir.
Bu durumda mutasyona sebep olması beklenmeyen durum A seçeneğidir.
**Sonuç:** A
**Açıklama:** Mutasyonlar, DNA’nın yapısında meydana gelen kalıcı değişikliklerdir. Çuha çiçeğinin sıcaklığa bağlı olarak renk değiştirmesi, DNA’nın yapısının değişmesi değil, çevresel faktörlere verilen bir tepkidir ve mutasyon olarak kabul edilmez. Diğer seçeneklerde belirtilen durumlar ise DNA’ya zarar vererek mutasyonlara yol açabilir.
—
**14. Akraba evliliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?**
Akraba evliliği, genetik hastalıkların ortaya çıkma riskini artırır. Bunun nedeni, akraba olan bireylerin aynı çekinik genleri taşıma olasılıklarının daha yüksek olmasıdır.
* **A) Ölü doğum yapma riski artar.** Akraba evliliği sonucunda, çekinik genlerle taşınan hastalıklar daha sık görülebilir ve bu da ölü doğum riskini artırabilir.
* **B) Kalıtsal hastalık ortaya çıkma ihtimali artar.** Akraba evliliğinde, anne ve babadan gelen çekinik genlerin bir araya gelme olasılığı arttığı için kalıtsal hastalıkların görülme ihtimali yükselir.
* **C) Tüm çocuklar engelli doğar.** Bu ifade kesinlikle yanlıştır. Akraba evliliği kalıtsal hastalık riskini artırır ancak her zaman ve tüm çocukların engelli doğacağı anlamına gelmez. Bu çok abartılı bir ifadedir.
* **D) Hastalığa neden olan çekinik alellerin bir araya gelme ihtimali artar.** Akraba olan bireylerin genetik yapıları birbirine daha yakın olduğu için, aynı çekinik hastalıklı geni taşıyorlarsa, bu genin çocuklarına aktarılma ve hastalık oluşturma olasılığı artar.
Yanlış olan ifade C seçeneğidir.
**Sonuç:** C
**Açıklama:** Akraba evliliği, genetik hastalıkların görülme riskini artırır çünkü akraba olan bireylerin ortak atalardan gelen aynı çekinik genleri taşıma olasılığı daha yüksektir. Ancak bu durum, tüm çocukların engelli doğacağı anlamına gelmez. Bu ifade kesinlikle yanlıştır. Diğer seçenekler akraba evliliğinin doğru sonuçlarıdır.
—
**15. Yukarıdaki grafiğe göre aşağıdaki ifadelerden hangisi kesin olarak çıkarılamaz?**
Bu soruda bize verilen grafiği dikkatlice incelememiz ve bu grafikten kesin olarak çıkaramayacağımız ifadeyi bulmamız gerekiyor. Grafik, farklı yapıların (I, II, III, IV, V, VI) DNA molekülündeki sayılarını gösteriyor.
* **A) I ve VI. yapılar DNA’nın yapısında en çok bulunan yapıdır.** Grafiğe baktığımızda, I ve VI. yapıların çubuklarının diğerlerine göre çok daha yüksek olduğunu görüyoruz. Bu da bu yapıların en çok bulunan yapılar olduğunu gösterir. Bu ifade kesinlikle çıkarılabilir.
* **B) II. yapı adenin bazı ise III. yapı kesinlikle timindir.** DNA’da adenin (A) ile timin (T) arasında iki hidrojen bağı, guanin (G) ile sitozin (C) arasında ise üç hidrojen bağı bulunur. Eğer II. yapı adenin ise, karşısındaki III. yapı timin olmak zorundadır çünkü bu bazlar birbirini tamamlar. Bu ifade de kesinlikle çıkarılabilir.
* **C) IV ve V. yapılar karşılıklı eşleşen bazlardır.** Grafikte IV ve V. yapıların çubuklarının yükseklikleri birbirine yakındır. Ancak bu durum, onların karşılıklı eşleşen bazlar olduğunu kesin olarak göstermez. Eşleşen bazlar olması için belirli bir kurala uymaları gerekir. Bu grafikten bu bilgi kesin olarak çıkarılamaz.
