7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 250
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün seninle birlikte bir Türkçe dersi yapacağız ve önündeki görseldeki soruları adım adım, kolayca anlayabileceğin bir şekilde çözeceğiz. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
1. Görünüş olarak Çeç Dağı’nı diğer dağlardan ayıran özellik nedir?
Şimdi metni dikkatlice okuyalım. Metnin sonlarına doğru Çeç Dağı’nın görünüşüyle ilgili bir bilgi var, hatırlıyor musun? Şöyle diyordu:
“Bugün Çeç Dağı adı verilen burada, dikkatlice bakılırsa ayrıca insana, orağa, yabaya benzer taş parçalarının olduğu görülür.”
Buradan anlıyoruz ki, Çeç Dağı’nı diğer dağlardan ayıran en önemli özellik, üzerinde insana, orağa ve yabaya benzer taş parçalarının bulunmasıdır. Sanki bu taşlar, bir şeyleri temsil ediyormuş gibi duruyorlar. İşte bu, onu diğer dağlardan farklı kılıyor.
Sonuç: Çeç Dağı’nın üzerinde insana, orağa ve yabaya benzer taş parçaları bulunmaktadır.
2. Metinde cevabı olan soruların karşısına (X) işareti koyunuz.
Bu soruda, verilen cümlelerin birer soru olduğunu düşünerek, bu soruların cevaplarının metinde olup olmadığını kontrol edeceğiz. Eğer metinde cevabı varsa, o cümlenin karşısına bir (X) işareti koyacağız.
-
Çeç kelimesinin en güzel manası nedir?
Metnin başında, “Çeç kelimesinin en güzel manası, ona en yakışanı, bence şu olabilir: Çiftçinin kavurucu yaz güneşinin altında, alnından damlayan ter taneleri.” diye açıklanıyor. Yani, bu sorunun cevabı metinde var.
(X)
-
Çeç Dağı adı verilen yerde taşlar sadece insana mı benzemektedir?
Metinde, “dikkatlice bakılırsa ayrıca insana, orağa, yabaya benzer taş parçalarının olduğu görülür.” deniyor. Yani, sadece insana değil, orağa ve yabaya da benziyor. Bu sorunun cevabı da metinde var.
(X)
-
Metin kaçıncı kişinin ağzından anlatılmaktadır?
Metnin girişinde yazar “belki hepimiz bilmeyiz”, “bence şu olabilir”, “dinlemeyenimiz yok gibidir” gibi ifadeler kullanarak kendi düşüncelerini ve yorumlarını katıyor. Bu da metnin yazarın ağzından, yani birinci tekil veya çoğul kişi (ben veya biz) ağzından anlatıldığını gösterir. Yazar, hikayeyi bize aktaran kişi olduğu için bu sorunun cevabı metinde bulunmaktadır.
(X)
-
Çiftçiden buğday isteyen kişinin ismi nedir?
Metinde çiftçiden buğday isteyen kişi için “bir çir çıkar”, “fakirdir, yoksuldur”, “fakir köylüsünü” gibi ifadeler kullanılmış ama hiçbir yerde ismi geçmemektedir. Dolayısıyla bu sorunun cevabı metinde yok.
( )
-
Çeç Dağı hangi şehrimizde bulunmaktadır?
Metnin başında “Nevşehir’in Avanos ilçesinde, halkın Çeç Dağı adını verdiği bir tepe vardır.” ifadesiyle Çeç Dağı’nın yeri açıkça belirtiliyor. Bu sorunun cevabı metinde var.
(X)
-
“Arpa, buğday çeç olur. / Güzeller güleç olur.” türküsü hangi yöreye aittir?
Metinde bu türkünün varlığından bahsediliyor ama hangi yöreye ait olduğu belirtilmiyor. Bu sorunun cevabı metinde yok.
( )
-
Çiftçinin karşısına çıkan kişi fakir midir?
Metinde, “Bir gün biri çıkar gelir çiftçinin karşısına. Fakirdir, yoksuldur.” denilerek bu kişinin fakir olduğu açıkça belirtiliyor. Bu sorunun cevabı metinde var.
(X)
-
Çiftçi buğday ve arpa dışında başka hangi ürünleri yetiştirmektedir?
Metinde çiftçinin “ekinlerini harmanladığını” ve “buğday” yetiştirdiğini anlıyoruz. Ancak buğday ve arpa dışında başka hangi ürünleri yetiştirdiğine dair bir bilgi verilmiyor. Bu sorunun cevabı metinde yok.
( )
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ek fiil farklı bir görevde kullanılmıştır?
Sevgili öğrencim, ek fiillerin iki temel görevi vardır, hatırlayalım:
- İsim soylu sözcüklere gelerek onları yüklem yaparlar (genellikle “-dır, -dir, -dur, -dür” ekleriyle veya düşerek). Mesela “Bu kitap güzeldir.” cümlesindeki “güzeldir” kelimesi, “güzel” ismini yüklem yapmıştır.
- Basit zamanlı fiillere gelerek onları birleşik zamanlı fiil yaparlar. Yani bir fiilin sonuna “-di (hikaye), -miş (rivayet), -se (şart)” ekleri gelerek fiilin anlamını değiştirirler. Mesela “okuyordu” (şimdiki zamanın hikayesi), “gelecekmiş” (gelecek zamanın rivayeti) gibi.
Şimdi şıklardaki cümleleri tek tek inceleyelim:
A) Sınava hazırlandığı için odasından dışarı çıkmıyordu.
- Buradaki “çıkmıyordu” fiiline bakalım. “çıkmıyor” (şimdiki zaman) fiiline “-du” (ek fiilin hikayesi) eki gelmiş. Yani, şimdiki zamanı hikaye yapmış, birleşik zamanlı fiil oluşturmuş.
B) Sergide birbirinden farklı resimler sergilenmişti.
- Buradaki “sergilenmişti” fiiline bakalım. “sergilenmiş” (duyulan geçmiş zaman) fiiline “-ti” (ek fiilin hikayesi) eki gelmiş. Yani, duyulan geçmiş zamanı hikaye yapmış, birleşik zamanlı fiil oluşturmuş.
C) Üzerinde yaşadığımız bu topraklar atalarımızın bize emanetidir.
- Buradaki “emanetidir” kelimesine bakalım. “emaneti” bir isimdir. “emaneti” ismine “-dir” eki gelerek bu ismi cümlenin yüklemi yapmıştır. Yani, ek fiil burada isim soylu bir sözcüğü yüklem yapma görevinde kullanılmış.
D) Babaannesine bundan sonra torunu bakacakmış.
- Buradaki “bakacakmış” fiiline bakalım. “bakacak” (gelecek zaman) fiiline “-mış” (ek fiilin rivayeti) eki gelmiş. Yani, gelecek zamanı rivayet yapmış, birleşik zamanlı fiil oluşturmuş.
Gördüğün gibi A, B ve D şıklarındaki ek fiiller, basit zamanlı fiilleri birleşik zamanlı fiil yapma görevindeyken; C şıkkındaki ek fiil, isim soylu bir sözcüğü yüklem yapma görevinde kullanılmıştır. Bu yüzden farklı olan C şıkkıdır.
Sonuç: Doğru cevap C şıkkıdır.