* **D) III. yapı timin bazı ise DNA zincirlerinden biri eksiktir.** Eğer III. yapı timin ise, karşısında adenin olması gerekir. Grafikteki III. yapının yüksekliği, DNA’daki timin miktarını gösterir. Bu miktar tek başına DNA zincirinin eksik olduğunu göstermez. Ancak soru “III. yapı timin bazı ise DNA zincirlerinden biri eksiktir” diyor. Bu ifadeyi biraz daha açalım. Eğer DNA’da timin varsa, karşılığında adenin de olmalı. Grafikte III. yapının ne kadar olduğunu görüyoruz. Eğer bu timin ise, onunla eşleşen adeninin de olması gerekir. Ancak grafikteki veriler sadece III. yapının miktarını gösteriyor. Bu miktar tek başına DNA zincirinin eksik olup olmadığı hakkında kesin bir bilgi vermez. Soru aslında “III. yapının miktarı tek başına DNA zincirlerinden birinin eksik olduğunu gösterir mi?” diye soruyor. Bu durumda, III. yapının timin olması ve onunla eşleşen adeninin de belli bir miktarda olması gerekir. Ancak bu grafikten DNA zincirinin eksik olup olmadığına dair kesin bir yargıya varamayız. Bu ifade de kesin olarak çıkarılamaz gibi görünüyor.
Şimdi seçenekleri tekrar gözden geçirelim.
A seçeneği kesinlikle doğru.
B seçeneği de DNA’nın kuralı gereği doğru.
C seçeneği için, sadece yüksekliklerin benzer olması karşılıklı eşleştiğini göstermez. Farklı bazlar da aynı miktarda olabilir. Bu nedenle C kesinlikle çıkarılamaz.
D seçeneği ise, “DNA zincirlerinden biri eksiktir” ifadesiyle ilgili. Eğer bir DNA zinciri eksikse, bu o zincirdeki nükleotitlerin sayısının az olduğunu gösterir. Grafikteki III. yapının timin olduğunu varsayarsak, bu timinlerin tamamı diğer zincirdeki adeninlerle eşleşir. Grafikteki III. yapının tek başına ne kadar olduğu, DNA zincirinin eksik olup olmadığı hakkında kesin bir bilgi vermez. Ancak, eğer diğer bazların miktarları da verilmiş olsaydı, bu konuda bir yorum yapılabilirdi.
Soruda “kesin olarak çıkarılamaz” deniyor. C seçeneği, sadece çubuk yüksekliklerine bakarak eşleşme hakkında kesin bir yorum yapamayacağımız için kesinlikle çıkarılamaz. D seçeneği ise, “DNA zincirlerinden biri eksiktir” gibi kesin bir yargı içeriyor. Bu grafikten böyle bir sonuca varmak mümkün değil.
Tekrar düşünelim. C seçeneği, “karşılıklı eşleşen bazlardır” diyor. Bu sadece yüksekliklere bakarak söylenemez. D seçeneği ise, “DNA zincirlerinden biri eksiktir” diyor. Bu da grafikteki miktarlarla doğrudan ilgili bir sonuç değil.
En kesin olarak çıkarılamayacak olan C seçeneğidir. Çünkü sadece çubukların boylarının yakın olması, bazların karşılıklı eşleştiği anlamına gelmez. Örneğin, iki farklı zincirde farklı ama aynı miktarda baz bulunabilir.
**Sonuç:** C
**Açıklama:** Grafikteki çubukların yükseklikleri, DNA molekülündeki belirli yapıların sayılarını göstermektedir. IV ve V. yapılarının yüksekliklerinin benzer olması, onların karşılıklı eşleşen bazlar olduğu anlamına gelmez. Baz eşleşmesi DNA’nın yapısında belirli kurallara göre gerçekleşir (A-T, G-C). Bu grafikten bu eşleşmenin olup olmadığı hakkında kesin bir bilgiye ulaşılamaz. Diğer seçeneklerdeki ifadeler ise grafikten veya DNA’nın genel yapısından çıkarılabilecek doğru sonuçlardır.
—
**16. Aşağıda DNA molekülünden alınmış bir kısım nükleotit dizilimi verilmiştir. Buna göre;**
Bu soruda bize DNA’nın bir bölümü verilmiş ve bu bölümdeki harflerin (X, Y, S, T, K, L) hangi bazları temsil ettiğini ve aralarındaki ilişkiyi bulmamız isteniyor. DNA’da adenin (A) ile timin (T), guanin (G) ile sitozin (C) eşleşir.
Resimde DNA’nın bir kısmı gösterilmiş. Üst zincirde X ve Y, alt zincirde S ve T harfleri var. Bu iki zincir de K ve L ile birbirine bağlanmış gibi görünüyor. DNA’nın yapısında bazlar birbirine hidrojen bağlarıyla bağlanır.
* **I. Bir DNA molekülünde K sayısı, L sayısına eşittir.** Resimde K ve L, DNA’nın iki ipliğini bir arada tutan yapıları temsil ediyor gibi görünüyor. DNA’nın çift sarmal yapısında iki iplik bulunur ve bu ipliklerin birbirine oranı genellikle eşittir. Bu ifade doğru olabilir.
* **II. T, adenin bazI olduğuna göre S, ti-min organik bazıdır.** DNA’da adenin (A) ile timin (T) eşleşir. Eğer T adenin ise, o zaman onunla eşleşen baz timin olmalıdır. S harfi T ile eşleştiği için, S timin olmalıdır. Bu ifade de doğru görünüyor.
* **III. X, guanin bazI olduğuna göre Y, baz ile ikili zayıf bağ yapar.** DNA’da guanin (G) ile sitozin (C) arasında üçlü hidrojen bağı, adenin (A) ile timin (T) arasında ikili hidrojen bağı bulunur. Eğer X guanin ise, onunla eşleşen baz sitozin olmalıdır ve bu eşleşme üçlü zayıf bağ ile olur. Y harfi, X ile eşleşen bazın karşısında değil, aynı zincirde yer alıyor gibi görünüyor. Resimde X ve Y aynı zincirde, S ve T aynı zincirde. X ve S, Y ve T ise birbirini tamamlayan zincirlerde. Eğer X guanin ise, onunla eşleşen S’nin sitozin olması gerekir. Y’nin ne olduğunu bilmiyoruz ama X ile S eşleşiyorsa, Y ile T eşleşir. Eğer X guanin ise, Y adenin veya timin olabilir. Eğer Y adenin ise, onunla eşleşen baz timin olur ve ikili bağ yapar. Eğer Y timin ise, onunla eşleşen baz adenin olur ve ikili bağ yapar. Soruda “ikili zayıf bağ yapar” denmiş. Bu, adenin-timin eşleşmesi için geçerlidir. Eğer X guanin ise, Y’nin ne olduğuyla ilgili bir bilgi verilmemiş. Ancak, DNA’da iki farklı türde bağ vardır: ikili ve üçlü. Eğer X guanin ise (üçlü bağ yapar), Y’nin ne olduğu bu bağ türünü belirlemez. Soruda “Y baz ile ikili zayıf bağ yapar” denmesi, Y’nin adenin veya timin olduğunu ima eder. Ama X’in guanin olmasıyla bu doğrudan ilgili değil.
Şimdi ifadeleri tek tek değerlendirelim:
I. K ve L’nin sayısı eşittir. DNA’nın iki ipliği vardır ve bu ipliklerin uzunlukları genellikle birbirine eşittir. Bu ifade doğru kabul edilebilir.
II. T adenin ise S timindir. DNA’da A-T eşleşmesi vardır. Eğer T adenin ise, onunla eşleşen S’nin timin olması gerekir. Bu ifade doğrudur.
III. X guanin ise Y ikili zayıf bağ yapar. DNA’da G-C arasında üçlü bağ, A-T arasında ikili bağ vardır. Eğer X guanin ise, onunla eşleşen S’nin sitozin olması gerekir. Y ve T ise birbirini tamamlayan zincirdedir. Eğer Y adenin ise, onunla eşleşen T timin olur ve ikili bağ yapar. Eğer Y timin ise, onunla eşleşen T adenin olur ve ikili bağ yapar. Yani Y’nin ne olduğuyla ilgili bir bilgi olmadan, “ikili zayıf bağ yapar” demek doğru olmayabilir. Ancak, DNA’da ya ikili ya da üçlü bağ vardır. Eğer Y, A veya T ise ikili bağ yapar. Eğer X guanin ise, DNA’da hem ikili hem de üçlü bağlar bulunur. Bu ifadeyi biraz daha düşünelim.
Resimde X ve S, Y ve T birbirine karşılıklı duruyor. X ve Y aynı zincirde, S ve T aynı zincirde.
Eğer X = G ise, o zaman S = C olmalı (üçlü bağ).
Eğer Y = A ise, o zaman T = T olmalı (ikili bağ).
Eğer Y = T ise, o zaman T = A olmalı (ikili bağ).
Yani, eğer X guanin ise, Y adenin veya timin olabilir. Ve her iki durumda da Y, karşısındaki bazla ikili zayıf bağ yapar. Bu ifade doğrudur.
Şimdi seçeneklere bakalım:
A) I ve III
B) I ve II
C) II ve III
D) I, II ve III
Tüm ifadeler doğru görünüyor.
**Sonuç:** D
**Açıklama:**
* **İfade I:** DNA molekülü çift sarmaldır ve iki zincirden oluşur. Bu zincirleri bir arada tutan yapılar (burada K ve L ile temsil edilmiş gibi duruyor) genellikle sayıca eşittir. Bu nedenle, K sayısı L sayısına eşittir.
* **İfade II:** DNA’daki baz eşleşmesi kuralına göre adenin (A) ile timin (T) birbirini tamamlarken, guanin (G) ile sitozin (C) birbirini tamamlar. Eğer T adenin bazını temsil ediyorsa, onunla eşleşen S bazının timin olması gerekir.
* **İfade III:** DNA’daki bazlar arasındaki hidrojen bağları iki tiptir: adenin-timin arasında ikili bağ, guanin-sitozin arasında üçlü bağ. Eğer X guanin bazını temsil ediyorsa, onunla eşleşen baz sitozin olmalıdır (bu S ile temsil edilmiş olabilir). Y ise aynı zincirdeki başka bir bazdır. DNA’da hem ikili hem de üçlü bağlar bulunur. Eğer Y, adenin veya timin bazını temsil ediyorsa, karşısındaki baz ile ikili zayıf bağ yapar. DNA’nın genel yapısında bu durum geçerlidir.
Bu nedenle, verilen üç ifade de doğrudur.
—
**17. Aşağıda iki farklı DNA molekülü verilmiştir.**
Bu soruda bize iki farklı DNA molekülü gösterilmiş ve bu moleküllerdeki hataların durumu hakkında ifadeler verilmiş. Bu ifadelerin doğruluğunu değerlendirmemiz gerekiyor.
**Verilenlere göre:**
* **I. Birinci DNA molekülündeki hataların tamamı onarılabilir.** Birinci DNA’da bir hata görünüyor: T’nin karşısında A olması gerekirken G olmuş. DNA onarım mekanizmaları, DNA’daki bazı hataları düzeltebilir. Bu tür bir baz eşleşme hatası genellikle onarılabilir.
* **II. İkinci DNA molekülündeki hataların tamami onarılabilir.** İkinci DNA’da da hatalar var gibi görünüyor. T’nin karşısında A olması gerekirken, bazılarında boşluklar var veya yanlış eşleşmeler var. DNA onarım mekanizmaları genellikle bu tür hataları da düzeltebilir.
* **III. İkinci DNA molekülünün onarılabilmesi için tüm nükleotit çeşitlerine ihtiyaç vardır.** DNA onarımı için sadece hasarlı bölgedeki nükleotitlerin değil, aynı zamanda DNA polimeraz gibi onarıcı enzimleri ve diğer yardımcı molekülleri de içeren bir sistem çalışır. Ancak, “tüm nükleotit çeşitlerine” ifadesi biraz kafa karıştırıcı. DNA’nın kendisi dört çeşit nükleotitten (A, T, G, C) oluşur. Onarım mekanizması da bu bazları kullanır. Bu ifadeyi şöyle yorumlayabiliriz: Onarım için hem adenin, timin, guanin ve sitozin bazlarının yanı sıra, bu bazlardan oluşan nükleotitlerin de bulunması gerekir. Eğer “tüm nükleotit çeşitleri” derken A, T, G, C bazlarını içeren nükleotitleri kastediyorsa, bu doğru olabilir. Çünkü onarım sırasında hasarlı baz yerine doğru bazın getirilmesi gerekir.
Şimdi seçeneklere bakalım:
A) Yalnız II
B) Yalnız III
C) I ve II
D) I ve III
DNA onarım mekanizmaları oldukça gelişmiştir. Genellikle tek zincirdeki hatalar ve çift zincirdeki bazı hasarlar onarılabilir.
* **İfade I:** Birinci DNA’daki hata, T’nin karşısında G olması. Bu bir baz eşleşme hatasıdır ve DNA onarım mekanizmaları tarafından düzeltilebilir. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.
* **İfade II:** İkinci DNA’daki hatalar daha karmaşık görünüyor. Bazı yerlerde baz eksikliği, bazı yerlerde yanlış eşleşme olabilir. Bu tür hataların da büyük bir kısmı onarılabilir. Dolayısıyla bu ifade de doğrudur.
* **İfade III:** DNA onarımı için ilgili hücredeki tüm bazların (A, T, G, C) ve dolayısıyla bu bazlardan oluşan nükleotitlerin bulunması gerekir. Çünkü onarım sırasında hasarlı bölgeye doğru bazın getirilmesi gerekir. Bu nedenle bu ifade de doğrudur.
Eğer tüm ifadeler doğruysa, cevap D) I ve III olamaz, çünkü I, II ve III doğru olmalı. Seçeneklerde “I, II ve III” şeklinde bir seçenek yok. Bu durumda ifadeleri tekrar dikkatli incelemek gerekiyor.
Tekrar bakalım:
* **I. Birinci DNA molekülündeki hataların tamamı onarılabilir.** Bu “tamamı” ifadesi önemli. Bazı çok ciddi hasarlar onarılamayabilir. Ancak genel olarak DNA’daki baz eşleşme hataları onarılabilir.
* **II. İkinci DNA molekülündeki hataların tamami onarılabilir.** Yine “tamamı” ifadesi var. İkinci DNA’daki hatalar daha belirgin.
DNA onarımının her zaman %100 başarılı olamayabileceğini düşünürsek, “tamamı onarılabilir” ifadeleri sorgulanabilir. Ancak, genelde DNA onarım mekanizmalarının bu tür hataları düzeltebildiği kabul edilir.
Şimdi III. ifadeye odaklanalım: “İkinci DNA molekülünün onarılabilmesi için tüm nükleotit çeşitlerine ihtiyaç vardır.” Bu ifade doğru. Onarım için hücrede adenin, timin, guanin ve sitozin nükleotitlerinin bulunması gerekir.
Eğer III doğru ise, seçeneklere bakalım. B) Yalnız III ve D) I ve III var. Demek ki, I veya II’den biri veya ikisi yanlış olabilir.
DNA onarım mekanizmaları, belirli bir oranda hata oranını düşürür, ancak her zaman %100 başarı sağlamaz. Bu nedenle “tamamı onarılabilir” ifadesi kesin olarak doğru kabul edilemeyebilir.
Bu durumda, en kesin doğru olan ifade III’tür.
Peki, I ve II ifadelerini tekrar değerlendirelim. Birinci DNA’daki hata daha basit bir baz eşleşme hatası. İkinci DNA’daki hatalar daha belirgin. DNA onarım mekanizmalarının etkinliği, hatanın türüne ve büyüklüğüne göre değişir.
Soruyu hazırlayan kişinin niyetini anlamaya çalışalım. Genellikle ortaokul düzeyinde, DNA onarımının bu tür hataları düzeltebildiği öğretilir.
Eğer I ve II ifadeleri doğru kabul edilirse, o zaman cevap D) I ve III olmaz, çünkü II de doğru olmalıydı.
Eğer sadece III doğru kabul edilirse, cevap B) Yalnız III olur.
Eğer I ve II doğru kabul edilirse, cevap C) I ve II olur. (Ama burada III’ü de göz ardı etmemeliyiz.)
Tekrar düşünelim. 1. DNA’daki hata (T yerine G) kesinlikle onarılabilir. 2. DNA’daki hatalar (baz eksikliği, yanlış eşleşme) da genellikle onarılabilir. 3. Onarım için tüm nükleotit çeşitlerine ihtiyaç vardır, bu da doğru.
Bu durumda, eğer tüm ifadeler doğruysa, seçeneklerde “I, II ve III” olmalıydı. Seçeneklerin bu şekilde olmaması, ifadelerden bir veya ikisinin yanlış kabul edildiğini gösteriyor.
Genellikle DNA onarım mekanizmalarının “tamamını” onaramayacağı düşünülür. Bu nedenle “tamamı onarılabilir” ifadeleri sorgulanabilir.
Ancak, eğer bu tür soruların genel mantığına göre gidersek, baz eşleşme hatalarının ve zincirdeki bazı eksikliklerin onarılabildiği kabul edilir.
Şimdi III. ifadeye tekrar bakalım. “İkinci DNA molekülünün onarılabilmesi için tüm nükleotit çeşitlerine ihtiyaç vardır.” Bu ifade kesinlikle doğrudur. Onarım için hücrede adenin, timin, guanin ve sitozin bazlarını içeren nükleotitler bulunmalıdır.
Eğer III kesinlikle doğruysa, cevap ya B ya da D olmalı.
Şimdi I ve II ifadelerini karşılaştıralım.
I. DNA’daki basit bir baz eşleşme hatası.
II. DNA’daki daha karmaşık hatalar (baz eksikliği vb.).
Genellikle, daha basit hatalar daha kolay onarılır. Ancak, DNA onarım mekanizmaları çok yönlüdür.
Eğer III doğru ise, ve seçenekler B ve D ise, o zaman I veya II’den biri veya ikisi yanlış olmalı.
Bu durumda, “tamamı onarılabilir” ifadesindeki “tamamı” kelimesi nedeniyle I ve II’nin yanlış olma ihtimali daha yüksek. Çünkü her zaman %100 onarım garantisi yoktur.
Bu durumda en mantıklı cevap **B) Yalnız III** olur. Çünkü III. ifade DNA onarımının temel bir gerekliliğini belirtiyor ve bu kesinlikle doğrudur. I ve II’deki “tamamı” kelimesi, bu ifadelerin yanlış kabul edilmesine neden olabilir.
**Sonuç:** B
**Açıklama:**
* **İfade I ve II:** DNA’daki hataların büyük bir kısmı onarılabilir. Ancak, “tamamı onarılabilir” ifadesi kesinlik ifade eder ve DNA onarım mekanizmaları her zaman %100 başarıyı garanti etmez. Bazı çok ciddi veya karmaşık hasarlar onarılamayabilir. Bu nedenle bu ifadeler kesin olarak doğru kabul edilemez.
* **İfade III:** DNA onarımı, hasarlı DNA bölgesindeki bazın yerine doğru bazın getirilmesini içerir. Bu işlem için hücrede adenin, timin, guanin ve sitozin bazlarını içeren nükleotitlerin bulunması gereklidir. Bu nükleotitler onarım sürecinde kullanılır. Bu nedenle bu ifade kesinlikle doğrudur.
Bu nedenle, yalnızca III. ifade kesin olarak doğrudur.